hırsı ile cümle
hırsı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bir hırsız gibi.Like a thief.
Her zaman hırsı...Always passionate...
Sizi hırsız piçler!You thieving bastards!
Ama Il-soon bir hırsız!But ll-soon is a thief!
Bu hırsızla ilgili daha çok bilgi edinmeliyim.I must find out more about this thief.
Bu olaydan sonra ben bir hırsız oldum.After that, I became a thief.
Seni lânet hırsız!You damned thief!
Bu yüzden hırsızlıkta çok iyiyim.That's why I'm good at stealing.
Hırsızlık yapıyor, sebepsiz yere kavga ediyormuşum.Like stealing and fighting for no reason.
Oyunlarından biri hırsızlar hakkındaydı.One of your plays is all about thieves.
Ahlaksız bir hayat yaşamıştı... Hırsızlık, dolandırıcılık... ...ve diğer suç faaliyetleri...Living a life of debauchery, implicated for stealing, cheating and various other crimes.
Sen dövüş sanatlarında yeteneklisin, hiç bir haydut, hırsız elinden kurtulamazYou are a skilled martial arts expert, no robbers or thieves could escape.
Tavuk hırsızı işte !Stealing chickens?!
Kötü, suçlu, tembel, parlak insan, hırsız veya ırkçı diye bir şey yoktur.There is no such thing as: bad, criminal, lazy, brilliant people, thieves, or racists.
O bir hırsız olduğu için mi? çünkü, Pile, şeytani bir şey icat etti.Because he was a thief? Because, Pile, an evil intention was born.
Siz engereklerden ve hırsızlardan farksızsınız.You are a den of vipers and thieves.
Bu hırsızlıkIt's thievery.
John ve Mary'nin araması oldukça güvenilir, ama hırsızlık için öncül olasılık düşük bir değerdir.John and Mary calling are very reliable, but the prior probability of burglary is low.
Biraz Beden Hirsizlarinin Istilasi gibi.It's a little bit like the Invasion Of The Body Snatchers.
Tecavüz ve hırsızlıktan aldığı 80 yıl cezanın 18 buçuk yılını yattı.He ended up serving 18 and a half years of an 80 year sentence for rape and robbery.
William Gregory tecavüz ve hırsızlıktan hüküm giydi.William Gregory was convicted of rape and burglary.
Hırsızlık gibi bir niyetim yok, ancak bir kaza geçirdik.I'm not trying to break in, but I've been in a wreck.
Tavuk hırsızı!Chicken thief!
Fransa'da kimse çingenelere hırsız gözüyle bakmaz.In France, no one calls gypsies thieves.
O bir hırsız!He's a thief![br]
Oğlum Adriani'yi aldılar, çünkü hırsız olduğunu düşündüler.They took my son, Adriani,[br]because they thought he was a thief.
Arabayı kullananlar rüşvetli polislere ve hırsızlara karşı kameralar kullanıyorlar.Arabayı kullananlar rüşvetli polislere ve hırsızlara karşı kameralar kullanıyorlar.
‹‹Hırsı yüzünden rahat nedir bilmedi, Serveti onu kurtaramayacak."Because he knew no quietness within him, he shall not save anything of that in which he delights.
Gün kararınca katil kalkar, Düşkünü, yoksulu öldürür, Hırsız gibi sıvışır geceleyin.The murderer rises with the light. He kills the poor and needy. In the night he is like a thief.
Toplumdan kovuluyorlardı, İnsanlar hırsızmışlar gibi onlara bağırıyordu.They are driven out from the midst of men. They cry after them as after a thief;
Hırsız görünce onunla dost oluyor, Zina edenlere ortak oluyorsun.When you saw a thief, you consented with him, and have participated with adulterers.
Aç hırsız karnını doyurmak için çalıyorsa, Kimse onu hor görmez.Men don't despise a thief, if he steals to satisfy himself when he is hungry:
Benden önce gelenlerin hepsi hırsız ve hayduttu, ama koyunlar onları dinlemedi.All who came before me are thieves and robbers, but the sheep didn't listen to them.
Ama kardeşler, siz karanlıkta değilsiniz ki, o gün sizi hırsız gibi yakalasın.But you, brothers, aren't in darkness, that the day should overtake you like a thief.
‹‹Bir hırsız bir eve girerken yakalanıp öldürülürse, öldüren kişi suçlu sayılmaz.If a thief be found breaking up, and be smitten that he die, there shall no blood be shed for him.
Hırsızla ortak olanın düşmanı kendisidir, Mahkemede yemin etse de bildiğini söylemez.Whoso is partner with a thief hateth his own soul: he heareth cursing, and bewrayeth it not.
(Kervan hareket ettikten) sonra bir ünleyici şöyle seslendi: "Ey kervan, siz hırsızlarsınız!"Then a crier announced: "O men of the caravan, you are thieves."
(Yusuf'un adamları): "Peki, dediler, ya yalancı çıkarsanız o(hırsızlık ede)nin cezası nedir?""What should be the punishment," they were asked, "in case you are liars?"
Babanıza dönün, deyin ki: Ey babamız, oğlun hırsızlık etti!So, go to your father and tell him: 'O father, your son has committed a theft.
Ancak kulak hırsızlığı eden olursa, onu da parlak bir ışın kovalar.Except the ones who listen on the sly, yet they are chased away by a shooting flame.
"Dönün babanıza ve deyin ki: '-Ey babamız, senin oğlun gerçekten hırsızlık etti.So, go to your father and tell him: 'O father, your son has committed a theft.
Ancak kulak hırsızlığı yapan olursa, onu da parlak bir ateş izler.Except the ones who listen on the sly, yet they are chased away by a shooting flame.
Malı 'bir yığma tutkusu ve hırsıyla' seviyorsunuz.And love wealth with all your heart.
Sonra bir münadi şöyle bağırdı: "Ey kervancılar, siz hırsızsınız!"Then a crier announced: "O men of the caravan, you are thieves."
"Yalancı iseniz, hırsızlığın cezası nedir?" dediler."What should be the punishment," they were asked, "in case you are liars?"
Fakat kulak hırsızlığı yapan olursa, parlak bir ateş onu kovalar.Except the ones who listen on the sly, yet they are chased away by a shooting flame.
Bu dediler, hırsızlık ettiyse daha önce bir kardeşi de hırsızlık etmişti.Said the brothers: "If he has stolen (no wonder), his brother had stolen before."
Sonra bir ünleyici şöyle haykırdı: "Ey kafile, siz herhalde hırsızlık ettiniz!"Then a crier announced: "O men of the caravan, you are thieves."
Sordular: "Eğer yalan söylüyorsanız, hırsızlığı yapanın cezası nedir?""What should be the punishment," they were asked, "in case you are liars?"
Babanıza dönüp şöyle deyin: "Ey babamız, oğlun hırsızlık etti.So, go to your father and tell him: 'O father, your son has committed a theft.
Ancak kulak hırsızlığı eden olur; onun peşine de parlak bir ateş alevi düşer.Except the ones who listen on the sly, yet they are chased away by a shooting flame.
(Kafile hareket ettikten) sonra bir tellal: Ey kafile! Siz hırsızsınız! diye seslendi.Then a crier announced: "O men of the caravan, you are thieves."
Babanıza dönün ve deyin ki: "Ey babamız! Şüphesiz oğlun hırsızlık etti.So, go to your father and tell him: 'O father, your son has committed a theft.
Ancak kulak hırsızlığı eden müstesna. Onun da peşine açık bir alev sütunu düşmüştür.Except the ones who listen on the sly, yet they are chased away by a shooting flame.
Sonra bir tellal şöyle bağırdı: "Hey kervan! Siz hırsızsınız, hırsız!"Then a crier announced: "O men of the caravan, you are thieves."
"Peki yalancı çıkarsanız onun (hırsızlık edenin) cezası nedir?" dediler."What should be the punishment," they were asked, "in case you are liars?"
"Siz dönün de babanıza deyin ki: Ey babamız! İnan ki, oğlun hırsızlık yaptı.So, go to your father and tell him: 'O father, your son has committed a theft.
Ancak kulak hırsızlığı eden şeytan hariç, onu apaçık bir alev sütunu takip eder.Except the ones who listen on the sly, yet they are chased away by a shooting flame.
Ancak kulak hırsızlığı yapanlar olur. Onu da yakıcı bir alev takip eder.Except those who eavesdrop and are pursued by a shooting flame.
Durun, siz hırsızlık yapmışsınız!” diye nida etti.Then a crier announced: "O men of the caravan, you are thieves."