hızla ile cümle

hızla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
2004 yılında Dementieva hızla yükselişe geçti.En 2004, Dementieva se révéla au plus haut niveau.
Neptün katı bir yapıya sahip olmadığı için, atmosferi enleme göre farklı hızlarda döner.Comme Neptune n'est pas un corps solide, son atmosphère subit une rotation différentielle.
Mikrofonlar kalp atışlarının hızla yükselişini kaydediyordu.Des microphones enregistraient les rapides accélérations de leurs battements de cœur.
1859 - James Clerk Maxwell; moleküler hızların dağılımı kanununu keşfeder.1860 – James Clerk Maxwell découvre la loi de distribution des vitesses moléculaires.
Albüm yine kısa süre sonra tüm dünya listelerinden hızla düştü.L’album fut rapidement retiré de tous les magasins du groupe.
Dans yavaş adımlarla başlar, bir süre sonra hızlanır.La danse commence progressivement et le rythme s'accélère.
Sağlığı hızla geriledi.Sa santé déclina rapidement.
Tommy hızla Sam'e gider.Tommy doit aller chercher Sam.
Kule ilk başta tartışmalı olsa da hızla Stuttgart'ın tanınmış bir görülecek yeri haline geldi.Bien que violemment contestée lors de sa construction, elle devint vite le symbole de Stuttgart.
Doğrusal hızlandırıcılar tıpta da radyoterapi ve radyocerrahi için de geniş ölçüde kullanılır.La médecine utilise des accélérateur pour le radiodiagnostic et la radiothérapie.
Karar hiç direnişle karşılaşılmadan hızla yerine getirilir.Cette action doit être accomplie rapidement pour éviter toute résistance.
11 Temmuz'da Madrid'de biraz daha hızlanarak 1:43.84 koştu.Le 11 juillet il est vainqueur à Madrid en 1 min 43 s 84.
Kayıp Müslüman kızın cesedinin bulunduğu ve Yahudiler tarafından öldürüldüğü dedikoduları hızla yayıldı.La rumeur se répand que le corps est celui de la petite musulmane et qu'elle a été tuée par les Juifs.
Hristiyanlık, onun döneminde hızla yayılmıştır.Mais, Christian réapparaît vite dans sa vie.
Bu nedenle SSD'ler çok yüksek hızlara erişebilir.Le PNS semble être en perte de vitesse.
Uluslararası turizm hızla büyüyen bir endüstridir.Le tourisme international est en croissance rapide.
Panama Kanalı'nın açılışından sonra, 1914 yılında burasının önemi hızla azalmıştır.Depuis l'ouverture du canal de Panama en 1914, le canal du Nicaragua a été reconsidéré.
Haberler ülkede hızla yayıldı.Les nouvelles se propagent rapidement à travers le pays.
Koleksiyonu hızla büyüyormuş.La collection a augmenté rapidement.
Test satan şirketler ve bu testleri sipariş eden müşteri sayısı hızla büyümüştür.Le nombre de compagnies proposant des tests, et le nombre de leurs clients s'accrurent fortement.
Piyasaya sürülen banknotların değeri hızla kaybolur.Les billets émis par la Banque du Commonwealth perdent alors rapidement de la valeur.
Bonn, savaş sonrası hızla gelişti.Teriberka se développa rapidement après la guerre.
Bu arada aşağı şehirde bir yangın başladı ve hızla yayıldı.Mais un incendie se déclenche et se propage rapidement dans la prison.
Aşırı hızlanan araç kaza yaparak devrilir.La vitesse joue un rôle aggravant en cas d'accident.
Firebird veritabanı çok iyi bir desteğe sahiptir ve hızla eksiklerini kapatmaktadır.Plíšková possède un très bon service et vise à conclure rapidement les points.
Otomobil endüstrisi hızla gelişir.Le secteur de la production de véhicules est de plus en plus dynamique.
Hızla ilgili değildir.Je ne suis pas pressé.
Bu hızlar at arabalarının yaptığından daha düşüktür.Ce moyen de transport était alors plus rapide que les calèches tirées par des chevaux.
Ticaretle uğraşan ve çalışan sayısı son yıllarda hızla artmaktadır.La population (en particulier ouvrière) augmente très rapidement en quelques années.
Bu saldırı ile düşman arasındaki mesafeyi hızlaca kapatır ve ani saldırı yapabilirsiniz.Rompez l'armistice sur-le-champ et marchez à l'ennemi.
Otomobil 0–100 km hızlanmasını 3 saniyede tamamlayabilmektedir.La voiture est capable d'abatte le 0-100km/h en 2 secondes.
II. Basileios, ilkbaharda kasabayı hızla ele geçirdi ve sakinlerini yeniden yerleştirdi.Basile II reprend rapidement la ville et disperse ses habitants.
Rus devrimi ile ilgili haberler bütün ülkeye hızla yayıldı.La révolution se répandit dans tout le pays.
Bu kulüp 4. kategoriye gelene kadar hızla ilerledi.Par la suite, le club ne dépassa plus le 4e niveau.
Yarık kısa sürede hızla büyüyerek uzunlukta 2 kilometreye ulaştı.Puis, rapidement, elle s'est agrandie pour atteindre la longueur de 2,5 km.
1960 sonrasında nüfus hızla arttı.C'est à partir des années 1960, que la population s'est accrue rapidement.
Parasetamol bütün dokulara hızla dağılır.Le paracétamol se distribue rapidement dans tous les tissus.
İlçe, ekonomik ve altyapısal olarak hızla gelişmektedir.Sur le plan socio-économique les É.A.U. se sont développés rapidement.
Olaylar şehir yöneticileri tarafından hızla kontrol altına alındı.Cette tentative fut rapidement maîtrisée par le pouvoir en place.
Bunlar da hızla, bekletilmeden verildi.Aussitôt dit, aussitôt retenu.
19. yüzyıl ikinci yarısından itibaren Rawstenstall hızla gelişti.À partir du XIe siècle, le style roman rhénan se développe.
23 km/saat hızla ilerlemeye başladı.Elle commence à 15 km/h et accélère graduellement.
Kıyıya hızla vuran dalgalar aynı hızla geriye dönmektedir.Des flèches arrivent à toute vitesse devant lui.
Ama Avrupadaki savaşın hızlanması sonucunda Nisan 1939da üretimine izin verdi.Cependant, soucieux de la situation en Europe, il finit par donner son accord en avril 1939.
Kazakistan bankacılık sistemi hızla gelişiyor.Le système monétaire japonais s'écroula.
Bu yeniden birleşmeyi hızlandırdı.À partir de cette date, le regroupement s’accélère.
Saatte 70 km hızla koşabilir ve 1,5 metre yükseğe atlayabilir.Il peut atteindre des vitesses de 90 km/h et sauter jusqu'à 4 m de hauteur.
Buna rağmen inşaat hızla ilerlemiştir.Bien que progressive, cette mise en place est rapide.
Buna üstün lineer hızlanma denir.Ce sont les capteurs d'accélération linéaire.
Bakalım hangimiz düşüncelerimizi daha hızla gerçekleştirbileceğiz.On peut résoudre les problèmes plus rapidement en concentrant sa pensée sur la tâche à accomplir.
Bu sırada İtalya'da diplomatik gelişmeler hızlanıyordu.Cependant, une percée diplomatique fut réalisée en Italie.
Bu düzeneklere Van de Graaff hızlandırıcısı veya jeneratörü denir.Ce gradateur est appelé accelerator ou contrôleur.
Ancak 1950'li yıllardan sonra Hatay'ın değişik bölgelerinden göç alarak nüfusu hızla arttı.Mais à partir de l'été 1952, les cours mondiaux de la plupart des métaux non-ferreux se retournent.
Bu işlem böyle devam ederek hızlanmayı sağlar.Ils permettent en effet d'accélérer le processus.
Şekerbey köyü, son 20 yılda hızla nüfus kaybetti.La fréquence de l'ostéoradionécrose a considérablement diminué au cours des vingt dernières années.
Şarkı, şarkının hızlanmasıyla biter.L'ouvrage s'achève à la chute des Song.
MRI aygıtları ve parçacık hızlandırıcılarda yaygın olarak kullanılmaktadır.Il est généralement produit dans les accélérateurs de particules.
Bu yenilikler Sheffield'in bir sanayi kenti olarak hızla büyüyüp gelişmesine yol açtı.Ces découvertes permirent à Sheffield de devenir une puissante cité industrielle en Europe.
1625'e kadar İspanyol yerleşimcilerin sayısı hızla artar.En 1650, le nombre d’immigrés est trop important.
1950'de açılan Adalet kulübü hızla gelişmek ister.Le mouvement amorcé au XIXe siècle s'amplifie rapidement.

İlgili Sayfalar