hızlı hızlı ile cümle

hızlı hızlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Ken hızlı koşmak zorunda.Ken needs to run fast.
O, hızlı yürür.He walks fast.
O, o kadar hızlı koşmak zorunda mıdır?Does he have to run so fast?
Onun o kadar hızlı koşması gerekiyor mu?Does he need to run so fast?
O hızlı oldu.That was fast.
Koşabildiğim kadar hızlı koştum ama treni kaçırdım.I ran as fast as I could, but I missed the train.
O hızlı sayar.He counts fast.
Benim küçük erkek kardeşim neredeyse benim kadar hızlı koşabilir.My younger brother can run about as fast as I can.
Zaman çok hızlı gider.Time goes so quick.
Daha hızlı!Faster!
Onların üçünün arasında, Ken en hızlı koşar.Among the three of them, Ken runs the fastest.
O hızlı öğrenir.He learns fast.
En hızlı atın bile sadece dört bacağı vardır.Even the fastest horse only has four legs.
Sana hızlı olacağımı ve yalan söylemediğimi söylemiştim.I told you I'd be quick and I wasn't lying.
Ne kadar hızlı yürürsen yürü ona asla ulaşamazsın.No matter how fast you walk, you won't be able to catch up with him.
Niçin öyle hızlısın?Why are you so fast?
Betty çok hızlı araba sürer.Betty drives very fast.
Ben onun kadar hızlı hesaplayamam.I can't calculate as fast as he.
Ben onun kadar hızlı koşamam.I can't run as fast as he can.
Atlar hızlı koşar.Horses run fast.
At hızlı koştu.The horse ran fast.
Bill sınıfında en hızlı koşabilir.Bill can run the fastest in his class.
Sınıfımızda en hızlı Tom koşabiliyor.Tony can run the fastest in our class.
Olabildiğince hızlı çalışıyorum.I'm working as fast as I can.
Elimden geldiğince hızlı çalışıyorum.I'm working as fast as I can.
Tom yeterince hızlı değil.Tom is not fast enough.
O benden daha hızlı koşar.He runs faster than I.
Canım çok hızlı yürümek istemiyor.I don't feel like walking so fast.
Çok hızlı sürdüğüm için polisle başım belaya girdi.I got into trouble with the police for driving too fast.
O, o kadar hızlı koştu ki onlar onu yakalayamadı.He ran so fast that they couldn't catch up with him.
Çok hızlı koştuğu için, onlar ona yetişemedi.Since he ran so fast, they couldn't catch up with him.
O, çok hızlı koştuğu için onlar ona yetişemedi.They couldn't catch up with him because he ran so fast.
Çok hızlı sürme. Hepimiz öleceğiz!Don't drive so fast. We're all going to die!
Taksi şoförüne daha hızlı sürmesini söyle.Tell the taxi driver to drive faster.
Tom hızlı hızlı soluyordu.Tom was panting.
Tom hızlı öğrenir.Tom is a fast learner.
Çita en hızlı hayvandır.The cheetah is the fastest animal.
Bir araba, bisikletten daha hızlıdır.A car is faster than a bicycle.
Bill, Bob'tan daha hızlı koşar.Bill runs faster than Bob.
Nasıl o kadar hızlı konuşabiliyor?How can she speak that fast?
Araba hızlı hareket ediyor.The car is moving fast.
Arabasını hep çok hızlı kullanır.He always drives his car too fast.
O bana çok hızlı bir araba aldı.He bought me a very fast car.
Onun köpeği çok hızlı değil.Her dog isn't very fast.
Fırtınalı bir gündü ve kar hızlı yağıyordu.It was a stormy day, and the snow was falling fast.
Her şey çok hızlı gidiyor.Everything is going too fast.
El tırnakları ayak tırnaklarına göre yaklaşık dört kat daha hızlı büyür.Fingernails grow nearly four times faster than toenails.
Daha hızlı gidebilir misin?Can you go faster?
Bunu daha hızlı yapabilir misin?Can you do it faster?
O onu hızlı yapar.He does it fast.
O, onu hızlı yapar.She does it fast.
O bunu benden daha hızlı yapar.He does it faster than me.
Onlar onu benden daha hızlı yapar.They do it faster than me.
O, onu senden daha hızlı yapar.He does it faster than you.
O bunu senden daha hızlı yapar.She does it faster than you.
Onlar onu bizden daha hızlı yaparlar.They do it faster than us.
Hızlı büyüyorum.I am growing up fast.
Vay, amma hızlısın.Oh wow, you are fast.
Oo bakıyorum da hızlısın.Oh wow, you are fast.
Oh wow, o hızlı.Oh wow, she's fast.

İlgili Sayfalar