hıristiyan ile cümle

hıristiyan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Hıristiyanlık içinde Klan düşmanlığını Katoliklere karşı yöneltti.Dentro do cristianismo, a Klan dirigiu hostilidades contra os católicos.
Barış bozuldu ve Simeon Hıristiyanlara karşı bir ordu hazırladı."A paz foi quebrada e Simeão decidiu erguer armas contra os cristãos ."
İlk Hıristiyanların sade ve sofu töreleri (o dönem için alışılmamış bir şeydir) .Os cotilossauros (Cotylosauria) são a primeira ordem de sauropsídeos (répteis) e os mais primitivos.
Bu dönemde Müslümanlar ve devletin Hıristiyanları arasındaki ilişkiler istikrarlı idi.As relações entre os muçulmanos e os cristãos no estado eram boas.
Eğer siz bir tesisatçı iseniz, bu sizi Hıristiyan bir tesisatçı yapmaz mı?'Se não é um homem, porque procurar fazê-lo cristão?
Özellikle Yafa bölgesi, çok sayıda Müslüman ve Hıristiyan nüfusa ev sahipliği yapmaktadır.Jafa é o lar de uma considerável população muçulmana e cristã.
Bu dönemde Hıristiyanların statüsü gelişti ve Yahudileri koruyabilecek yetkililerin güçleri azaldı.Isto, contudo, acentuou o status dos cristãos e fez ruir o poder das autoridades para a proteção dos judeus.
Hıristiyanlık üç ana kola ayrılır: Katolik, Ortodoks, Protestan.Os cristãos estão divididos em três grupos principais: católicos, ortodoxos e protestantes.
Bir Hıristiyandır.É um cristão.
Muaviye'nin karısı Maysum (Yezid'in annesi) de bir Hıristiyandı.A esposa de Moáuia, Maisum, mãe de Iázide também era cristã.
Albüm çıkmadan önce Katy, bağımsız Hıristiyan müzik şirketi Red Hill Records ile bir anlaşma imzaladı.Antes do lançamento do álbum, Hudson tinha assinado com os a gravadora cristã Red Hill Records.
Bu deneyim onun üzerinde Hıristiyanlıktan çok ateizmin etkili olmasına neden oldu.Esta experiência teve o efeito de aproximá-la mais do ateísmo do que do Cristianismo.
Hıristiyan halk arasında bu büyük üzüntüye sebep olmuştur.Esta função causava algum grau de medo entre as populações Cristãs.
Hatta İncil üzerine çalışan Hıristiyan alimler Talmudik hahamlara danışmaktaydı.Os conselhos da Bíblia sobre como lidar com eles são claros.
Hıristiyanlığın ilk zamanlarında Myra Likya'nın metropolüydü.No princípio da era cristã, Mira era a metrópole da Lícia.
Hıristiyan toplumunun kültürüne sahiptir.A origem da Comunidade de Vida Cristã.
Alfabesi 19. yüzyılın ortalarında Rus Hıristiyan misyonerleri tarafından oluşturulmuştur.A língua tonganesa escrita foi criada em meados do século XIX por missionários europeus.
Protestocular, yaklaşık 20 Hıristiyan öldürdü.Estes lutaram, matando mais de 20 membros da tribo.
Orada bir anti-semitist ve bir anti-Hıristiyan oldu.Converteu vários pagãos e anti cristãos.
Halkın büyük çoğunluğu Hıristiyandır.A maioria da população é cristã.
Bu konudaki eksiklik Hıristiyanlaşma süreci başladığından beri görülmüştür.Desde o início do Cristianismo parece ter havido fraudes.
Konstantius Hıristiyan kilisesinin meseleleriyle aktif olarak ilgilendi.No entanto, a adesão de Constantino foi um ponto decisivo para a Igreja cristã.
1981 yılında Alman Hıristiyan Demokrat Birliği (CDU) partisine üye oldu.Em 1971 Ole tornou-se membro do partido político conservador União Democrata Cristã (CDU).
Rasüleyn, göç ettirilen Hıristiyanlar için en büyük göç noktalarından birisiydi.Rodes seria a última terra cristã que pisariam.
İslâm'da Cennet terimi çoğunlukla Hıristiyanlıktaki Cennet terimiyle karşılaştırılır.Jannah é muitas vezes comparado a conceitos cristão de Céu.
Bu rolüyle Mara, Hıristiyanlıktaki şeytan ile benzerlik gösterir.Q teria um pouco de semelhanças com o Deus Cristão.
Hıristiyanlığın Pentikostal akımından gelen Çin'de 20. yüzyıl başlarında doğmuştur.Ele viveu no início do período Cretáceo, na China.
MS 5. yüzyılda Hıristiyanlığın gelişiyle birlikte, tapınak da bir kiliseye dönüştürüldü.Com a ascensão do cristianismo por todo o Império Romano no século V, o templo foi convertido em uma igreja.
Epenstein bir ordu cerrahı ve aynı zamanda Yahudi asıllı bir Hıristiyan idi.Epenstein era um cristão de origem judaica cujo pai era cirurgião no exército.
Bu nüfusun büyük çoğunluğu Müslüman olup, şehirde önemli oranda Hıristiyan azınlık da bulunmaktadır.A população desta cidade é de maioria muçulmana, com uma pequena presença cristã.
Şehirde ayrıca Hıristiyanlar ve küçük bir topluluk halinde de Samaritler yaşamaktadır.O cristianismo está presente, embora em minoria.
Bu çalışmalar sonucu ise Hıristiyanlık dininin ilk yedi kilisesi kuruldu.Este tema já estava presente na obra Sete pecados capitais.
Yahudiler ve ilk Hıristiyanların arasında belirli bir eğilime yönelen gelenekler olmuştu.A diferença não estava muito clara, entre os judeus e os primeiros seguidores do cristianismo.
İnsanlar sırf Hıristiyan oldukları için ölümle cezalandırılabiliyordu.Pode ser usado quando uma pessoa é morta por defender a Fé Cristã.
Her ikisi de Hıristiyan dinine mensuptur.Ambos sofrem nas mãos do peste.
Hıristiyan ve Müslüman hükümdarlar arasında evlilikler yaygın olmasa da hiç görülmüyor değildi.O casamento entre chineses e mulheres malgaxes não era incomum.
Ruslar ise genel olarak Ortodoks Hıristiyandırlar.Os russos são predominantemente cristãos ortodoxos.
"Kardeşi gibi o da içten bir Hıristiyan'dı."Net zoals zijn broer was hij een oprecht christen.".
Alabama'nın %92'si hıristiyandır.Het christendom is met 92% verreweg de grootste godsdienst in Alabama.
Margaret da inançlı bir Metodist Hıristiyan olarak yetişti.Margaret werd opgevoed tot een strenge methodiste.
Hıristiyan Sosyal Parti üyesiydi.Hij was lid van de Christlich Soziale Partei.
İngiltere'de Hıristiyan inancıyla yetiştirildi.Hij werd opgevoed in het christelijk geloof.
Hıristiyan bir ailede büyümüştür.Hij groeide op in een christelijk gezin.
1981 yılında Alman Hıristiyan Demokrat Birliği (CDU) partisine üye oldu.Ze is sinds 1981 lid van de Christlich Demokratische Union Deutschlands (CDU).
Hıristiyan Kıpti zamanlarında şehir Khmin ya da Shmin olarak anılmaktaydı.In de christelijke Koptische periode stond de stad bekend als Chmin of Shmin.
Hıristiyan Türklerde 40 Aziz kavramı vardır.In de Christelijke wijk bevinden zich ongeveer 40 christelijke heilige plaatsen.
Köyde Müslümanlar ve Hıristiyanlar yaşamaktadır.Er wonen zowel moslims als christenen op het eiland.
Hıristiyanlar hem nüfus ve hem de oran olarak azalmaya devam etmektedir.De mensen zondigen opnieuw tegen God en medemens.
Koyu bir Hıristiyan olmasına rağmen çok eşliliği benimsemiştir.Ondanks een christelijke opvoeding was hij een uitgesproken agnost.
Egrisi, 523 yılında Hıristiyanlığı resmi din olarak kabul etti.In 523 werd het christendom er staatsgodsdienst.
İki kardeş hıristiyandır.Beiden zijn streng christelijk.
Hıristiyanlığın Özü.Het christendom.
Bu rolüyle Mara, Hıristiyanlıktaki şeytan ile benzerlik gösterir.Deze speelt hierbij een rol die te vergelijken is met Satan in de christelijke mythologie.
Kentte hala önemli bir hıristiyan nüfus yaşamaktadır.In Libanon woont een groot aantal christelijke bevolkingsgroepen.
Bu nüfusun büyük çoğunluğu Müslüman olup, şehirde önemli oranda Hıristiyan azınlık da bulunmaktadır.Daarvan is de meerderheid moslim, hoewel er ook een grote christelijke minderheid bestaat.
Hıristiyan olmalarına rağmen Türklüklerini kaybetmemişlerdir.Ondanks de enorme ravage zijn ze er niet in geslaagd om Christians leven te redden.
Çocuklar orada Hıristiyanlaşmışlardır.Beide kinderen werden christelijk opgevoed.
Hıristiyanlara imtiyazlar sağladı.Hij legt beperkingen op aan de christenen.
Hıristiyanlar ise Ortodokstur.De Aroemenen zijn orthodox.
Şehirde ayrıca Hıristiyanlar ve küçük bir topluluk halinde de Samaritler yaşamaktadır.Verder wonen er ook kleine aantallen christenen en sikhs in de stad.

İlgili Sayfalar