hızlı hızlı ile cümle

hızlı hızlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Biz çok hızlı gitmiyoruz.We're not going very fast.
Biz hızlı hareket etmeye çalışıyoruz.We're trying to move fast.
Elimizden geldiği kadar hızlı gidiyoruz.We're going as fast as we can.
Şangay dünyanın en hızlı büyüyen kentidir.Shanghai is the fastest-growing city in the world.
O kadar hızlı sürmüyordum bile.I wasn't even driving that fast.
Ben hızlı sürmüyordum.I wasn't driving fast.
O kadar hızlı sürmüyordum.I wasn't driving all that fast.
Pois memurunun sürdüğümü söylediği kadar hızlı sürmüyordum.I wasn't driving as fast as the police officer said I was.
Biraz daha hızlı sürseydik, oraya zamanında varırdık.If I'd driven a little faster, we'd have gotten there on time.
Lütfen biraz daha hızlı sürer misin?Could you please drive a little faster?
Bu kadar hızlı sürüyor olmamalısın.You shouldn't be driving this fast.
O kadar hızlı sürme.Don't drive so fast.
Bu kadar hızlı sürmeyin.Don't drive so fast.
Tom her zaman Mary'nin çok hızlı araba sürmesinden şikayet eder.Tom always complains that Mary drives too fast.
Tom Mary'nin yeterince hızlı sürmediğinden sürekli şikayet ediyor.Tom always complains that Mary doesn't drive fast enough.
Hızlı çalışmak zorunda olacağım.We'll have to work fast.
Hızlı hareket etmek zorunda kalacağız.We'll have to act fast.
En hızlı rotayı aldık.We took the quickest route.
Tom'un nabzı hızlı atıyor.Tom's pulse is racing.
Tom'un nabzı hızlı.Tom's pulse is fast.
Çok hızlı şekilde hareket etmek zorundayız.We have to move very quickly.
Sana hızlı bir soru sorabilir miyim?Can I ask you a quick question?
Daha hızlı yürüyebilir misin, lütfen?Can you walk faster, please?
Onu daha hızlı yapamaz mısın?Can't you do it any faster?
Elimden geldiği kadar hızlı düşünüyorum.I'm thinking as fast as I can.
Hızlı yol aldın.You made good time.
Daha hızlı gitmelisin.You've got to go faster.
Daha hızlı gitmen gerekiyor.You've got to go faster.
Daha hızlı gitmek zorundasın.You've got to go faster.
Çok çok hızlı sürüyorsun.You're driving way too fast.
Yeterince hızlı hızlı gitmiyorsun.You're not going fast enough.
Sen bundan daha hızlı çalışabilirsin.You can work faster than that.
Hızlı bir duş alsam olur mu?Would it be OK if I took a quick shower?
Onun hakkında hızlı ol.Be quick about it.
Hızlı olsak iyi olur.We'd better be fast.
Onu hızlı yapsan iyi olur.You'd better do it fast.
Ben daha hızlıyım.I'm faster.
En hızlısı sensin.You are the fastest.
Hızlı olmak zorunda olacaksın.You're going to have to be quick.
Tatoeba çok hızlı.Tatoeba is so fast.
Bambular gezegendeki en hızlı büyüyen bitkilerden biridir.Bamboos are one of the fastest growing plants on the planet.
Sizin için çok hızlı konuşuyor muyum?Am I talking too fast for you?
Tom hızlı bir yayadır.Tom is a fast walker.
Tom hızlı bir düşünürdür.Tom is a fast thinker.
Tom hızlı bir konuşmacı.Tom is a fast speaker.
Tom gerçekten hızlı.Tom is really quick.
Tom mümkün olduğu kadar hızlı koştu.Tom ran as fast as possible.
Benim için çok hızlı hareket ediyorsunuz.You're moving too fast for me.
Tom benden daha hızlı koşabilir.Tom can run faster than me.
Tom gerçekten hızlı, değil mi?Tom is really fast, isn't he?
Tom çok hızlı, değil mi?Tom is very fast, isn't he?
Tom hızlı, değil mi?Tom is fast, isn't he?
Büyükannem senden daha hızlı mesaj yazıyor.My grandma texts faster than you.
Tom benim koşabildiğim kadar hızlı koşamaz.Tom can't run as fast as I can.
Tom neredeyse benim kadar hızlı yüzebilir.Tom can swim almost as fast as I can.
Tom Mary'ye yanağından hızlı bir öpücük verdi.Tom gave Mary a quick peck on the cheek.
Tom hızlı bir karar verdi.Tom made a quick decision.
Tom onu benim yaptığımdan daha hızlı yapar.Tom does that faster than I do.
Tom hızlı bir çıkış yaptı.Tom made a quick exit.
Tom oldukça hızlı hareket ediyor.Tom is moving quite fast.

İlgili Sayfalar