hızı ile cümle
hızı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bir süre Hızır ile yollarını ayırmıştır.Hierop scheiden hun wegen een tijdje.
Hızı ve çevikliğiyle dikkat çekti.Het focust op snelheid en gebruiksgemak.
Deadpool’un asıl gücü ise olağanüstü iyileşme hızı.Het belangrijkste bij diaboloën is snelheid.
1870'te torpidoların menzili 914 m'ye hızı 6 knot'a kadar çıkarıldı.Rond 1880 was de snelheid van de torpedo al verhoogd naar 20 knopen.
18 Ocak - Hızı saatte 100 km'ye ulaşan fırtına, Antalya'da 500 milyon TL'lik hasara yol açtı.18 december: Storm trekt over België met windstoten tot 125 km/h in Oostende.
Bu nedenle İslamiyet sonrası bazı söylencelerde Hızır Peygamber ile özdeşleşmiştir.De profeet Mozes werd later op gelijkaardige wijze afgebeeld.
Yüksek transfer hızını koruyarak gecikme sürelerini kısaltmayı sağlamaktadır.Een hogere flow van de mobiele fase zorgt ervoor dat de retentietijd korter wordt.
AGI (Agility) (Çeviklik) Saldırı ve kaçış hızınızı etkiler.Bloodlust: vergroot de aanvalssnelheid en loopsnelheid van je troepen.
İldeki nüfus artış hızı ise %4,22'dir.De abundantie op Aarde bedraagt 24,22%.
Yangın, hızını kesmeyen rüzgâr nedeniyle hâlâ yayılıyordu.De brand breidt zich snel en ongecontroleerd uit door de harde wind.
Çoğu sistem hava aracı kullanarak başlangıç hızı ve yükseklik kazanmaya çalışır.Hoofddoel is veel airtime en snelheid ontwikkelen.
Ne yazık ki Apt, hızı hala Mach 3'ün üzerindeyken bir dönüş manevrası yapmaya çalıştı.Vlak bij het doel versnelde de secundaire motor de raket naar Mach 3.
Bundan sonra öğrenci ve işçi eylemlerinin hızı azalır.Na WOII verdwijnen deze 'arbeidersstudenten'.
Hızı aynıdır).Speed (snelheid).
Lumia 830, maksimum aktarım hızı 150 Mbit / s olan 4G LTE teknolojisini desteklemektedir.Dat is acht keer sneller dan de 150 Mbps-pieksnelheid van het klassieke 4G.
Hızı ve hareketliliği onun en iyi özellikleridir.Lichtvoetigheid en snelheid zijn haar grootste gaven.
Yaklaşık 65 km/s'lik hızı ile dönemin dünyadaki en hızlı uçakgemisi idi.Met 70 km/h was dit lange tijd het snelste luchtschip ter wereld.
Eğilme kaynağı sertliği dönüş hızından bağımsızdır.De lichtsnelheid in vacuüm is onafhankelijk van de snelheid van de bron.
1971'den beri protestoların hızı giderek artmaya başladı.Reeds in 1971 begonnen zorgelijke geluiden te klinken.
İstediği kişiye hızından hiçbir şey kaybetmeden hız verebilir.Hij kan op elk gewenst moment vanuit het niets opduiken en verdwijnen.
Rüzgâr hızındaki değişimler, hedeften metrelerce sapmaya sebep olabilir.Temperatuurveranderingen tijdens de meting beïnvloeden al snel de meting.
100 MHz'Inin bir verı yolu sıklığı ile böylece DDR-SDRAM, 1600 MB’lık bir maksimum aktarma hızını verir.Dus met een busfrequentie van 100 MHz, heeft DDR een maximumoverdrachttarief van 1600 MB/s.
İnsanın başı daralmayınca Hızır yetişmez.Als de nood het hoogst is, is de redding nabij.
Rüzgâr hızı sıfıra düştü.Windsnelheid is gedaald tot nul.
Muharrem’den sonra da üç gün Hızır Orucu tutarlar.Msze odbywają się w dni powszednie (jedna) i trzy w niedziele.
Şehir oldukça rüzgârlıdır; rüzgârın ortalama hızı saatte 17 km dir.Miasto jest wietrzne, średnia prędkość wiatru wynosi 17 km/h.
CD çalar 1x lik okuma hızıyla saniyede 75 kesim okuyabilir.Przy prędkości 1× napęd CD odczytuje 75 kolejnych sektorów na sekundę.
Bu durum ışık hızından hızlı iletim olarak ifade edilmez.Informacja nie może być w ten sposób transmitowana z prędkością nadświetlną.
Sağ açıkta oynayan ve daha çok hızıyla tanınan oyuncu, sık sık Marc Overmars ile karşılaştırılırdı.Znany był ze swojej szybkości i często porównywany Marca Overmarsa.
Işık hızında koşabilir.Potrafi latać z prędkością światła.
Hızir Ilyas (Yerel deyimle Hıdır Ellez) Şenlikleri .O Shi Shi, który jadał lwy (chin. upr.
Bu çarpışma aynı zamanda dünyaya eksen eğikliğini kazandırmış ve rotasyon hızı sağlamıştır.Ta kolizja odchyliła również oś obrotu Ziemi i nadała jej szybką rotację.
Güneş'e doğru olan radyal hızı 21,7 km/sn'dir.Jej prędkość radialna w kierunku Słońca wynosi 22,4 km/s.
Hızır Bey 1353 yılında Venedikliler ile ticari bir anlaşma imzaladı.W 1319 roku zawarł on traktat pokojowy z Wenecją.
Bazı fırtınalar 35 m/s hızı üzerinde kıyı seli ve rüzgarlarına neden olabilir.Niektóre burze mogą powodować powodzie na wybrzeżu oraz wiatr osiągający w porywach 35 m/s.
Ortalama hızın büyüklüğü, ortalama sürate eşit veya ortalama süratten küçüktür.Średnia prędkość wektorowa ma wartość mniejszą lub równą prędkości średniej.
Hizipler arası kavgayı bitirmek yerine, gerçekte bunu cesaretlendirmiştir.W tej sytuacji zamiast zachęcać skutecznie zraziły do siebie tę grupę narodową.
Pulsarın kendi etrafındaki dönüş hızı oldukça yüksektir.Prędkość obrotowa turbin jest bardzo duża.
Işığın hızını kullanır.Liczy z prędkością światła.
Sol tarafının motoru hasar gördü ve hızı 24 knot'a düştü.Prawy silnik przestał działać, a 7 sekund później lewy.
Ancak, kinetik enerjideki artış roket motorunun ateşlendiği andaki hızı ile orantılıdır.Jednak wzrost energii kinetycznej jest proporcjonalny do prędkości w czasie gdy pracują.
Çizgisel hızın birimi metre / saniye dir.Jednostka prędkości w układzie SI to metr na sekundę.
Hızır da yanından eksik olmaz.Z szybkim wypięciem i bez niego.
Aristokrasiyi kayıracak şekilde anayasayı revize ederek, hizipçiliğe son verir.Duchowieństwo spiskując z arystokracją postanawia się go pozbyć.
Dünya yüzeyindeyken bu alandan çıkabilmek gereken kurtulma hızı 11.2 kilometre/saniye değerindedir.Prędkość ucieczki dla grawitacji Ziemi z jej powierzchni wynosi 11,2 km/s.
Rüzgârın yönü rüzgâr gülü, hızı ise anemometre ile ölçülür.Prowadzono pomiary promieniowania słonecznego, mierzono prędkość wiatru, dawniej z użyciem anemometru.
Karbon dioksitli ve azotlu ortamda aşınma hızı havaya göre oldukça düşmektedir.Zawartość wody i siarki w atmosferze okazała się niespodziewanie bardzo niska.
Hızı ve çevikliğiyle dikkat çekti.Słynie z szybkości i zwrotności.
1/300 saniye flaş senkronizasyon hızı.1/3 szybkości dźwięku w krysztale).
Bernoulli Kanunu'na göre hızı artan akışkanın basıncı azalır.Większej prędkości musi odpowiadać mniejsze ciśnienie – zgodnie z prawem Bernoulliego.
Sonuçlar ışık hızının kaynaktan bağımsız olduğu konusunda tutarlıydı.Jego wskazały na niezależność prędkości światła od prędkości źródła.
Intel 80486DX4 – Saat oranının 3 kat hızıyla çalışması için düzenlenmiştir.Intel i486DX4 – zegar wewnętrzny był taktowany potrójną prędkością.
Böylece ses hızından hareket edilerek derinlik ölçümü yapılabilir.Do czego może doprowadzić zmniejszenie dozwolonej prędkości?
Ancak genellikle nesnenin açısal hızı değişmemektedir ( bu konsept fizikte tork olarak adlandırılır).Ponadto często zmienia kolor włosów (jest to jego przyzwyczajenie po ucieczce a nie cecha biologiczna).
Parlamentoda Hromada parlamento hizipçiliğinin lideri oldu.W parlamencie kierował jej grupą deputowanych.
Veri iletim hızı 10 Mbit/s'dir.Szybkość transmisji może osiągnąć wartość 10 Mbit/s.
Bu manevra aracın Güneşten uzaklaşma hızını azalttı.Jednak służyłby on do zmniejszenia prędkości w pobliżu Księżyca.
1638 yılında Galileo ışığın hızını ölçmek için deneysel bir yöntem ortaya atmıştır.W 1615 zaproponował i wdrożył do praktyki nową metodę wyliczania promienia Ziemi.
Michelson-Morley deneyleri ışık hızının değişkenliğini kanıtlamak üzere kurulmuştur.Zatem eksperyment Michelsona-Morleya testuje jedynie prędkość światła w zależności od orientacji urządzenia.
Ana madde: Uzay mekikleri Hızı yavaşlamasına rağmen yine de uzayın keşfi Uzay Yarışından soonrada devam etti.Pomimo że tempo wyścigu zmalało, eksploracja kosmosu trwała.