hızla ile cümle

hızla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Şehir, Orta Çağ'da hızla büyüyerek Avrupa'nın en büyük merkezlerinden biri haline gelmişti.Den medeltida småstaden skulle på kort tid förvandlas till en av Europas modernaste huvudstäder.
Ylönen, uygulamasını Temmuz 1995'te ücretsiz olarak yayınladı ve araç hızla popülerlik kazandı.Ylonen випустив свій протокол безкоштовно в липні 1995 року, і інструмент швидко завоював популярність.
Bu matematiksel teknikler hızla özel girişimlere de yayılmıştır.Ці математичні техніки швидко поширилися між багатьма приватними підприємствами.
Uluslararası turizm hızla büyüyen bir endüstridir.Міжнародний туризм стає швидкозростаючою галуззю.
Bu yenilgiye karşın ayaklanma hızla yayılmıştır.Після цієї поразки повстання швидко догоряло.
Haberler ülkede hızla yayıldı.Ця новина швидко поширилася в Інтернеті.
609-610 arasındaki durum, Phocas ve ona sadık olanlar için hızla korkunçlaştı.У 609—610 роках становище імператора Фоки ускладнилося.
Hem Avustralya hem de Hindistan halen kuzeydoğu yönünde yılda 5–6 cm. bir hızla ilerlemektedir.Австралія та Індія в даний час рухається на північний схід зі швидкістю 50-60 мм/рік.
Bakalım hangimiz düşüncelerimizi daha hızla gerçekleştirbileceğiz.Постарайся, як можна більш переконливо викласти свою точку зору.
Otomobil endüstrisi hızla gelişir.Швидкими темпами розвивається промисловість.
Bir deve kervanı 5 km/saat hızla günde 10 saat yol alabilir.Атлет може пробігати по 5 км за день.
Apple Kimliği aynı zamanda yeni bir OS X bilgisayar veya iOS cihazı kurma sürecini hızlandırır.Apple ID також прискорює процес початкового налаштування OS X і iOS.
Hristiyanlık, onun döneminde hızla yayılmıştır.Доволі швидко поширилося християнство.
Hızlanan genişleme: Uzayın metrik genişlemesi hızlanıyor gibi görünmektedir.Розширення з прискоренням: швидкість розширення Всесвіту зростає.
Neptün katı bir yapıya sahip olmadığı için, atmosferi enleme göre farklı hızlarda döner.Оскільки Нептун не має твердої поверхні, його атмосфері властиве диференціальне обертання.
Hızlan, Doğan.Rychnowy, нім.
Bu artan çekimsel potansiyel daha sonra kozmolojik zamanı hızlandıracaktı.Збільшення гравітаційного потенціалу в свою чергу прискорює космологічний час.
Parasetamol bütün dokulara hızla dağılır.Популярна страва швидко рознеслося по всьому Техасу.
Sağ taraf hızla δ ( x − y ) {\displaystyle \delta (x-y)} verir.Справа це одразу дає δ(x-y).
Hızla üreyerek kısa sürede büyük alanlara yayılabilmektedir.Тільки тоді вдасться швидко виростити великі рослини.
Orijinal plan kuyruklu yıldıza 700 kilometre hızla gelen 5 Aralık 2008 Boethin Kuyruklu Yıldızı uçuşuydu.Первісний план передбачав 5 грудня 2008 року обліт комети Боетіна на відстані 435 км.
Odanın kapısını hızla kapattım.Двері його дому обливали помиями.
Sonuç olarak, onların az ölçüde farklı göreceli hızları onları galaksi boyunca görülebilir yapmıştır.Зрештою, через невеликі відмінності у своїх швидкостях вони розсіюються по Галактиці.
Deneyimli iki panzer birliği, hızla bağlantı kurdular.Два технічні спеціалісти швидко сформували видатний тандем.
Taç giyme törenini kutlayan bir partiye katılır fakat parti hızla karmakarışık bir hâle gelir.Дівчина вибирає вечірку, але свято закінчується жахливо.
Bu da Sovyet halkının alım gücünün hızla yükselmesini sağladı.Товариші, треба ж розуміти, які зараз сили накопичилися у радянського народу.
Bu sayede inşaatın hızla bitirilmesi sağlanmıştır.Закінчилося все тим, що будівля швидко розібрали.
Sağlığı hızla geriledi.У нього відразу зіпсувалося здоров'я.
Kırklareli’nde sanayi artan bir hızla gelişmektedir.Круїзний сектор туризму розвивається феноменальними темпами.
Bu kulüp 4. kategoriye gelene kadar hızla ilerledi.Вона продовжувала виступати у цьому хорі до четвертого класу.
Bu yüzden Max hızla istasyondan uzaklaşır.Тому Джек поспішає на сушу.
Ateş altından hızla geçebilmesi için paltosunu yanına bıraktırdım ve koşuşturdum.Він подарував їй сорочку, яку можна було кинути у вогонь, щоб очистити.
Ayrıca boyanın hızla kurumasına sebep olur.Вона дуже швидко росте завдяки поглинанню душ.
Koleksiyonu hızla büyüyormuş.Збільшення колонії відбувається швидко.
Ağaç gövdesinde baş aşağı ve baş yukarı hızla inip çıkabilirler.Скорочення дерева може здійснюватися зверху вниз або знизу вгору.
Hopkins, Hepburn'ü hızla Philip Barry'nin Holiday oyununda başrol için yedek oyuncu olarak aldı.Гопкінс одразу ж найняв Гепберн як дублерку в п'єсі Філіпа Баррі «Свято».
Bu tarihten sonra Şişli hızla büyümeye başladı.З цього часу Сквира почала швидко зростати.
Son zamanlarda nüfusu hızla artmaktadır.Останнім часом чисельність популяцій швидко скорочується.
Bu hızlar arasında, bazı hava akımları süpersonik bazıları değildir.За деякими даними, в це число не входять передсерійні машини.
İnsansı robotlar eğlence sektöründe de hızla ün salmaktadrlar.Роботи-гуманоїди стають винятово популярними у царині розваг.
Karar hiç direnişle karşılaşılmadan hızla yerine getirilir.Вони швидко просувались вперед майже не зустрічаючи опору.
0–200 km/s hızlanma süresi ise 9.9 saniye.Розгін до 100 км/год займає 9,9 секунд.
Louis telefonu kapatır ve yanına zehir alıp hızla Jud'un evine koşar.Лінч починає підозрювати найгірше та біжить до квартири Сю.
Kesenin içinde, beslenebilen yavru hızla gelişir.В сумці дитинчата розвиваються досить швидко.
Barbar kavimler arasında Hristiyanlık hızla yayılmıştır.Християнство продовжувало поширюватися серед варварів Європи.
Yıldızlar gibi kollar da merkez çevresinde dönmekle birlikte, kollar sabit açısal hızla dönerler.Всі встають у коло обличчям до центру і беруться за руки.
Kısaltmalar okuma ve yazmayı hızlandırır.Аби скоротити нудний час, узялася читати.
Bu kare hızları hareket hissi için yeterliydi, fakat kesintili hareket olarak algılanırdı.Цих частот передачі кадрів було досить для відчуття руху, але як плавний рух зображення не сприймалося.
Şehrin nüfusu hızla artmaktadır.Частка міського населення зростає швидшими темпами.
Son yıllarda üniversite mezunu sayısı hızla artmaktadır.В останні роки університет швидко розвивається.
Bu arada Dülük, hızla eski önemini yitirmektedir.Але ці авто дуже швидко втратили свою колишню актуальність.
2004'ten itibaren klasmanda hızla yükseldi.У 2004 році класи були перейменовані.
Bu dönemde Geçici Hükümet, halk desteğini hızla kaybediyordu.З цього моменту організація стала швидко втрачати підтримку.
Hızla fırlamak, akarcasına kayıp gitmek.Не любить поспішати, роблячи все дуже повільно.
Olaylar hızla gelişmeye başlıyor.Відбудова почалася швидко.
Tartışma hızla kontrolden çıktı.Дискусія швидко вийшла з-під контролю.
Fareler hızla ürerler.Пацюки швидко розмножуються.
Daha önce utangaç bir şekilde kendisini göstermiş olan ‘cover’ modası, bu albüm sonrası epeyce hızlandı.Мода на "обкладинку", яка раніше проявила себе сором'язливо, значно прискорилася після цього альбому.
1x ve 2x hızlarının ikisini birden içeriyordu.Zahrnovala obě rychlosti 1× a 2×.
Daha önce hiç kamera kullanmamış olan Donahue, iki gün boyunca "hızlandırılmış ders" aldı.Donahue nikdy předtím neovládala kameru, a tak strávila dva dny tím, že se to učila.

İlgili Sayfalar