hızla ile cümle

hızla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Yeni yapı ile toplu yaşama geçiş süreci hızlanmıştır.Достаточно быстро идет разрушение старого здания.
Şehrin nüfusu hızla artmaktadır.Население города растёт стремительно.
Böylece bellek erişim zamanı düşer ve ek hızlanma sağlanır.Таким образом, вырос вращающий момент и скорость разгона.
Yörüngedeki hızları 27000 km/s kadar çıkabilir.Орбитальная скорость составляет порядка 27000 км/ч.
Ayrıca iki yıldızın yüksek yörüngesel hızlarından dolayı önemli merkezkaç kuvvetlerine sahiptirler.При этом обе звезды имеют очень высокие орбитальные скорости.
Turiddu hemen hızla dükkândan ayrılır.Тарья быстро закрывает дверь.
Demir yolu ağının kurulmasıyla bölge hızla gelişti.С пуском железной дороги стал расти поселок.
Çeviklik karakterleri saldırı ve hareket hızlarıyla dikkat çekerler.Слабый персонаж, делающий упор на скорость ударов и перемещения.
Hızla üreyerek kısa sürede büyük alanlara yayılabilmektedir.При помощи усов растения довольно быстро могут распространиться на большие площади.
Hızla fırlamak, akarcasına kayıp gitmek.Кое-кто сходит с ума, вырвавшись на волю.
Çin'den sonra Müslüman devletler ordularında da hızla yaygınlaşmıştır.Революционное движение быстро распространилось и в остальных кантонах.
İşlemciyi hızlandırmanın değişik yolları vardır.Для ускорения передвижения есть конные передки.
İkinci grup ise görüldükten sonra hızla uzaklaşmıştı.Старец исчез так же внезапно, как и пришёл.
Ancak Alman birlikleri korkunç bir hızla ilerliyordu.Германские армии стремительно шли вперёд.
Bu şekilde her iki tür de hızlanır.Причём оба вида могут совмещаться.
Yeni nesil, hızla değişen kelimeleri anlamakta zorluk çekebilir.Переводчику предстояло изобретать совершенно новые определения.
İnfarktüslü olanlar hızla irinli bir şekle dönüşürler.Потому что люди нормальные быстро превращаются в какие-то собственные тени.
Asetonlu ortamda hızla kabarır.В окружающей обстановке ориентируется быстро.
Hipersonik, 5 Mach ya da daha yüksek hızlar için kullanılır.Ускоренный — полтора, так и нажимать.
İsrail’de sanayi yükselen bir hızla gelişmektedir.В нашей стране сейчас активно развивается мода.
Kadıköy Koleji'miz, feyz aldığım ocağım Senden aldığım hızla yolumu bulacağım.Дорогие соседи, я пригласил вас сюда потому что чувствую, что мой конец близок.
Hız denemeleri için ise hızlanma pistleri kurulur.Из-за возросших скоростей полёта требовались более скорострельные пушки.
Albümün satışları hızla artıyordu.Рынок рекламных сувениров развивался постепенно.
İlçe, ekonomik ve altyapısal olarak hızla gelişmektedir.Хозяйство быстро крепло организационно и экономически.
Kazakistan bankacılık sistemi hızla gelişiyor.Далее банковская система Северо-Западного региона развивалась активными темпами.
Bu da Sovyet halkının alım gücünün hızla yükselmesini sağladı.Тем самым, способствовал быстрому продвижению советских войск.
Bunun sonucunda, paket iletim hızları çok yüksektir.В этом случае спектральные линии интенсивные.
Dans yavaş adımlarla başlar, bir süre sonra hızlanır.Начинается танец всегда медленно и постепенно ускоряется к концу.
Ateş altından hızla geçebilmesi için paltosunu yanına bıraktırdım ve koşuşturdum.Он подарил ей рубашку, которую можно было бросить в огонь, чтобы очистить.
Hızlan, Doğan.Девы, спешите.
Yunan birlikleri büyük kayıplar vererek hızla çekilmeye başlamıştır.Грекам удалось уйти без больших потерь.
Özellikle küreselleşme nedeniyle bu tür çeviriye olan gereksinim hızla artmaktadır.Росла и необходимость в переводе как таковом ввиду роста международных связей.
Bununla birlikte Anadolu'nun Hristiyanlaşma süreci hızlandı.Проблем с воспитанием Анатолия становилось всё больше.
Çok yavaş hareket ederler; dakkikada 4 metre tespit edilen en yüksek hızları olmuştur.Шаг — самый медленный аллюр, совершается в четыре темпа.
Orta Asya'ya kadar uzanan demiryolu hattının hızla bitirilmesi temennisinde bulunuldu.Было сильное ощущение, что северный путь в Азию наконец-то найден.
Bu vektörler de c hızından yüksek hızlardaki gözlemcileri betimler.Это означает, что оба наблюдателя измеряют одну и ту же скорость c для обоих фотонов.
Rusya şaşırtıcı bir hızla Ağustos 1998 mali çöküşünden geri döndü.انتعشت روسيا من الانهيار المالي في أغسطس 1998 بسرعة مذهلة.
Bankalar, bu teknolojiye ilgi duyuyor çünkü arka ofis yerleşim sistemlerini hızlandırma potansiyeli var.البنوك مهتمة بهذه التكنولوجيا لأن لديها القدرة على تسريع أنظمة المكاتب الخلفية.
Bu hızlar at arabalarının yaptığından daha düşüktür.وهذه السرعات أقل بكثير من صنع عربات بأحصنة.
Google Web Accelerator - ağ hızlandırıcısı.مسرع جوجل للشبكة (Google Web Accelerator).
Normal hızla kayın.اوقف السيارة بشكل طبيعي وهدئ السرعة.
Örneğin, SLAC Ulusal Hızlandırıcı Laboratuvarı bir elektronu yaklaşık olarak 51 GeV'e kadar hızlandırabilir.بإمكان معجل الجسيمات SLAC الخطي ان يعجل الإلكترونات إلى حوالي 51 GeV‏.
Uzmanlara göre kriz bu sonuca ulaşılmasını yalnızca hızlandırmıştır.ووفقاً للخبراء فقد تسارعت الأزمة للتحقق من هذه النتيجة.
Apple Kimliği aynı zamanda yeni bir OS X bilgisayar veya iOS cihazı kurma sürecini hızlandırır.كما يعمل Apple ID على تسريع عملية إعداد جهاز كمبيوتر MacOS جديد أو جهاز iOS.
Bolivya Günlüğü kabaca çevrilerek Ramparts dergisi tarafından basılıp hızla dünyaya dağıtılmıştır.سرعان ما تمت ترجمة يوميات بوليفيا بشكل سطحي من قبل مجلة رامبارتس ووزعت في جميع أنحاء العالم.
Patlayıcıların patlama hızlarının listesi National Pollutant Inventory - Lead and Lead Compounds Fact SheetNational Pollutant Inventory - Fluoride and compounds fact sheet معرف بوب كيم: تحريرها.
Hem protein hem nükleik asit ikincil yapıları, çoklu dizi hizlamasına yardımcı olmakta kullanılabilir.ويمكن استخدام كل من البروتين والهياكل الثانوية الحمض النووي للمساعدة في محاذاة تسلسل متعددة.
Kayıp Müslüman kızın cesedinin bulunduğu ve Yahudiler tarafından öldürüldüğü dedikoduları hızla yayıldı.وانتشرت شائعة بأن الجثة هي للفتاة المسلمة المفقودة وأنها تعرضت للقتل على يد اليهود.
Bu tür gezegenlerin Levha hareketleri ya da güçlü manyetik alan olmaz, çünkü oluşumdan sonra hızla soğaşırlar.ومثل هذه الكواكب لا يكون لديها تكتونيات صفائح أو مجال مغناطيسي قوي نظرًا لأنها تبرد بسرعة بعد التكوين.
Bu kutuplaşma 1997'de Japon TRISTAN parçacık hızlandırıcısı kullanılarak deneysel olarak onaylandı.وأكد هذا الاستقطاب تجريبيا سنة 1997 باستخدام معجل الجسيمات الياباني كيك بي.
Böylece uçak da, hızla okyanus tabanına doğru inişe geçer.وكذلك عبر المحيط الأطلسي مرورا برأس الرجاء الصالح .
Bu durumlarda, kan basıncının hızla düşmesi, devam eden organ hasarını durdurmak için zorunludur.في هذه الحالات، يعد التخفيض السريع لضغط الدم ضروريًا جدًا لوقف استمرار تضرر الأعضاء.
İlk birkaç haftada yavruların vücut ağırlığı hızla artar ve 45 gün içinde 3,4 kg'a ulaşır.وبعد عدة أسابيع يذداد وزن الصغير بشكل سريع حيث يصل بعد 45 يوم إلى 3,4كجم.
MÖ 2. binyılın sonlarında bölgede, hızla büyüyen bir Frigya kasabası vardı.في أواخر الألفية الثانية قبل الميلاد كانت توجد في تلك المنطقة قرية تكبر بسرعة اسمها فريجيا.
Yer sarsıntısı zemin hızlanması ile ölçülür.(هذا التسارع يعادل تسارع جاذبية الأرض ).
Zamanın geçişini bazen hızlandırır, bazen yavaşlatır.تشتد السرعة أحيانا وتنخفض أحيانا .
Gömeç ilçesinde deniz turizmi hızla gelişmektedir.وتتطور بوتيرة سريعة جدا السياحة الجبلية والمائية.
Karlar hızla erir.اختلف الرجلان بسرعة.
Daha sonra Selçuklu Devleti zamanında 1071 Malazgirt Savaşı'ndan sonra bölge hızla Türkleşmeye başlamıştır.ولكن بعد فترة وجيزة توقف التوسع فجأة في 1071 في معركة مانزيكرت.
Ayrıca yüksek hızlara ulaşmak için yalnızca içten yanmalı motorlar kullanılmamıştır.ولم يتمكن من استخدام محرك الإحتراق الداخلي فقط من أجل الوصول إلى سرعة كبيرة.

İlgili Sayfalar