hızı ile cümle

hızı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
919 yılında, çeşitli hiziplerin bir araya geldiği bir darbe ile Zoe yönetimden uzaklaştırıldı.Em 919, um golpe de estado envolvendo diversas facções conseguiu remover Zoé do poder.
1970'lerde büyüme hızı yavaşlamaya başladı.Na década de 70, a expansão acelerou.
Fakat kariyerini başlangıçtaki hızıyla sürdürmedi ve bir süre sonra da sahne hayatından uzaklaşti.Ela abriu os olhos lentamente e depois de um momento, prosseguiu com a cena.
T1 veri hızını (1.544 Mbit/saniye'ye kadar) işleyen VSAT'lara "TSATlar adı verilir.VSATs que lidam com a taxa de dados T1 (até 1.544 Mbit/s) são chamados de "TSATs.
Dengeyi değil, ona ulaşma hızını değiştirirler.Elas não alteram o equilíbrio em si, mas a velocidade em que este é alcançado.
Saniye başına komut (IPS) bilgisayar işlemcisinin hızının bir ölçüsüdür.Instruções por segundo (IPS) é uma medida da velocidade do processador de um computador.
Hızır bunlardan bir çiftini tutar, uçmasınlar diye kanatlarını kırar.Possui um par de asas que lhe permitem voar.
Sanayi Üretimi Büyüme Hızı: %7.5 (2010 tahm.)Crescimento do PIB: 5,4% ao ano (2015).
Planck momentumu ayrıca, Planck kütlesi ile ışık hızı çarpımıdır.A temperatura também está diretamente relacionada à cor da estrela, de acordo com a lei de Planck.
Hızır Çakırbeyli ve dostlarına ihanet eder.Ele tem o habito de fazer trocadilhos ruins para seus clientes e amigos.
Kent dışında otomobillerin hızı saatte 30 kilometreyi geçmeyecektir.Obriga ao motorista a não ultrapassar 30 km/h.
C4 (Composition C-4), yüksek kaliteli ve çok yüksek patlama hızına sahip askerî bir plastik patlayıcıdır.O C-4 ou "Composition C-4" é uma variedade comum de explosivo plástico de uso bélico.
Hızır da yanından eksik olmaz.Não falta nem faltará.
Dağıstan'ın nüfus artış hızı, Rusya Cumhuriyeti genelinde ilk sırada yer almaktadır.Em termos de crescimento do salário mensal médio, a república ocupa o primeiro lugar no Norte do Cáucaso.
Esir düşmüş, rakip Bulgar ve Ulah hizipleri arasında piyon olmuş, esirken ölmüştür.Foi capturado, transformado em peão entre as facções rivais valáquias e búlgaras, e morreu posto a ferros.
Diğer elektromanyetik dalgalar gibi radyo dalgaları da ışık hızında hareket eder.Como todas as outras ondas eletromagnéticas, viajam à velocidade da luz no vácuo.
Optik kalp hızı (sinüs ritmi) monitörü, cihazın alt kısmında yer almaktadır.A segunda é que o sensor de redução elétrico-optico fica embaixo do cockpit.
Işığın hızı hala mekaniksel bir aletin bu işi yapmasından daha hızlıdır.É mais fácil alterar a velocidade num motor elétrico do que em um mecânico.
Bu etki, yalnızca yıldızın dönme hızı düşük olduğunda gerçekleşir.Este efeito tem lugar somente se a velocidade de rotação é baixa.
Dört vitesli şanzımanıyla Porsche 930, 200 km/sa hızı üçüncü viteste aşabilmekteydi!Com a caixa de quatro velocidades, o 911 Turbo era capaz de passar de 200 km/h em terceira marcha!
Hızır Bey 1353 yılında Venedikliler ile ticari bir anlaşma imzaladı.Em 1364 concedido novos privilégios comerciais aos venezianos.
Hacı Hızır Mh.Sol maior Do, Presto.
Kötü durum koşulunda bu periyot, sinyalin ilerleme hızından veya yayılmasından daha uzun olmalıdır.Quanto maior a viscosidade, mais rápido é o decaimento do sinal.
Toplam doğurganlık hızı, nüfus başına bir kadının yaşamı boyunca dünyaya getirdiği ortalama çocuk sayısıdır.Taxa de Fecundidade: É a média de quantos filhos em média uma mulher tem no seu período fértil.
Burada v radyal hareket yapan galaksinin sürati, c ise ışık hızıdır.T0 é a tensão na corda, e c é a velocidade da luz.
Çoğu üniteye karşı etkili ancak hareketi ve atış hızı yavaştır.Os movimentos e controles da personagem são precisos embora a ação de tiro seja um pouco lenta.
Bu çarpışma aynı zamanda dünyaya eksen eğikliğini kazandırmış ve rotasyon hızı sağlamıştır.A Terra precisaria ter girado rápido demais para explicar sua velocidade atual de rotação.
Renal kan akımını ve glomerüler filtrasyon hızını azaltır.Rim: diminui fluxo sanguíneo e taxa de filtração glomerular.
Hızır tarafından yurtdışına gönderilir.Vender o excedente no estrangeiro.
Çocukların gelişim hızı onların motor becerilerine bağlıdır.As invenções dependem do nível de habilidade do seu sim.
Bu CPU ve hafıza hızı arasının açılmasına dikkat çekmek için söylenmiştir.Ela indica a unidade de transferência entre a CPU e memória principal.
Ve her yük arttığında hızımız düşer.À medida que o nível passa a velocidade aumenta.
Hızı onun en büyük silahı.Zijn snelheid was zijn grootste wapen.
Muharrem’den sonra da üç gün Hızır Orucu tutarlar.De bewoners tekenen vervolgens in op ten minste drie van die dagen.
Hatların ticari hızı (istasyonlardaki durma sürelerinin de dahil olduğu ortalama hız) 42 km/sa'tir.De commerciële snelheid (gemiddelde snelheid inclusief haltetijden in de stations) bedraagt 42 km/u.
Gücü ve her şeyi onun hızıdır.Zijn kracht en snelheid zijn ongeveer gelijk.
Hızır ölümsüzlük suyunu içtiği için ölüp yeniden dirilebilir.Hızır zou onsterfelijk zijn doordat hij het water des levens gedronken heeft.
Rüzgâr atlası, bir bölgedeki rüzgâr hızı ve rüzgâr yönü ile ilgili verileri içerir.Een windatlas bevat gegevens over de windsnelheid en -richting in een bepaald gebied.
Dengeyi değil, ona ulaşma hızını değiştirirler.Dit zonder de snelheid te wijzigen.
Işık hızının ilk miktarsal tahmini 1676'da Romer tarafından yapılmıştır.De oudste bepaling van de lichtsnelheid werd gedaan in 1676 door Ole Rømer.
Bu da hızı arttıran bir etkendir.Dit is een soort stroomversnelling.
Ancak bu hızını yalnızca kısa bir süre devam ettirebilir.Deze stroom kan daardoor maar een beperkte tijd in stand worden gehouden.
Hızı çok düşüktü.Het tempo zwakte af.
Veri aktarım hızı ise 2,5 MB/s dir.De snelheid van de gegevensoverdracht bedraagt 2,5 MB/s.
Şarkı eleştirmenlerin beğenisini kazandı; sözleri ve Eminem'in rap hızı övgüler topladı.Het lied kreeg positieve recensies; critici prezen Eminem's lyrische vermogen en rapsnelheid.
Otomobilin üst hızı elektronik olarak saatte 350 km ile sınırlandırılmıştır.De auto is elektronisch begrensd op 250 km/h.
Müthiş hızıyla dikkat çekmektedir.Hij heeft een uitmuntende snelheid.
Işık hızında koşabilir.Hij kon rennen met lichtsnelheid.
Sadece Macaristan’da gerçek hızını gösterebildi.Hij speelde in Nederland voor Vitesse.
Engelleyici, ketleyici veya inhibitör, kimyasal bir tepkimenin hızını azaltan bir katışkıdır.Een inhibitor of remmer is een stof die de reactiesnelheid van een chemische reactie sterk vertraagt.
Genellikle telefonlerda "H+" adlı mobil veri hızı olarak lanse edilir.Bij auto's wordt meestal een H-versnellingsbak toegepast.
Hızır tarafından yurtdışına gönderilir.Dan vertrekt hij snel naar het buitenland.
Yarış başladığında ise takım yine gerçek hızını gösterdi.Toen de tram opnieuw in dienst kwam, ging de ritprijs opnieuw omhoog.
Bu turda ortalama hızı 226,693 km/saat idi.Dit komt neer op een gemiddelde snelheid van 226,693 km/h.
Hızir Ilyas (Yerel deyimle Hıdır Ellez) Şenlikleri .Tot de zijrivieren behoort de Rila.
Mevcut sistemlerde 42 Mbit/s indirme hızına ulaşılabilmektedir.Op twee motoren zou nog een snelheid van 33 knopen bereikt kunnen worden.
Grup hızı faz hızıyla karıştırılmamalıdır.Pre-renderen is niet aan snelheid gebonden.
Köyde 3G hızında internet erişimi bulunmaktadır.De geboden internetverbinding loopt via het 3G-netwerk.
Hareket hızı yüksektir.Grootte van de versnelling.
Böylelikle tekerlekler doğru dönüş hızına kavuşuyor.Op de rechte einden wordt snelheid gemaakt.

İlgili Sayfalar