Beyin ölümü diğer koma halleri ve özellikle de bitkisel hayatla karıştırılmamalıdır.Състояние на мозъчна смърт не бива да се бърка с кома и продължително вегетативно състояние.
D1 ve D2 hatları uyarılmış hallerinin bilinen hassas yapılarını temsil eder.Линиите D1 и D2 се отнасят за фината структура, разделяща възбудените състояния.
İsmin hâllerine göre Latincede beş çeşit isim çekimi vardır.В латинския има пет именни склонения и четири глаголни спрежения.
İlk hallerinde kıyafeti farklıdır.Първоначално облеклото им е доста оскъдно.
Bu bilgi halleri, gözlemcinin bilgisel haline (öznel) bağlıdır.Onaj koji je vidio svjedoči i istinito je svjedočanstvo njegovo.
Bu terimler bu halleriyle kesin bir kullanıma sahip değildirler.Tieto pamiatky nemajú tesne vymedzenú funkciu.
Sözcüklerin -den ya da -dan eki almış hâlleridir.Buď sa slová tvoria alebo hádajú.
Çok iyi anlaşılamayan maddenin halleri, örneğin karanlık madde.Veliko večja gostota prihaja od neznane temne snovi.
Bölümde karakterlerin ilk hallerine de yer verildi.V prvem poglavju so liki vzeti iz narave.
Bu birleştirme, bütün Litvanyaca eylem hâlleri içinde düzensizliği en yüksek olandır.Lietuvoje labiausiai paplitusios neinercinės ritės.
Dizi Amerikan kültürü, toplum, televizyon ve farklı insanlık hâllerini hicvetmektedir.Sari näitab lähemalt inimesi, Ameerika Ühendriikide kultuuri, rahvast tervikuna ja televisiooni ennast.
Ama ben nasıl kopyalandıklarını gösterebilmek için açılmış hallerini çizeceğim. -Aber ich werde sie aufgedreht zeigen, weil ich zeigen muss, dass sie sich verdoppeln.
Ama ben nasıl kopyalandıklarını gösterebilmek için açılmış hallerini çizeceğim. -Ale já je nakreslím svinuté, abych vám ukázal, jak se replikují.
Ama ben nasıl kopyalandıklarını gösterebilmek için açılmış hallerini çizeceğim. -Ja narysuję jednak DNA w postaci chromosomów, bo chcę Wam pokazać, w jaki sposób DNA jest replikowane.
Ama ben nasıl kopyalandıklarını gösterebilmek için açılmış hallerini çizeceğim. -여기서는 똘똘 감긴 모습으로 그릴 거예요 복제되는 걸 설명하기가 쉽거든요
Ama ben nasıl kopyalandıklarını gösterebilmek için açılmış hallerini çizeceğim. -Tapi saya akan menggambarkannya terlilit karena saya perlu menunjukkan bahwa mereka berepikasi.
Ama ben nasıl kopyalandıklarını gösterebilmek için açılmış hallerini çizeceğim. -Ще ги нарисувам сплетени, защото искам да ви покажа как се удвояват.
Ama ben nasıl kopyalandıklarını gösterebilmek için açılmış hallerini çizeceğim. -ねじれたDNAを、描くよ ここで、注意すること!
Ama kapıların önüne vardığımdaki hallerini de bir düşünün.Aber stellen Sie sich vor, wie es für sie war, als ich an ihrer Türschwelle auftauchte?
Ama kapıların önüne vardığımdaki hallerini de bir düşünün.Ale predstavte si, aké to bolo pre nich, keď som sa objavila v ich dverách?
Ama kapıların önüne vardığımdaki hallerini de bir düşünün.Dar imaginaţi-vă oare ce a însemnat pentru ei momentul în care am apărut eu în pragul lor?
Ama kapıların önüne vardığımdaki hallerini de bir düşünün.De most képzeljék el, milyen lehetett számukra, mikor odakerültem.
Ama kapıların önüne vardığımdaki hallerini de bir düşünün.하지만 생각해 보세요, 그 분들은 어땠을지... 제가 그 곳에 처음 나타났을 때 말이에요.
Ama kapıların önüne vardığımdaki hallerini de bir düşünün.Maar stel je voor hoe het voor hen was toen ik voor de deur stond?
Ama kapıların önüne vardığımdaki hallerini de bir düşünün.Mais vous imaginez ce que cela a dû être pour eux, quand je me suis présentée à leur porte ?
Ama kapıların önüne vardığımdaki hallerini de bir düşünün.Mas imaginem o que foi para eles quando eu lhes apareci à porta?
Ama kapıların önüne vardığımdaki hallerini de bir düşünün.Men forestil jer hvordan det var for dem, da jeg stod på deres dørtrin?
Ama kapıların önüne vardığımdaki hallerini de bir düşünün.Namun bayangkan apa yang mereka rasakan saat saya muncul di depan pintu?
Ama kapıların önüne vardığımdaki hallerini de bir düşünün.Nhưng tưởng tượng xem họ cảm thấy thế nào khi tôi xuất hiện ở ngưỡng cửa của họ?
Ama kapıların önüne vardığımdaki hallerini de bir düşünün.¿Pueden imaginar lo que significó para ellos mi aparición en su puerta?
Ama kapıların önüne vardığımdaki hallerini de bir düşünün.Riuscite però a immaginare cosa provarono quando mi presentai alla loro porta?
Ama kapıların önüne vardığımdaki hallerini de bir düşünün.Wyobraźcie sobie, co oni musieli czuć kiedy się u nich zjawiłam?
Ama kapıların önüne vardığımdaki hallerini de bir düşünün.Αλλά φανταστείτε πως ήταν για αυτούς όταν εμφανίστηκα στο κατώφλι τους.
Ama kapıların önüne vardığımdaki hallerini de bir düşünün.Але уявіть собі, що вони подумали, коли я з'явилася на порозі?
Ama kapıların önüne vardığımdaki hallerini de bir düşünün.Но представете си какво е било изумлението им когато съм се появила на прага им?
Ama kapıların önüne vardığımdaki hallerini de bir düşünün.Но представьте, каково было им, когда в дверь вошла я?
Ama kapıların önüne vardığımdaki hallerini de bir düşünün.אבל תארו לעצמכם מה זה היה עבורם, כשהופעתי אצלם.
Ama kapıların önüne vardığımdaki hallerini de bir düşünün.ولكن تخيلوا ماذا كان رد فعلهم عندما دخلت هناك.
Ama kapıların önüne vardığımdaki hallerini de bir düşünün.彼らは何と思ったでしょう。 その時、私は68lbsまで体重が
Antik dünyanın önemli yapıtları bize orijinal hâllerinde ulaşmıyorlar.A híres ókori szövegek nem az eredeti formájukban maradtak ránk.
Antik dünyanın önemli yapıtları bize orijinal hâllerinde ulaşmıyorlar.De grote teksten van de oude wereld bereiken ons niet in hun oorspronkelijke vorm.
Antik dünyanın önemli yapıtları bize orijinal hâllerinde ulaşmıyorlar.Die großen Werke der Antike blieben uns nicht im Original erhalten.
Antik dünyanın önemli yapıtları bize orijinal hâllerinde ulaşmıyorlar.고대의 위대한 서적들은 그들의 원래 상태로 보존이 되지 않죠
Antik dünyanın önemli yapıtları bize orijinal hâllerinde ulaşmıyorlar.Les grands textes de l'antiquité ne survivent pas jusqu'à nous dans leur forme originale.
Antik dünyanın önemli yapıtları bize orijinal hâllerinde ulaşmıyorlar.Oldtidens store skrifter er ikke tilgængelige i deres oprindelige form.
Antik dünyanın önemli yapıtları bize orijinal hâllerinde ulaşmıyorlar.Os grandes textos do mundo antigo não chegam até nós na sua forma original.
Antik dünyanın önemli yapıtları bize orijinal hâllerinde ulaşmıyorlar.Velké texty starověkého světa se k nám nedostávají v původní podobě.
Antik dünyanın önemli yapıtları bize orijinal hâllerinde ulaşmıyorlar.Vestitele texte din lumea antică nu ne parvin în forma originală.
Antik dünyanın önemli yapıtları bize orijinal hâllerinde ulaşmıyorlar.Wielkie teksty świata antycznego nie przetrwały do naszych czasów w swojej oryginalnej postaci.
Antik dünyanın önemli yapıtları bize orijinal hâllerinde ulaşmıyorlar.Τα σπουδαία κείμενα της αρχαιότητας δε φτάνουν σ' εμάς στην πρωτότυπη μορφή τους.
Antik dünyanın önemli yapıtları bize orijinal hâllerinde ulaşmıyorlar.Великие тексты древнего мира не дошли до нас в оригинале.
Antik dünyanın önemli yapıtları bize orijinal hâllerinde ulaşmıyorlar.Великите текстове на древния свят не идват до нас в оригиналната си форма.
Antik dünyanın önemli yapıtları bize orijinal hâllerinde ulaşmıyorlar.הטקסטים הגדולים של העולם העתיק
Antik dünyanın önemli yapıtları bize orijinal hâllerinde ulaşmıyorlar.إنّ النّصوص العظيمة للعالم القديم لا تبقى لنا في شكلها الأصلي.
Antik dünyanın önemli yapıtları bize orijinal hâllerinde ulaşmıyorlar.もとの姿のまま今日あるわけではありません それら書籍は中世の書記官たちが何度も何度も書き写すことで受け継がれてきたのです
Aşağıda sıvı hallerinde kalmaya devam edecekler.Pozostają ciekłe i gromadzą się na dnie.
Asıl hallerini yapmıyorumAber ich bin nicht sehr exakt hier.
Asıl hallerini yapmıyorumAle nie je to úplne presné.
Asıl hallerini yapmıyorum그러나 나는 정확히 여기 있지는 않습니다.
Asıl hallerini yapmıyorumMas eu não estou sendo exato aqui.