hızı ile cümle

hızı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kalp atış hızı artırıcıdır.Pulsul este accelerat.
Hızır ve Hıdırellezin kökeni hakkında çeşitli fikirler ortaya atılmıştır.Sunt diverse variante în privința originii lui Hızır și a sărbătorii de Hıdırellez.
Bu sayede daha çok başarılı çarpışma olur ve tepkime hızı artar.Astfel, mai multe ciocniri eficace vor avea loc iar viteza de reacție va crește.
Böylece damlaların düşüş hızı belirlenir.Astfel puntea se dezechilibrează.
15 tane hizip vardır.Conține 15 genuri.
Köyün en eski ismi "Hızırlı" olup daha sonra "Çambaşı" adını almıştır.Ultimul depozit avea să fie cel mai mare și a fost denumit „depozitul de o tonă”.
Böylece hastalığa yakalanan kişi sayısı azaltılabilir ve hastalığın yayılma hızı düşürülebilir.Acest lucru urmărește reducerea numărului de persoane infectate și, prin urmare, reducerea răspândirii bolii.
Bu da web sayfasının etkileşimini, hızını ve kullanılabilirliğini artırmak demektir.Aceasta are ca scop creșterea interactivității, ușurinței în utilizare și a vitezei aplicațiilor web.
Güneş'in ekvatoryal dönüş hızı 2 km/sn'dir.În comparație, Soarele are o viteză de rotație de 2 km/s.
İşçinin çalışma hızını yükseltmek.Grăbirea lucrărilor de construcție.
Kötü durum koşulunda bu periyot, sinyalin ilerleme hızından veya yayılmasından daha uzun olmalıdır.Cu cât acest amplificator are o viteză mai mare, cu atât va fi mai mare viteza de citire din memorie.
1970'lerde büyüme hızı yavaşlamaya başladı.În anii '70 s-a dezvoltat într-un ritm accelerat.
Nüfus artışı hızı, ölüm oranı doğum oranından daha hızlı düştüğü için arttı.Situația demografică era întodeauna pozitivă, natalitatea fiind mai înaltă decât mortalitate.
Hızır tarafından yurtdışına gönderilir.Este stabilită în străinătate.
Bu safhada aşınma hızı çok azdır.Taurul are o viteză destul de mică.
Yol üzerindeki hızı 70 km/saat'e kadar çıkabilir.Viteza pe șosea poate ajunge la 75 km/h.
Kazuo Tachibana: (d.30 Kasım) Hem hızı, hem tekniği, hem de bitiriciliğiyle tanınır.Istoricitatea lui Shōtoku (atât acuratețea datelor, cât și existența sa) este pusă la îndoială.
Cephenin tümünde 6 Eylül’de taarruz hızı, neredeyse duracak kadar yavaşladı.Revărsările atingeau intensitatea maximă abia in luna septembrie, după care începeau să scadă.
Marius MÖ 86 yılının başlarında öldü ancak hizip etkin bir güç olarak kaldı.Marius devine consul dar moare în 86 î.Hr. din cauze naturale.
Alt türleri Işık eğrisi hızı gelişimine göre sınıflandırılır.Prin urmare, metrul a fost redefinit în termeni de viteza luminii.
Bu da web sayfasının etkileşimini, hızını ve kullanılabilirliğini artırmak demektir.Ez növeli a honlap interaktivitását, sebességét és használhatóságát.
(Düşük nabız hızı ve düşük kan basıncının bir arada olması Bezold-Jarisch refleksi olarak bilinmektedir).(Az alacsony szívritmus és alacsony vérnyomás kombinációját Bezold-Jarish reflex(en)nek nevezik.)
Işık hızında koşabilir.Fénysebességgel képes repülni.
Bernoulli Kanunu'na göre hızı artan akışkanın basıncı azalır.Bernoulli törvénye értelmében a sebesség növekedésével a nyomás csökken.
Maksimum hızı 210 km/h'dir (130 mph).A végsebessége 210 km/h (130mph).
En eski Pentiumlar 66 MHz ve 60 MHz saat hızıyla piyasaya sürülmüştür.A korai Pentiumok 60 és 66 MHz-en üzemeltek.
Dünyadaki herhangi iki nokta arasındaki, en azından 100 Mbit/s veri hızı.Az adatátviteli sebesség bármely két pont között a világon, legalább 99 Mbit/s.
Müthiş hızıyla dikkat çekmektedir.Igen, de elképesztő gyorsasággal kéne tenni.
Bu hipotezi teyit etmek için radyal hızın daha hassas ölçümleri gereklidir.A feltételezés bizonyításához pontosabb radiálissebesség-mérések szükségesek.
Tek başına serum kreatinin, glomerül filtrasyon hızını da yüksek gösterebilir.A szérum kreatinin önmagában túlbecsülheti a glomeruláris filtrációs rátát.
Böylece hastalığa yakalanan kişi sayısı azaltılabilir ve hastalığın yayılma hızı düşürülebilir.Ezen a módon csökkenthető a fertőzöttek száma és ez által a betegség terjedése is visszaszorítható.
Vazgeçilen bir devindirici hızı daha etkili bir itme kuvveti yaratır.A nagyobb áramlási sebesség nagyobb felhajtóerőt hoz létre.
Bilinen nötron yıldızları içinde kendi etrafında dönme hızı en yüksek olan PSR J1748-2446ad’dir.Az eddig mért leggyorsabb forgást 716 Hz frekvenciával a PSR J1748-2446ad elnevezésű neutroncsillagnál mérték.
Mermi ilk çıkış hızı 820 m/s'dir.A lövedék kezdősebessége 1020 m/s.
Hareketin yönünü değiştirebilir ama hiçbir zaman hızı değiştiremez.A járásmódot a futásig lehet gyorsítani anélkül, hogy ritmusa megváltozna.
1970'lerde büyüme hızı yavaşlamaya başladı.Az 1970-es években a növekedés lelassult.
Tüm bu iyileştirmelere mukabil, azami seviye uçuş hızı ve ivmesi %5 oranında düşmüştür.Azt vártuk, akartuk, hogy kint mindenütt, hogy az orvosi pályán és mindenütt csak az 5 %-nak megfelelő legyen.
Vakum içindeki ışık hızı bütün gözlemciler için aynıdır.Az elmélet felteszi, hogy a fénysebesség vákuumban ugyanaz minden megfigyelő számára.
Kalp pilinin amacı yeterli kalp atış hızını sağlamaktır.A szívciklus frekvenciája a szívritmus.
Bir süre Hızır ile yollarını ayırmıştır.Az állandó sebességgel megtett út és a közben eltelt idő.
Bu da çok düşük bir veri akış hızı sağlar.Egyik hátránya viszont az alacsony effektív átviteli sebesség.
Birinci basamağı iki yıl süreyle kullanılacak ve uzay aracını ışık hızının % 7,1'ine çıkaracaktı (0,071 c).Az első fokozat két évig működik 0,071 fénysebességre gyorsítva fel az űrhajót.
Uygulamanın silinme hızı oranı kaldırıldı.Maximális mintavételi sebességük ált.
1) Çamur : Yürüme hızımızı azaltır.Pehelykönnyű lépések: Megnöveli a futás sebességét.
Hızı aynıdır).A sebesség őrültjei).
Çabukluk rünü hareket hızınızı belli bir süre maksimum seviyeye çıkarır.Gomba: Egy kis időre extra sebességet kapunk.
Büyüsü hızıdır.A nagyság varázsa.
"Buta"yı veren Hızırdır.A "nem"-et a gyorsan felrántott fej fejezi ki.
Küçük genlikli KÇD'lar için bu hız, ışık hızına eşittir ( c {\displaystyle c} ).Kis amplitúdójú gravitációs hullámok esetében ez a fénysebesség, c {\displaystyle c} .
Renal kan akımını ve glomerüler filtrasyon hızını azaltır.Nő a vese véráramlása és általában nem csökken a glomerularis filtráció mértéke.
Artan veri kapasitesi ile birlikte Blu-ray 36 Mbps veri iletim hızını kullanmaktadır.A DVD 10 Mbps gyorsaságával szemben a Blu-ray lemez mintegy 36 Mbps sebességet nyújt a használóknak.
Kalp atış hızı artırıcıdır.Szívverése felgyorsulhat.
Burada c, ışık hızıdır.Itt c a vákuumbeli fénysebesség.
Yaklaşık 65 km/s'lik hızı ile dönemin dünyadaki en hızlı uçakgemisi idi.Szolgálatba állításakor 990 km/h-ás végsebességével ez volt a leggyorsabb utasszállító repülőgép a világon.
Işık hızı sabittir, ve dolayısıyla gözlemcinin hareketiyle ilişkili değildir.A kísérlet kimutatta, hogy a fénysebesség állandó, és nem függ a megfigyelő mozgásától.
Işığın boşluktaki hızı yaklaşık olarak saniyede 300.000 km’dir.A fény sebessége vákuumban közelítőleg 300 000 km/s.
V ise cismin hızıdır.Simoni időfutamban is gyors.
1978'de bu hizibin tüm önde gelenleri tasfiye edilmiş ya da sürgüne gönderilmiştir.287) átfogalmazta illetve eltörölte ezt az eljárást.
Araçta 4.2 beygirgücünde 49 cc hacminde motor olup son hızı 61 km/h idi.A jármű 4x2 meghajtású, a motor 24 lóerős volt, maximális sebessége 65 km/h.
Bu kanun motor gelişim hızını biraz durdurdu.Ezzel a gép működési sebessége igen megnőtt.

İlgili Sayfalar