hırslı ile cümle
hırslı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Yapıabilecek en büyük hatalardan biri, tasarımınız ile ilgili çok fazla hırslı olmanızdır.One of the biggest mistakes you can make, is to get too ambitious with your design.
Erkekler huzursuz, hırslı dürtüsel olarak değişkendirler ve tüm istedikleri bir diplomadır.Men are restless, men are ambitious, men are compulsively mobile, and they all want a certificate.
Derler ki insan ne kadar hırslıysa o kadarını alır.They say people get as much as they are greedy for.
Ne sen ne de ben yeterince hırslı değiliz.Neither you nor I have enough greed.
Doğrusu insan hırslı (ve huysuz) yaratılmıştır.Surely man is greedy by nature.
İşin gereği şu ki insan; aceleci/hırslı/sabırsız/ tahammülsüz yaratılmıştır.Surely man is greedy by nature.
Gerçekten insan, pek hırslı (ve sabırsız) yaratılmıştır.Surely man is greedy by nature.
İnsanlar içinde dünya hayatına en hırslı olanların onlar olduğunu görürsün.And thou wilt find them greediest of mankind for life and (greedier) than the idolaters.
Başbakanın gündemindeki en hırslı maddeyi, kendi partisinde yapılacak yenilemeler oluşturuyor.The most ambitious item on the prime minister's agenda is the renewal of his own party.
Bir kemancı olan Sakari, orkestranın yaylı çalgıcılarını eğitme konusunda oldukça hırslıydı.Sakari, a violinist, was markedly ambitious about training the orchestra's string players.
Chen Baxian gençken, mülkleri yönetmeyi umursamayan hırslı bir birey olarak kabul edildi.When Chen Baxian was young, he was considered ambitious, not caring about managing properties.
Caz çalma fikrini özellikle hırslı, genç, siyahi müzisyenler için popüler hale getirdi.He made the idea of playing jazz exclusively popular to ambitious, young, black musicians.
Pek çok eleştirmen, oyunu oldukça hırslı ancak kritik derecede kusurlu olarak nitelendirdi.Many critics referred to the game as highly ambitious but critically flawed.
Ancak hırslı bir avcı olan Cephalus ciridi kullanmaya devam eder.But the javelin continued to be used by Cephalus, who was an avid hunter.
Fal, Wallenstein'i güç için çabalayan büyük hırslı bir kişi olarak nitelendirdi.The horoscope characterized Wallenstein as a person with great ambition who strove for power.
Yetenekli bir asker olarak hırslı yapısı çeşitli çatışmalara yol açtı. [1]An able soldier, his ambition led to conflicts that limited his ultimate dynastic achievements.[2]
Tāufaʻāhau'nun çok hırslı olduğu ve Haʻapai'den daha fazlasını istediği artık açıktı.It was now clear that Tāufaʻāhau was very ambitious and wanted more than only Haʻapai.
Hırslı olun çocuklar!Seid ehrgeizig, Kinder.
O, hırslıdır.Er ist ehrgeizig.
O, hırslıydı.Er war ehrgeizig.
Hırslı mısın?Bist du ehrgeizig?
Ben çok hırslıyım.Ich bin sehr ehrgeizig.
Hırslı, hep daha fazlasını istiyor.Wer viel habe, wolle immer noch mehr.
Bu ayrıca onun yedinci, resmi hırslı bir 147 serisiydi.Es war sein erstes offiziellen 147-Punkte-Break.
Filmin başrolünde hırslı borsacı Jordan Belfort rolünde Leonardo DiCaprio yer almaktadır.Der Film basiert auf dem gleichnamigen Bestseller des Börsenmaklers Jordan Belfort.
Ayrıca hırslı bir sanat koleksiyoncusudur.Sie ist eine begeisterte Kunstsammlerin.
Pip çok hırslı bir insan olduğundan bir gün bu fakir hayatından kurtulacağını düşünür.Somit muss Pip fortan wieder als armer Mann durchs Leben gehen.
Klişeleşmiş hırslı kadın rolündedir.Grab eines attischen Mädchens.
Bunun yanında aynı zamanda hırslı bir müzisyendi.Außerdem war er begeisterter Musiker.
Çok hırslı bir kadındı.Elle était une femme très ambitieuse.
Theodoros yetenekli ve aşırı hırslıydı.Théodore était à la fois compétent et extrêmement ambitieux.
Prens, bu hırslı ve güzel Yabancı Prenses'le ilgilenmeye başlar.Elle cherche désespérément son prince charmant.
Mütevazi kökleri vardı ama yetenekli ve hırslıydı.Il est d'origine modeste mais capable et ambitieux.
Güzel giyinir ve oldukça hırslıdır.Les personnages sont richement vêtus, et d'une grande élégance.
O, çok hırslı bir kadındı.Ella era una mujer muy ambiciosa.
Bir o kadar da hırslıdır.Es muy ambicioso.
Ray Carling (Michael Imperioli) - Oldukça hırslı ve maço bir dedektif olan Carling hocası Lt.Ray Carling (Michael Imperioli) - El ambicioso y machista detective del escuadrón de detectives de la 125.
Devin Druid: Tyler Down, Liberty Lisesi'nde zorbalığa maruz kalan hırslı bir fotoğrafçı.Devin Druid como Tyler Down, es un estudiante acosado en Liberty High y un ávido fotógrafo.
Hırslı bir boksörün yaşantısını anlatan film gişede de başarılıydı.En la película que retrata la difícil vida de un cantante de éxito.
Hitler'in stratejik planı aşırı derecede hırslıydı.El proyecto de Taylor había sido originalmente mucho más ambicioso.
Bir roman yazmak konusunda hırslıydı.Planteándose escribir una novela.
Üçü birlikte, genç ve hırslı yönetmen Cecil B. DeMille ile ilk filmlerini yaptılar.Actuó en muchos de los primeros filmes producidos por Cecil B. DeMille.
Ayrıca hırslı bir sanat koleksiyoncusudur.È anche un importante collezionista d'arte.
Açgözlü ve hırslıdır.È avido e ambizioso.
Güzel giyinir ve oldukça hırslıdır.Ha bei capelli, si veste molto bene e ha molto stile.
Bir o kadar da hırslıdır.Pareva ambizioso.
Tacitus'a göre Poppaea, hırslı ve acımasız birisidir.Secondo Tacito, Poppea era ambiziosa e senza scrupoli.
Çocuklar, hırslı olun.Мальчики, будьте шустрыми.
Bir o kadar da hırslıdır.Весьма амбициозен.
Hitler'in stratejik planı aşırı derecede hırslıydı.Планы Гитлера в отношении Проры были амбициозными.
Lane hırslı ve kendini beğenmiştir.Джейн чувствует себя преданной и обманутой.
Zeki, hırslı ve rekabetçi ve gözü Oya'dan çok daha fazla kara.Упряма и смела не менее, чем Луи.
Hırslı bir kişiliği vardır.Крайне амбициозная личность.
Fatih, mesleğinde başarılı olmak isteyen, hırslı bir müzisyendir.Надеется в будущем стать профессиональным и успешным музыкантом.
Mesleğinde hırslı ve başarılıydı, herkes kısa zamanda müdür olacağına kesin gözüyle bakıyordu.كانت طموحة وناجحة في وظيفتها، نظر اليها الكل بعين حادة عندما أصبحت المديرة خلال وقت قصير.
Bayern Münih'in internet sitesindeki profilinde "sabırsız, disiplinli, hırslı" gibi ifadeler yer almaktadır.وقد اشهرت الصفحة الشخصية لبايرن ميونخ على مواقع الانترنت بعبارات مثل "قلة الصبر، التأديب، الجشع".
Aja Naomi King'in canlandırdığı Michaela Pratt: Analise gibi başarılı olmak isteyen hırslı bir öğrenci.أجا نأومي كينغ بدور ميكيلا برات: طالبة طموحة تريد أن تصير ناجة مثل آناليس.
Michael Mando - Nacho Varga, akıllı ve hırslı bir suçlu.Michael Mando como Nacho Varga, um inteligente e ambicioso criminoso.
Hırslı Verina da onun düşmanıydı ve hayatını kast eden entrikalar planladı.A ambiciosa Verina, a imperatriz-mãe, também era inimiga dele e articulou um ataque à sua vida.
Bir o kadar da hırslıdır.Era muito ambicioso.