hıristiyan ile cümle

hıristiyan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Ancak sadece Hıristiyanlar alınıyordu.In der Slowakei würden nur Christen akzeptiert.
Mezarlık Hıristiyan Mezarlığı ile karşı karşıyadır.Der Friedhof befindet sich neben dem christlichen Friedhof.
Hıristiyanlığa bağlı ve dindar olarak tanınmıştır.Er ist sehr religiös und bekennt sich zum christlichen Glauben.
Hıristiyan misyonerliğini takiben Swami Vivekananda 1897 yılında Ramakrishna-Misyonu’nu kurdu.Nach seiner Rückkehr nach Indien gründete Vivekananda 1897 die Ramakrishna-Mission.
Hıristiyan toplulukların aksine keşiş topluluğu başlangıçtan itibaren vardı.Gottesdienstliche Zusammenkünfte der christlichen Gemeinde gab es von Anfang des Christentums an.
Bizans imparatoru I. Justinianus döneminde, 6. yüzyılda Abhazya nüfusu Hıristiyanlığı kabul etti.In der Zeit Kaiser Justinians I. im 6. Jahrhundert wurden die Abchasen zum Christentum bekehrt.
Yeni Ahit metinleri Hıristiyanlığın ilk dönemlerinde oluşmaya başladı.Die letzten erhaltenen älteren Tafeln gelangten in den Anfängen des Christentums erneut nach Indien.
İngiltere'de Hıristiyan inancıyla yetiştirildi.Er wurde im christlichen Glauben erzogen.
Hıristiyanlara karşı bu tutumudan sonra birçok Hıristiyan Antakya'dan kaçtılar.Aufgrund von Verfolgungen mussten allerdings viele dieser Christen emigrieren.
Bütün karakterleri, Hıristiyanlık ideallerine göre yaşayan güçlü romantik bireylerdir.Für alle, welche nach der christlichen Vollkommenheit streben wollen.
Bu cinayetin sebebi, Zerdüştlükçiliğe dönüşmeyi reddettiği ve Hıristiyan kalmak istediği idi.Sie erhielt jedoch die Antwort, dass sie dafür zum Christentum konvertieren müsste, was sie ablehnte.
Aynı dönemde kentte Hıristiyan, Arap ve Yahudi kültürleri arasında bir kaynaşma yaşandı.Die Universität wurde von der jüdischen, arabischen und christlichen Kultur gleichermaßen geprägt.
Günümüzde Batı dünyasının büyük bir kısmı Hıristiyan geleneğinden gelmektedir.Das Gros der Indigenen Nordamerikas gehört heute dem Christentum an.
Kadınların Tarihi: Ana Tanrıçalardan Hıristiyan Azizelere.Uwe George: Die Zitadelle der vergessenen Christen.
Vadi, Hıristiyan keşiş topluluklarını yüzyıllar boyunca gizledi.Der Weg der freien christlichen Gemeinden durch die Jahrhunderte.
Hıristiyanların oranı %0,1 kadardır.Juden machen etwa 0,1 Prozent aus.
Ülkede, genellikle Avrupalı olan bir miktar Hıristiyan vardır.Im Israelischen Parlament gibt es meist einen christlichen Araber.
Hıristiyan toplumunun kültürüne sahiptir.Unsere Stellung zur Christengemeinschaft.
Birçok Mozarap Hıristiyan kuzeye kaçtı.Mehrere wichtige Transsahararouten führten nach Norden.
Ayrıca çok az sayıda Hıristiyan Kürt aileleri de mevcuttur.Des Weiteren folgen kleinere christliche Gruppierungen.
Hıristiyanlara ne olduğu hakkında bir bilgi yoktur.Über Christians Herkunft ist nichts bekannt.
Çocuklar orada Hıristiyanlaşmışlardır.Damit wurden die Bewohner christianisiert.
İki kardeş hıristiyandır.Les deux sont chrétiens.
Ana madde: İbrahim Yahudilik, Hıristiyanlık ve İslam "İbrahimi dinler" (Semavi dinler) olarak bilinir.Ancêtre d'Abraham, les religieux juifs ou musulmans se considèrent eux-mêmes comme ses descendants.
1851 - Vietnam İmparatoru Tu Duc, bütün Hıristiyan rahiplerin öldürülmesini emretti.1851 (Viêt-Nam) : l'empereur Tu Duc fait mettre à mort des prêtres chrétiens.
Hıristiyan Kistler, Gürcü Ortodoks kiliselerinde ibadet ederler.Les chevaux sont bénis dans certaines églises orthodoxes.
Hıristiyan domuzları bile güdemeyeceksin.Tu n'es même pas digne d'élever nos porcs.
Yahudiler ve Hıristiyanlar Fas'tan ve İslam yönetimindeki İspanya'dan kovulmuşlardır.Les Juifs et les chrétiens sont expulsés du Maroc et de l'Espagne islamique.
Hıristiyanlığın Özü.De la certitude chrétienne.
Ne var ki, şehir Hıristiyan hacıların ziyaretine açık olacaktı.La ville est déclarée ouverte aux pèlerins chrétiens.
Her ikisi de Hıristiyan dinine mensuptur.Elles furent toutes les deux élevées dans la Science Chrétienne.
"Hıristiyanlaşma fobisi". (yardım)L'antisionisme anti-chrétien. – Sept.-oct.
Arnavutluk hükümetinin başı olan ilk Ortodoks Hıristiyandı.Il a été le premier orthodoxe à devenir chef du gouvernement albanais.
Various Positions albümünde Yahudi-Hıristiyan temalar daha geniş yer bulmuştur.Un groupe de dialogue judéo-chrétien s'est réuni au Bec à plusieurs reprises.
Hıristiyanlığın Katolik kültürüyle büyümüştür.En conséquence, la culture catholique prospère.
Ayrıca çok az sayıda Hıristiyan Kürt aileleri de mevcuttur.Un petit groupe de chrétiens catholiques était aussi présent.
İran'da iken kiliseye gidip Hıristiyan oldu.Il s'est établi à Rome et s'est converti au christianisme.
Fakat uzağa taşındı ve Hıristiyanlarca gizli bir yere gömüldü.Il meurt isolé, mais est enterré en terre chrétienne.
Hıristiyanlığın en büyük kilisesidir.C'est la plus grande église chrétienne du pays.
Şehrin duvarları ve bazı Hıristiyan Kiliseleri ile birçok kalıntılar hala durmaktadır.S'y trouvent de nombreuses mosquées, ainsi que plusieurs églises chrétiennes.
Hırvatların çoğu 9. yüzyılda Hıristiyan oldular.Au IVe siècle, les chrétiens étaient déjà nombreux dans le Rouergue.
Yerel Hıristiyanların çoğu Yunan ordusu ile birlikte kaçıyorlardı.Entre-temps, la plus grande partie de la population se serait enfuie avec l’armée flamande.
Daha sonra Hıristiyan Demokrat Birliği'ne katıldı.Plus tard, il a rejoint un groupe religieux chrétien.
Müslümanlar ve Hıristiyanlar ölülerini gömerler.Les auteurs ont séparé musulmans et chrétiens, pour ne tuer que ces derniers.
Yahudiler ile Hıristiyanlar birbirlerine düşmandı.Juifs et Syriens s’affrontent.
Japon Hıristiyanların Shimabara İsyanı 1640: İspanyol İmparatorluğu'na karşı Portekizce isyanı.1640 : révolte portugaise contre l'Empire espagnol.
Bu deneyim onun üzerinde Hıristiyanlıktan çok ateizmin etkili olmasına neden oldu.Cela le mène peut-être à attribuer trop d'influence au Christianisme.
Ailesi Süryani ortodoks Hıristiyandır.La famille est chrétienne orthodoxe.
Misyonerlerin dile getirdikleri amaçları tüm Azerbaycan'ın hıristiyanlaşması olmuştur.Les missionnaires voulaient convertir tous les Hawaïens au christianisme.
Aramca Targumlar Hıristiyan Süryaniler tarafından da kullanılmıştır.Le même thème prosélyte est employé par les chrétiens.
Hıristiyan olmayanlardan (özellikle araplardan) birçok şey öğrenilebileceğini söyledi.Ils initièrent à la lecture les chrétiens pour la plupart illettrés.
Bir Hıristiyandır.Elle est chrétienne.
Sonradan Hıristiyan oldu.Il se convertit ensuite au Christianisme.
Barack ise Hıristiyandır" dedi.Autrement dit, le peuple Roumain est né chrétien ».
Yine bu döneme ait olarak bölgede en eski Hıristiyan topluluklarından birisine rastlanır.Il s'agit d'une des plus anciennes communautés chrétiennes au monde.
Theodora vaftiz adıdır ve Kalkedon Hıristiyanlığna dönmesini gösterir.Elle est baptisée Théodora comme marque de sa conversion au Christianisme.
Mozarablar, Endülüs’te Arap İslam yönetimi altında yaşayan İber Hıristiyanlardı.Les mozarabes étaient des chrétiens de langue arabe vivant dans les territoires sous domination musulmane.
Hıristiyanlık, imparatorluğun resmî dini ilan edildi.Le christianisme est déclaré comme religion officielle de l'Empire romain.
Tom bir Hıristiyan.Tom es cristiano.
İbrahim ne Yahudi idi ne de Hıristiyan.No se le conoce a Ibrahim Shāh, ni esposas, ni concubinas.

İlgili Sayfalar