hıristiyan ile cümle
hıristiyan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Hırvatların çoğu 9. yüzyılda Hıristiyan oldular.XX a. daugelis agvarunų tapo krikščionimis.
Nobunaga, Hıristiyanlığın güçlenmesiyle Budist tapınakların etkisinin azalacağını düşünüyordu.Kad sutramdytų budizmą, Nobunaga rėmė krikščionybę.
Hıristiyan bir ailede büyümüştür.Ta kasvas üles kristlikus peres.
Ha bir Hıristiyan oldu.Arvatakse, et ta sai kristlaseks.
San Marino Hıristiyan Demokrat Parti üyesidir.Ta on San Marino Kristlik-Demokraatliku Partei liige.
Konstantius Hıristiyan kilisesinin meseleleriyle aktif olarak ilgilendi.See kindlustas Constantinusele kristliku kiriku soosingu.
1536'da, başyapıtı Christianae Religionis lnstitutio ("Hıristiyan Dininin Kurumları") adlı kitabını yayımladı.Suveks 1535 valmis teose "Institutio Christianae Religionis" ("Ristiusu õpetus") esimene väljaanne.
Hıristiyanlığın Özü.Pessimismi põhjendus.
Hıristiyanlar da Müslümanlardan Avrupa'ya.Muslimitest kauplejad tõid kaasa islami ja Euroopa riigid kristluse.
Hıristiyanlığın ilk yayılma dönemlerine tarihlendirilmektedir.Kristliku ekspansiooni algus ...
Hıristiyanlığın serbest bir hale gelmesinden sonra yapılmıştır.Pärast seda sai kristlusest riigiusund.
Tretiak, dindar bir Rus Ortodoks Hıristiyanıdır.Valujev on vene õigeusku kristlane.
Halkın çoğunluğu Hıristiyanlığın Katolik mezhebine bağlıdır ve İspanyolca konuşmaktadır.Enamik elanikkonnast räägib emakeelena sorbi keelt ja on katoliku usku.
Her ikisi de Hıristiyan dinine mensuptur.Mõlemad kuulusid jesuiitidele.
Vankalai Hıristiyan bir ilçedir.Lootus on üks kristlikest voorustest.
Aynı zamanda gazetecilik yaptığı dönemde Hıristiyan Sosyalizm'i ile ilgilenmeye başladı.Samuti tärkas sel perioodil Polanyi huvi kristliku sotsialismi vastu.
Ancak sadece Hıristiyanlar alınıyordu.Kui ta rääkis kristlastest, pidas ta silmas ainult kristlasi.
Ama aslında, Hıristiyanlar da Tanrı'ya teslim olmalarıyla iftihar ederler.Aber in der Tat, auch Christen glorifizieren die Tatsache dass sie sich Gott unterwerfen.
Ama aslında, Hıristiyanlar da Tanrı'ya teslim olmalarıyla iftihar ederler.A keresztények is azzal büszkélkednek, hogy alávetik magukat Istennek.
Ama aslında, Hıristiyanlar da Tanrı'ya teslim olmalarıyla iftihar ederler.Ale křesťané každopádně také oslavují to, že se odevzdali Bohu.
Ama aslında, Hıristiyanlar da Tanrı'ya teslim olmalarıyla iftihar ederler.Anche se, in realtà, anche i cristiani si vantano di essersi arresi a Dio.
Ama aslında, Hıristiyanlar da Tanrı'ya teslim olmalarıyla iftihar ederler.Chrześcijanie też chwalą fakt, że oddali się Bogu.
Ama aslında, Hıristiyanlar da Tanrı'ya teslim olmalarıyla iftihar ederler.Dar de fapt, și creștinii glorifică ideea că se supun lui Dumnezeu.
Ama aslında, Hıristiyanlar da Tanrı'ya teslim olmalarıyla iftihar ederler.하지만 사실, 기독교도들도 신에게 굴복했다는 사실을 자랑으로 여깁니다.
Ama aslında, Hıristiyanlar da Tanrı'ya teslim olmalarıyla iftihar ederler.Maar in feite glorieëren christenen ook in het feit dat zij zich aan God hebben onderworpen.
Ama aslında, Hıristiyanlar da Tanrı'ya teslim olmalarıyla iftihar ederler.Mais en fait, les chrétiens aussi glorifient le fait de se soumettre au seigneur.
Ama aslında, Hıristiyanlar da Tanrı'ya teslim olmalarıyla iftihar ederler.Mas, de facto, os cristãos também se regozijam por se terem rendido a Deus.
Ama aslında, Hıristiyanlar da Tanrı'ya teslim olmalarıyla iftihar ederler.Mutta tosiasiassa kristitytkin hellästi ylistävät antautumistaan Jumalalle.
Ama aslında, Hıristiyanlar da Tanrı'ya teslim olmalarıyla iftihar ederler.Pero de hecho los Cristianos también están orgullosos de haber rendido su voluntad a Dios.
Ama aslında, Hıristiyanlar da Tanrı'ya teslim olmalarıyla iftihar ederler.Tapi faktanya, orang Kristen juga bangga karena mereka berpasrah pada Tuhan.
Ama aslında, Hıristiyanlar da Tanrı'ya teslim olmalarıyla iftihar ederler.Ουσιαστικά, και οι χριστιανοί, διαλαλούν περήφανα ότι έχουν δοθεί ολόψυχα στο Θεό.
Ama aslında, Hıristiyanlar da Tanrı'ya teslim olmalarıyla iftihar ederler.Но всъщност християните също славят факта, че са се отдали на Бог.
Ama aslında, Hıristiyanlar da Tanrı'ya teslim olmalarıyla iftihar ederler.Но на самом деле, христиане тоже гордятся тем, что они сдались Богу.
Ama aslında, Hıristiyanlar da Tanrı'ya teslim olmalarıyla iftihar ederler.אך למעשה, גם הנוצרים מתהדרים בכניעותם בפני האל.
Ama aslında, Hıristiyanlar da Tanrı'ya teslim olmalarıyla iftihar ederler.ولكن في الحقية أيضا يعتز المسيحيين بالاستسلام لله.
Ama aslında, Hıristiyanlar da Tanrı'ya teslim olmalarıyla iftihar ederler.少し引用します
Ancak bu da Hıristiyanlığı, İslamiyeti ve Budizmi pek çok alt kategorilere ayırıyor yani çok ayrıntılı.Ale tá rozdeľuje kresťanstvo, islam a budhizmus na mnoho podkategórií, čo je príliš detailné.
Ancak bu da Hıristiyanlığı, İslamiyeti ve Budizmi pek çok alt kategorilere ayırıyor yani çok ayrıntılı.Ampak ta deli Krščanstvo, Islam in Budizem v preveč podskupin, ki so preveč podrobne.
Ancak bu da Hıristiyanlığı, İslamiyeti ve Budizmi pek çok alt kategorilere ayırıyor yani çok ayrıntılı.Dar aceasta împarte creştinismul, islamismul şi budismul în mai multe subgrupe, care au fost prea detaliate.
Ancak bu da Hıristiyanlığı, İslamiyeti ve Budizmi pek çok alt kategorilere ayırıyor yani çok ayrıntılı.De az felosztja a kereszténységet, iszlámot és buddhizmust több alcsoportra, ami túl részletes volt.
Ancak bu da Hıristiyanlığı, İslamiyeti ve Budizmi pek çok alt kategorilere ayırıyor yani çok ayrıntılı.Die verdeelt het christendom, de islam en het boeddhisme in vele subgroepen, wat te gedetailleerd was.
Ancak bu da Hıristiyanlığı, İslamiyeti ve Budizmi pek çok alt kategorilere ayırıyor yani çok ayrıntılı.그러나 이건 다시 기독교, 이슬람교, 불교를 많은 하위집단으로 나눴는데, 지나치게 상세했습니다.
Ancak bu da Hıristiyanlığı, İslamiyeti ve Budizmi pek çok alt kategorilere ayırıyor yani çok ayrıntılı.Mas este subdivide cristianismo, islamismo e budismo em muitos subgrupos, o que é demasiado detalhado.
Ancak bu da Hıristiyanlığı, İslamiyeti ve Budizmi pek çok alt kategorilere ayırıyor yani çok ayrıntılı.Men den delar upp Kristendom, Islam och Buddism i för många undergrupper, vilket var för detaljerat.
Ancak bu da Hıristiyanlığı, İslamiyeti ve Budizmi pek çok alt kategorilere ayırıyor yani çok ayrıntılı.Men det underinddeler kristendommen, islam og budisme i mange undergrupper, hvilket var for detaljeret.
Ancak bu da Hıristiyanlığı, İslamiyeti ve Budizmi pek çok alt kategorilere ayırıyor yani çok ayrıntılı.Nhưng nó chia nhỏ Thiên Chúa giáo, Hồi giáo và Phật giáo thành những nhóm nhỏ, và nó quá chi tiết.
Ancak bu da Hıristiyanlığı, İslamiyeti ve Budizmi pek çok alt kategorilere ayırıyor yani çok ayrıntılı.Peta ini membagi agama Kristen, Islam, dan Buddha menjadi banyak kelompok kecil, yang terlalu rinci.
Ancak bu da Hıristiyanlığı, İslamiyeti ve Budizmi pek çok alt kategorilere ayırıyor yani çok ayrıntılı.Ta však rozděluje křesťanství, islám a budhismus do spousty až příliš detailně popsaných podskupin.
Ancak bu da Hıristiyanlığı, İslamiyeti ve Budizmi pek çok alt kategorilere ayırıyor yani çok ayrıntılı.На ней отражено разделение христианства, ислама и буддизма на множество подгрупп, что уж слишком детально.
Ancak bu da Hıristiyanlığı, İslamiyeti ve Budizmi pek çok alt kategorilere ayırıyor yani çok ayrıntılı.Тя разделя християнството, исляма и будизма на много подгрупи, които са много подробни.
Ancak bu da Hıristiyanlığı, İslamiyeti ve Budizmi pek çok alt kategorilere ayırıyor yani çok ayrıntılı.אבל היא מחלקת את הנצרות, האסלם והבודהיזם להרבה קבוצות משנה מה שהיה מפורט מדי
Ancak bu da Hıristiyanlığı, İslamiyeti ve Budizmi pek çok alt kategorilere ayırıyor yani çok ayrıntılı.ولكن ذلك يقسم المسيحية والإسلام والبوذية إلى العديد من المجموعات الفرعية، والتي كانت شديدة التفصيل.
Ancak bu da Hıristiyanlığı, İslamiyeti ve Budizmi pek çok alt kategorilere ayırıyor yani çok ayrıntılı.さらに細分されています これでは細かすぎます そこで 私たちは ギャップマインダー 独自の地図を作りました
Ancak kadın başına altı yedi çocuk sahibi olan pek çok Hıristiyan ülkesi de var.그러나 또 한편으론 기독교인 나라 중에 한 여성당 6~7명의 자녀를 둔 곳도 있었습니다.
Ancak kadın başına altı yedi çocuk sahibi olan pek çok Hıristiyan ülkesi de var.6人から7人 生んでいる国もあります ラテンアメリカや アフリカの国です
Ancak kadın başına altı yedi çocuk sahibi olan pek çok Hıristiyan ülkesi de var.Aber es gab auch christliche Länder, wo es sechs bis sieben Babies pro Frau gab.
Ancak kadın başına altı yedi çocuk sahibi olan pek çok Hıristiyan ülkesi de var.Ale bolo tiež veľa kresťanských krajín, v ktorých mali ženy šesť alebo sedem detí.
Ancak kadın başına altı yedi çocuk sahibi olan pek çok Hıristiyan ülkesi de var.Ampak bilo je tudi veliko krščanskih držav ki so imele veliko otrok na žensko.
Ancak kadın başına altı yedi çocuk sahibi olan pek çok Hıristiyan ülkesi de var.Bylo také mnoho křesťanských zemí se šesti až sedmi dětmi připadajících na ženu.
Ancak kadın başına altı yedi çocuk sahibi olan pek çok Hıristiyan ülkesi de var.Dar existau multe ţări creştine care aveau şase sau şapte copii per femeie.