hükmü ile cümle

hükmü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu ziyadenin, yani fazlalığın hükmü konusunda hadis âlimleri ihtilaf edmişlerdir.Zij waren een bron van eindeloze twisten tussen de vorsten die daarop aanspraak maakten.
Zaten, kabul edebileceğim tek mahkeme kendimdir ve bir başkasının hükmü benim için manasızdır..Ik hoop dat u één ding voor mij hebt en dat is respect voor mijn beslissing.
İmparatorun hayatını ya da hükmünü belgeleyen bir kanıt yoktur.Er kunnen geen vaste data worden toegekend aan deze keizer zijn leven of regering.
Konsilin hükmüne rağmen tartışma devam etti.Ondanks de internationale veroordeling bleef het proces doorgaan.
Johnson idam hükmünü kabul etmiştir.De rechtbank stelde Adam in het gelijk.
15 Nisan 2008'de mahkeme boşanma hükmünü verdi.8 kwietnia 2011 sąd rodzinny orzekł rozwód.
1131'de babası I. Joselin Danişmendliler ile bir muharebede yaralandı ve Urfa'nın hükmü II. Joselin'e geçti.W 1131 jego ojciec Joscelin I został ranny w bitwie z Daniszmendydami i Edessa trafiła w ręce Joscelina II.
Hirodes onları tutuklattı, mahkemeye çıkarttı, hükmü verdirdi ve idam ettirdi."Lech" stawił się na rozprawę, pozwolił rozbroić i przyjął wyrok.
İmhâ hükmünün dışında olan kitaplar tıpla, kehânetle, tarım ve ormancılıkla ilgili olan kitaplardır.Wyjątkiem będą księgi o medycynie, wróżeniu i rolnictwie.
Mahkeme, sanıklar hakkında, "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" karar verdi.Odpowiadając przed sądem deklarował: Wysoki Sądzie!
İdarenin fonksiyon gaspı işlemleri, yok hükmünde sayılır.Nieposłuszeństwo przewodniczka stada karze gryzieniem.
Yahudilerin isteği üzerine Barabbas serbest bırakılır ve İsa'nın çarmıha gerilmesi hükmü verilir.Barabasz został uwolniony, a Chrystus skazany na ukrzyżowanie.
Beylerbeyinin hükmü altında kendine tahsis edilmiş topraklar vardı.Ich władza nad poszczególnymi ziemiami miała charakter namiestniczy.
Bu bir kanun veya yönetmelik maddesi, bir uluslararası anlaşma hükmü veya yüksek mahkeme kararı olabilir.Może powstać w drodze umowy, orzeczenia sądowego, orzeczenia administracyjnego lub zasiedzenia.
Bir hükmün İslami nitelik taşıması bu kaynaklardan en az birisine dayandırılmasına bağlıdır.Obalenie koniunkcji oznacza odrzucenie co najmniej jednego z jej składników.
Yahudilerin isteği üzerine Barabbas serbest bırakılır ve İsa'nın çarmıha gerilmesi hükmü verilir.Publiken valde att Barabbas skulle friges och Jesus korsfästas.
Bu terimin antik çağda herhangi bir hükmü yoktur.Något sådant finns inte för Gamla Testamentet.
Konsilin hükmüne rağmen tartışma devam etti.Han fortsatte därefter, trots ordförandens invändning, sin utfrågning.
Karara yapılan itirazla birlikte Yargıtay Genel Kurulu hükmün bozulmasına karar verdi.Gjorde han inte det, fick riksrådet döma i tvisten.
Hükmü zamanında imparatorluğun genel durumu babasının devrine göre sakindi.Alla övriga ämbetsmän ska i fortsättningen av kejsarinnans regeringstid ha fruktat hennes bror.
Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmalar kanun hükmündedir.De flesta frågor som regleras på europeisk nivå faller nämligen inom förvaltningsrättens område.
Hakim mesleği gereği bu hükmü bilmektedir).Терміни та визначення.]]
Antlaşma ayrıca Bulgaristan ordusunun 20 bin kişiyi aşamayacağı hükmü getirmektedir.Болгарії заборонялось тримати в армії більше як 20 000 вояків.
Neden hâlâ hükmümüze uymayı reddediyorsun ve kendine bir kral diyorsun?Але чому ми й досі ще тільки шукаємо свого національного героя?
15 Nisan 2008'de mahkeme boşanma hükmünü verdi.15 вересня 2008 р. суд виніс рішення у справі Делича.
Kadınlar da erkekler gibi, hükmü kesin olan bu yasalara bağlı olacaktır.Про тих, хто має рукопокластися, нехай буде цей устав.
Johnson idam hükmünü kabul etmiştir.Smith, případ odložil.
Dolayısıyla bir önceki hükümdar tarafından veliat atanmış olmanın hiçbir hükmü kalmamaktadır.Ponechání bývalého vládce systému žít Zemi samozřejmě nepřipadá v úvahu.
Antlaşma ayrıca Bulgaristan ordusunun 20 bin kişiyi aşamayacağı hükmü getirmektedir.Bulharská armáda nesměla mít dále více než 20 000 mužů, kteří nesměli být vyzbrojeni těžkými zbraněmi.
Soruşturma kurulu Constable Murray'in eylemenin haklı olduğu hükmünü vererek beraat ettirmiştir.Soud je tak ukončen s rozhodnutím, že kapitán Kirk je nevinný.
Madde 26, Bildiri'de yer alan her cumhuriyetin Birliği terk etme hakkına sahip olduğu hükmünü tekrarlar.Articolul 26 stabilea dreptul fiecărei republici să părăsească Uniunea.
Alacağın bir mahkeme hükmüyle temlik edilmesidir.El trebuie să fie predat unui tribunal al poporului care să-l judece rapid.
Hükmün açıklanması geri bırakıldı.Az ítélet miatt visszavonult.
Yahudilerin isteği üzerine Barabbas serbest bırakılır ve İsa'nın çarmıha gerilmesi hükmü verilir.Jeesus tuomitaan kuolemaan ja Barabbas päästetään vapaaksi.
Antlaşma ayrıca Bulgaristan ordusunun 20 bin kişiyi aşamayacağı hükmü getirmektedir.Bulgarian armeija rajattiin 20 000 mieheen.
Maddesi boşanma sonrası bekleme süresi ile ilgili hükmü içermektedir.Tukiaisen vuoro jättää avioerohakemus Iltalehti.
Konsilin hükmüne rağmen tartışma devam etti.Oikeustaistelu jatkui vielä päätöksestä huolimatta.
Yahudilerin isteği üzerine Barabbas serbest bırakılır ve İsa'nın çarmıha gerilmesi hükmü verilir.Το πλήθος επέλεξε να ελευθερωθεί ο Βαραββάς και να σταυρωθεί ο Ιησούς.
MK 8 hükmü, bütün insanların hak ehliyeti olduğunu düzenlemiştir.Το NSC-68 δήλωνε ρητά πως οι Κομμουνιστές ήθελαν την παγκόσμια κυριαρχία.
Bu bir kanun veya yönetmelik maddesi, bir uluslararası anlaşma hükmü veya yüksek mahkeme kararı olabilir.Πράξη δηλαδή μπορεί να είναι νόμος, διοικητική πράξη ή δικαστική απόφαση.
Hakim mesleği gereği bu hükmü bilmektedir).Utgitt av: Aspekt Bv|ISBN 90-5911-307-1]].
Kudurrular Babil'deki Kassitler hükmü süresinden geride kalan tek sanat eserleridir.Kudurruene er de eneste overlevende kunstferdigheter fra kassittenes herredømme i Babylonia.
Bu ziyadenin, yani fazlalığın hükmü konusunda hadis âlimleri ihtilaf edmişlerdir.Den fikk blandet kritikk, og anmelderne var blant annet uenige om slutten.
Hakim mesleği gereği bu hükmü bilmektedir).Ajaran dan ayat Al-Quran yang bisa dipastikan tafsiran dan maknanya disebut dalil qat’i.
Değiştirildiğine ve Kur'an'dan sonra hükmünün kalktığına inanılır.Maka dari itu seniman Muslim mengembangkan huruf (kaligrafi) menjadi bentuk seni.
İbn Arabşah, "hem yö­neten hem yönetilen onun hükmü altındaydı," diye yazar.Jawabnya: "Suamiku selalu solat malam dan berpuasa siang harinya".
Bu ziyadenin, yani fazlalığın hükmü konusunda hadis âlimleri ihtilaf edmişlerdir.Al-Muqaddasi mengacu pada perselisihan di antara orang-orang Susa dan orang-orang dari Tustar.
Ayrıca ağzı bozuk babasını vurup öldürdüğü için Tanner'in hapis hükmü sonuçlandırılmıştır.Hal ini juga mengungkapkan bahwa Tanner menembak ayahnya yang kasar hingga tewas.
Haram hükmüne varmada kullanılan dini kaynaklar nelerdir?Dalam kehinaan-Nya berlangsunglah hukuman-Nya; siapakah yang akan menceriterakan asal-usul-Nya?
Bu gelenek 1939'a kadar bile hükmünü sürdürmüştür.Kebiasaan ini memiliki kekuatan hukum sebagai sebagai akhir 1939.
Aşere-i Mübeşşere'ye ve Sahabe-i Kiram'a elbette reis-i cumhur hükmünde idi.Surah ini termasuk golongan surah Makkiyah dan diturunkan sesudah surah Al-Fajr.
İbn Arabşah, "hem yö­neten hem yönetilen onun hükmü altındaydı," diye yazar.Ngồi rằng ngồi tựa (có mấy) mạn thuyền là ngồi tựa (có hơ) mạn thuyền (ấy mấy) đêm (là) đêm hôm qua.
Antlaşma ayrıca Bulgaristan ordusunun 20 bin kişiyi aşamayacağı hükmü getirmektedir.Bulgaria đồng thời phải cắt giảm lực lượng vũ trang xuống còn không quá 20000 người.
Şüphesiz ki, ayrılığa düşmüş oldukları şeyler hakkında Rabbin kıyamet günü aralarında hükmünü verecektir.受難の主日(枝の主日) 復活の主日の1週間前。
MK 8 hükmü, bütün insanların hak ehliyeti olduğunu düzenlemiştir.ディビジョン8は全員が全ての命令に従う方を選んだ。
Johnson idam hükmünü kabul etmiştir.ジョンソンは大統領恩赦を受けた。
İbn Arabşah, "hem yö­neten hem yönetilen onun hükmü altındaydı," diye yazar.辞世の句は、 「霜の夜を 思い切ったる門出かな」 「散る紅葉 吹かるるままの行方哉」 であった。
Bu ziyadenin, yani fazlalığın hükmü konusunda hadis âlimleri ihtilaf edmişlerdir.全真教はこの「道仏論争」に敗れて勢力を一時的に後退させた。
Yahudilerin isteği üzerine Barabbas serbest bırakılır ve İsa'nın çarmıha gerilmesi hükmü verilir.バラバを釈放して、イエスを十字架につけるように兵士に引き渡した。
Hakim mesleği gereği bu hükmü bilmektedir).《晋书·载记第一·刘元海》 ]]]

İlgili Sayfalar