Hüsrana uğradım.I was frustrated.
O bir hüsrandı.That was a disappointment.
Hüsran vardı.There has been frustration.
Tom'un hüsranını anlayabilirim.I can understand Tom's frustration.
Ben hiç hüsrana uğramış değilim.I don't get frustrated at all.
Tom hüsrana uğradığını söyledi.Tom told me that he was frustrated.
Sami de hüsrana uğramıştı.Sami was also frustrated.
İşte o zaman bunu batıl sayanlar hüsrana uğrarlar."And people are surprised by the losses!"
Sanırım ki en kötü şey, kendi yeteneğine karşı duyulan hüsrandır.I suppose the worst thing is frustration at your own ability.
Prototip yapımı uygun olmayan malzeme kullanımından hüsranla sonuçlanmıştır.Attempts to build a prototype failed due to inadequate materials.
"Kimi zaman vuslat, kimi zaman hüsran".Sometimes you win, sometimes you lose.
Ancak, 1998, 1999 ve 2000 playoffları rakipleri Knicks'e kaybetmeleri ile hüsranla sonuçlandı.In 2000 and 2001, both teams missed the playoffs.
Şarkının sözleri varoluşsal hüsran ve bilgi arayışı üzerinedir.The lyrics of the song deal with feelings of existential frustration and the quest for knowledge.
Hüsran içindeydim, öfkeliydim.I was so frustrated, angry.
"Ne!" Sherlock Holmes ile beyaz, geri sendeledi hüsran ve sürpriz."What!" Sherlock Holmes staggered back, white with chagrin and surprise.
Bir içi savaşı bitirmek, tehlikelerle, hüsranlarla, aksiliklerle dolu bir süreçtir.Ending civil wars is a process that is fraught with dangers, frustrations and setbacks.
Alaycı bir gülümsemeyi veya mutlu bir gülümsemeyi fark edemiyordu veya hüsran dolu bir gülümsemeyi.It doesn't recognize an ironic smile, or a happy smile, or a frustrated smile.
Ama hüsrana uğradın.But you were disappointed.
Hüsrana uğrarsın.You'd be disappointed.
İşte benim Boston'da keşfettiğim buydu -- yaşadığım dilsel hüsran aynı zamanda motive ediciydi.And this is what I discovered in Boston -- that frustration was very stimulating.
Kûşa bel bağlayan, Mısırla övünen halk hüsrana uğrayacak, utanç içinde kalacak.And they shall be afraid and ashamed of Ethiopia their expectation, and of Egypt their glory.
Ona bir tuzak kurmak istediler. Biz de, asıl kendilerini hüsrana uğrattık.They wished to entrap him, but We made them greater losers.
Kim Allah'ı bırakıp da şeytanı dost (veli) edinirse, kuşkusuz o, apaçık bir hüsrana uğramıştır.He who holds Satan as friend in place of God will assuredly be damned to perdition.
Onların bütün yapıp-ettikleri boşa çıkmıştır, böylece hüsrana uğrayanlar olmuşlardır" derler.Wasted have been all their deeds, and losers they remain.
Nefislerini hüsrana uğratanlar, işte onlar inanmayanlardır.Only they who are lost of soul will not come to believe.
Allah'a kavuşmayı yalan sayanlar, doğrusu hüsrana uğramışlardır.They are surely lost who call the meeting with God a lie.
Allah'ın bir tuzak kurmasından, hüsrana uğrayan bir topluluktan başkası (akılsızca) güvende olmaz.Only they feel secure against the plan of God who are certain of being ruined.
İşte bunlar hüsrana uğrayanlardır.These are verily the people who will lose.
Ve Allah'ın ayetlerini yalanlayanlardan olma; yoksa hüsrana uğrayanlardan olursun.And do not be one of those who deny the signs of God, or you will be among the losers.
Hiç şüphesiz bunlar, ahirette en çok hüsrana uğrayanlardır.Undoubtedly they will be losers in the life to come.
Ve eğer beni bağışlamaz ve beni esirgemezsen, hüsrana uğrayanlardan olurum."If You do not forgive me and have mercy on me I shall be among those who perish."
De ki: "Davranış (ameller) bakımından en çok hüsrana uğrayacak olanları size haber vereyim mi?"Say: "Shall I tell you whose labour will be wasted?
Ona bir düzen (tuzak) kurmak istediler, fakat Biz onları daha çok hüsrana uğrayanlar kıldık.They wished to entrap him, but We made them greater losers.
Batıla inanan ve Allah'ı inkar edenler ise, işte onlar hüsrana uğrayanlardır."It is those who believe in falsehood and disbelieve in God who will perish.
Haberiniz olsun; bu apaçık olan hüsranın kendisidir."Remember, this will be an all-too-evident loss.
Çünkü onlar, hüsrana uğrayan kimselerdi.They were indeed bound to perish.
Kıyamet-saatinin kopacağı gün, (işte) o gün, batılda olanlar hüsrana uğrayacaklardır.The day the Hour is proclaimed the liars will be losers.
Dikkat edin; şüphesiz şeytanın fırkası, hüsrana uğrayanların ta kendileridir.Will not Satan's faction perish?
Artık o (ülkelerin halkı), yaptığı kötülüğü taddı ve işinin sonucu bir hüsran oldu.So they tasted the pain of their actions; and the consequence of their deeds was ruin.
Peygamberler yardım istediler ve her inatçı zorba hüsrana uğradı.Then (the apostles) asked of God's assistance, and every arrogant tyrant was frustrated:
Allah'a iftira eden hüsrana uğrar" dedi.For he who fabricates lies is doomed to failure."
Ona düzen kurmak istediler, fakat Biz onları hüsrana uğrattık.They wished to entrap him, but We made them greater losers.
"Kendiniz gibi bir insana itaat ederseniz hüsrana uğrayacağınızda hiç şüphe yoktur."So if you follow a man like yourself you will certainly be doomed.
Dikkat edin, işte apaçık hüsran budur.Remember, this will be an all-too-evident loss.
İşte Rabbinizi böyle sanmanız sizi mahvetti de hüsrana uğrayanlardan oldunuz.It is this notion you had of your Lord that caused your ruin, and you are lost."
Doğrusu onlar hüsranda idiler.They were indeed bound to perish.
Kıyamet kopacağı gün, işte o gün, batıl sözlere uymuş olanlar hüsranda kalırlar.The day the Hour is proclaimed the liars will be losers.
Doğrusu onlar hüsranda olanlardır.Yet he answers: "These are only fables of long ago."
İyi bilin; şeytanın taraftarları elbette hüsrandadırlar.Will not Satan's faction perish?
Onlar, işlerinin karşılığını tattılar; işlerinin sonu hüsran oldu.So they tasted the pain of their actions; and the consequence of their deeds was ruin.
İnsan hiç şüphesiz hüsran içindedir.Man is certainly loss,
Kim Allah'ı bırakıp da şeytanı yandaş edinirse açık bir hüsrana kesinlikle yuvarlanmış olacaktır.He who holds Satan as friend in place of God will assuredly be damned to perdition.
Bütün amelleri boşa çıkmıştır da hüsrana uğrayanlardan oluvermişlerdir.Wasted have been all their deeds, and losers they remain.
Benliklerini hüsrana yuvarlamış kişiler var ya, onlar iman etmezler.Only they who are lost of soul will not come to believe.
Allah'ın huzuruna varmayı yalanlayanlar, gerçekten hüsrana uğramıştır.They are surely lost who call the meeting with God a lie.
Eğer bizi affetmez, bize acımazsan elbette ki hüsrana uğrayanlardan olacağız."If You do not forgive us and have mercy upon us, we shall certainly be lost."
Öz benliklerini hüsrana ittiler. İftiralarına âlet ettikleri, onlardan uzaklaşıp kayboldu.Indeed they have caused themselves harm, and the lies they concocted did not help.
Hüsrana uğrayan topluluktan başkası Allah'ın tuzağından emin olamaz.Only they feel secure against the plan of God who are certain of being ruined.
Allah'ın yol gösterdiği, gerçeğe varmıştır; saptırdıkları ise hüsrana batıp kalmıştır.He alone is guided whom God shows the way; and whom He leads astray is surely lost.
Hüsrana uğrayanların da kendileridir bunlar.These are verily the people who will lose.