hükmü ile cümle

hükmü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Burgon hükmü Hollandalıların uluslaşmasını sağlamıştır.The Burgundian period is when the road to nationhood began.
Oğlu olan İntef III, İntef II'nin hükmü sonrasında yeni yönetici olmuştur.Intef was succeeded by his son Intef III.
Jüri, "Bazı bilinmeyen kişi veya kişilere karşı kasıtlı cinayet" hükmünü verdi.The jury passed a verdict of "Wilful murder against some person or persons unknown".
Bayrağın hükmü muhtemelen o zamanda veya kısa bir süre içerisinde sonlandırıldı.The flag was probably discontinued at that time or shortly afterwards.
20 yıllık hükmü boyunca Venediklilerle Türkler arasında baplılığını değiştirmişti.[1]During his twenty-year reign, he shifted allegiance between the Venetians and the Turks.[4]
Üçü de ihanetten yargılandı, suçlu bulundu ve Tyburn'de asılmaları hükmü verildi.All three were tried for treason, convicted, and condemned to be drawn to Tyburn and hanged.
Bu, kayıtlardaki en eski eyalet anayasası eşit haklar hükmüdür.[1]This is the earliest state constitutional equal rights provision on record.[18]
Suriye Vatandaşlık Yasası 1969 yılında 276 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile çıkarılmıştır.[1]The Syrian Nationality Law was enacted in 1969, by Legislative Decree 276.[1]
İslam gerekli hükmü vermiş ve eğer kanunlara ihtiyaç varsa, hepsini İslam kurmuştur.Islam has made the necessary provision; and if laws are needed, Islam has established them all.
Hakim mesleği gereği bu hükmü bilmektedir).In: ]].
Bu ziyadenin, yani fazlalığın hükmü konusunda hadis âlimleri ihtilaf edmişlerdir.Einige blieben strittig, da sie sich inzwischen im Besitz des Bundes befanden.
Aşere-i Mübeşşere'ye ve Sahabe-i Kiram'a elbette reis-i cumhur hükmünde idi.Mit dem Islam und dem Koran wurde sie von Volk zu Volk getragen.
Kadınlar da erkekler gibi, hükmü kesin olan bu yasalara bağlı olacaktır.Die Frauen sind wie die Männer diesem unerbittlichen Gesetz unterworfen.
Yahudilerin isteği üzerine Barabbas serbest bırakılır ve İsa'nın çarmıha gerilmesi hükmü verilir.Die Leute entscheiden sich für Barabbas; Jesus wird gekreuzigt.
Johnson idam hükmünü kabul etmiştir.John kämpft für eine Revision des Urteils.
Böylece, Habsburg Hanedanılarının 400 yıllık Macaristan hükmünün sonu oldu.Damit fand die über 630-jährige Herrschaft des Hauses Habsburg ihr Ende.
Bu terimin antik çağda herhangi bir hükmü yoktur.So ein Fest wird sonst nirgends im Alten Testament erwähnt.
YHK kararı kesindir ve toplu iş sözleşmesi hükmündedir. (m.55)Auch das Sozialgerichtsgesetz sieht die Verpflichtungsklage und die allgemeine Leistungsklage vor (§ 54 Abs.
Şüphesiz ki, ayrılığa düşmüş oldukları şeyler hakkında Rabbin kıyamet günü aralarında hükmünü verecektir.Ton Seigneur décidera entre eux, au Jour de la Résurrection sur ce qui les divisait ».
Neden hâlâ hükmümüze uymayı reddediyorsun ve kendine bir kral diyorsun?Pourquoi refuses-tu encore de te soumettre à ma volonté et continues-tu à te parer du titre de roi ?
Değiştirildiğine ve Kur'an'dan sonra hükmünün kalktığına inanılır.C'est une révélation pour lui et il décide alors de changer de vie.
Kanunda vatandaşlığın kaybedilmesi hükmünü içeren cezalar neticesine Türk vatandaşlığı kaybedilebilir.Le rejet de l'islam peut être sanctionné par la perte de la citoyenneté.
Yahudilerin isteği üzerine Barabbas serbest bırakılır ve İsa'nın çarmıha gerilmesi hükmü verilir.On rendra la liberté à Barabbas et on crucifiera Jésus.
15 Nisan 2008'de mahkeme boşanma hükmünü verdi.Le 25 juin 2008 la Cour d'appel de Paris rend sa décision.
Söz gelimi kanun hükmünde kararnameler temel hak ve özgürlüklere ilişkin olarak çıkarılamaz.4) Nul ne peut être limité dans ses droits en raison de ses libertés et droits fondamentaux.
Hükmünün kesin bitiş tarihi üzerindeki genel tahmin Milattan Önce 970'tir.709 est la date de l'achèvement officiel de la conquête.
Hakim mesleği gereği bu hükmü bilmektedir).Los colectivos que acercan son: 15; 21; 57; 60; 87; 194; 203; 204; 228; 314; 338; 365; 371; 407; 430 y 437.
Neden hâlâ hükmümüze uymayı reddediyorsun ve kendine bir kral diyorsun?¿Por qué te empeñas en rechazar nuestra autoridad y te sigues llamando rey?
Konsilin hükmüne rağmen tartışma devam etti.A pesar de la decisión del concilio, continuó la controversia.
Cemiyeti "Tanrı ve tarih vereceğiniz hükmü hatırlayacaktır" diye uyarmıştır.Amonestó a la Liga que «Dios y la historia recordará su juicio».
İbn Arabşah, "hem yö­neten hem yönetilen onun hükmü altındaydı," diye yazar.La portada fue tomada durante el día, mientras que la cubierta trasera fue tomada por la noche.
Kadınlar da erkekler gibi, hükmü kesin olan bu yasalara bağlı olacaktır.Las mujeres obedecen como los hombres a esta Ley rigurosa.
İmhâ hükmünün dışında olan kitaplar tıpla, kehânetle, tarım ve ormancılıkla ilgili olan kitaplardır.Los libros que quedan exceptuados son aquellos de medicina, adivinación, agricultura y forestación.
Hirodes onları tutuklattı, mahkemeye çıkarttı, hükmü verdirdi ve idam ettirdi.Herodes los arrestó, los llevó a juicio y los condenó a muerte.
YHK kararı kesindir ve toplu iş sözleşmesi hükmündedir. (m.55)El bien público es la regla y medida de toda actividad legislativa (pág. 35).
Bu yönüyle infaz, hükmün devamı niteliğini taşır.Este verano va a ser duro, cumpliendo mi sentencia.
Anayasa Mahkemesi kanunun ikinci kere aday olmasını engelleyen hükmünü iptal etti, ancak tekrar aday olmadı.Entonces La Corte exigió obediencia de nuevo, tan solo para ser rechazados una segunda vez.
Hükmün açıklanması geri bırakıldı.Instancio fue desterrado.
İbn Arabşah, "hem yö­neten hem yönetilen onun hükmü altındaydı," diye yazar.Pagano annuncia che la città cadrà la notte stessa; segue un coro di giubilo dei crociati (Stolto Allah!).
Aşere-i Mübeşşere'ye ve Sahabe-i Kiram'a elbette reis-i cumhur hükmünde idi.Fu esperto di Halakhah e rabbino della sua comunità.
Değiştirildiğine ve Kur'an'dan sonra hükmünün kalktığına inanılır.Essa consiste nell'alternanza tra un coro (i fedeli) ed un solista (il parroco).
İdarenin fonksiyon gaspı işlemleri, yok hükmünde sayılır.La sentenza ha carattere immediatamente esecutivo.
Hakim mesleği gereği bu hükmü bilmektedir).Абу Табид ибн Абу Ташуфин, или Абу Табид II (ум.
Bu ziyadenin, yani fazlalığın hükmü konusunda hadis âlimleri ihtilaf edmişlerdir.Но у них возник спор, о том кто же из них останется на этом берегу.
Antlaşma ayrıca Bulgaristan ordusunun 20 bin kişiyi aşamayacağı hükmü getirmektedir.Численность болгарской армии не должна была превышать 20 000 человек.
1131'de babası I. Joselin Danişmendliler ile bir muharebede yaralandı ve Urfa'nın hükmü II. Joselin'e geçti.В 1131 году его отец Жослен I был ранен в сражении с Данишмендами и вскоре умер.
Kendini kadının hükmüne uyduğu yolunda savunur.Он против подобного решения жены.
Kanunda vatandaşlığın kaybedilmesi hükmünü içeren cezalar neticesine Türk vatandaşlığı kaybedilebilir.Обладание иностранным гражданством может привести к утрате гражданства Катара.
Bu terimin antik çağda herhangi bir hükmü yoktur.Во всей системе этой выставки нет ничего антирелигиозного.
Bu bir kanun veya yönetmelik maddesi, bir uluslararası anlaşma hükmü veya yüksek mahkeme kararı olabilir.Это … правовые и судебные дела, и я надеюсь, что конституционный процесс даст положительный результат.
"Allah'tan başka İlâh yoktur" hükmünün izahı nasıldır?أستغفر الله الذي الذي لا إله إلا هو الحي القيوم وأتوب إليه (ثلاث مرات).
Maddesi boşanma sonrası bekleme süresi ile ilgili hükmü içermektedir.الفصل الأول في حكم تعليق الطلاق.
İctihadların hükmü yerine ve duruma göre değişir.من آثاره: تعليقة في الفقه والخلاف.
Emevilerin hükmü 749 yılında "Kasap" lakaplı Ebu Abbas'ın devletlerini bitirmesine kadar sürdü.وبقى الأمويين حتى تم القضاء على دولتهم عام 749 على يد أبي العباس الملقب بالسفاح.
Neden hâlâ hükmümüze uymayı reddediyorsun ve kendine bir kral diyorsun?لماذا لا تسمع صوتك، تدعوني عدوك ؟!
Bu ziyadenin, yani fazlalığın hükmü konusunda hadis âlimleri ihtilaf edmişlerdir.ويزعم هؤلاء الذين يفرضون حججهم ضد عزرا أن عزرا مثال للزعيم والمُشرع الذي يشبه موسى.
Bu gelenek 1939'a kadar bile hükmünü sürdürmüştür.واستمر الدوري حتى عام 1939.
Konsilin hükmüne rağmen tartışma devam etti.Apesar da decisão do concílio, continuou a controvérsia.
Hükmü zamanında imparatorluğun genel durumu babasının devrine göre sakindi.Bem colocado desde muito cedo na corte real pela influência de seu pai.
Maddesi boşanma sonrası bekleme süresi ile ilgili hükmü içermektedir.In een aansluitend proces werd dan geoordeeld over de echtscheiding.

İlgili Sayfalar