Semptomlar tipik olarak enfeksiyon başladıktan iki ila üç gün sonra en kötü hallerine ulaşır.Symtomen når vanligtvis sin topp två till tre dagar efter att infektionen börjat.
İngilizcedeki başlıca auxiliary verb'ler be, do ve have ile bunların farklı zaman yapılarındaki hâlleridir.På tyska används relativpronomina der, die och das.
Doğal hallerinde bireyler apolitikti ve asosyaldi.Особи у стані природи були аполітичні і асоціальні.
Bu nedenle doğal halleriyle iletkenlikleri kötüdür.Тому його здивування цілком природне.
Dizi Amerikan kültürü, toplum, televizyon ve farklı insanlık hâllerini hicvetmektedir.Шоу висміює численні аспекти життя людей, американську культуру, суспільство, навіть американське телебачення.
Klasik tanım: Sürekli olasılık halleri ile karşılaşınca klasik tanım geçerli olmaz.Класичне визначення: При стиканні з неперервним випадком класичне визначення не вибудовується.
Ama isimlerin tekil ve çoğul hâlleri arasında fark vardır.Види відрізняються за барвами й кількістю кілець.
Estelada bayrağı mavi ve kırmızı halleri ile hareketin ana simgesi haline gelmiştir.Vlajka Estelada, v modré a červené verzi, se stala jejím hlavním symbolem.
Dizi Amerikan kültürü, toplum, televizyon ve farklı insanlık hâllerini hicvetmektedir.Paroduje americkou kulturu, společnost, televizi a mnoho aspektů lidského života obecně.
İlk hallerinde kıyafeti farklıdır.Není to však jejich původní oděv.
Sözcüklerin -e ya da -a eki almış hâlleridir.Užíval šifry -or a -or-.
Sultan bunlara uzun uzun bu hâllerinin din ve devlete münâsib olmadığını anlattı.Naopak papež mu vytýkal, že se o církevní záležitosti a náboženství málo stará.
D1 ve D2 hatları uyarılmış hallerinin bilinen hassas yapılarını temsil eder.Diody D1 a D2 jsou určeny k teplotní kompenzaci uvedených tranzistorů.
Çoğu orijinal hallerinden farklılaştı ama numaralandırılmış adlar kaldı.Cele mai multe diferă de nivelul original de RAID, dar denumirile numerotate au rămas.
Her grup üyesinin oteldeki halleri zaman zaman gösterilir.În orice hotel se găsesc pliante de prezentare.
Çok iyi anlaşılamayan maddenin halleri, örneğin karanlık madde.Az anyag olyan állapota, amiről keveset tudunk, ilyen például a sötét anyag.
İsmin hâlleri olarak tanımlanmasına rağmen isim olmayan sözcükler de hâl ekleri alabilirler.Így az elnevezések, bár fordíthatóak, nem jelentenek semmit.
13 gün sonra ruhlar en güçlü hallerine geleceklerdir.Teliholdkor a démonok erősebbek lesznek.
Adet döngüsünün farklı evreleri, kadınların ruh halleriyle ilişkilidir.A sárközi hímzés főként a női viselethez kötődött.
İlk ölüm halleri 1963 yılının Şubat ayında Lanzarote'de görülmüştür.Ensimmäiset tunnetut kuolemantapaukset tulivat ilmi Lanzarotella helmikuussa 1963.
Galiçya'da da ölüm halleri o zamanda günlük olarak kayda alınıyordu.Samaan aikaan Galiciassa kuoli ihmisiä päivittäin.
Duygusal hallerin hızlı değişimi.Tunteeton nopeille tehonmuutoksille.
Sözcüklerin -i, -ı ya da -u eki almış hâlleridir.Määräinen artikkeli on joko a tai az.
Ruh halleri ya daha pozitif olmaya, ya da daha negatif olmaya yönlendirildi, ya da hiç yönlendirilmedi.Οι διαθέσεις είτε κατευθύνονται να είναι πιο θετικές, είτε πιο αρνητικές, είτε δεν τις χειραγωγούσαν.
Kitâbu Duafâü's-Sagîr: Zayıf ravilerin hallerinden bahseder.Mindetavle for møllen Varden Mindetavle for varden
Aşırı heyecan hallerinde kendini kolayca kaybediyor olma.Tag ikke tilfældig modgang alt for alvorligt.
Adet döngüsünün farklı evreleri, kadınların ruh halleriyle ilişkilidir.De forskellige faser i menstruationscyklussen korrelerer med kvinders humør.
Biyolojideki alfa sarmal, DNA'nın A ve B halleri de sağ-elli sarmallardır.Alphaskruelinjen i biologi samt A og B formene af DNA er også højrehåndede skruelinjer.
CD'lerde daha önce yayınlanmamış, şarkıların değişik demo halleri bulunmaktadır.På CD'erne var der adskillige hidtil uudgivet sange, demo'er og nye sange.
Sagalar eski çağlara ait sözlü edebiyatın yazıya geçirilmiş halleridir.Fra højmiddelalderen er bevaret skriftlige kilder.
Jean Santeuil çalışmasında Kayıp Zamanın İzindede bulunan birçok bölümün ilk hallerine de rastlamak mümkündür.Flere deler av På sporet av den tapte tid kan man allerede finne i Jean Santeuil.
Üçüncü birleştirme mastar hâlleri -yti ile biten eylemlere uygulanır.Medlemmene av den tredje gruppen tar stoffet de er avhengige av med glede.
İsim hallerinin azalması bütün Balkan dillerinde görülmüştür.Navnet kan oversettes til Balkanfjellenes orden.
Vocativus ve locativus halleri tablolarda bulunmamaktadır.Men Climategate og Glaciergate må ikke sees på isolert.
İsimler (nomina), ki bu, ismin hâlleri ve isim çekimlerini içerir.Nama mereka adalah Trưng Trắc (徵側) dan Trưng Nhị (徵貳).
Duygusal hallerin hızlı değişimi.Perubahan suasana hati yang cepat.
Çok iyi anlaşılamayan maddenin halleri, örneğin karanlık madde.Contoh dari Energi tak terbarukan yang sangat dikenal, yaitu minyak bumi.
Kitâbu Duafâü's-Sagîr: Zayıf ravilerin hallerinden bahseder.Karena itulah, Buya Hamka menyebut bahwa sifat rendah hati itu memiliki istilah lain, yakni tahu diri.
Bu konformal hallerin oranları termal eşitliklerle belirlenir.Bioavailabilitas relatif dapat dihitung dengan persamaan berikut.
Bununla birlikte, Rikka ile karşılaştıktan sonra, geçmişteki "chūnibyō" hallerine geri dönüyor.Tuy nhiên, từ khi gặp Rikka, quá khứ của cậu lại quay trở lại.
Bizim Evin Halleri dizisinde 4 yıl oyuncu olarak çalıştı.Ông phải sống 4 năm với tư cách một lao động cưỡng bách trong một nhà máy.
Sultan bunlara uzun uzun bu hâllerinin din ve devlete münâsib olmadığını anlattı.Dân làng nói họ không còn tin tưởng vào chính quyền xã và huyện.
Her grup üyesinin oteldeki halleri zaman zaman gösterilir.Địa điểm của mỗi câu lạc bộ được để trong ngoặc.
D1 ve D2 hatları uyarılmış hallerinin bilinen hassas yapılarını temsil eder.D1 và D2 là những hằng số tùy ý xác định bởi điều kiện biên.
Estelada bayrağı mavi ve kırmızı halleri ile hareketin ana simgesi haline gelmiştir.Cờ Estelada, trong các phiên bản màu xanh lam và đỏ, đã trở thành biểu tượng chính của nó.
Birçok nesildir Rusya'da yaşayan Almanlar 19. yüzyılda hallerinden memnun değillerdi.ロシアに数世代にわたって入植していたドイツ人が19世紀には不満を抱くようになっていた。
İsimler (nomina), ki bu, ismin hâlleri ve isim çekimlerini içerir.英名や和名もこれに因む。
Kabukların eşleştirilmiş halleri対になっている状態
Bu yenilenmiş halleri Blind Squirrel Games tarafından geliştirilmiş ve 2K Games tarafından yayımlanmıştır.合集由Blind Squirrel Games開發,2K Games發行。
Diğer kuantum halleri farklı ışık demetleri arasındaki foton istatistiği ilişkisine bağlıdır.其他重要的量子觀點,與不同光束之間的光子統計相關。
Kullarının hallerini en iyi bilir olduğu halde Rableri onlara: −Kullarımı ne halde bıraktınız? diye sorar.“艾优卜, 当时他曾呼吁他的主(说):‘痼疾确已伤害我,你是最仁慈的。
Ana madde: İsmin hâlleri - i, -e, -den, -de ekleridir.既至,日言事,不阿权臣,謇然有直名,遂号为才臣。
Bu savaşın ardından tekrar eski hallerine döndüler.”戰後他們再次相遇。
Sümercede /a/, /e/, /i/, /u/ seslerinin kısa ve uzun halleri olmak üzere sekiz sesli olduğu düşünülmektedir./a/、/i/和/u/這三個母音可同時是長母音和短母音。
Ana madde: Sıfat-fiil Fiillerin cümlede sıfat görevinde kullanılan hâlleridir.第三条:允许实函数在超实数中的应用。
(Dişil soyadları sıfat olup yalın vokatif hâlleri aynıdır).(DistorteD 以前和 EASY CLEAR 颜色相同)。
Kazım Efendi (Münir Özkul) ve Saadet Hanım (Adile Naşit) turşuculuk yapan kendi hallerinde bir çifttir.於一個以女性為主成功的營銷公司工作,並常被同事嘲弄。
Yoğun madde fiziği, maddenin yoğun hallerinin fiziksel özellikleriyle ilgilenen bir fizik dalıdır.응집 물질 물리학은 물질의 거시적인 물리적 성질들을 다루는 물리 분야이다.
1792 ve 1793 yıllarında yayımladığı çalışmalarının ikisinde konik denklemlerini doğal hallerine dönüştürdü.그것들 중 조금 뒤인 1792년과 1793년에 쓰인 2편은 그는 2차 곡면의 방정식들을 표준 형식 (수학)으로 축소시켰다.
Ana madde: İsmin hâlleri - i, -e, -den, -de ekleridir.(התוכן: כרך א: בראשית; כרך ב: שמות, ויקרא ...