hücreler ile cümle
hücreler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bitki ve mantar hücrelerinin enfeksiyonu hayvan hücrelerininkinden farklıdır.La infección de las células vegetales es diferente a la de las células animales.
Hücreler nasıl hareket eder?¿Cómo funciona una célula?
Kan hücrelerinin yırtılması sonucu dolaşım kollapsı ve şok oluşur.La ruptura de los glóbulos resulta en el colapso circulatorio y shock.
Telomeraz enzimi, somatik hücrelerde az olarak bulunur.La comunicación endocrina se lleva a cabo en las células somáticas.
Osteoblastlar kutuplaşmış hücrelerdir.Los citoplastos son células enucleadas.
Ne yazık ki, hücreler başka ışık kaynaklarından gelen ışıkla uzaktan kumandadan gelen ışını ayırt edemiyordu.Desafortunadamente, las células no distinguían entre la luz del mando y la luz de otras fuentes.
Kan hücreleri üretir.Linaje de células sanguíneas.
Kanserli hücrelerin önemli bir kısmı bu yeteneğe sahip değildir.Las células cancerosas pierden esta capacidad.
Hücrelerin yaşamaları ve üremeleri için gerekli hemen hemen tüm fonksiyonları proteinler icra ederler.Las proteínas ejecutan casi todas las funciones que las células necesitan para vivir.
Yeni fajlar artık yeni hücrelere saldırmaya hazırdır.Las nuevas copias del VIH pueden ahora pasar a infectar a otras células.
Purkinje hücreleri tıpkı domino taşları gibi birbirinin önüne hizalanmış olarak bulunur.Las células de Purkinje se encuentran alineadas como piezas de dominó colocadas una frente a la otra.
B ve T hücrelerinin her ikisi de özgül hedefleri tanıyan reseptör molekülleri taşırlar.Las células B y T contienen moléculas receptoras que reconocen objetivos o blancos específicos.
Geceleri de ayrı hücrelerde yatırılıyorlardı.Los dos pasaron la noche en un calabozo.
Bunlar dev hücreleri olarak adlandırılır.Se llama celda a las caras tridimensionales.
Yağ hücreleri ayrıca trigliseritleri sentezleyip depolama yetenegine sahiptirler.Las células hepáticas pueden sintetizar y almacenar triglicéridos.
Bu adlar, hücrelerin Gram boyasıyla tepkimesinden kaynaklanır.Estas se distinguen por su reacción a la tinción de Gram.
"Tat alıcısı hücrelerinde geçici bir alıcı potansiyeli olan kanal ifadesi"."Canal receptor de potencial transitorio expresado en células receptoras del gusto".
İlk kas hücrelerinin görüldüğü gruptur.Se trataba de la primera observación de células muertas.
Ameliyatlarda olduğu gibi radyoterapi de lokal bir tedavidir ve sadece uygulanan bölgedeki hücreleri etkiler.La radioterapia es un tratamiento local que afecta solo a las células cancerosas del área tratada.
Yani erkek ve dişi gamet hücrelerinin birleşmesiyle oluşan zigotun cinsiyetini sperm hücresi belirler.Fusión de las membranas celulares del gameto femenino y masculino.
Biyolojik hücreler, uygun koşullar altında, hücre bölünmesi ile çoğalırlar.Las células, en ambientes adecuados, se reproducen por división celular.
Prokaryotik hücrelerde ve memelilerin alyuvarlarında bulunmaz.No deben acumularse en órganos u orgánulos celulares.
Bunun yerine bu hizmetlerdeki diğer hücreleri yönlendirerek bağışıklık yanıtını kontrol ederler.En cambio, controlan la respuesta inmunitaria dirigiendo otras células para que lleven a cabo estas tareas.
Benzerlikleri dolayısıyla mast hücrelerinin yerleşmiş bazofil hücreleri olduğu varsayımı ortaya atılmıştır.Esto lleva al riesgo de que los celurosaurios basales queden situados de manera errónea.
Bu yüzden bütün hücreler aynı yolu takip ederler.No todos los paquetes siguen una misma ruta.
Bütün yaşamsal olaylar, birbirinden az çok bağımsız olan hücreler tarafından yapılır.Las células pueden sobrevivir fácilmente separadas de otras células.
Omuriliğe doğrudan bağlantılı sinir hücreleri içermektedir.Tan solo tienen cordón nervioso ventral.
Pluripotansiyel kök hücrelerden (hemositoblast) ürerler.Cámara de Semilleros Multiplicadores (CASEM).
Büyüme hücrelerini uyarır.«La expansión de los Celtas».
Sinir hücrelerinde, hücreler arasındaki iletişimde başrol oynar.Además, interviene en la comunicación entre las células nerviosas.
Üçüncü bir alt grup olan γδ T hücreleri ise MHC reseptörlerine bağlı olmayan tam antijenleri tanır.La siguiente tabla describe aquellos procesadores que carecen del OPM.
Bu tümörler nadir görülür ve gelişmekte olan hücrelerin kontrol dışı çoğalmalarıyla ortaya çıkarlar.Estas células proliferan anormalmente rápido, aún comparadas con otras células cancerígenas.
Dipeptitler gastrin salgılayan G-hücrelerini etkinleştirir.Los dipéptidos activan las células G que se encuentran en el estómago para secretar gastrina .
Bu tomurcuklar içerisinde ise tat hücreleri vardır.En el interior de estas bolsas hay células olfatorias.
Bütün canlı hücrelerde bulunur.Está presente en todas las células vegetales.
Akciğer kanseri, akciğer dokularındaki hücrelerin kontrolsüz çoğaldığı bir hastalıktır.Recordemos que el cáncer es una división incontrolada de células mutadas.
Yeni hücreler eşit veya eşit olmayan büyüklüktedir.Dientes del cáliz iguales o desiguales.
Hücre yapısının bozulması ile serbest kalan enzimler, diğer hücrelerin yapısının da bozulmasına neden olur.Son bolsas de enzimas que si se liberasen, destruirían toda la célula.
Gerçek hücreler; fibroblastlardır.Hay dos tipos celulares: los fibroblastos y los fibrocitos.
Karşı kutuptakilerde antipot hücreleridir.Lisis celular mediada por Anticuerpos.
Bitki ve mantar hücrelerinin enfeksiyonu hayvan hücrelerininkinden farklıdır.L'infezione delle cellule delle piante e dei funghi è diversa da quella delle cellule animali.
1898 yılında Tadeusz Browicz hücreleri doğru bir şekilde makrofaj olarak tanımlamıştır.Solo nel 1898 Tadeusz Browicz li identificò come macrofagi.
Tümörlerin değişime uğramış hücreleri, normal hücrelerde bulunmayan tümör antijenlerini ifade ederler.Le mutate cellule tumorali esprimono antigeni che non si trovano sulle cellule normali.
Langhans dev hücreleri, Alman patolog Theodor Langhans'ın (1839-1915) adından gelmektedir.Le cellule giganti di Langhans prendono il nome dal patologo tedesco Theodor Langhans (1839-1915).
Langhans dev hücreleri, Langerhans hücreleri ile karıştırılmamalıdır.Non vanno confuse con le cellula di Langerhans.
Makrofajlar gibi hücreler bu antijen sunumunda uzmanlaşmıştır.Le cellule, come i macrofagi sono specialisti in questa presentazione dell'antigene.
B hücreleri gibi T hücrelerinin her tipi de farklı antijenleri tanır.Come con i linfociti B, ciascun tipo di T riconosce un antigene diverso.
Seramik yakıt hücreleri, polimer esaslı olanlardan çok daha yüksek sıcaklıklarda çalışırlar.Questa tipologia di celle opera a temperatura molto più alta di quelle polimeriche.
Saccharomyces cerevisiae hücreleri yuvarlak veya yumurta biçimlidir, çapları 5-10 mikrometredir.Saccharomyces cerevisiae ha forma da ovale a ellittica e diametro di 5-10 micrometri.
Pentoz fosfat döngüsünün yükseltgenme evresi, hücrelerde NADPH'nin başlıca kaynağıdır.La fase ossidativa della via dei pentoso fosfati è la maggior fonte di NADPH nelle cellule animali.
Hayvan hücrelerinde bunlardan yüzlerce bulunur.Nelle cellule animali è presente un solo centrosoma.
Bu hücreler kalite kontrol uygulamalarında hızlı örnek değişimi için kullanılmaktadır.Queste sono utilizzati per una rapida sostituzione del campione nelle applicazioni di controllo qualità.
Bu terim aynı zamanda, özellikle retinal gangliyon hücreleri olarak da kullanılır.Questo processo continua tuttora, principalmente sotto forma delle Grantville Gazette.
Nötrofilleri çeker ve migrasyon için endotelyum hücrelerine yapışmalarına yardım eder.Attrae potentemente neutrofili e li aiuta ad agganciarsi alle cellule endoteliali per extravasare.
Bu üç biçimden yukarıda betimlenmiş olan "B" biçimi, hücrelerde bulunan şartlar altında en sık görülenidir.Di tali conformazioni, la conformazione B è la più frequente nelle condizioni standard delle cellule.
B ve T hücrelerinin her ikisi de özgül hedefleri tanıyan reseptör molekülleri taşırlar.Sia i linfociti B che T possiedono molecole recettoriali che riconoscono obiettivi specifici.
Bu konağı enfeksiyondan nonspesifik olarak savunan hücreleri ve diğer mekanizmaları içermektedir.Questo comprende le cellule e gli altri meccanismi che difendono l'ospite da infezioni in modo non specifico.
Kanser hücrelerini öldürmek için yeniden programlanan virslara onkolitik virüsler denir.I virus che sono stati riprogrammati per uccidere le cellule tumorali vengono chiamati virus oncolitici.
Bu hücreler kuvvetle sporları dışarı atarlar.Le scuole private sospesero le attività sportive all'aperto.
Bazofiller ve Eozinofiller nötrofillerle bağlantılı hücrelerdir.I basofili e gli eosinofili sono legati ai neutrofili.