hükmü ile cümle

hükmü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Şüphesiz ki, ayrılığa düşmüş oldukları şeyler hakkında Rabbin kıyamet günü aralarında hükmünü verecektir.陛下平日遇頌諛必多喜,遇諫諍必多怒,一涉宮闈,嚴譴立至,孰肯觸諱,以蹈不測之禍哉。
Ayrıca Britanya hükmünün medeniyeti ve Hristiyanlığı Fiji'ye getireceği umuduyla harekete geçmiştir.他亦部分出於希望大英帝國會帶來基督教和文明給斐濟。
Bu ziyadenin, yani fazlalığın hükmü konusunda hadis âlimleri ihtilaf edmişlerdir.牠們的歸類仍在爭論中,曾被歸類入對齒獸目(Symmetrodonta)。
Değiştirildiğine ve Kur'an'dan sonra hükmünün kalktığına inanılır.而由於精省的關係,原省定古蹟直接改為國定古蹟:89。
Haram hükmüne varmada kullanılan dini kaynaklar nelerdir?依於法不依人者,法謂經教也。
Hükmü nedir? ^ a b ^ Cevsen uzerine ^甲:哪儿错了? 乙:说颠倒了。
Neden hâlâ hükmümüze uymayı reddediyorsun ve kendine bir kral diyorsun?我们为什么要服从国家?因为我们其实只是在服从自己。
İbn Arabşah, "hem yö­neten hem yönetilen onun hükmü altındaydı," diye yazar.” 唐:來鵠《除夜》:“事關休戚已成空,萬里相思一夜中。
Bu ziyadenin, yani fazlalığın hükmü konusunda hadis âlimleri ihtilaf edmişlerdir.이러한 기록이 있는 숙종대의 족보를 근거로 그 시조를 이윤장으로 하는 족보가 간행되기도 하여 논란이 있었다.
İbn Arabşah, "hem yö­neten hem yönetilen onun hükmü altındaydı," diye yazar.이는 총명하고 예지(睿知)함을 헌(獻)이라 하고 밤낮으로 경계함을 일러 경(敬)이라 하였다 한다.
Temyiz Mahkemesi, yapılan tetkik sonucu, hükmün bozulmasına veya tasdikine (onanmasına) karar verir.재판관소추위원회는 재판관에 대하여 국민이나 최고재판소에서의 소추 청구가 있었을 때 또는 파면 사유가 있다고 스스로 판단하였을 때 그 사유를 조사하여야 한다.
Şüphesiz ki, ayrılığa düşmüş oldukları şeyler hakkında Rabbin kıyamet günü aralarında hükmünü verecektir.천주교는 주님 성탄 대축일 40일째 되는 날(2월 2일)을 예수 성탄과 주님 공현을 마감하는 주님 봉헌 축일로 지낸다.
Bu madde şöyledir: Kanun hükmünde kararnameler, olağan ve olağanüstü olmak üzere ikiye ayrılmaktadır.이 예제 함수는 C로 만들어 졌으며 논리 오류를 포함하는, 두 수의 평균을 계산한다.
Hakim mesleği gereği bu hükmü bilmektedir).(מכיל תקציר העלילה ומידע נוסף על הDVD]]]]).
Hatip Dicle'nin kesin hükmü var.קאפה די צדק בדבריו.
Johnson idam hükmünü kabul etmiştir.ג'ונסון, משלים את החקיקה.
Hükmü nedir? ^ a b ^ Cevsen uzerine ^יָסֻר הֵנָּה!! - וַחֲסַר לֵב?...
İmparatorun hayatını ya da hükmünü belgeleyen bir kanıt yoktur.אין תיעוד על מכתב תשובה או על פניה לשלטון.
İdarenin fonksiyon gaspı işlemleri, yok hükmünde sayılır.בסנאט לובשים הליכי ההדחה צורה של משפט.
Diyarbakır Askerî Mahkemesi olayın dikkatsizlik sonucu gerçekleştiği hükmüne vardı.בית-המשפט המחוזי קבע כי התקיימה גניבת עין.
İnfazın konusu mahkûmiyet hükmüdür.ישנו ויכוח על סיבת המאסר.
Antlaşma ayrıca Bulgaristan ordusunun 20 bin kişiyi aşamayacağı hükmü getirmektedir.В Беласишката битка българската армия наброява около 20,000 войници.
Vakfiye, vakfedenin malını verdiğini gösteren ve hâkimin vakfa dair hükmünü içeren belgedir.Akú nádej dáva žalobcovi a poskytuje...
Johnson idam hükmünü kabul etmiştir.Hitler rozhodol o odklade vykonania rozsudku.
Bununla birlikte idam hükmü ömür boyu hapse çevrildi ve Rus yetkililere teslim edildi.Zavoljo njegove plemiške rodbine so kazen znižali na dosmrtno in ga predali ruskim oblastem.
Siyasi bir toplumsa özgürlük yasaların hükmüne bağlıdır.Podrobno ureja vprašanje uresničevanje verske svobode zakon o verski svobodi.
Ayrıca Britanya hükmünün medeniyeti ve Hristiyanlığı Fiji'ye getireceği umuduyla harekete geçmiştir.Vienas iš jo motyvų buvo galimybė, kad Britų imperija atneš civilizaciją ir krikščionybę į Fidžį.
Hakim mesleği gereği bu hükmü bilmektedir).Moosese raamat 3:12; 18:15]] kuulub Jumalale.
Johnson idam hükmünü kabul etmiştir.Smith vaidlustas otsuse kohtus.
İnfazın konusu mahkûmiyet hükmüdür.Eksekutsioon on otsuse täideviimine.
Sonraki dönemde müzenin kurulması 1966 yılındaki 1437 sayılı kanun hükmünde kararnâmeyle olur.Et saada kanoonikuks, oli vaja kraadi õigusteaduses, mille ta omandas 1437. aastal.
22 yıllık hükmünün ardından Yahya Jammeh yenilgiyi kabullendi.Après avoir gouverné pendant plus de 22 ans, Yahya Jammeh a accepté sa défaite.
22 yıllık hükmünün ardından Yahya Jammeh yenilgiyi kabullendi.Después de gobernar por 22 años, Yahya Jammeh aceptó la derrota.
22 yıllık hükmünün ardından Yahya Jammeh yenilgiyi kabullendi.Na meer dan 22 jaar aan de macht heeft Yahya Jammeh zijn nederlaag erkend.
22 yıllık hükmünün ardından Yahya Jammeh yenilgiyi kabullendi.Αφότου κυβέρνησε για 22 χρόνια, ο Yahya Jammeh αποδέχθηκε την ήττα.
"Ama ne vurursanız yoksa?" Vurmak "hükmü," George soğukkanlı dedi."Aber was, wenn Sie nicht treffen?" "Ich werde treffen", sagte George, kühl.
"Ama ne vurursanız yoksa?" Vurmak "hükmü," George soğukkanlı dedi."Ale co, jeśli nie trafisz?" "I hit," powiedział George, chłodno.
"Ama ne vurursanız yoksa?" Vurmak "hükmü," George soğukkanlı dedi."Ale co když ne hit?" "To musí zasáhnout," řekl George, chladně.
"Ama ne vurursanız yoksa?" Vurmak "hükmü," George soğukkanlı dedi."Ale čo keď nie hit?" "To musí zasiahnuť," povedal George, chladne.
"Ama ne vurursanız yoksa?" Vurmak "hükmü," George soğukkanlı dedi."Dar ce se întâmplă dacă nu a lovit?" "I se lovit", a spus George, rece.
"Ama ne vurursanız yoksa?" Vurmak "hükmü," George soğukkanlı dedi."De mi van, ha nem találsz?" "Én a hit," mondta George, hűvösen.
"Ama ne vurursanız yoksa?" Vurmak "hükmü," George soğukkanlı dedi."Kaj pa, če vam ni hit?" "Bom zadel," je povedal George, hladnokrvno.
"Ama ne vurursanız yoksa?" Vurmak "hükmü," George soğukkanlı dedi."그러나 당신이 공격하지 않는다면?"내가 히트한다 ","조지는 냉정하게 말했다.
"Ama ne vurursanız yoksa?" Vurmak "hükmü," George soğukkanlı dedi."Maar wat als je niet geraakt?" "Ik zal raken", zegt George, koeltjes.
"Ama ne vurursanız yoksa?" Vurmak "hükmü," George soğukkanlı dedi."Ma che cosa se non ti ha colpito?" "Mi ha colpito", ha detto George, con freddezza.
"Ama ne vurursanız yoksa?" Vurmak "hükmü," George soğukkanlı dedi."Mais si vous ne frappez pas?" "Je vais frapper", dit George, froidement.
"Ama ne vurursanız yoksa?" Vurmak "hükmü," George soğukkanlı dedi."Men hvad nu hvis du ikke rammer plet?" "Jeg skal nok finde," sagde George, køligt.
"Ama ne vurursanız yoksa?" Vurmak "hükmü," George soğukkanlı dedi."Men vad händer om du inte slår?" "Jag ska hit", sade George, kyligt.
"Ama ne vurursanız yoksa?" Vurmak "hükmü," George soğukkanlı dedi."Mutta entä jos ei osu?" "Minä osuma", sanoi George, viileästi.
"Ama ne vurursanız yoksa?" Vurmak "hükmü," George soğukkanlı dedi."Nhưng nếu bạn không trúng?" "Tôi sẽ hit," George, lạnh lùng.
"Ama ne vurursanız yoksa?" Vurmak "hükmü," George soğukkanlı dedi."Pero lo que si no llegan?" "Voy a batear", dijo George, con frialdad.
"Ama ne vurursanız yoksa?" Vurmak "hükmü," George soğukkanlı dedi."Tetapi bagaimana jika Anda tidak memukul?" "Aku akan memukul," kata George, dingin.
"Ama ne vurursanız yoksa?" Vurmak "hükmü," George soğukkanlı dedi."Αλλά τι εάν δεν χτύπησε;" "Θα χτυπήσει", δήλωσε ο Γιώργος, ψύχραιμα.
"Ama ne vurursanız yoksa?" Vurmak "hükmü," George soğukkanlı dedi."Але що, якщо ви не потрапили?" "Я вдарив", сказав Джордж, холоднокровно.
"Ama ne vurursanız yoksa?" Vurmak "hükmü," George soğukkanlı dedi."Но какво, ако не удари?" Ще удари ", каза Джордж, хладнокръвно.
"Ama ne vurursanız yoksa?" Vurmak "hükmü," George soğukkanlı dedi."Но что, если вы не попали?" "Я ударил", сказал Джордж, хладнокровно.
"Ama ne vurursanız yoksa?" Vurmak "hükmü," George soğukkanlı dedi."ولكن ماذا لو لم يكن لضرب لك؟" "أعطي ضرب" ، وقال جورج ، بفتور.
"Ama ne vurursanız yoksa?" Vurmak "hükmü," George soğukkanlı dedi."グッド!今、その仲間のものがあると、"フィニアスは彼の歯の間に、つぶやいた。
Ayrıca bu hükmün yüksek mahkeme tarafından geçersiz kırılmasını da umuyoruz." dedi.Speriamo anche che il suo verdetto venga revocato dalla corte di appello”, ha detto.
Ayrıca bu hükmün yüksek mahkeme tarafından geçersiz kırılmasını da umuyoruz." dedi.También esperamos que la corte de apelaciones revoque este veredicto,” señaló.

İlgili Sayfalar