hırsı ile cümle
hırsı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Buffy, hırsızlık yapmak üzere olan üçlüyü durdurur.We trójkę postanawiają oduczyć ich kradzieży.
Sizi hırsızlar!Złodziej!
Ancak kurşunu bitince hırsızlardan biri tarafından vurulur.Po napadzie jeden z włamywaczy zostaje postrzelony.
Laverna, Roma mitolojisinde hırsızların, şarlatanların koruyucusu, tanrıçasıdır.Laverna – rzymska bogini złodziei i oszustów.
Hırsı onu o kadar zorladı ki okulunu bitirebildi.Te zajęcia pochłonęły go tak bardzo, że wreszcie porzucił studia.
Hırsızlık, zina ve birbirlerini kandırma."Nie promujmy zboczeń, dewiacji, wynaturzeń".
Zaten yaptığı hırsızlıktan pişmanlık duymaktadır.Nakazane jest również przywrócenie obrabowanemu dóbr, które utracił.
Hırsız Wu Bai ....Maria Zhu Wu Bł.
Parker bir hırsızdır.Faren – jeden ze Złodziei.
Okuldayken Joe Barbaro ile hırsızlıklar yaparak arkadaş olmuşlardır.Od czasu swoich studiów przyjaźnił się z Bartókiem.
Başta bir hırsızdı.Na początku był dowódcą.
Çoğu zaman hırsız veya polis rollerinde yer aldı.Był często obsadzany w rolach wojskowych lub oficerów policji.
İntihal bir tür sahtekârlık ve hırsızlıktır.Proporce są celem podchodów i kradzieży.
Ömer hırsızlık yaparak geçimin sağlayan bir gençtir.A każdą istotę żywą za złodzieja.
Film bir anlamda kibar hırsız Arsène Lupin öyküsüdür.Wyidealizowanym przykładem znanym z literatury jest wizytówka Arsène Lupina.
Örneğin, hırsızlık yapan bir kişiye, hırsızlık yağtığı için hapis cezasının verilmesi.Kto kradnie z włamaniem podlega karze...
Cinayet ve hırsızlık olayına rastlanmamıştır.Nie wstydźmy się mordów, grabieży i podpaleń.
Hareketli, hırsız, namuslu, iyi, kötü..."Charakter dzielny, szlachetny, skromny...".
Olay sonunda yakalanan hırsız, üç gününü hastanede geçirdi.Wspomniany wcześniej Zając spędził trzy miesiące w szpitalu.
Hırsızın yakalanması konusunda tartışırlar.Ta fast tjuven!.
Hırsızın resmi yayınlandığında Bart ve Lisa "Bebek Bakıcısı Haydut"'un Bayan Botz olduğunu anlarlar.När en bild av den misstänkte visas inser Bart och Lisa att Ms Botz är "The Babysitter Bandit".
Avcılar, ve Hırsızlar...Pirater och kapare..
Hırsızlık ve yağmacılık yapar.T.ex. att ljuga och stjäla.
Hırsızlık, zina ve birbirlerini kandırma."Om stöld, rån och andra tillgreppsbrott”.
Sizi hırsızlar!Rånare!.
Hırsızlık yapmamak.Du skall inte stjäla.
Başlangıçta Indiana Jones bir profesör, mezar hırsızı ve çapkındı.John Corben var till en början en journalist, och i hemlighet en tjuv och mördare.
Artık o intikam hırsı gitmiş üzerinde oluşan Seth'in şeytani etkisi bitmiştir.Medea är nu besatt av tanken på hämnd.
Zamanla buralara hırsızlar dadanmış.Samtidigt har några tjuvar anlänt.
Telif hakkı ihlali genellikle korsanlık ve hırsızlık terimleri ile ilişkilendirilmektedir.Ofta tar sig respektlösheten för regler formen av praktiska spratt eller tjuveri.
Giyotin ilk kez 1792 yılında Jacques Nicholas Pelletier adlı bir hırsızı idam etmek için kullanılmıştır.I april 1792 avrättades den första människan med giljotin, rånaren Nicolas-Jacques Pelletier.
Kiralık Aşk (Feryal Tümen) - 2015 Hırsız Var!Jag hittar ett fusk (2013) Hjälp!
Mezar bulunduğunda hırsızlarca boşaltılmış durumdaydı.Vid kyrkogården i Åmsele mötte de tjuvarna.
Charlie bir sosis satıcısını da hırsızlardan kurtarmayı başarır.Peter har också haft ett extrajobb som försäljare av rövkliare.
Bir başka deneyde katılımcılara bir hırsızlıkla ilgili öykü anlatılmıştır.В іншому експерименті учасникам розповіли історію про крадіжку.
Parker bir hırsızdır.Ламі — Злодій.
Mülkiyet hırsızlık gibi bir şey.Розслідування випадків розкрадання власності.
Hırsızlık yapmamak.Заборона крадіжки.
Bir hırsızdır.Злодій.
Bu durum dolandırıcıların hırsızlıktan elde ettiği parayı aklamak istemesi de olabilir.Для цього потрібні були гроші, які вони заробляють крадіжками.
Cinayet ve hırsızlık olayına rastlanmamıştır.Жодного вбивства чи розграбування не відбулося.
Bruce, hırsızı öldürmek yerine orayı yakar.Проте Кластер замість цього атакує Алмазів.
1946 yılında (20 yaşındayken), hırsızlık ve hâneye tecavüz suçlarından hapishaneye girdi.У 1946, у віці 20 років, він був ув'язнений за злом і проникнення.
(Türkçe çeviri: Hırsızlar nerede?)(Угорсько-руські пісні) (угор.)Tót népdalok.
Herkes mi Hırsız adlı oyunu yönetti.Грав в ансамблі бандуристів ім.
Hırsızlık yapar kavgalar ederdi.Зав'язується тривала боротьба з бандитами.
Bunun yanı sıra teknoloji hırsızlarıdır.Разом з тим, це була трудомістка технологія.
Bu yüzden bisiklet sahiplerinin büyük kilitlerle bisikletlerini hırsızlara karşı koruma eğilimi vardır.Так, наприклад, у грі присутні дорожні бійки з байкерами інших банд.
Hırsızın yakalanması konusunda tartışırlar.І впіймали викрадачів.
Oğru, hırsız.Злодій і грабіжник.
Hırsız Wu Bai ....Хмельницького Б. вул..
Kırmızı renk, oyuncuların ateşli hırsını, siyah renk ise rakiplerin korkusunu göstermek için seçilmiştir.Червоний колір символізує полум'яний запал його гравців, а чорний — страх суперників перед рішучістю міланців.
O hırsız değildi.Але він не простий грабіжник.
Hırsızlar, hızlı bir şekilde kum üzerinde kaçarken ileride bir aslan belirmiş.Одного разу на шляху слоненяти з'явився дуже страшний лев...
Eoraptor (anlamı: şafak hırsızı), 228 milyon yıl önce yaşadığı tahmin edilen bir dinozor türüdür.Nundasuchus songeaensis — давня рептилія, предок динозаврів, яка жила на Землі приблизно 247 млн років тому.
Deşirici, hırsız.Яків, ямщик.
Senin hırsın ve hezeyanını birlikte Uçumuna göndereceğim!"Мандрівником та заволокою будеш ти на землі.
O, hırsızı yakaladı.Вона заарештувала злодія.
O, hırsızı yakaladı.Він заарештував злодія.
Mülkiyet hırsızlıktır.Власність є крадіжка.