hızla ile cümle
hızla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Örneğin, SLAC Ulusal Hızlandırıcı Laboratuvarı bir elektronu yaklaşık olarak 51 GeV'e kadar hızlandırabilir.Például, a Stanford lineáris gyorsító az elektront 51 GeV-ra.
Şehrin fakir bölgeleri hızla zenginleşti.A hegyek gazdag érceiből a város gyorsan meggazdagodott.
Dil hızla suya dalar ve çıkar.Mázli felkapja a vizet és elrohan.
Bu kararlarının sonucunda insülin üretimi ve tedavisi hızla tüm dünyaya yayıldı.Ennek az önzetlenségnek köszönhetően az inzulinkezelés gyorsan elterjedt a világon.
Güçleri ve hızları nedeniyle, mavi balinaları yakalamak, alıkoymak ya da öldürmek kolay bir iş değildir.Hatalmas mérete, ereje és sebessége miatt a kék bálnának nincs, vagy alig van természetes ellensége.
Hatta gerektiğinde bu hızlarını iki katına çıkarabilirler.Szükség esetén kéthetenként tovább lehet növelni az adagot.
O hızla toprağın altına saplanmışlardır.Gyorsan elás a föld alatt.
Buna rağmen, uçak aslında 1.6 MAch hızla sınırlandırılmıştır.Forszázs nélkül ennek a géptípusnak 1,6 Mach volt az utazósebessége.
Sadece Brandenburg fabrikasında kamyon üretimi tam hızla ilerliyordu.Az országot jellemző nehézipar Brandenburgban csak pontszerűen alakult ki.
Haberler ülkede hızla yayıldı.A világon gyorsan elterjedt az eljárás.
Tam hızla bu köprüden Ren’i geçerler.Közvetlenül mellette juthatunk a Rialto hídra.
II. Dünya Savaşı'ndan sonra, hızla gelişmiş ve modern bir kent haline gelmiştir.A második világháború után fejlődött modern várossá.
Hızları ise yine de bir savaş gemisinden daha yüksektir.Sebessége is messze meghaladta a kor egyéb hadihajóinak sebességét.
Yerde hızla sürtünen Carter birden yanmaya başlar.Bent egy szörnyen megégett ember követni kezdi.
Bu lineer hızlanma olarak adlandırılır.Ezt nevezzük driftsebességnek.
Hot 100 hızla endüstri standardı haline geldi.Ipari körülmények között általában 170 °C-ra hevítik fel a gipszet.
II. Dünya Savaşı'ndan sonra hızla büyüyen Japonya ekonomisi de bu ülkeye olumlu bir imaj sağlamaktadır.A második világháborúból feléledő Japán gazdasága gyors fejlődésnek indult.
İlçe, ekonomik ve altyapısal olarak hızla gelişmektedir.Művészileg és pénzügyileg hamar prosperálni kezdett.
Bu durumda ekonomideki işsizlik oranı artarken fiyatlar da hızla yükselmektedir.Ezért amilyen mértékben nő a munka ellenszenvessége, olyan mértékben csökken a munkabér.
Japonya'da turizm, ülkenin hızla büyüyen sektörlerinden biridir.A turizmus az utóbbi időben az egyik leggyorsabban fejlődő ágazat az országban.
Bu tarihten sonra Macaristan'ın ekonomik gelişmesi hızlandı.Ezzel egy időben Flandria fejlődése gyorsult.
Fakat Micaela sonra geri döneceğini bildirip hızla oradan ayrılır.Miklós azzal küldi el, hogy jöjjön vissza később.
Parmağğını saat yönünde çevirirse yavaşsın hızlan demektir.Ahogy a jojó letekeredik a zsinegről, egyre gyorsabban forog.
Bir Plazes kullanıcıları grubundan oluşan bir Flickr grubu hızla yükseldi.A Twittert használók köre lendületesen emelkedett.
NGC 6572 şu anda yaklaşık olarak 15 km/sn hızla genişlemektedir.Az NGC 225 nyílthalmaz 43 km/s sebességgel közeledik felénk.
Siklotron bir çeşit parçacık hızlandırıcıdır.A szinkrotron a részecskegyorsítók egyik fajtája.
Şehrin nüfusu hızla artmaktadır.A város lakossága rendkívül gyorsan nő.
23 km/saat hızla ilerlemeye başladı.15 km/s csúcssebességre gyorsult fel.
Bu yıldızların uzaydaki hızları, Alpha Centauri'nin 10 km/sn'lik kendine özgü hareketi arasındadır.E csillagok mindegyikének sebessége a Proxima Centauri sebességének közelében van (±10 km/s).
Bazı buzullar ise günde birkaç metre hızla hareket eder.Ezúton a csirázás napi több milliméteres sebességet is elérhet.
Fizikçiler parçacık hızlandırıcılarını enerjilerini arttırarak geliştirmeye devam ettiler.A napelemszárnyak a megnövelt teljesítményű akkumulátorokkal együtt szolgálták az energiát.
Elektronlar, radyasyona uğramaları veya hızlandırılmaları durumlarında enerjiyi foton formunda emerler.Gyorsításkor fotonok formájában vesz fel és ad le energiát.
Bu kulüp 4. kategoriye gelene kadar hızla ilerledi.Ezzel a pontversenyben a 4. helyre lépett elő.
Büluğ çağında erkek çocukların gırtlağı hızla büyümeye başlar.Öthetes korukban kezd kifejlődni felnőtt szőrzetük.
Orman arazileri hızla kaçak kesimler ve yangınlar nedeniyle azalmaktadır.A terebélyes elővárosok az erődítések építése és a tűzvészek miatt teljesen megsemmisültek.
Omicron2 Orionis, Gökada içinde Güneş'e göre 23,6 km/sn'lik bir hızla hareket eder.Az Orionidák a gyors meteorrajok közé tartoznak, másodpercenként 67 kilométeres sebességgel haladnak.
Otomobil endüstrisi hızla gelişir.Az építőipar gyorsan bővül.
Her ne olursa olsun Roma, durumunu hızla güçlendirmiş oldu.A római város igen gyorsan fejlődött.
Geçen zamanla birlikte ilçe Belgrad'ın yeni ekonomi merkezi ve hızla büyüyen alanı olmuştur.Ezt követően Belgrád újra a Balkán kulcsfontosságú településévé vált, s gyors fejlődésnek indult.
Tom hızla tabancasını yeniden yükledi.Tomi gyorsan újratöltötte a pisztolyát.
Khan gayesini "Her yaştan çocuğun öğrenimini hızlandırmak.Khan määritteli tehtäväkseen "kaikenikäisten oppilaiden oppimisen nopeuttamisen.
Nick hızla Minie'ye haber vermek için oradan ayrılır.Nick kiirehtii kertomaan Minnielle.
Bu kuvvet, yüklü parçacığın yönünü değiştirebilir fakat onun hızlanmasını ya da yavaşlamasını sağlayamaz.Se voi muuttaa hiukkasen suuntaa mutta ei hidastaa tai nopeuttaa sitä.
Saatte 120 km hızla yüzebilir ve okyanusların en hızlı balıklarından biridir.Lajin yksilöt voivat uida 80 km/h, eli se on yksi merten nopeimmista kaloista.
Bu hem inşaatı hızlandırır hem de maliyeti azaltırdı.Tämä voisi nopeuttaa rakentamista ja alentaa kustannuksia.
Düzeni hızla sağlamak kesinlikle adaletin eksik kalmasına sebebiyet verecektir.Tärkeää on vain se, olisiko pakeneminen oikeudenmukaista.
Hızla yükselmektedir.Olimme täydessä vauhdissa.
Normal sayılan arazi tiplerinde bir tankın 30 ila 50 km/saat hızla hareket etmesi beklenir.Tavanomaisessa maastossa panssarivaunu voi liikkua noin 30–50 kilometrin tuntinopeutta.
Sık sık bağlanan ayakkabı bağının hızla bağlanabilmesi de önemlidir.Kengän korko oli usein raudoitettu.
Olaylar, dünya çapında yankı bulmuş olup Baltık ülkelerinin bağımsızlık ilanlarını hızlandırdı.Tapahtuma sai runsaasti huomiota kaikissa Baltian maissa ja vauhditti niiden itsenäistymistä.
Bu değişiklikleri bir an evvel uygulamak hızla icraat yapmaya koyuldu.Paikoin uudistukset pyrittiin saattamaan voimaan varsin nopeasti.
Normal hızla kayın.Normaalisti varsominen sujuu nopeasti.
Tam hızla bu köprüden Ren’i geçerler.He elävät Pont Neufin sillalla.
1950'de açılan Adalet kulübü hızla gelişmek ister.Peliteoria kehittyi 1950-luvulla kiivaasti.
Görevdeki süresi içinde ölüm cezalarının sayısı hızla arttı.Keskiajalla kuolemanrangaistuksen täytäntöönpano vaihteli paljon.
Hatta gerektiğinde bu hızlarını iki katına çıkarabilirler.Nopeus saattaa olla jopa kaksinkertainen äänennopeuteen verrattuna.
Kara enerji Hızlanan genişlemenin sebebi nedir (de Sitter fazı)?Mikä on tätä kiihtyvyyttä ajavan pimeän energian luonne?
Ateş altından hızla geçebilmesi için paltosunu yanına bıraktırdım ve koşuşturdum.Lehtinen juoksi tulistuneena puoliajalla pukusuojaan ja jäi sille tielleen.
Şehrin nüfusu hızla artmaktadır.Kaupungin väkiluku kasvaa nopeasti.
Militanlar ise bir araca binerek hızla büyükelçilikten uzaklaştılar.Ulkovallat ryhtyivät nopeasti evakuoimaan suurlähetystöjään.