hızla ile cümle

hızla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu iki tür hızla birbirine dönüşebilir.Pode evoluir para um destes dois ritmos.
Marius Numidya'yı istila etti ve bu süreçte Yugurta'yı ele geçirerek savaşı hızla sona erdirdi.Mário invadiu a Numídia e levou a guerra a um rápido fim, capturando Jugurta no processo.
Bazı buzullar ise günde birkaç metre hızla hareket eder.Em outros casos, contudo, deslocam-se vários metros por dia.
O günden bu yana keşefedilen yeni gezegenlerin sayısı da hızla arttı.Desde então, o número de asteroides troianos descobertos aumentou drasticamente.
Muazzam Turanşah gayet hızla Mısır'a doğru yola çıktı.A tempestade estava movendo-se rapidamente para Yap.
Orduda hızla yükselmiş ve önemli komutanlar arasına girmiştir.Ele se destacou em sua posição e subiu rapidamente através das fileiras do exército.
Karlar hızla erir.Os machos montam rapidamente.
609-610 arasındaki durum, Phocas ve ona sadık olanlar için hızla korkunçlaştı.A situação em 609-610 rapidamente foi se tornando difícil para Focas e seus aliados.
Bu matematiksel teknikler hızla özel girişimlere de yayılmıştır.Estas técnicas matemáticas espalharam-se rapidamente em muitas empresas.
Kentleşme, kasaba ve şehirlerdeki büyüme ile birlikte 1700-1922 arasında hızla arttı.A urbanização aumentou entre 1700 e 1922, com cidades crescendo fortemente.
Buna rağmen inşaat hızla ilerlemiştir.Apesar disso, o mosteiro progrediu rapidamente.
Kafeterya hızla kentte popülerlik kazandı.O grupo rapidamente ganhou popularidade no Reino Unido.
Demir yolu ağının kurulmasıyla bölge hızla gelişti.Com a estrada de ferro, o local passa a se desenvolver rapidamente.
Şehrin nüfusunun hızla büyümesi 20. yüzyılın ilk yarısında devam etti.A população urbana cresceu rápido na primeira metade do século 20.
Çok geçmeden evinin kapısını hızla açar ve karısına çok sevinçle sarılır.Hora de finalmente conseguirmos nossa chave da porta da frente e capturar nosso fiel amigo.
Morfin, plasenta bariyerini hızla aşar.A atropina atravessa a barreira placentária.
O hızla toprağın altına saplanmışlardır.Mala rapidamente dissipou-se sobre terra.
İkinci Dünya Savaşı başlangıcında Nestlé'nin üretimi hızla düştü.Desde o fim da Segunda Guerra Mundial, a produção de lítio tem aumentado significativamente.
Kalkan hızla eserek döner, yavaş kindjal'ı içeri alır."Como o fluxo e refluxo que, pouco a pouco, o afoga."
1950'lerden itibaren ekonomisi hızla gelişti.Sua economia tem crescido rapidamente desde a década de 1950.
Çoğu jet hipersonik hızla hareket eder.A maioria das espécies pode deslocar-se com bastante rapidez.
Yüksek çalışma hızları yakalayabilirler.Podem atingir velocidades muito altas.
Nabız zayıflar ve hızlanır.A pressão arterial desce e o ritmo cardíaco diminui.
Sonuç olarak, onların az ölçüde farklı göreceli hızları onları galaksi boyunca görülebilir yapmıştır.Finalmente, as suas diferentes velocidades relativas farão que se disseminem por toda a galáxia.
Ancak gemi çok ciddi yalpalama ve yüksek hızlarda da ağır titreşim problemleriyle karşılaştı.Entretanto, sofria de sérios problemas de rolagem e também de vibração em altas velocidades.
Zamanın geçişini bazen hızlandırır, bazen yavaşlatır.Tem o seu tempo, às vezes lento.
İnsan, hayvan ve taşıt trafiğinin hızla, kolayca ve emniyetle ilerlemesine yardımcı olur.Nick promete-lhe dinheiro, sucesso e mulheres, rápida e facilmente.
Odanın kapısını hızla kapattım.Naquela noite, a porta do quarto fecha-se violentamente.
Fakat bir süre sonra ilerleme hızları kesildi ve yavaşladılar.Depois disso, não parou mais de acelerar.
Ayrıca 165 çiftçi ise projeli hayvan besiciliği yapmaktadır.Süt inek besiciliği hızla yaygınlaşmıştır.Por necessidade chegavam a trocar 54 hectares de terra por uma vaca de leite e assim por diante.
Kurulduğu günden beri Genel Yayın Müdürlüğünü Doğan Hızlan yürütmektedir.Está no ar desde a inauguração da emissora.
Koleksiyonu hızla büyüyormuş.A coleção aumentou rapidamente.
Komutların bağımlılıklarına göre hızlanma yavaşlar.Por precaução, o capitão baixou a velocidade.
Ancak kent toparlanıp hızla gelişmesini sürdürdü.A doença continuou a progredir e o consumia rapidamente.
Sonra İtalya Krallığı altında hızla gelişmeye başladı.Na Itália, a situação estava deteriorando rapidamente para o império.
Bükreş Ekonomi Akademisi'nden mezun olduktan sonra Parti de hızla yükseldi.Depois de graduar-se na Academia de Estudos Econômicos de Bucareste, ele ascendeu na estrutura do partido.
Günümüzde Legnano ekonomisinde ticaret ve hizmet sektörü en büyük, hızla gelişen sektörlerdir.A indústria da assistência médica em Nashville é o empregador maior e de maior crescimento.
Jane Austen müzesi ^ Doğan Hızlan.Jane Austen, Persuasão.
Bu sebeple Mehran hızla bir turizm bölgesine dönüşmektedir.Está rapidamente se tornando um local turístico muito procurado.
Yüksek saat hızlarında çalışan bir işlemci daha iyi performans sağlar.Computadores mais rápidos do que os de hoje serão uma ótima ajuda.
Büluğ çağında erkek çocukların gırtlağı hızla büyümeye başlar.Neste estágio da vida, a criança cresce muito rapidamente.
Bu çözümler ön hızlanma çözümleri olarak da adlandırılır.Tais substituições são conhecidas como soluções para a sentença.
Hızla ilgili değildir.Mas nada adiantou.
Don Omar ve hızla yayılmaya başladı.Don Omar) Me Entere (Feat.
Ara süratlerde ise yüksek torku ve gücü, motosiklete her an hızlanma kabiliyeti veriyor.Por outro lado todo corpo é permeável para qualquer forma de energia e velocidade superiores à sua.
1960 sonrasında nüfus hızla arttı.A partir dos anos de 1960, a população aumentou significativamente.
Buna karşılık sanayi geliştiren şehirler, özellikle Zaragoza şehri, hızla iktisadi gelişme gösterdi.As indústrias nela instaladas, especialmente na cidade de Juazeiro, são bastante incipientes.
Günümüzde ucuz bir kaynak olarak birçok sektörde hızla kullanılmaya başlanmıştır.Investe-se muito dinheiro, entretanto, em cadeias.
Ateş altından hızla geçebilmesi için paltosunu yanına bıraktırdım ve koşuşturdum.O seu fato de voo foi apanhado pelo fogo enquanto rebolava nas chamas, mas ele foi capaz de o apagar.
Odanın kapısını hızla kapadım. ^ Sözcükte anlam EdebiyatÖğretmeni.com.«Repensando o ensino de literatura no Ensino Médio: a interação texto-leitor como centro».
Bakalım hangimiz düşüncelerimizi daha hızla gerçekleştirbileceğiz.Vamos analisar a seguir como construir representações maiores.
Lynyrd Skynyrd hayran kitlesi 1973'lerde hızla büyüdü.Aparentemente o Lynyrd Skynyrd teria anos de glória pela frente.
Genç yaşlarında tanınmaya ve İznik İmparatorluğu içinde hızla yükselmeye başlamıştır.A relação entre o jovem imperador e seu mais experiente general rapidamente se deteriorou.
Bu halde veba salgının başlayıp hızla yayılması gecikmedi.Quando a peste foi introduzida, rapidamente se espalhou.
Mîrânşâh meselesi yüzünden belki bu geliş biraz hızlanmıştı.Por estes fatores, a doença poderia ter avançado mais rapidamente.
Güçleri ve hızları nedeniyle, mavi balinaları yakalamak, alıkoymak ya da öldürmek kolay bir iş değildir.As baleias-azuis não são fáceis de capturar, matar e estocar.
Bu yüzden Max hızla istasyondan uzaklaşır.Max parece dominar a corrida, correndo pela estrada.
Organik madde hızla ve oksidatif yoldan ayrışmaktadır.Trioxidano se decompõe prontamente em água e oxigênio singlete.
Şehrin nüfusu hızla artmaktadır.A população da cidade aumentou rapidamente.
Ancak Alman birlikleri korkunç bir hızla ilerliyordu.O avanço da infantaria alemã foi, inesperadamente, rápido.

İlgili Sayfalar