hücreler ile cümle
hücreler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Kanda üç lenfosit türü bulunur: B hücreleri, T hücreleri ve doğal öldürücü (katil) hücreler.Jų būna trejopų: B, T limfocitai ir taip vadinamos natūralios žudikės (angl. natural killer cells (NK cells)).
Yalnızca canlı hücrelerde gerçekleşir.Virusas gali daugintis tik gyvose ląstelėse.
Kan hücreleri üretir.Kraujo ląstelių dalyvavimas.
LiFePO4 hücrelerin yaşam süresi tahmini 10 yıldır.Replikantų gyvenimo trukmė – 4 metai.
Fetüslerin organlarında bulunan birincil kök hücreler fetal kök hücreler olarak adlandırılır.Primityvios kamieninės ląstelės vaisiaus organuose vadinamos vaisiaus kamieninėmis ląstelėmis.
En içteki tabaka endotel hücrelerinden oluşmuştur.Jų siena sudaryta tik iš endotelio.
Bunlar dev hücreleri olarak adlandırılır.Aukštuma vadinama Milžinkapiais.
Melatonin hormonunu bu hücreler salgılar.Vaistinėse galimą įsigyti melatonino hormono.
İnsanlarda demirin yaklaşık %70'i kırmızı kan hücrelerinde ve özellikle hemoglobin proteininde bulunmaktadır.Maždaug 70% žmoguje esančios geležies yra raudonuosiuose kraujo kūneliuose, ypač hemoglobino baltyme.
İnsanlarda demirin yaklaşık %70'i kırmızı kan hücrelerinde ve özellikle hemoglobin proteininde bulunmaktadır.Apmēram 70% dzelzs atrodas cilvēkā eritrocītos un īpaši hemoglobīna proteīnā.
Hücreler büyük miktarlarda değişik makromolekül sentezler.Rakud sünteesivad suurel hulgal erinevaid makromolekule.
Bu da hücrelerin oluşumu prensibidir.”Need on vaimse vormi aluseks".
Yeni hücreler büyürken, yaşlı hücreler yukarı itilir.Kui uued rakud tekivad, peavad vanad rakud surema.
Tüm canlı organizmalar hücrelerden oluşur.Kõik organismid koosnevad rakkudest.
Multipotent kök hücreler ayrıca amniyon sıvısında da bulunur.Multipotentseid tüvirakke leidub ka loote amnioni vedelikus.
Dolly ilk yetişkin hücrelerden türemiş bir klondu.Dolly oli esimene imetaja, kelle kloonimine täiskasvanud rakust saavutas edu.
Hücreler nasıl hareket eder?Kuidas moodustavad rakud funktsionaalseid struktuure?
Bu öncül hücreler, farklılaşmış olgun hücreye dönüşmeden önce birkaç bölünme döngüsüne girebilir.Nad saavad läbida mitu jagunemist enne, kui diferentseeruvad täiskasvanud rakuks.
Hücreler birbirine çok sıkı bağlıdır.Selle rakud paiknevad tihedalt üksteise peal.
Piramidal hücrelerdir.Pürimidiinide süntees.
Ökaryotik hücreler, prokaryotlardan genelde çok daha büyüktürler.Emased rohunepid on isaslindudest tavaliselt tunduvalt suuremad.
1923 : Fotoelektrik hücreler keşfedildi.Aastal 1923 kirikuhoone elektrifitseeriti.
Hücreler iki durumda olabilir: ölü ya da diri.Pall saab olla kas elus või surnud.
Metaplastik ve endoservikal hücrelerin varlığı, transformasyon bölgesinin yeterli örneklendiğini gösterir.Peritsüüdid ja endoteeli rakud asuvad basaalmembraanis, kus toimub palju rakusiseseid ülekandeid.
Bazı kimyasal maddeler ve ilaçlar spesifik olarak pankreas hücrelerini tahrip ederler.Mõned kemikaalid ja ravimid hävitavad kõhunäärmerakke.
Pluripotansiyel kök hücrelerden (hemositoblast) ürerler.Kapsli polüsahhariidid (mõnedel liikidel).
Duyu hücreleri epidermis tabakasının içinde bulunur.Vaigukäigud on okastes epidermi all.
Günümüzde tatbik edilen tedavilerin temel amacı, habis hücreleri ortadan kaldırmaktır.Tegemist on haiguse remissiooni soodustava raviga, eesmärgiks on olemasolevate vähirakkude hävitamine.
100 trilyon, 100.000 milyar hücre cinsinden yazılabilir. Ve bu 100.000 milyar hücrelerin her biri bu büyükDenna grabben kan alltså till och med begå självmord om han inser att det är något som inte står rätt till.
128 sensör beyin hücrelerimin ateşlediği küçücük elektrik sinyallerini tespit ediyor.128 sensori captano segnali elettrici molto piccoli emessi dal cervello quando le cellule si attivano.
128 sensör beyin hücrelerimin ateşlediği küçücük elektrik sinyallerini tespit ediyor.128 сензора прихващат слаби електрически сигнали, излъчвани като мозъчен пожар.
128 sensör beyin hücrelerimin ateşlediği küçücük elektrik sinyallerini tespit ediyor.脳細胞の発火によって発せられた かすかな電気信号を捉える これが寛いているときのパターン
17 yaşındayım ve onların yastıklı hücreleri vardı.제가 17살이었을때 그들은 저를 패드로 둘러진 방에 가두었죠.
17 yaşındayım ve onların yastıklı hücreleri vardı.Avevo diciassette anni e loro avevano una cella imbottita.
17 yaşındayım ve onların yastıklı hücreleri vardı. Beni büyüklük sırasına göre koridorlardada yürütüyorlardı.La 17 ani, mă aştepta o celulă capitonată, şi o viaţă de "Înainte, marş!" pe coridoare.
17 yaşındayım ve onların yastıklı hücreleri vardı.Én 17 éves voltam, nekik meg párnázott falas cellájuk volt.
17 yaşındayım ve onların yastıklı hücreleri vardı.Eu tinha 17 anos. Eles tinham uma cela acolchoada.
17 yaşındayım ve onların yastıklı hücreleri vardı.Ich bin 17 Jahre alt und sie hatten eine Gummizelle.
17 yaşındayım ve onların yastıklı hücreleri vardı.Ik was 17 jaar en ze hadden een gecapitonneerde cel.
17 yaşındayım ve onların yastıklı hücreleri vardı.J'avais 17 ans, et ils avaient une cellule capitonnée.
17 yaşındayım ve onların yastıklı hücreleri vardı.Miałem 17 lat, a oni mieli wyściełaną poduszkami celę.
17 yaşındayım ve onların yastıklı hücreleri vardı.Tengo 17 años, y tenían una celda acolchada.
17 yaşındayım ve onların yastıklı hücreleri vardı.Tôi 17 tuổi, và họ có một buồng được lót đệm.
17 yaşındayım ve onların yastıklı hücreleri vardı.Ήμουν 17 χρονών και είχαν ένα κελί γεμάτο κόσμο.
17 yaşındayım ve onların yastıklı hücreleri vardı.Бях на 17, а те имаха свободна стая за психично болни.
17 yaşındayım ve onların yastıklı hücreleri vardı.Мне 17 лет, а у них была обитая войлоком палата.
17 yaşındayım ve onların yastıklı hücreleri vardı.אני בן 17, והיה להם תא מרופד.
17 yaşındayım ve onların yastıklı hücreleri vardı.أنا عمري 17 عام و كان لديهم زنزانة مبطنة
17 yaşındayım ve onların yastıklı hücreleri vardı.壁がクッションの独房もありました 彼らに連れられて 私は命令通り 歩いて行き
1970'li yıllarda "yüz hücreleri" keşfedildi.1970년경에 "얼굴을 인지하는 세포"가 발견된 것입니다.
1970'li yıllarda "yüz hücreleri" keşfedildi."Ansigtsceller" blev opdaget omkring 1970.
1970'li yıllarda "yüz hücreleri" keşfedildi."Ansiktsceller" upptäcktes omkring 1970.
1970'li yıllarda "yüz hücreleri" keşfedildi.As "células da face" foram descobertas por volta de 1970.
1970'li yıllarda "yüz hücreleri" keşfedildi.Az "arc sejteket" 1970-ben fedezték fel.
1970'li yıllarda "yüz hücreleri" keşfedildi."Celule faciale" au fost descoperite în jurul anului 1970.
1970'li yıllarda "yüz hücreleri" keşfedildi."Gesichtsneuronen" wurden um 1970 entdeckt.
1970'li yıllarda "yüz hücreleri" keşfedildi."Gezichtscellen" werden ontdekt rond 1970.
1970'li yıllarda "yüz hücreleri" keşfedildi."Kasvosolut" löydettiin noin vuonna 1970.
1970'li yıllarda "yüz hücreleri" keşfedildi.Las células de la cara fueron descubiertas en 1970.
1970'li yıllarda "yüz hücreleri" keşfedildi.le "cellule volto" furono scoperte intorno al 1970.