Ana içeriğe geç
Sözlük

hüzün ile cümle

hüzün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Söyleşide, Yıldırım Gürses’in ilk bestesinin, İçime Hep Hüzün Doluyor olmadığı ortaya çıktı.Obvykle bývá Červený trpaslík jedinou show, kterou dělám, před níž nejsem nervózní.
Senin için ağlarız, Havva'nın kızı; senin için ah ederiz, yas ve hüzün hep bu sürgünde.K tobě voláme, vyhnaní synové Evy, k tobě vzdycháme, lkajíce a plačíce v tomto slzavém údolí.
Hüzünlü bir aşk şarkısıdır.Jde o milostnou píseň.
Ne var ki, tablolarında bu yaşamın hüzünlü yanını yansıttı.Ale právě v tomto zaměstnání objevil svou pravou životní vášeň.
Bu yüzden okuyucu hem güler hem de hüzünlenir.Smích je nahrazen pláčem a bolestí.
Hüzünlü bir üslûbu vardır.Má tuhý opěrný ocásek.
Hüzün ve sevinç bir arada.Záletný ďábel a jiné radosti.
Sanırım Dave'in solosu ve onun hüzünlü sound'u beni oraya götürdü.To odstartovalo fenomén Sakis a davové šílenství okolo něj.
Kelime anlamı olarak "hüzün kapısı" demektir.Slovem parte označujeme úmrtní oznámení.
Oğullarının ölüm haberleri annelerine gözyaşı ve hüzün vermezler.Eržina dcera nemá pro matčiny starosti a radosti vůbec pochopení.
Hicaz makamı ulvî bir hüzün telkin etmektedir.El răspândea în jur o duhoare greu de suportat.
Melankonik ve hüzünlü,bir süperyıldızın trajik saygınlıktan düşüşünü tasvir etmektedir.A dal elégikus és szomorú, bemutatja a szupersztár tragikus aláhullását.
Hüzün ve sevinç bir arada.Öröm és bánat.
"Günaydın hüzün".Búcsú Lágymányostól.
Ayrıntı yayınlarından çıkan “Son Mektup” hüzünlü bir aşk hikâyesini anlatıyor.A következő műve, a "Levél" című vígjáték, egy szerelmi történet.
Bu şarkıyı her çaldığımda çok hüzünlenirim.Én minden dalt élőben énekeltem-éneklek el.
Hüzünle gitmeliyiz ama yeisle değil.Nem heroizál, de nem is eufemizál.
Hüzün ve sevinç bir arada.Surun ja ilon kaupunki.
Eserlerinde hep bir hüzün vardır.Merkitsevätkö kyyneleet aina surullisuutta?
Film, çok zengin ama hasta olan ve fakir bir gencin hüzünlü aşk hikâyesini anlatır.Elokuva kertoo menestyneen kirurgin ja köyhän naisen intohimoisesta mutta traagisesta rakkaussuhteesta.
Sanırım Dave'in solosu ve onun hüzünlü sound'u beni oraya götürdü.Lasse Sievinen ja hänen tyttärensä Heli hakivat molemmat töitä Routaketo Oy:stä samaan työhön.
Bu yüzden okuyucu hem güler hem de hüzünlenir.Tässä vaiheessa nainen nauraa ja katoaa.
Hüzünlü bir aşk hikâyesinin anlatıldığı film, II. Dünya Savaşı sonrasının Bakü'sünde geçer.Teos Rikas, rakas... kertoo kolmen sisaruksen kohtaloista toisen maailmansodan jälkeen.
Sonra, Doktor hüzün ve korku içinde ağlayan bir bebek sesi duyar, bebeğin ağlamalarını çevirir.Esimerkiksi väsynyt vanhempi saattaa kuulla lapsensa itkevän.
Tüm sevgi ve hüzün kalbimde erir.Kaikki rakkaus ja suru sulavat sydämessäni.
"Günaydın hüzün".«"Αντίο και καλή τύχη"».
Sanırım Dave'in solosu ve onun hüzünlü sound'u beni oraya götürdü.Το νεφέλωμα του Ωρίωνα κι ο Σείριος είδαν με ακόρεστο πόνο τη θλιμμένη μου καρδιά.
Hüzünlü Bir Komedi Hülleci (Yön.)Αριθμοί σε μια άγραφη κωμωδία (Lucidor.
"Günaydın hüzün"."Blessings,condolences".
Hüzün ve sevinç bir arada.Om accept og glæde.
Melodiler çok fazla hüzünlüdür.Melodien er meget enkel.
Yaşama sevinciyle hüzün, iyimserlikle umutsuzluk şiirlerinde iç içeydi.Tristhed med livsglæde, optimisme og fortvivlelse blev flettet sammen i hans digte.
"Günaydın hüzün".«Et vemodig farvel».
Melodiler çok fazla hüzünlüdür.Det var en veldig trist melodi, fryktelig trist.
Fakat sen de edebe riâyet etmedigin için, ömrün hüzün ile geçecek,” dedi.Engkau tidak bercela di dalam tingkah lakumu sejak dari penciptaanmu sampai terdapat kecurangan padamu".
Hüzünle gitmeliyiz ama yeisle değil.Yang melarikan diri namun tidak dengan Ujing.
"Günaydın hüzün".Selamat Djalan Kasih Terindah ^
"Günaydın hüzün".“Vĩnh biệt Hiền "cá sấu"”.
Melodiler çok fazla hüzünlüdür.Nhạc của hai vị ấy tuyệt khi buồn.
Cersei prense sunulduğu zaman, neredeyse prensin mor renkli hüzünlü gözlerinin içinde boğulacaktı.Cũng vì lý do đó, khi vừa mới được sinh ra, Công chúa Christina đã gần như bị mù hoàn toàn.
Barkarol formunda bestelenen eserin coşkulu bir şekilde romantik ve biraz hüzünlü bir tonu vardır.Được viết dưới thể barcarolle, nên nó có đặc trưng bởi âm điệu lãng mạn đều đều và một chút tiếc nuối.
"Hüzünlü veda…".Tiếng suối chảy buồn.".
"Günaydın hüzün".挨拶は「ごきげんよう」。
Divan’ı baştan sona neredeyse hüzünle doludur.『くるまば草』は初めから終わりまで楽しさいっぱいである。
Melodiler çok fazla hüzünlüdür.旋律は実に侘しい。
İlk romanı Günaydın Hüzün, 1954 yılında, Sagan 18 yaşındayken satışa sunuldu.彼女の最初の小説『悲しみよこんにちは』は1954年、18歳の頃に出版された。
Kız evinde gelin son kez oynar ve bir hüzünlü vedalaşma faslı başlar.本人の最終回では自ら出演しお別れの挨拶をした。
Hüzünlü bir aşk şarkısıdır.それは傷心の歌だった。
"Gizemli Keşfin Hüzünlü Tanığı: Hürmüz".^ 歴史雑学探偵団編『発見!
Hüzünlü bir üslûbu vardır.涙脆い一面がある。
Hüzün dolu kalbini hissettirmek için sevgili eşinin ruhuna seslenir.相手の心の痛みを感じ取れる優しい少女。
Bu şarkıyı her çaldığımda çok hüzünlenirim.每一次現場演唱這首歌時。
Hüzünlü ama açıkça görülüyor ki hiçbiri bir adım bile ileri gidemezler.兩人關係微妙,但沒有明確的進一步發展。
Sonbaharın tüm hüzünlü güzelliğinde onun her rengini izlemek mümkündür.在秋天的夜晚可以瞥見完整的星座。
"Günaydın hüzün".노래-안무 '굿굿'”.
Cersei prense sunulduğu zaman, neredeyse prensin mor renkli hüzünlü gözlerinin içinde boğulacaktı.문을 열면 슬픈 공주는 눈앞에 있다.
Bülent Ersoy - Akşam Oldu Hüzünlendim Ben Yine şarkısı"이정, 빈지노 신곡 극찬…“정말 오랜만에 노래 듣다 꿈틀”".
Hüzünlü ama açıkça görülüyor ki hiçbiri bir adım bile ileri gidemezler.사신이지만 선과 악, 둘 중 하나가 너무 지나쳐서는 안 된다는 가치관이 있다.
Sanırım Dave'in solosu ve onun hüzünlü sound'u beni oraya götürdü.두 딸 스테파니와 뮤리엘의 슬퍼하는 모습은 그에게 견딜 수 없는 아픔을 주었다.
Hüzünlü bir aşk şarkısıdır.הוא די שיר אהבה עצוב.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod