hızlı hızlı ile cümle
hızlı hızlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Tom arabayı çok hızlı sürüyordu.Tom was driving too fast.
O en hızlı arabadır.That is the fastest car.
Tom sayfaları daha hızlı çevirmeye başladı.Tom began to turn the pages more quickly.
Tom kafasında hızlı bir hesaplama yaptı.Tom did a quick calculation in his head.
Onlardan ikisi çok hızlı dostluk kurdular.The two of them struck up a friendship very quickly.
Ondan daha hızlı çalışamaz mısın?Can't you work any faster than that?
Bekle. Bu kadar hızlı yürüyemem.Wait. I can't walk that fast.
Çok hızlı harcayanlar asla zengin olmazlar.Those who spend too fast never grow rich.
Her şey çok hızlı oldu.Everything happened so fast.
Onlar çok hızlı yüzüyorlar.They swim very quickly.
Çok hızlı bir şekilde yüzüyorsun.You swim very quickly.
Ben dünyadaki en hızlı koşucuyum.I'm the fastest runner in the world.
Luca'nın motosikleti benimkinden daha hızlı.Luca's motorbike is faster than mine.
Buradan elimizden geldiğince hızlı çıkmamızı öneriyorum.I suggest we get out of here as fast as we can.
O çok hızlı oldu.It happened too fast.
Bu çok hızlı oldu.It happened so quickly.
Bu çok hızlı oluyor.It's happening too fast.
O sadece çok hızlı oldu.It just happened so fast.
Bunun hepsi biraz hızlı oldu.It all happened kind of fast.
Bu oldukça hızlı şekilde olacak.It'll happen quite quickly.
Bunun hepsi çok hızlı oluyor.It's all happening so fast.
İşler hızlı oluyordu.Things were happening fast.
İşler çok hızlı bir şekilde gerçekleşebilir.Things can happen very quickly.
Bu çevrede her şey çok hızlı olur.Everything happens very quickly around here.
İşler hızlı olacak.Things are going to happen fast.
Her şey çok hızlı oluyordu.Everything was happening so fast.
Onun hepsi biraz çok hızlı oluyor.It's all happening a little too fast.
Her şey çok hızlı oluyor.Everything's happening too quickly.
O oldukça hızlı oldu, öyle değil mi?That happened pretty fast, don't you think?
İşler biraz hızlı oluyordu.Things were happening kind of fast.
Ondan sonra her şey gerçekten hızlı oldu.Everything happened really fast after that.
Hızlı bir soru sorabilir miyim?May I ask a quick question?
Belki çok hızlı vazgeçtin.Maybe you gave up too fast.
Ben zaten ödeme yaptım. Lütfen eşyayı mümkün olduğunca hızlı bir şekilde gönderin.I have already paid. Please ship the item as rapidly as possible.
Tom hızlı bir tane çekebileceğini düşündü.Tom thought he could pull a fast one.
Tom hızlı yürür.Tom walks fast.
Tom çok hızlıdır.Tom is very fast.
Tom hızlı bir kahvaltı yaptı.Tom had a quick breakfast.
Tom kalbinin daha hızlı attığını hissetti.Tom felt his heart beating faster.
Tom çok hızlı araç kullanır.Tom drives very fast.
Sen daha hızlı çalışmalısın.You must work faster.
Daha hızlı çalışman gerekiyor.You need to work faster.
Daha hızlı çalışmak zorundasın.You have to work faster.
Hızlı bir şekilde gelmek zorundasın.You have to come quickly.
Tom nispeten hızlı konuşuyor.Tom speaks relatively fast.
Tom oldukça hızlı konuşmaya eğilimlidir.Tom tends to speak quite fast.
Tom bana çok hızlı sürmememi söyledi.Tom told me not to drive so fast.
Tom'a söyle, mümkün olduğunca hızlı çalışıyorum.Tell Tom I'm working as fast as I can.
Ne kadar hızlı gittiğini biliyor musun?Do you know how fast you were going?
Lütfen bu kadar hızlı sürme.Please don't drive so fast.
Durum hızlı ve kararlı hareket etmeyi gerektiriyordu.The situation called for quick, decisive action.
Onlar çok hızlı konuşuyorlar.They talk very fast.
Sen hızlı bir şekilde yürüyorsun!You walk quickly!
O çok hızlı bir karar verdi.He made a very quick decision.
Uzun bir yolculuk için yüksek hızlı bir trene binin.Take a high-speed train for a long trip.
Genellikle çok hızlı süreriz.In general, we drive too fast.
Başlığı çok hızlı okudum.I read the title too fast.
Hızlı bir şey önersen iyi olur.You'd better come up with something fast.
Biz hızlı hareket etmek zorundayız.We've got to act fast.
Hızlı hareket etmek zorundayız.We've got to move fast.