hız ile cümle

hız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Bill Bob'tan daha hızlı koşabilir.Bill can run faster than Bob.
Hideo bisikletliden kaçınmak için direksiyonu hızlıca çevirdi.Hideo turned the steering wheel sharply to avoid the bicyclist.
Polis arabası oldukça yüksek hızla sürüyordu.The police car was driving at fairly high speed.
Otobüs yavaş yavaş hızlandı.The bus picked up the speed gradually.
Nozomi, Japonya'daki tüm trenlerin en hızlısıdır.The Nozomi is the fastest of all the trains in Japan.
Fareler hızla ürerler.Rats breed rapidly.
Haber hızla yayıldı.The news quickly spread.
Ne hızlı bir at!What a fast horse that is!
Ne kadar hızlı yürürsen yürü, ona yetişemezsin.No matter how fast you may walk, you can't catch up with him.
Ne kadar hızlı koşarsan koş onu yakalayamayacaksın.No matter how fast you run, you won't catch up with him.
Ne kadar hızlı sürersen sür, oraya vaktinde varamayacaksın.No matter how fast you drive, you won't get there on time.
Tom hızlı koşabilir.Tom can run fast.
Tom Bill kadar hızlı koşmaz.Tom doesn't run as fast as Bill.
Tom ne kadar hızlı çalışıyor!How fast Tom works!
Tom ne kadar hızlı konuşuyor!How fast Tom speaks!
Tom çok hızlı koşar.Tom runs very fast.
Tom çok hızlı yüzer.Tom swims very fast.
Tom senin kadar hızlı yüzebilir.Tom can swim as fast as you.
Tony hızlı koşabilir.Tony can run fast.
Tony hızlı bir koşucu.Tony is a fast runner.
Lütfen hizmetçiye onu odama taşıt.Please have the maid carry it to my room.
Lütfen onu hızlı bir şekilde yap.Please do it quickly.
Mümkün olduğunca hızlı yürüyün.Walk as fast as possible.
Koşabildiğin kadar hızlı koş.Run as fast as you can.
Koşabildiğim kadar hızlı koşarak, arkadaşımla arayı kapatabildim.Running as fast as I could, I was able to catch up with my friend.
Koşabildiği kadar hızlı koştu.She ran as fast as she was able to.
Koşabildiğim kadar hızlı koştum.I ran as quickly as I could.
Dave sınıf arkadaşlarım arasında en hızlı yüzücüdür.Dave is the fastest swimmer of all my classmates.
Kırlangıç uçuşta hızlıdır.The swallow is swift in flight.
Bir kırlangıç ​​çok hızlı uçar.A swallow flies very swiftly.
Tsubasa çok hızlı bir trendir.The Tsubasa is a very fast train.
Bir çita herhangi bir hayvan kadar hızlı koşar.A cheetah runs as fast as any animal.
Yürümek taksiye binmekten daha hızlı olacaktır.It'll be quicker to walk than to take a taxi.
Bir taksi ayırtmak daha hızlıdır.It's faster to reserve a taxi.
Hangisi daha hızlı bir taksi mi yoksa metro mu?Which is quicker, a taxi or the subway?
O kadar hızlı araba sürmek tehlikelidir.It is dangerous to drive so fast.
Lütfen çok hızlı yürüme. Sana ayak uyduramıyorum.Please don't walk so fast. I can't keep pace with you.
Çok hızlı yürüme.Don't walk so fast.
Çok hızlı konuşma, lütfen.Don't speak so fast, please.
Benim için bu kadar hızlı koşmak imkânsız.Running so fast is impossible for me.
O kadar hızlı çalışmayın.Don't run so fast.
Çok hızlı konuşmayın.Don't speak so fast.
Lütfen çok hızlı konuşma.Please don't speak so fast.
Çok hızlı yürümeyin. Size yetişemiyorum.Don't walk so fast. I can't keep up with you.
O kadar hızlı yürürsen sana yetişemem.I can't keep up with you if you walk so fast.
Bu, dünyadaki en hızlı demir yoludur.It's the fastest railroad in the world.
Bu bizim amacımıza hizmet eder.It serves our purpose.
Yaşlı adam yıllarca krala hizmet etti.The old man served the king for many years.
Tren saatte 50 mil hızla gidiyordu.The train is traveling at the rate of 50 miles an hour.
Tren hız kazandı.The train gained speed.
Tren hızlandı.The train gained speed.
İlaç hızlı bir şekilde çalıştı.The drug acted quickly.
İlaç hızlı bir şekilde etki etti.The drug acted quickly.
Hastalığın hızlıca yayılmasını önlemek kolay bir görev değildi.To prevent the disease from spreading quickly was not an easy task.
Uçak saatte beş yüz kilometre hızla uçar.The airplane flies at a speed of five hundred kilometers per hour.
Uçak sesten hızlı hızlara ulaşabilir.The airplane is capable of supersonic speeds.
Parti hızla temel kazandı.The party gained ground rapidly.
Şehir son zamanlarda hızla genişledi.The city has rapidly expanded recently.
Boston son on yılda hızlı büyüdü.Boston has grown rapidly in the last ten years.
Kentin hızlı büyümesi bizi şaşırttı.The rapid growth of the city surprised us.
İlgili Sayfalar