Birincil plastikler, toplandıklarında orijinal hallerindedir.Primary plastics are in their original form when collected.
En geniş hâlleriyle İmparatorluklarEmpires at their greatest extent
Kuntari, her şeyin doğal hallerine göre evrene ait olduğu anlamına gelir.[1]Kuntari means that all things belong in the universe according to their natural [23]
Etkisiz yansıtıcı stratejiler, hoşnutsuz ruh hallerinin sürekliliğine yol açar.[6]Ineffective reflective strategies lead to persistence of dysphoric moods.[1]
Tahribatın hava hallerine bağlı olarak Nisan ayından Ekim ayına kadar sürdürür.Von April bis Oktober wird dort in Abhängigkeit vom Wetter geflogen.
Meyveler bu zamanlarında en tatlı hallerine ve olgunluklarına erişmişlerdir.Betrachtet ihre Frucht, wenn sie Früchte tragen, und ihr Reifen.
İsimler (nomina), ki bu, ismin hâlleri ve isim çekimlerini içerir.Dabei ist a der Zähler und b der Nenner (siehe Bruchrechnung).
Bu bölümlerin özgün hallerine uygun olarak yeniden yapılması tercih edilmedi.So manch anderes Körperteil wollten wir euch dann aber doch lieber vorenthalten.
Sözcüklerin -e ya da -a eki almış hâlleridir.Objektiv(e), angeboten.
Bu bilgi halleri, gözlemcinin bilgisel haline (öznel) bağlıdır.L'insigne de la division est l'œil omniscient.
Cumhurbaşkanı'nın sorumluluk ve sorumsuzluk halleri anayasanın 105. maddesinde düzenlenmiştir.Offenser l'honneur et la dignité du président est punissable d'après l'article 105 de la Constitution.
Duygusal hallerin hızlı değişimi.Un soudain revirement de sentiments !
İlk hallerinde kıyafeti farklıdır.Le pantalon est identique à la première tenue.
Çoğunlukla üretildikleri hal etkin halleridir.Elles sont généralement assez difficiles à cultiver.
Bu konformal hallerin oranları termal eşitliklerle belirlenir.Le poids respectif de ces entités indique le degré relatif d’automatisation.
Ancak maddenin bu halleri dünyada ,doğal olarak bulunamaz.Cette brèche, à cet endroit, ne peut être d’origine naturelle.
Bölümde karakterlerin ilk hallerine de yer verildi.Puis au premier chapitre on retrouve les personnages principaux.
Aynı şekilde, temel parçacıklar (veya atomlar) ayrı ayrı katı, sıvı veya gaz halleri ile mevcut değillerdir.Ils ne se servent ni d'arc, ni de fronde, ni de flèches mais de haches à deux tranchants et de javelots.
Bu bilgi halleri, gözlemcinin bilgisel haline (öznel) bağlıdır.Convirtiéndose así en su aprendiz (Al Sah Him).
Çalışan kişilerin ruh halleri ile ilgilenir.Sobres quienes integra las obras del espíritu.
Bu olaydan sonra, film günümüze gelerek Margo ve Quentin'in daha olgun hallerine gelir okullarında.Después de este incidente, se ve a Quentin y a Margo en el último curso de instituto.
Bölümde karakterlerin ilk hallerine de yer verildi.Además comparten la sede del primero.
Bizim Evin Halleri ve Kod Adı ve "Senden Başka" isimli dizilerin senaristidir.La pantalla "talento" ellos mismos y cualquier invitados.
Bingazi'dekiler daha azdı ve kendi hallerine terk edilmişlerdi.Avanzaron hasta los Banshees y los encontraron abandonados.
"Pop şarkıları üzerinden ilişki halleri".Así que salvé todas estas cancioncitas pop."
Sümercede /a/, /e/, /i/, /u/ seslerinin kısa ve uzun halleri olmak üzere sekiz sesli olduğu düşünülmektedir.A partir de tres cualidades (/a i u/), distingue tres vocales cortas y tres largas.
Böylelikle entropi değişimi ilk ve son denge hallerindeki bilgiyle doğrudan hesaplanabilir.El tamaño del vector se ajusta normalmente cambiando el índice inicial y final.
Maddenin başka halleri de bilinir.Los tiempos del sujeto suponen algo más.
Bu savaşın ardından tekrar eski hallerine döndüler.Dopo la guerra si ritornò alla situazione precedente.
Doğal hallerinde bireyler apolitikti ve asosyaldi.Dal punto di vista religioso e politico si dichiarava rispettivamente ateo e apolitico.
Doğal hallerinde bireyler apolitikti ve asosyaldi.Люди в «естественном состоянии» были аполитичны и асоциальны.
Ancak maddenin bu halleri dünyada ,doğal olarak bulunamaz.Но капитализм в таком идеальном смысле нельзя найти нигде в мире.
Ana madde: İsmin hâlleri - i, -e, -den, -de ekleridir.아 (а), 어 (о), 여 (ё) 서 (со) означают последовательность действий.
Çok iyi anlaşılamayan maddenin halleri, örneğin karanlık madde.Материальные объекты неясной физической природы: Тёмная материя.
Yani, süperiletkenlik halleri vardır.Речь идёт о суперспринте.
Bu bilgi halleri, gözlemcinin bilgisel haline (öznel) bağlıdır.Он же Тлоке Науаке (см. ниже) Тласолтеотль (аст.
Hem Leylâ’nın hem Mecnun’un halleri gittikçe perişanlaşmaktadır.Кадзи все больше разочаровывается условиями в лагере и коммунистической ортодоксией.
Bu bilgi halleri, gözlemcinin bilgisel haline (öznel) bağlıdır.والنَّقيب: العَريفُ، وهو شاهدُ القوم وضَمِينُهم؛ ونَقَبَ عليهم يَنْقُبُ نِقابةً: عَرَف.
Esmé ve X'in dinlenme salonundaki konuşmaları içsel ruh hâlleriyle ilgili ipucu vermez.محادثات أسماء و X في الصالون لم تعطَ إشارة فيما يتعلق بالحالة النفسية الداخلية .
Kullarının hallerini en iyi bilir olduğu halde Rableri onlara: −Kullarımı ne halde bıraktınız? diye sorar.وعند لقاءه للملك سعود قال له الملك " أنا أعلم أنك قد أتقنت رعاية الغنم وأريدك أن تتقن رعاية العقول ".
SAS, Diffie-Hellman değerlerinin hash hallerini anahtar değişiminin doğrulanması için kullanılır.تعتمد على مبدأ ديفي-هيلمن لتبادل المفاتيح التشفيرية.
Aşırı heyecan hallerinde kendini kolayca kaybediyor olma.انتبه لنفسك عندما تكون في نوبة من الهلع.
Bingazi'dekiler daha azdı ve kendi hallerine terk edilmişlerdi.وانهزم الباقون إلى نيسابور وهم بأسوأ حال.
Ayrıca İspanyolcada sonradan değişmiş kelimelerin orijinal halleri korunur.في النظام الإسباني، أبقي على تهجئة الكلمات ذات الأصل الإسباني.
Varoluşun tüm hâlleri tanrı olarak temsil edilmemiştir.لم تكن جميع جوانب الوجود تعتبر معبودات.
Önceki Halleri </br> Halid bin Mohammed Al Qasimi Takip et onu </br> hiç kimseسبقه خالد بن محمد القاسمي ترتيب حكام الشارقة تبعه لا أحد
Ancak maddenin bu halleri dünyada ,doğal olarak bulunamaz.Desde modo, não são encontrados em qualquer forma na natureza.
Sözcüklerin -e ya da -a eki almış hâlleridir.Acrescenta-se -e ou -es.
Lazcada fiillerin; kişi, sayı, versiyon, zaman, ruh hali, görünüm ve ses belirten halleri vardır.Os verbos flexionam em pessoa, número, tempo, modo, aspeto e voz.
Ancak iki kahramanın ruh halleri birbirinden çok başkadır.As duas espécies restantes do Espírito Santo são bastante diferentes entre si.
Sözcüklerin -den ya da -dan eki almış hâlleridir.In het Tessels kunnen de woorden ja en neen vervoegd worden.
Semptomlar tipik olarak enfeksiyon başladıktan iki ila üç gün sonra en kötü hallerine ulaşır.Gewoonlijk zijn de symptomen twee tot drie dagen na het begin van de infectie het ergst.
Yine İnsanın hareketleri halleri, cine gaybdır.De mens terug op maat van het mens-zijn.
Bu bilgi halleri, gözlemcinin bilgisel haline (öznel) bağlıdır.Hierdoor wordt hij gezien als de ontdekker ervan.
İsimler (nomina), ki bu, ismin hâlleri ve isim çekimlerini içerir.W bazylice jego imienia złożone są jego (oraz innych świętych) relikwie.
Diğer kuantum halleri farklı ışık demetleri arasındaki foton istatistiği ilişkisine bağlıdır.Inne istotne zjawiska kwantowe związane są z powiązaniami statystyk fotonów między różnymi wiązkami światła.
İlk ölüm halleri 1963 yılının Şubat ayında Lanzarote'de görülmüştür.Ostatni raz widziany w Pretorii w listopadzie 1963.
Gerilim tarzı seyirciyi bazı ruh hallerine girmeye teşvik eder.Twórcy teatru dążyli do wciągnięcia widowni w akcję sceniczną.
(Dişil soyadları sıfat olup yalın vokatif hâlleri aynıdır).(Jego pęd i spin skierowane są tak samo).
CD'lerde daha önce yayınlanmamış, şarkıların değişik demo halleri bulunmaktadır.Na dysku nie ma żadnych wcześniej niepublikowanych piosenek.