hızı ile cümle

hızı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Michelson-Morley deneyleri ışık hızının değişkenliğini kanıtlamak üzere kurulmuştur.Michelson–Morleys experiment visar att ljushastigheten är oberoende av förflyttning.
1971'den beri protestoların hızı giderek artmaya başladı.1971 återupptogs utgrävningarna som pågått sedan dess.
Küme elemanlarının radyal hızı spektrumlarının Doppler kayması ölçümleriile belirlenebilir.Radiell hastighet kan mätas med instrument som använder sig av dopplereffekten.
Bu kanun motor gelişim hızını biraz durdurdu.Den stora trossen saktade betydligt ner marschhastigheten.
Ancak arabanın 60 km/sa süratle kuzey yönüne ilerlediği söylenirse bu bize yöneysel hızı verir.Om hastigheten är "90 kilometer i timmen rakt norrut", så är farten "90 kilometer i timmen".
Dalgalar bir milyardan fazla yıldır ışık hızında seyahat etmişti. .Хвилі пройшли зі швидкістю світла більш ніж за мільярд років.
Bu, Fermi hızıdır.Це і є швидкості Фермі.
Ancak, değişik teorilerde ışığın hızının zaman içinde değişmiş olabileceği öne sürülmüştür.Однак, деякі теорії припускають, що швидкість світла може змінюватись із часом.
Hızır öldürür.Смерть настає швидко.
Tempo (kökeni Latince: "Tempus") müzikte bir parçanın yorumlanma hızı.Темп (італ. tempo від лат. tempus — час) — міра швидкості в музиці.
TV ve dijital kamera işinde üç ana kare hızı standardı var: 24p, 25p, ve 30p.Існують три основні стандартні частоти кадрів у телебаченні і цифровому кіно: 24p, 25p, і 30p.
Bununla birlikte, bu yol mikroskobun düşük tarama hızı nedeniyle hala yavaş bir süreçtir.Проте, це як і раніше, повільний процес через низьку швидкість сканування мікроскопу.
1905 Devrimi iki hizipi de hazırlıksız yakalar.Революція 1905 року дістала відгомін і на Покровщині.
Bernoulli Kanunu'na göre hızı artan akışkanın basıncı azalır.Згідно із законом Бернуллі, із збільшенням швидкості тиск зменшується.
Dengeyi değil, ona ulaşma hızını değiştirirler.При цьому струмінь не змінює свого напряму.
1970'lerde büyüme hızı yavaşlamaya başladı.У 70-і роки темпи зростання впали.
1965'te Afganistan Demokratik Halk Partisi'nin (PDPA) Perşem hizibine katıldı.1965 року вступив до Народно-демократичної партії Афганістану (НДПА).
Sadece Macaristan’da gerçek hızını gösterebildi.При угорському дворі він швидко досяг успіху.
Işık hızında koşabilir.Вона може пересуватися зі швидкістю світла.
Maksimum hızı 42 deniz milidir.Максимальна швидкість становила 42 вузли.
Kanatların üzerindeki buhar genişlemesinin etkisi çıkıştaki göreli hızın yükselmesidir.Якщо лід лишається на крилах варто збільшувати швидкість заходу на посадку.
Mucize Ashabı Kehf Musa Hızır Deccal DİB Kehf Suresi mealiAllmusic review Кліп Slow Me Down Кліп Falling
Hızı aynıdır).Velocitas — швидкість).
Hacı Hızır Mh.Стебло сильно скорочене.
Köyde 3G hızında internet erişimi bulunmaktadır.В місті є 3G інтернет.
Sık sık prevalans hızı ile karıştırılır.Часто збігаються з напрямом погасання.
Yükselmenin hızı şimdi deniz seviyesi üzerinde kalmış olan eski plajlardan anlaşılmaktadır.Морські акумулятивні рівнини являють собою підняті над сучасним рівнем моря ділянки древнього морського дна.
Hizipler arası kavgayı bitirmek yerine, gerçekte bunu cesaretlendirmiştir.Наприкінці війни замість широкої застібки застосовували тонку.
Oyun, saniyede 60 kare hızında çalışır.Кожне серце зазвичай б'ється зі швидкістю 60 раз на хвилину.
Tek başına serum kreatinin, glomerül filtrasyon hızını da yüksek gösterebilir.Креатинін сироватки сам по собі може переоцінити швидкість клубочкової фільтрації.
Doğal olarak bu sistemin çalışma hızı da maliyetleri de çok yüksektir.Також вартість такої системи досить велика.
Bu da hızı arttıran bir etkendir.Це також збільшує швидкість прояснення.
Dönüş hızını arttırmak için rulmanlı göbek sistemleri kullanılır.Для зниження швидкості пікірування випускаються гальмівні щитки літака.
Yangın, hızını kesmeyen rüzgâr nedeniyle hâlâ yayılıyordu.Вогонь швидко поширився через сильний вітер.
Burada c, ışık hızıdır.В цьому визначенні t — час, c — швидкість світла.
Bu çeşit motorlar 5 Mach hızına kadar çalışırlar.Вся ця процесія рухалася зі швидкістю 5 вузлів.
Marius MÖ 86 yılının başlarında öldü ancak hizip etkin bir güç olarak kaldı.Флоренс померла у віці 38 років уві сні внаслідок епілептичного спазму.
Bu ırkın diğer özel yeteneği — buğday üretiminin yüksek hızı.Основний напрям господарства — виробництво вовни.
Mekanizmanın hızını yavaş olan adım belirler.Потужність установки поступово нарощували.
Velocity (Hız): Büyük Veri’nin üretilme hızı çok yüksek ve gittikçe artıyor.Форма «Ауреа» («Aurea») — дуже швидко росте.
Ortalama rüzgar hızı 2,8 m/sn’dir.Середньорічна швидкість вітру - 2,6 м/с .
Hızı gösteren bir vektörün hem yönü hem de büyüklüğü vardır.Швидкість — величина векторна, тобто вона має абсолютну величину і напрямок.
Bu sayede topun atış hızı arttırıldı.Природно, при цьому зростає швидкість кулі.
Nem ve çizik karışımı, lifin yaşlanma ve dayanımındaki bozulma hızını artırır.Комбінація вологи і подряпин прискорює процеси старіння і зношування.
Hızır da yanından eksik olmaz.Однак він не стійкий і швидко зникає.
Parlamentoda Hromada parlamento hizipçiliğinin lideri oldu.В деяких країнах парламент може змістити окремого міністра.
Bu durum sürüklenmenin artmasına neden olur ve roketin uçuş hızını iniş için güvenli bir hıza düşürür.Це гарантує високу точність влучання та дає можливість перенацілювати ракету на заключному етапі польоту.
15 tane hizip vardır.Їх існує 15 видів.
"Tavşanayak" lakabı hızına ve av yeteneklerini vurgular.Кролі характеризуються високою плодючістю, багатопліддям і скоростиглістю.
Ona göre, araba pozitif x ekseni yönünde v hızı ile x ekseni boyunca hareket etmektedir.Припустимо, що нам відомо, з якою швидкістю рухається кожна точка x фазового простору.
1970 yılında 24,7'e olan bebek ölüm hızı 1974 yılında 27,9'a yükselmişti.Míra kojenecké úmrtnosti se zvýšila z 24,7 v roce 1970 na 27,9 roku 1974.
Muharrem’den sonra da üç gün Hızır Orucu tutarlar.Dnes (podle knihy Buch!) má oddíly tři.
Rüzgâr hızı anemometre ile ölçülür.Rychlost větru můžeme změřit anemometrem.
Rüzgârın hızı yerden 10 metre yüksekte ölçülür.Rychlost větru se standardně měří v 10 metrech nad zemí.
İkincisi, ışık hızının her gözlemci için aynı olduğu kuralıdır.Druhým byl princip, že rychlost světla je stejná pro všechny pozorovatele.
Michael Faraday bir denizaltı kablosundaki hızı gösterdi.Michael Faraday objevuje indukci.
Plağın geri kalanı 16⅔ devir/dak hızında dinlenebilen ses kayıtlarıdır.Zbytek nahrávky je zvukový záznam, zaznamenaný při rychlosti 16⅔ otáček za minutu.
Çözümün bu formunda, ışık hızının tekliği (c = 1) olacak şekilde seçilir.V této formulaci řešení jsou jednotky vybrány tak, že rychlost světla je rovna jedné (c = 1).
Işığın boşluktaki hızı yaklaşık olarak saniyede 300.000 km’dir.Rychlost světla ve vakuu je asi 300 000 kilometrů za sekundu.
Bu sayede topun atış hızı arttırıldı.Tím došlo k nárůstu rychlosti střel.

İlgili Sayfalar