hırslı ile cümle

hırslı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Pratik yaparken çok hırslıymış.非常に稽古熱心だった。
Hırslı, azimli ve kıskançlığa varabilecek hazımsızlık gibi kişilik özellikleri bulunmaktadır.嫉妬や妬みといった人間の汚い面を積極的に盛り込んでいる。
Bir roman yazmak konusunda hırslıydı.小説を書くことで頭がいっぱい。
Hitler'in stratejik planı aşırı derecede hırslıydı.チャンセラーズヴィルの戦いの作戦は戦略的に大胆なものだった。
Hırslı, hiçbir zaman pes etmeyen ve kaybetmek nedir hiç bilemeyen bir adamı harika canlandırmıştır.永遠に続くものを願い、失ったものに不平を言うのは易しい。
Abisi Sonny ise yetenekli ve hırslı bir müzisyendir.シャルルはとてもハンサムな才能ある少年で素晴らしい音楽家である。
Bir o kadar da hırslıdır.她非常有雄心。
Güzel giyinir ve oldukça hırslıdır.她的衣著打扮非常可愛,也很女性化。
Bunun yanında aynı zamanda hırslı bir müzisyendi.但最重要的是,他是一位優秀的音樂家。
Bayern Münih'in internet sitesindeki profilinde "sabırsız, disiplinli, hırslı" gibi ifadeler yer almaktadır.拜仁慕尼黑官方网站曾在其个人档案中列出了“要强、有纪律、有事业心”的属性。
Prens, bu hırslı ve güzel Yabancı Prenses'le ilgilenmeye başlar.왕자는 이미 결혼식 하객 중 한명인 아름답고 야심찬 외국 공주에게 관심을 기울였다.
Çıtçıt: Ailenin hamarat ve hırslı annesi!아버지는 증 호조참판 우부(禹敷)이며 어머니는 신평(新坪) 한씨이다.
Milliyetçi, hırslı, heyecanlı bir gençti.헨리는 호기심 많고 모험심이 강한 아이였다.
Hırslı, hep daha fazlasını istiyor.חמדנית שכל הזמן רוצה להשיג יותר כסף.
Bunun yanında aynı zamanda hırslı bir müzisyendi.(אותו ממציא) "הוא גם מוזיקאי במקרה.
Üçü birlikte, genç ve hırslı yönetmen Cecil B. DeMille ile ilk filmlerini yaptılar.יחדיו הפיקו השלושה את סרטם הראשון, אותו ביים במאי הסרטים הצעיר ססיל ב.
Bunun yanında aynı zamanda hırslı bir müzisyendi.Той е амбициозен музикант.
Ayrıca hırslı bir sanat koleksiyoncusudur.Също така съм страстен колекционер“.
Hırslı, hep daha fazlasını istiyor.Um jest onaj koji uvijek želi više.
Hırslı bir karaktere sahiptir.Ima intenzivan karakterističan okus.
Bunun yanında aynı zamanda hırslı bir müzisyendi.Okrem iného bol aj dobrým muzikantom.
Descartes hırslı ve kararlı bir kişiliğe sahipti.Drahomíra bola prudkej a ctižiadostivej povahy.
Hitler'in stratejik planı aşırı derecede hırslıydı.Za razliko od italijanskega diktatorja pa je bil Hitler bolj konkreten.
Ayrıca hırslı bir sanat koleksiyoncusudur.Prav tako je tukaj njena presenetljiva umetniška zbirka.
Evren Ergüven pek çok otel sahibi varlıklı ve hırslı bir adamdır.Kinų manymu Hotei yra gausybės ir laimės, džiaugsmo dievas.
Descartes hırslı ve kararlı bir kişiliğe sahipti.Descartes pidas väga oluliseks intuitsiooni.
Son üç albümdür Chester'ı bu kadar hırslı ve azimli görmemiştim.Ma ei olnud kunagi näinud, et ta oleks olnud millestki nii vaimustatud ja liigutatud.
Hitler'in stratejik planı aşırı derecede hırslıydı.Napoleoni taktika oli väga rohmakas.
1500'lerin başında, Papa 2. Julius göreve geliyor, kendisi oldukça hırslı bir insan.Rané 16. století , papež Julius II., velice ambiciózní papež.
Beni korkuttu, bana enerji verdi, ve sonra hırslı bir kişi haline geldim, hırslı bir vajina.Assustou-me, revigorou-me, e depois tornei-me numa pessoa determinada, numa vagina determinada.
Beni korkuttu, bana enerji verdi, ve sonra hırslı bir kişi haline geldim, hırslı bir vajina.Ça m'a fait peur, ça m'a stimulée, je suis devenu une personne motivée, un vagin motivé.
Beni korkuttu, bana enerji verdi, ve sonra hırslı bir kişi haline geldim, hırslı bir vajina.Den skrämde mig, laddade mig, och sedan blev jag en driven person, en driven vagina.
Beni korkuttu, bana enerji verdi, ve sonra hırslı bir kişi haline geldim, hırslı bir vajina.Het maakte me bang, het gaf me energie, en toen werd ik een gedreven persoon, een gedreven vagina.
Beni korkuttu, bana enerji verdi, ve sonra hırslı bir kişi haline geldim, hırslı bir vajina.그것은 저를 무섭게 했고 또 활력을 주었습니다. 그리고 저는 사로잡힌 사람, 사로잡힌 질이 되었죠.
Beni korkuttu, bana enerji verdi, ve sonra hırslı bir kişi haline geldim, hırslı bir vajina.M-a speriat, m-a energizat, şi apoi am devenit o persoană motivată, un vagin motivat.
Beni korkuttu, bana enerji verdi, ve sonra hırslı bir kişi haline geldim, hırslı bir vajina.Me asustó, me energizó, y entonces me convertí en una persona orientada, una vagina orientada.
Beni korkuttu, bana enerji verdi, ve sonra hırslı bir kişi haline geldim, hırslı bir vajina.Megijesztett, feltöltött, s onnantól fogva űzött emberré váltam, akit a vaginája hajt!
Beni korkuttu, bana enerji verdi, ve sonra hırslı bir kişi haline geldim, hırslı bir vajina.Membuatku takut dan bersemangat, kemudian aku menjadi bercita-cita, vagina yang bercita-cita.
Beni korkuttu, bana enerji verdi, ve sonra hırslı bir kişi haline geldim, hırslı bir vajina.Mi ha spaventata, energizzata, e mi sono trasformata in una persona determinata, una vagina determinata.
Beni korkuttu, bana enerji verdi, ve sonra hırslı bir kişi haline geldim, hırslı bir vajina.Prestrašil ma, nabil ma energiou, a vtedy sa zo mňa stala riadená osoba, riadená vagína.
Beni korkuttu, bana enerji verdi, ve sonra hırslı bir kişi haline geldim, hırslı bir vajina.Vyděsilo mě to, dodalo mi to energii, a tak jsem se stala posedlou osobou, posedlou vagínou.
Beni korkuttu, bana enerji verdi, ve sonra hırslı bir kişi haline geldim, hırslı bir vajina.Wystraszyło mnie, naenergetyzowało i stałam się zmotywowaną osobą, zmotywowaną waginą.
Beni korkuttu, bana enerji verdi, ve sonra hırslı bir kişi haline geldim, hırslı bir vajina.Με τρόμαξε, μου έδωσε ενέργεια και τότε έγινα ένα αλλόφρων άτομο, ένα αλλόφρων αιδοίο.
Beni korkuttu, bana enerji verdi, ve sonra hırslı bir kişi haline geldim, hırslı bir vajina.Уплаши ме, зареди ме, и след това станах мотивиран човек, решителна вагина.
Beni korkuttu, bana enerji verdi, ve sonra hırslı bir kişi haline geldim, hırslı bir vajina.Я злякалась, стала збуджена, я стала одержимою людиною, невтомною вагіною.
Beni korkuttu, bana enerji verdi, ve sonra hırslı bir kişi haline geldim, hırslı bir vajina.Я испугалась, возбудилась, и стала одержимым человеком, неутомимым влагалищем.
Beni korkuttu, bana enerji verdi, ve sonra hırslı bir kişi haline geldim, hırslı bir vajina.היא הפחידה אותי, היא הכניסה בי אנרגיה, ואז נהייתי לאישה מונעת, ואגינה מונעת.
Beni korkuttu, bana enerji verdi, ve sonra hırslı bir kişi haline geldim, hırslı bir vajina.لقد أخافتني ، و أمدتني بالنّشاط وبعد ذلك اصبحت أنسانة مقادة ، مقادة بالمهبل
Beni korkuttu, bana enerji verdi, ve sonra hırslı bir kişi haline geldim, hırslı bir vajina.そして 私は衝動に 駆られました 衝動に駆られたヴァギナになったのです 自分の身体を物のように 見るようになりました
Beni korkuttu, bana enerji verdi, ve sonra hırslı bir kişi haline geldim, hırslı bir vajina.令我恐慌,令我充滿活力。 我從此之後,變得好似被操縱, 我的陰道亦都似被操縱。
Birbirine bağlı, hırslı ve aşağılık duygusundan sıyrılarak özgürlüğünü eline almış insanlar.그들은 연결되어 있고 의욕을 가지고 있으며 스스로를 열등감에서부터 자유롭게 만든 사람들입니다.
Birbirine bağlı, hırslı ve aşağılık duygusundan sıyrılarak özgürlüğünü eline almış insanlar.אנשים שהיו מחוברים ואנשים שהייתה להם השאיפה ואשר שיחררו את עצמם מתחושת הנחיתות.
Birbirine bağlı, hırslı ve aşağılık duygusundan sıyrılarak özgürlüğünü eline almış insanlar.طموحين ومتاوصلين والذين حرروا أنفسھم من مشاعر عقدة النقص.
Birbirine bağlı, hırslı ve aşağılık duygusundan sıyrılarak özgürlüğünü eline almış insanlar.劣等感から 開放されています それで私たちは決心したのです
Bu en hırslı olanlarından.Acesta este unul dintre cele ambițioase.
Bu en hırslı olanlarından.A teraz czas na jeden z ambitniejszych przykładów.
Bu en hırslı olanlarından.C'est une des plus ambitieuses.
Bu en hırslı olanlarından.Das ist eines der ambitionierteren.
Bu en hırslı olanlarından.Đây là một việc còn hoài bão hơn.
Bu en hırslı olanlarından.Dit is een van de meer ambitieuze.

İlgili Sayfalar