hâlini ile cümle

hâlini kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Onun içi o doldurulmuş halini içime sindiremedim” der.僕には彼のしょっぱい感じが出せなかった」と話している。
2. Davranış, tutum, tavır: “Bambaşka bir hâliniz vardır sizin.二人称は主に「あなた」「あんた」。
Ayrıca kadının sinirli halini de gösterebilmektedir.女の怒り 知っていますか?
En sonunda Dazyurt halini almıştır.最終的にイブキがゲットした。
Daha sonra bir Rap Topluluğu halini aldı.その後、別のロックバンド・レインボーを率いた。
1 Mart 1974 günü bazı küçük belediyeler ile birleştirildi ve şehir günümüzdeki halini aldı.1974年4月1日にいくつかのディストリクトが合併して、現在のシティとなった。
Bu sefer bir Haçlı seferi halini aldı.今回は蛙を模したずきんを被っている。
Ulaşımı ve iş imkânları sebebiyle göç alarak büyümüş ve muhtarlık halini almıştır.「慈悲あまねく御方」による創造と審判と楽園が語られる。
Tokyo zaman içinde hızla gelişerek bugünkü hâlini aldı.^ 東京タイムズは、当時のこれらの状況で急成長した。
İsim daha sonra Titlis halini aldı.リーは他の肩書きも受けることになった。
(Secret Key) bu da sadece yazının çözülmüş (deşifrelenmiş) halini elde etmeye yarayacak olan anahtardır.その意図は「これは自分のために書かれた偉大な罪人の告白である。
Yarım kalan Han Shu'yu tamamlayarak son halini vermiştir.中世には海北(かいほう)郡と佐是(さぜ)郡とに分割されていた。
2011 yılında takımın adı yeniden değiştirilerek şimdiki halini almıştır.2011年から、チーム名を現在のものに変更する。
Sonraki EV4S CMOS-4S'de üretildi, bu CMOS4'ün %10 küçültülmüş halini aldı 0.675 µm'ye inmiş oldu.後のEV4Sは CMOS-4S プロセスで製造されており、0.675μm ルールを採用してCMOS-4から10%縮小している。
Bu anayasa sonucunda Japonya parlamenter monarşi halini aldı.日本にあった間には、立憲君主制の採用を主張した。
Pek çok değişiklik yaparak yapının bugünkü hâlini almasını sağladı.このような大きな転機が、今の彼を作り出している。
Bugün artık arafta olma halini yaşıyoruz.わしのは今日切りたての初穂。
Kelimelerin araç (instrumental) hâlini belirtir.詳細は車種の項による。
Gramvousa, Girit'in arka kapısı halini almıştır.背中にギリウスを背負っている。
2007 yılında kupanın ismi değiştirilerek şimdiki halini almıştır.2007年2月に現在のチャンネル名に変更している。
En iyi performansını sergilediğini düşünen Hopper ise filmin son halini beğenmedi.主役を演じたゲイリー・クーパーは、映画を通して見て、自分が演じた終盤の演説が満足の行く出来ではなかったと感じた。
Bunların yedisi de sonradan yıldız halini aldı.这7只鸽子后来又变成了星星。
Yörünge en eliptik halini aldığında, günberisindeki ışın yayımı oranı günötesinden %23 daha fazla olacaktır.當地球軌道最橢圓時,在近日點的太陽輻射量將比遠日點時大23%。
Bugün artık arafta olma halini yaşıyoruz.我今日,一定要做瓜你。
ABD bayrağı son halini alana kadar 26 kez değiştirilmiştir.它在正式成为美国国旗后曾经过26次修改。
Elbisesini kaldırdıktan sonra onun kendisinin küçük bir halinin olduğunu görüyor.脫掉上衣後,可以看到他其實只是一位瘦弱的老人。
Ayet numarası olan 15:1, Firefox 1.0 kodlarının son halini aldığı 15 Ocak 2013’e bir göndermedir.总体来说15:1这节指Firefox OS 1.0已进入了代码冻结阶段(2013年1月15日)。
Yarım kalan Han Shu'yu tamamlayarak son halini vermiştir.隋末,改金城縣為五泉縣。
Sedan Harekâtı 15 Mayıs'ta tam bir bozgun halini aldı.5月15日面對洋基隊,他達成了完全打擊。
İsim daha sonra Titlis halini aldı.现在她想正式获得这个头衔。
Ayrıca kadının sinirli halini de gösterebilmektedir.似乎也透露了她心中的苦悶。
Son halini Gümrük Emini İshak Ağa'nın çalışmasıyla H. 1159 (M. 1746) senesinde almıştır.南塔楼直到1511年才由Matěj Rejsek完成。
Allah ayakta duranın ayakta duruş halini, oturduğu zaman da oturuş halini bilir.하나님에 대한 지식을 제공해 주며, 어리석음을 제하여 주고, 참 하나님을 보여 준다고 한다.
2. Davranış, tutum, tavır: “Bambaşka bir hâliniz vardır sizin.그러나 양부(兩府)가 의논하기를, “맏아들이 계통을 잇는 것은 고금에 통용되는 법이다.
Şarkının son halini alması 2 ay sürdü."이 곡이 완성되기 까지 수개월이 걸렸다.
Nakış işleme mesleği tüm dünyada başlı başına bir endüstri halini almıştır.인물 사진은 세계적으로 인기 있는 상업적인 산업이 되었다.
Bunların terbiye ve tahsili âtîde bir kavmin saadet hâlini temin eder.(..)“그대 나라에 있는 올량합(兀良哈) 사람들은 모두 쇄환(刷還)해야 마땅하다. ”
Sağdaki şekil bu açılımın özel bir halini gösteriyor.우측 그림은 그러한 예측 모델의 한 예를 나타내고 있다.
Herhangi bir resmin üstüne tıklayarak büyük hâlini görebilirsiniz.한 장의 사진에 넓은 풍경을 넣을 수 있다.
Ayet numarası olan 15:1, Firefox 1.0 kodlarının son halini aldığı 15 Ocak 2013’e bir göndermedir.짐승이 불로서 어둠에 빛을 비추니라. - Mozilla서, 15:1 15장 1절은 파이어폭스 OS 1.0의 코드 동결일인 2013년 1월 15일을 의미한다.
Taslak bir yıl sonra bitti ve Paolini kitabın gerçek halini yazmaya başladı.הטיוטה הושלמה לאחר כשנה, ואז פאוליני החל בכתיבת הגרסה האמיתית של הספר.
Elbisesini kaldırdıktan sonra onun kendisinin küçük bir halinin olduğunu görüyor.לאחר שהן מסירות את גרביו הן מגלות כי הוא גבר.
Ayet numarası olan 15:1, Firefox 1.0 kodlarının son halini aldığı 15 Ocak 2013’e bir göndermedir.מספר הפרק והפסוק 15:1 מתייחסים לתאריך הקפאת הקוד של Firefox OS 1.0, ה-15 בינואר 2013.
Evin halini görünce deliye döner.כאשר היא נמצאת בחושך היא משתגעת.
Bu halini kullanamazdım.לא יכולתי לנהוג אחרת.
Polonya'nın üst düzey idari birimleri, 1999'da bugünkü halini almıştır.לפולין חוקה המסדירה את הסדרי המשטר שבה, חוקתה הנוכחית נכנסה לתוקפה בשנת 1999.
2006 yılında da Türkiye'de DVD'si çıkan film, Dolby Dijital 5.1 ve 2.0 halini desteklemektedir.באוקטובר 2005 שידורי האודיו של כמה ערוצים הועבר לפורמט Dolby Digital 5.1.
Bu durum gelenek halini almıştır.יש שהתנגדו למנהג זה.
Ayrıca kadının sinirli halini de gösterebilmektedir.אך עם זאת, היא ידעה גם מתח מסוים עימה.
19. Yüzyılda Ludwig Boltzmann istatistiksel mekaniğe modern halini verdi.През 19 век Лудвиг Болцман развива съвременната статистическа механика.
Zorlanan pek çok oyuncu, oyunun tamamlanmış halinin yamasını bularak oyuna kurmaktadırlar.Има много разгорещени дебати за това кой е измислил тази игра.
En sonunda Dazyurt halini almıştır.Накрая погълнало и Цагн.
İsim daha sonra Titlis halini aldı.По-късно титлата му бива отнета.
Akıncılık bir sistem hâlini almış ve Osmanlı İmparatorluğu’nun Avrupa fetihlerinde büyük öneme sahip olmuştur.Самолетът бил успешен и служи като предмет на заслужена национална гордост на Руската империя.
Bu antlaşma, Çin ve Japonya arasında 1937'den beri devam eden savaş halini de sona erdirmiş oldu.През 1937 избухва война между Китай и Япония.
Son halini ise 2011 yılında aldı.Последното преброяване е направено през 2011 година.
13 haftalık yenidoğan 50 gram ağırlığına ulaşır ve kafası doğumdaki hâlinin iki katına ulaşır.Тежат близо половин килограм и проглеждат към десетия ден след раждането си.
Yüksek sayıdaki katılımdan dolayı, Sukot, önemli devlet törenlerinin gerçekleştiği bir zaman halini almıştır.Možda zbog velike posjećenosti, Sukot postaje prikladno vrijeme za važne državne svečanosti.
Preklamsi bazen hayati tehlike yaratan eklampsi halini alabilir.Preeklampsija ponekad može napredovati do po život opasnog stanja - eklampsije.
Bildiri metni bu görüşmelerde son halini aldı.Njihov govor je zabilježen u posljednji trenutak.
İlgili Sayfalar