hırsı ile cümle
hırsı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Satacak bir şeyleri kalmayınca başvurdukları ufak tefek hırsızlıklar da onların karınlarını doyurmaya yetmez.Дрібних крадіжок, до яких вони вдаються, коли не мають що продати, не вистачає, щоб набити шлунок.
Bir hırsızdır.Je to zlodějka.
Hırsız, hırsızlık suçunu yapan kişi.Kdo lže, ten krade.
Sizi hırsızlar!Kurvy a zloději!
İki hırsız, 15 aylık hapis cezasına çarptırıldı.Dva viníci byli odsouzeni na 15 měsíců vězení.
Hırsızlık yapmamak.To je proč kradu.
Ancak okul müdüründen hırsızlık yapmakla suçlanarak okuldan atıldı.Ze školy byl vyloučen kvůli obvinění z krádeže.
Bruce, hırsızı öldürmek yerine orayı yakar.Rušné místo spíše odradí zloděje.
Çığlık, birkaç yüksek profilli sanat hırsızlığının hedefi olmuştur.Obraz se stal několikrát terčem profesionálních zlodějů umění.
Hırsızlık yapar kavgalar ederdi.Tak se my hlupáci okrádáme.
Edward Theodore Gein (27 Ağustos 1906 – 26 Temmuz 1984), Amerikalı katil ve mezar hırsızı.Edward Gein (27. srpna 1906 – 26. července 1984) byl americký sériový vrah.
Melodia hırsızlıktan tutuklanınca, Viola babasının isteği üzerine nişanı bozdu.Ale po Melodiově zatčení za krádež Violiin otec trval na tom, aby zrušila svoje zasnoubení, což udělala.
Ay Hırsızı.Zloděj času.
Bir hırsızı durdurabileceği halde durdurmaz ve o hırsız Peter'ın amcası Ben'i öldürür.Podaří se mi taky chytit lupiče, který zabil strýčka Bena.
Birlikte hırsızlık yapmışlardır.Vy mě okrádáte.
Bir kişi hırsızlık yapsa eli kesilir , tecavüz etse ölüm cezası ya da erkeklikten men edilir.Pokud někdo něco ukradne, bude potrestán jak na majetku, tak na hrdle.
Tam da bu esnada hapishaneden tanıdığı bir hırsız onu bir evi soymaya ikna eder.Když ji bláznivá majitelka domu, v němž bydlí, obviní z krádeže brože, ve vzteku odchází z jejího domu.
Dom Cobb (Leonardo DiCaprio) çok yetenekli bir hırsızdır.Dom Cobb (Leonardo DiCaprio) a Arthur (Joseph Gordon-Levitt) jsou profesionální zloději informací.
Çocuk Hırsızları adlı filmin çekimler yaz tatiline denk gelmiştir.Existuje hypotéza, že název vsi Letňany pochází od migrantů z Letné.
İlk önce arabaların yer tespiti yapılır ve ardından hırsızlık başlar.V počátcích je často řeší půjčkami od známých, později už se dopouští i podvodů a krádeží.
Ancak artık hırsızlığı bırakmışlardır.Poté jim nezbylo než se živit loupežemi.
Bu arada çeşitli küçük hırsızlıklar yapmıştır.Podobně se trestaly i drobnější krádeže.
Nisan (Şafak Pekdemir) — Hırsız ve dolandırıcı.Ilja Hurník: Dáma a lupiči.
Mahallenin tarihteki adı Hırsızpınar'dır.Tento čas je zlodějem pokoje.
Böylesi bir girişim, çağdaş bir devletin bile zor göze alacağı, olağanüstü bir hırsın azmidir.Z dnešního pohledu by se mohlo zdát kontraproduktivní už tak těžko ovladatelný stát dále rozšiřovat.
Ancak kurşunu bitince hırsızlardan biri tarafından vurulur.Po přestřelce jeden z nich umírá.
Mişima ilk romanı Tōzoku'ya (Hırsızlar) 1946 yılında başlamış ve 1948'de yayınlamıştı.Mishima și-a început primul său roman, Tōzoku (盗賊 Hoții), în 1946 și l-a publicat în 1948.
Gece bir hırsızlık olursa ve hırsız suçu işlerken yakalanırsa, öldürülebilir.Dacă un hoț este descoperit în timp ce fură, va fi omorât.
1946 yılında (20 yaşındayken), hırsızlık ve hâneye tecavüz suçlarından hapishaneye girdi.În 1946, la 20 de ani, a mers la închisoare pentru intrare prin efracție.
Sizi hırsızlar!Bandiți!
Önem hırslanınca, hırsını onu döverek ondan çıkarır.Făcându-i-se milă de acesta, Hera-l trase aproape.
Daha sonra "Ateş Hırsızı" ve "Çökertme" albümlerini piyasaya sürdü.El a ascuns pe undeva titlurile de valoare "furate".
Avcılar, ve Hırsızlar...Bande, bandiți și eroi.
Cinayet ve hırsızlık olayına rastlanmamıştır.Nu se dau în lături nici de la crime și jafuri.
Motorlu taşıt hırsızlığını büyük oranda azaltmaktadır. ^ Cam, Ersin.Transportul feroviar permite reducerea substanțială a costurilor legate de transport. ^ Greene, Scott.
Tam oradan uzaklaşmak üzereyken hırsızlar onu fark eder.Când se confruntă cu acesta, este surprins când hoțul dispare instantaneu.
Hırsızlar mücevherleri çaldılar.Hoții au furat bijuteriile.
Hırsızın eli ve ayağı bağlandı.Hoțul a fost legat de mâini și de picioare.
Tom'un hırsız olmadığını nasıl bildin?Cum ai știut că Tom nu a fost hoțul?
Bir başka deneyde katılımcılara bir hırsızlıkla ilgili öykü anlatılmıştır.Egy másik kísérletben az alanyoknak egy tolvajról szóló történetet mondtak el.
Turing bu hırsızlığı polise bildirdi.Turing ezért feljelentést tett a rendőrségen.
Joe olay yerine gelerek hırsızları teslim olmaya ikna eder.Joe meggyőzi a bankrablókat, hogy adják fel magukat.
Ancak okul müdüründen hırsızlık yapmakla suçlanarak okuldan atıldı.Az iskolából azután rúgták ki, hogy az igazgatótól való lopással vádolták.
Bu arada çeşitli küçük hırsızlıklar yapmıştır.Közben kisebb betöréseket követett el.
Deşirici, hırsız.Thief: tolvaj.
Bir hırsızdır.A tolvaj.
Bunun yanı sıra teknoloji hırsızlarıdır.Ez utóbbiak közé tartoznak a műszaki textíliák is.
Ford bir hırsızdır.A tolvaj; ford.
Hırsızın yakalanması konusunda tartışırlar.Végül elkapják a tolvajokat.
Hakkındaki küçük hırsızlık şikayetlerine rağmen kendini geliştirdi.Az okkupálás kisebb ellenállásoktól eltekintve sikeresen zajlott le.
Cinayet ve hırsızlık olayına rastlanmamıştır.Elfogadhatatlan, hogy naponta történjenek rablások és gyilkosságok.”
Hırsızlık, zina ve birbirlerini kandırma."Szemérmetlenül loptak, hazudtak, csaltak, hamisítottak mérleget, gyilkolták egymást…”.
Stewie orada akşam yemeği yerken evin hizmetçisini hırsızlıkla suçlayarak kendisini eğlendirmektedir.Stewie közben lopás gyanújába keveri a házban szolgáló alkalmazottat.
Bu sırada Phileas Fogg, bankayı soyan hırsıza benzetilir.Ekkor a túlbuzgó Fix felügyelő letartóztatja Phileas Foggot, akit bankrablónak tart.
Hırsızlık yapar kavgalar ederdi.A rongálást fosztogatás kísérte.
Bir hırsızı durdurabileceği halde durdurmaz ve o hırsız Peter'ın amcası Benjamin'i öldürür.Peter után jön egy bankrabló, aki kirabolja az embert, aki nem adta oda Peternek a pénzt.
Onun yanına giden hırsız maskesini çıkarır.Ezután leveszi az arcát eltakaró maszkot.
Belediye Başkanı Ninetta'nın gümüs kaşık hırsızlığı ile yargılanması için tutuklanmasına emir verir.A polgármester lopással vádolja Ninettát és bebörtönözteti.
Yalan söylemek ya da hırsızlık etmek yasaktır, devlet güçlerine başkadırmak yoktur.Exklávét létrehozni, elszakadni az államtól, vagy a szövetségtől nem megengedett.
En çok tanınan sözü "Mülkiyet Hırsızlıktır"'dır.A kifejezés jelentése a „tolvajok hatalma”.