hızlı hızlı ile cümle

hızlı hızlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Tom çok hızlı bir yüzücüdür.Tom is a very fast swimmer.
Tom hızlı bir koşucu.Tom is a fast runner.
Tom hızlı bir koşucudur.Tom is a fast runner.
Tom hızlı bir sürücü.Tom is a fast driver.
Tom arabayla hızlıca uzaklaştı.Tom drove off in a hurry.
Tom çok hızlı sürer.Tom drives too fast.
Tom otobüse yetişmek için yeterince hızlı koşmadı.Tom didn't run fast enough to catch the bus.
Tom yeterince hızlı hareket etmedi.Tom didn't act quickly enough.
Tom çok hızlı koşamadı.Tom couldn't run very fast.
Gençken, Tom çok daha hızlı yüzebiliyordu.Tom could swim a lot faster when he was young.
Tom gençken çok daha hızlı koşabiliyordu.Tom could run a lot faster when he was young.
Tom yüzme kursundaki başka birinden daha hızlı yüzebilir.Tom can swim faster than anyone else in his swimming class.
Tom benim koşabildiğimden çok daha hızlı koşabilir.Tom can run much faster than I can.
Tom bisikletle arabadan daha hızlı işe gidebilir.Tom can get to work faster on bicycle than by car.
Eğer hızlı sürerse, Tom on dakikada oraya varabilir.Tom can get there in ten minutes if he drives fast.
Tom hızlı bir öğle yemeği yedi sonra işe geri döndü.Tom ate a quick lunch then went back to work.
Tom Mary'ye yetişmek için elinden geldiğince hızlı yürüdü.Tom walked as fast as he could to catch up with Mary.
Tom Mary'nin ödevini o kadar hızlı bir şekilde bitirmesini beklemiyordu.Tom didn't expect Mary to finish her homework so quickly.
Tom Mary kadar hızlı koşamaz.Tom can't run as fast as Mary.
Tom Mary kadar hızlı yüzebilir.Tom can swim as fast as Mary.
Tom neredeyse Mary kadar hızlı yüzebilir.Tom can swim almost as fast as Mary.
Tom neredeyse Mary'nin yüzebildiği kadar hızlı yüzebilir.Tom can swim almost as fast as Mary can.
Tom Mary kadar hızlı koşabilir.Tom can run as fast as Mary.
Tom Mary'den çok hızlı sürmemesini rica etti.Tom asked Mary not to drive so fast.
Tom Mary'ye bir okul bölgesinde çok hızlı sürmemesini tavsiye etti.Tom advised Mary not to drive too fast in a school zone.
Tom yatağına yığıldı ve kısa sürede hızlıca uyudu.Tom flopped onto his bed and was soon fast asleep.
Bay Smith çok hızlı konuştu, bu nedenle ne dediğini anlayamadım.Mr. Smith spoke so quickly that I couldn't understand what he was saying.
Hızlı kahverengi tilki tembel köpeğin üstünden atlamadı.The quick brown fox didn't jump over the lazy dog.
Daha hızlı hareket edemez misin?Can't you move faster?
Biz bir kafede hızlı bir öğle yemeği yedik.We had a quick lunch at a cafe.
Gençken daha hızlı yüzebilirdim.I was able to swim faster when I was younger.
Tom Mary'nin merdivene ne kadar hızlı tırmanabileceğini merak etti.Tom wondered how fast Mary could climb a ladder.
Tom çok hızlı konuşur.Tom talks a mile a minute.
Tom tanıdığım başka herhangi birinden daha hızlı koşar.Tom runs faster than anyone else I know.
Tom elinden geldiği kadar hızlı koştu.Tom ran as fast as he could.
Tom elinden geldiğince hızlı bir şekilde bisikletini sürdü.Tom pedaled his bicycle as fast as he could.
Tom hızlı kararlar vermeye alışkındır.Tom is used to making quick decisions.
Tom şu anda 100 yarda hızlı koşmada okul rekorunu elinde tutuyor.Tom currently holds the school record for the 100 yard dash.
Tom Mary'den daha hızlı koşabileceğini iddia etti.Tom claimed that he could run faster than Mary.
Tom Mary kadar hızlı hareket edemez.Tom can't move as quickly as Mary can.
Benim köpeğim hızlıdır.My dog is fast.
Elimizden geldiğince hızlı çalışıyoruz.We're working as fast as we can.
Bu köpek hızlı koşar.This dog runs fast.
Eğer çekerseniz çim hızlı büyümez.Grass doesn't grow faster if you pull it.
Uygulama, vücut kütle indeks oranını hızlı bir şekilde hesaplamanı sağlıyor.The application allows you to quickly calculate the ratio of body mass index - BMI.
Tom hızlı bir duş aldı.Tom took a quick shower.
Hızlı bir yüzücüyüm.I am a fast swimmer.
Hızlı cevabınız için teşekkürler.Thanks for your quick answer.
Genellikle,erkekler kadınlardan daha hızlı koşar.Generally, men run faster than women.
Daha hızlı git!Go quicker!
Dünya gitgide daha hızlı değişiyor.The world changes faster and faster.
Senin araban hızlıdır.Your car is fast.
Hızlı bir öğle yemeği yedim.I ate a quick lunch.
Tren çok hızlı.The train is very fast.
O, öğrenciler için fazla hızlı konuştu.He spoke too quickly for the students.
Bütün genç köpekler hızlı koşar.All the young dogs run quickly.
Kentsel alanlarda toplu taşıma sadece özel ulaşımdan daha hızlıdır.Public transportation is only faster than private transportation in urban areas.
O, hızlı koşamayacak kadar şişman.He is too fat to run quickly.
Efendim, bağajınızı hızlı bir şekilde kontrol edebilir miyiz lütfen?Sir, can we quickly inspect your luggage please?
Ken hızlı koşmak zorundadır.Ken has to run fast.

İlgili Sayfalar