hücre ile cümle

hücre kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Özellikle biyolojik membranlar ve hücre membranları likit kristalin bir formudur.În special, membranele biologice⁠(d) și membranele celulare sunt o formă de cristale lichide.
Hücre içi sensör AMOLED imalatçıları AU Optronics ve Samsung'u içerir.Cei mai cunoscuți producători de afișaje cu senzori touch integrați sunt AU Optronics și Samsung.
Hücrenin yıpranan kısmını onarır.Protejează stratul lipidic al celulelor.
Kan kaybından dolayı kırmızı kan hücresi seviyesi düşebilir.Poate apărea nivel scăzut de hematii în sânge, din cauza pierderii de sânge.
Tüm canlı organizmalar hücrelerden oluşur.Întreaga materia vie este alcătuită din celule.
Hücreler metabolik etkinliklerini azaltır ve gerekli olmayan hücresel proteinlerini harcarlar.Are loc o reducere a activității metabolice celulare și consumarea proteinelor celulare neesențiale.
Princip, 28 Nisan 1918'de verem hastalığından ötürü hücresinde öldü.Princip a murit de tuberculoză în Celula nr. 1 pe 28 aprilie 1918.
Chenier hücresine döner.Chrysler introduce servodirecția.
Bir hücredeki gerilim genellikle milivolt (mV) olarak ölçülür.Tensiunea unei celule este de obicei măsurată în milivolți (mV), care sunt miimi de volți.
Hücre bölünmesinde birbirinin aynı iki yavru hücre meydana gelir.În urma diviziunii celulare are loc producerea a două celule fiice identice.
Mast hücreler ve bazofiller histamin gibi inflamatuvar medyatörlerin salımı ile tepki verirler.Mastocitele și bazofilele reacționează eliberând mediatori inflamatori cum ar fi histamina.
Yalnızca canlı hücrelerde gerçekleşir.Aceasta se produce în cuptoarele solare.
Sinir hücrelerinde, hücreler arasındaki iletişimde başrol oynar.În neuroni, ele joacă un rol central în comunicarea celulă-celulă.
Hastanın vajinasına bir spekulum sokularak serviksten hücre örneği alınır.Regăsim aici imaginea platonică a trupului ca închisoare.
Potasyum hidroksit hücreleri aynı zamanda daha düşük sıcaklıklarda daha iyi performansa sahiptir.De asemenea, norii Cirrocumulus au în interiorul lor o temperatură mult mai mică.
Dokuyu meydana getiren; mezenşimal hücrelerden farklılaşan yağ hücreleri; lipoblastlar (ya da adipositler)dir.Velele de pe arborele mare: vela mare, gabierul (deasupra velei mari), zburătorul (deasupra gabierului).
Genç hücrelerde küçük, yaşlı hücrelerde ise tek tek ve büyüktür.La plante sunt mici și numeroase în celulele tinere, iar în cele adulte rămâne o singură vacuolă mare.
Hücreye desteklik ve dayanıklılık sağlar.Acesta conferă celulei formă proprie și susținere.
Hücre bağlantıları özellikle epitel dokularda bol bulunur.Joncțiunile celulare sunt cele mai abundente în țesuturile epiteliale.
IgE’nin antijene bağlanması ile mast hücrelerdeki ve bazofillerdeki FcεRI reseptörler etkinleşir.Combinația dintre IgE și antigen activează receptorii FcεRI în mastocite și bazofile.
Ökaryotik hücrelerde çeşitli zarla çevrili yapılar bulunur.În celule se găsesc diferite tipuri de ARN.
Bu modellerde hücre zarı, fosfolipit elementlerin kimyasal özelliğinden dolayı iki tabakalı görülür.Această reacție este foarte violentă datorită proprietăților celor două elemente chimice.
Bazı bakteriler ayrıca genetik malzemelerini hücreler arasında aktarabilirler.Anumiți viruși introduc de asemenea materialul lor genetic în genom.
Hücresel immunitenin tetikleyicisidir.Acestea fac parte din imunitatea dobândită.
Hücreler Herkes oyunda Hücredir.Celulele sunt controlate de fiecare jucător.
Akciğer istilası değişen derecelerde hücre ölümüne yol açabilir.Invazia plămânilor poate duce la grade variate de moarte a celulelor.
Bir bilgisayarın belleği, sayılar içeren bir hücreler bütünü olarak düşünülebilir.Conceptual, memoria unui calculator poate fi văzută ca un șir de celule numerotate.
Bu RNA iplikleri kanser hücrelerini kendine çeker.Ganglionii limfatici implicați pot captura aceste celule canceroase.
H formlu hücre John Strutt Rayleigh tarafından 1882'de tanıtıldı.Unda lui Rayleigh: ea a fost descoperită de John William Strutt Rayleigh în 1885.
"Tat hücrelerindeki vesiküler nükleotid taşıyıcının (VNUT) belirlenmesi"."Nu vrem ca fumul de la armele de foc să devină nori în formă de ciupercă."
Replikasyon konak hücrenin polimerazı yardımıyla gerçekleştirilir.Polimerii se obțin în urma reacției de polimerizare.
Hücre çekirdeğinin işlevi belirsiz olarak kaldı.Motorul grafic a rămas neschimbat.
Hücre çeperinin yapısına katılır.Face parte din celule conductometrice.
Homodesmosomlar (Homodesmosomes) : İki ayrı hücre yüzeyi arasında bulunurlar.Acest grup are doi ochi, adică două libertăți interne separate.
Tom hücresinde yalnızdı.Tom a fost singur în celula sa.
Nöronlar hücrelerdir.Neuronii sunt celule.
İnsan dokusu hücrelerden oluşur.Țesutul uman este format din celule.
Hücre kültürlerinde, hinokitiol insan rinovirüsünü, coxsackievirus ve mengovirüs çoğalmasını engellemektedir.În culturile celulare, Hinokitiol-ul inhibă rinovirusul uman, coxsackievirus și înmulțirea mengovirusului.
Hinokitiol, hücre işlevselliğini geri kazandıran olarak ön plana çıkmıştı.Hinokitiol-ul a apărut ca fiind cel care a restabilit funcționalitatea celulelor.
Hücreler iki durumda olabilir: ölü ya da diri.Az egyes sejtek kétféle állapotban lehetnek: élő vagy halott állapotban.
Hücre teorisi yaşamın temeli üzerine yeni perspektifler getirmiştir.A sejtelmélet új perspektívába helyezte az élet alapjait.
1972 yılında tutuklandı ve 1977 yılında hücresinde ensesinden vurulmuş olarak bulundu.1972-ben elfogták és bebörtönözték, 1976-ban cellájában öngyilkosságot követett el.
Eğer hücrelerin yüzde doksanı kullanılmıyor olsaydı bu teknik sayesinde bu ortaya çıkardı.Ha a sejtek 90%-a kihasználatlan maradna, akkor ez a fajta vizsgálat kiderítette volna.
Örneğin, tüm canlı hücreler, aynı temel nükleotit ve amino asit küme dizilerini kullanırlar.Például minden élő sejt ugyanazon nukleinsavakat és aminosavakat használja.
En içteki tabaka endotel hücrelerinden oluşmuştur.A véredények belső felülete endothel sejtekből áll.
Esasen alyuvarlar (beyaz kan hücreleri), özellikle de mononükleer hücreler enflamasyona yol açar.A gyulladást elsősorban a fehérvérsejtek főként a mononukleáris sejtek – idézik elő.
Hücresel immunitenin tetikleyicisidir.Immunis a kényszerített mozgásra.
Hücreler nasıl hareket eder?Hogyan működnek együtt a sejtjeink?
"İşte ölüm hücresi".Jelentése: „A halál fala”.
Yine hücre cezasını çekmeye başlar.Büntetésből újra fogdába kerül.
Çünkü ökaryotlar tüm karmaşık hücreleri ve nerdeyse tüm çok hücreli canlıları içermektedir.Az eukarióták tartalmazza az összes komplex sejtet és majdnem minden többsejtű organizmust.
Veriler 5 byte başlık ve 48 byte bilgi olmak üzere 53 bytelık hücrelere dönüştürülürler.Minden cella 53 byte hosszú, az első 5 byte a fejrész, a következő 48 byte hasznosítható adatok átvitelére.
Kanda üç lenfosit türü bulunur: B hücreleri, T hücreleri ve doğal öldürücü (katil) hücreler.Három fő típusuk a T- és a B-limfociták, valamint a természetes ölősejtek (natural killer sejtek, NK-sejtek).
GTP hücre içi enerji transferiyle de ilişkilidir.A GTP a sejtben energiaátvitelért felelős.
Laboratuvar şartlarında ökaryotik hücrelerin yıkınımıyla oluşturulurlar.Terráriumi körülmények között leölt laboratóriumi rágcsálókkal etethetők.
G2 evresinde hücre, bölünme hazırlığını tamamlar.A G1-be lépéskor készül fel az osztódásra.
B hücreleri ve T hücreleri lenfositlerin ana gruplarıdır.A T és B-sejtek a specifikus immunválasz fő komponensei.
İlk başta, virüs sivrisineğin bağırsağındaki hücrelerde yaşar.Eleinte a vírus a szúnyog belét bélelő sejtekben él.
Gerektiği zaman da kan hücresi üretir.Szükség esetén innen szabadul fel a véráramba.
Hücreden içeri veya dışarı çözünmüş madde geçişi olmaz.A könyök testhez simuló, se nem kifelé, se nem befelé forduló.
İlgili Sayfalar