hıristiyan ile cümle
hıristiyan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Ancak kadın başına altı yedi çocuk sahibi olan pek çok Hıristiyan ülkesi de var.De volt sok keresztény ország, ahol hat gyerek esett egy nőre.
Ancak kadın başına altı yedi çocuk sahibi olan pek çok Hıristiyan ülkesi de var.Jednak w wielu krajach chrześcijańskich na kobietę przypadało 6-7 dzieci.
Ancak kadın başına altı yedi çocuk sahibi olan pek çok Hıristiyan ülkesi de var.Maar er waren ook vele christelijke landen die zes tot zeven baby's per vrouw hadden.
Ancak kadın başına altı yedi çocuk sahibi olan pek çok Hıristiyan ülkesi de var.Ma c'erano anche molti paesi cristiani che avevano da 6 a 7 figli per donna.
Ancak kadın başına altı yedi çocuk sahibi olan pek çok Hıristiyan ülkesi de var.Mais il y avait aussi de nombreux pays chrétiens où les femmes avaient six ou sept enfants.
Ancak kadın başına altı yedi çocuk sahibi olan pek çok Hıristiyan ülkesi de var.Mas também havia muitos países cristãos com seis a sete bebés por mulher.
Ancak kadın başına altı yedi çocuk sahibi olan pek çok Hıristiyan ülkesi de var.Men det fanns även många kristna länder som hade sex till sju barn per kvinna.
Ancak kadın başına altı yedi çocuk sahibi olan pek çok Hıristiyan ülkesi de var.Namun ada banyak juga negara-negara Kristen dengan 6 atau 7 orang bayi per wanita.
Ancak kadın başına altı yedi çocuk sahibi olan pek çok Hıristiyan ülkesi de var.Nhưng cũng có nhiều nước theo đạo Thiên chúa mà có từ 6-7 trẻ em trên một phụ nữ.
Ancak kadın başına altı yedi çocuk sahibi olan pek çok Hıristiyan ülkesi de var.Υπήρχαν όμως και πολλές Χριστιανικές χώρες που είχαν έξι με επτά παιδιά ανά γυναίκα.
Ancak kadın başına altı yedi çocuk sahibi olan pek çok Hıristiyan ülkesi de var.Но имаше и христиански държави, в които имаше шест до седем бебета, родени от една жена.
Ancak kadın başına altı yedi çocuk sahibi olan pek çok Hıristiyan ülkesi de var.Однако было ещё много христианских стран, в которых на женщину приходилось по шесть-семь детей.
Ancak kadın başına altı yedi çocuk sahibi olan pek çok Hıristiyan ülkesi de var.אבל היו גם הרבה מדינות נוצריות שבהן לכל אישה היו שישה או שבעה תינוקות
Ancak kadın başına altı yedi çocuk sahibi olan pek çok Hıristiyan ülkesi de var.ولكن كان هناك أيضاً العديد من البلدان المسيحية التي كان لديها ستة إلى سبعة أطفال لكل امرأة.
Ben bayağı rahibelerin, papazların ders verdiği gerçek bir Hıristiyan okulunda eğitim gördüm.Am mers la o şcoală creştină strictă am fost educat de călugăriţe, taţi, fraţi, surori.
Ben bayağı rahibelerin, papazların ders verdiği gerçek bir Hıristiyan okulunda eğitim gördüm.Chodil jsem do přísně křesťanské školy. Učili mě jeptišky, otcové, bratři, sestry.
Ben bayağı rahibelerin, papazların ders verdiği gerçek bir Hıristiyan okulunda eğitim gördüm.Chodil som do silne kresťanskej školy, v ktorej učili mníšky, otcovia, bratia, sestry.
Ben bayağı rahibelerin, papazların ders verdiği gerçek bir Hıristiyan okulunda eğitim gördüm.Egy igazán moderált keresztény iskolába jártam, ahol apácák, papok, testvérek és nővérek tanítottak.
Ben bayağı rahibelerin, papazların ders verdiği gerçek bir Hıristiyan okulunda eğitim gördüm.Fui a esta escuela cristiana muy correcta... fui educado por monjas, sacerdotes, hermanos, hermanas.
Ben bayağı rahibelerin, papazların ders verdiği gerçek bir Hıristiyan okulunda eğitim gördüm.Fui para uma escola Cristã muito adequada ensinada por freiras, padres, irmãos e irmãs.
Ben bayağı rahibelerin, papazların ders verdiği gerçek bir Hıristiyan okulunda eğitim gördüm.Ik ging naar een keurige christelijke school met nonnen, paters, broeders, zusters.
Ben bayağı rahibelerin, papazların ders verdiği gerçek bir Hıristiyan okulunda eğitim gördüm.Io ho frequentato una scuola cristiana molto rigida, gestita da suore, frati, fratelli, sorelle.
Ben bayağı rahibelerin, papazların ders verdiği gerçek bir Hıristiyan okulunda eğitim gördüm.Jag gick i en mycket proper Kristen skola undervisades av nunnor, präster, bröder, systrar.
Ben bayağı rahibelerin, papazların ders verdiği gerçek bir Hıristiyan okulunda eğitim gördüm.J'ai été dans cette école très chrétienne, instruit par des bonnes sœurs, des pères, des frères, des sœurs.
Ben bayağı rahibelerin, papazların ders verdiği gerçek bir Hıristiyan okulunda eğitim gördüm.Jeg gik i en meget ordentlig kristen skole undervist af nonner, fadere, brødre, søstre.
Ben bayağı rahibelerin, papazların ders verdiği gerçek bir Hıristiyan okulunda eğitim gördüm.저는 아주 독실한 기독교 학교에 다녔습니다. 수녀님, 신부님에 의해 가르쳐지는 곳이었죠.
Ben bayağı rahibelerin, papazların ders verdiği gerçek bir Hıristiyan okulunda eğitim gördüm.Saya belajar di sebuah sekolah Kristen diajar oleh pastur, biarawan-biarawati Kristen.
Ben bayağı rahibelerin, papazların ders verdiği gerçek bir Hıristiyan okulunda eğitim gördüm.Tôi đi học tại một trường Cơ đốc truyền thống được dạy bởi các xơ, các cha, các anh, các chị.
Ben bayağı rahibelerin, papazların ders verdiği gerçek bir Hıristiyan okulunda eğitim gördüm.Πήγα σ' ένα πολύ καθωσπρέπει Χριστιανικό σχολείο διδάχθηκα από καλόγριες, καλόγερους, αδερφές, αδερφούς.
Ben bayağı rahibelerin, papazların ders verdiği gerçek bir Hıristiyan okulunda eğitim gördüm.Учех в това много примерно християнско училище, обучавано от монахини, бащи, братя, сестри.
Ben bayağı rahibelerin, papazların ders verdiği gerçek bir Hıristiyan okulunda eğitim gördüm.Я відвідував справжню Христіанську школу і навчався у чорниць, святих отців, братів і сестер.
Ben bayağı rahibelerin, papazların ders verdiği gerçek bir Hıristiyan okulunda eğitim gördüm.Я ходил в очень приличную христианскую школу, где нас учили монахини, отцы, братья, сестры.
Ben bayağı rahibelerin, papazların ders verdiği gerçek bir Hıristiyan okulunda eğitim gördüm.הלכתי לבית ספר נוצרי מחמיר לימדו אותי נזירות, כמרים, אחים ואחיות.
Ben bayağı rahibelerin, papazların ders verdiği gerçek bir Hıristiyan okulunda eğitim gördüm.ذهبت إلى مدرسة مسيحية محافظة درس لي الراهبات والآباء والإخوة والأخوات..
Ben bayağı rahibelerin, papazların ders verdiği gerçek bir Hıristiyan okulunda eğitim gördüm.そこで神父や尼僧や修道士から習っていました 良きサマリア人になるよう育てられ
Ben bayağı rahibelerin, papazların ders verdiği gerçek bir Hıristiyan okulunda eğitim gördüm.我去佐一個很好嘅基督教學校。 老師系修女,神父,兄弟,姐妹。
Ben bir Hıristiyan gibi hissetmeye çalışacağım.Bom poskusil, da se počutijo kot kristjan.
Ben bir Hıristiyan gibi hissetmeye çalışacağım.Cercherò di sentire come un cristiano.
Ben bir Hıristiyan gibi hissetmeye çalışacağım.Ich werde versuchen, wie ein Christ zu fühlen.
Ben bir Hıristiyan gibi hissetmeye çalışacağım.Ik zal proberen te voelen als een christen.
Ben bir Hıristiyan gibi hissetmeye çalışacağım.Jag ska försöka känna sig som en kristen.
Ben bir Hıristiyan gibi hissetmeye çalışacağım.Jeg vil prøve at føle sig som en kristen.
Ben bir Hıristiyan gibi hissetmeye çalışacağım.Je vais essayer de se sentir comme un chrétien.
Ben bir Hıristiyan gibi hissetmeye çalışacağım.난 기독교인 기분 노력하겠습니다.
Ben bir Hıristiyan gibi hissetmeye çalışacağım.Megpróbálom úgy érezni, mint egy keresztény.
Ben bir Hıristiyan gibi hissetmeye çalışacağım.Pokúsim sa cítiť ako kresťan.
Ben bir Hıristiyan gibi hissetmeye çalışacağım.Pokusím se cítit jako křesťan.
Ben bir Hıristiyan gibi hissetmeye çalışacağım.Postaram się czuć jak chrześcijanin.
Ben bir Hıristiyan gibi hissetmeye çalışacağım.Saya akan mencoba untuk merasa seperti seorang Kristen.
Ben bir Hıristiyan gibi hissetmeye çalışacağım.Tôi sẽ cố gắng để cảm thấy giống như một Kitô hữu.
Ben bir Hıristiyan gibi hissetmeye çalışacağım.Voy a tratar de sentirse como un cristiano.
Ben bir Hıristiyan gibi hissetmeye çalışacağım.Yritän tuntea Christian.
Ben bir Hıristiyan gibi hissetmeye çalışacağım.Θα προσπαθήσω να αισθάνεται σαν μια χριστιανική.
Ben bir Hıristiyan gibi hissetmeye çalışacağım.Ще се опитам да се чувстват като християнин.
Ben bir Hıristiyan gibi hissetmeye çalışacağım.Я постараюсь, чтобы почувствовать себя христианином.
Ben bir Hıristiyan gibi hissetmeye çalışacağım.Я постараюся, щоб відчути себе християнином.
Ben bir Hıristiyan gibi hissetmeye çalışacağım.سأحاول أن يشعر وكأنه المسيحية.
Ben bir Hıristiyan gibi hissetmeye çalışacağım.全能の神は、私がうまくやることを意味したことを知っている - 、うまくやって懸命に試みた - 時
Beyaz, erkek veya Hiristiyan olmayan.사실에 박수를 보냈다는 것입니다.
Beyaz, erkek veya Hiristiyan olmayan.שאינו לבן, גבר או נוצרי.