hâlini ile cümle
hâlini kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bu ek, sözcüklerin genitif hâlini oluşturmakta kullanılır.Oblikotvorni - služe za tvorbu oblika riječi.
Zîrâ, kendisine mahsus bir dili bulunmadığı için veca1 halini anlatmak oldukça güçtür.Za njega je ustanovljeno da nije srodan nijednom drugom poznatom jeziku.
Modern Lübnan devleti bu bölgenin genişletilmiş halini oluşturmaktadır.Novi švedski zakon učvršćuje luteranstvo u toj zemlji.
Tokyo zaman içinde hızla gelişerek bugünkü hâlini aldı.Rýchlo sa vyvinul do dnešnej podoby.
Günümüzde Kvas üretimi multi milyon dolarlık bir endüstri halini almıştır.Dnes je wrestling súčasťou multimiliónového zábavného priemyslu.
Bugün artık arafta olma halini yaşıyoruz.V súčasnosti žije v Stupave.
İnşaat sonunda Ayasofya Kilisesi günümüzdeki halini almıştır.Kostol napokon počas výstavby dostal stavebné povolenie.
Eğerki yük yoğunuğu Boltzmann dağılımına tekamül ederse denklem Poisson-Boltzman denklemi halini alır.Če za gostoto naboja velja Boltzmannova porazdelitev, sledi Poisson-Boltzmannova enačba.
Bu eserlerin amacı, kişinin görünüşünü, kişiliğini ve ruh hâlini yansıtmaktır.Namen je prikazati podobo, osebnost in celo razpoloženje osebe.
Bu durum, galaksideki çatışma ortamını iyice körükleyen unsurlardan biri halini alır.To velja za opazovalca, ki glede na Galaksijo miruje.
16. yüzyılda dünyanın en güçlü imparatorluğu hâlini almıştır.Bil je najuglednejši vladar 16. stoletja.
Bu ölüme yakın deneyim onun ruh halini değiştirdi.Krivda, ki jo Vida ob tem doživlja, preusmeri njeno življenjsko pot.
Bu kullanım zamanla bugünkü halini almıştır.Danes se namesto njega uporablja običajni preteklik.
Kavram, ilk olarak 1890'da York Antwerp Kuralları ile mevzuat halini almıştır.Iki šių dienų atsitikus bendrajai avarijai ji reguliuojama pagal 1890 m. Jorko Antverpeno taisykles.
ABD bayrağı son halini alana kadar 26 kez değiştirilmiştir.JAV vėliava buvo keičiama net 26 kartus nuo pirmo pripažinimo oficialia.
Tıpta "hata" kelimesi, hastalara zarar veren tüm durumlar için kullanılan bir etiket halini almıştır.Nuo to ir kilo žodis panacėja, reiškiantis vaistą nuo visų ligų.
Van Diemen's Land 1825'te ayrı bir koloni hâlini almıştır.Van Dymeno Žemė tapo atskira kolonija 1825 m., tad pasikeitė pietinė Naujojo Velso siena.
Bu halini kullanamazdım.Ma ei saa seda aidata.
Ayet numarası olan 15:1, Firefox 1.0 kodlarının son halini aldığı 15 Ocak 2013’e bir göndermedir.Salmi number 15:1 tähendab operatsioonisüsteemi Firefox OS 1.0 koodi külmutamise kuupäeva (15. jaanuar 2013).
İsim daha sonra Titlis halini aldı.Kuid perekond kandis tiitlit edasi.
Son halini ise 2011 yılında aldı.Neist viimane valmis 2011. aastal.
Bildiri metni bu görüşmelerde son halini aldı.Partei liikmeks astumine aga tegi sellistele kuuldustele lõpu.
Bu 25-30 sayfa arası hikâyeyi, hikâyenin ruh halini ve karakteri tanımlayan bir yazıdır.Viiendas peatükis mõtiskletakse lühidalt maalikunsti olemuse ning ajas liikumise üle.
Su yeterince soğuduğunda donar, buz halini alır.Kui saak lähedale tuleb, siis võtab jäälind ta kinni.
Savaşta çok büyük sayıda asker yer aldı ve modern askerî seferberlik halinin örnekleri görüldü.Sõjad sõltusid väga suurest arvust sõduritest, keda värvati moodsa üldmobilisatsiooniga.
1400 yıllarında Espoo, birçok köye sahip olan özerk bir yer halini aldı.1400-luvulla Espoosta tuli itsenäinen pitäjä, johon kuului useita kyliä.
1400 yıllarında Espoo, birçok köye sahip olan özerk bir yer halini aldı.Au 15e s., Espoo devint une commune indépendante, composée de plusieurs villages.
1400 yıllarında Espoo, birçok köye sahip olan özerk bir yer halini aldı.En el siglo XVI, Espoo se convirtió en una parroquia independiente, con varios pueblos dependientes.
1400 yıllarında Espoo, birçok köye sahip olan özerk bir yer halini aldı.På 1400-talet blev Esbo en självständig socken med många byar.
1400 yıllarında Espoo, birçok köye sahip olan özerk bir yer halini aldı.В XV веке Эспоо стал самостоятельным уездом, в который входило множество деревень.
1400 yıllarında Espoo, birçok köye sahip olan özerk bir yer halini aldı.في القرن الخامس عشر (1400) أصبحت إسبو (Espoo) وحدة إدارية مستقلة يتبع لها العديد من القرى.
1400 yıllarında Espoo, birçok köye sahip olan özerk bir yer halini aldı.早在8000年前,埃斯波地区就有人类居住。当时埃斯波的南部仍是一片汪洋。十三世纪初,大量瑞典移民涌入埃斯波定居。十五世纪,
1789 yılının Ağustos ayında, Bağımsızlık Bildirisi'nin kendilerine özgü bir halini yazmış bulunuyorlardı..Bienvenidos a la presentación de: "Sumas básicas"
1789 yılının Ağustos ayında, Bağımsızlık Bildirisi'nin kendilerine özgü bir halini yazmış bulunuyorlardı..En aout 1789 ils ont déjà fait leur version de la déclaration d'indépendance...
1789 yılının Ağustos ayında, Bağımsızlık Bildirisi'nin kendilerine özgü bir halini yazmış bulunuyorlardı..Im August 1789 hatten sie bereits ihre Version der Unabhängigkeitserklärung verfasst...
1789 yılının Ağustos ayında, Bağımsızlık Bildirisi'nin kendilerine özgü bir halini yazmış bulunuyorlardı..In august 1789 ei deja isi facusera versiunea lor a Declaratiei de Independenta..
1789 yılının Ağustos ayında, Bağımsızlık Bildirisi'nin kendilerine özgü bir halini yazmış bulunuyorlardı..Nell agosto del 1789 avevanoj già stilato la loro versione della Dichiarazione di Indipendenza....
1789 yılının Ağustos ayında, Bağımsızlık Bildirisi'nin kendilerine özgü bir halini yazmış bulunuyorlardı..Pada bulan agustus tahun 1789 mereka telah melakukan versi mereka pada Deklarasi Kemerdekaan
1789 yılının Ağustos ayında, Bağımsızlık Bildirisi'nin kendilerine özgü bir halini yazmış bulunuyorlardı..W sierpniu 1789 powstała ich wersja Deklaracji Niepodległości...
1789 yılının Ağustos ayında, Bağımsızlık Bildirisi'nin kendilerine özgü bir halini yazmış bulunuyorlardı..Που έληξε στις Αυγ 1789 έκδοση της Διακήρυξης της Ανεξαρτησίας.
1789 yılının Ağustos ayında, Bağımsızlık Bildirisi'nin kendilerine özgü bir halini yazmış bulunuyorlardı..През август 1789 г. е била направена тяхната версия на Декларацията на независимостта...
1789 yılının Ağustos ayında, Bağımsızlık Bildirisi'nin kendilerine özgü bir halini yazmış bulunuyorlardı..この学習過程は写真記憶と呼ばれるものだ。
1930'lu yıllarda, Freud bize, karalamalarına bakarak bir insanın ruh halini analiz edebileceğimizi söyledi.1930-ban Freud azt mondta mindannyiunknak, hogy az emberek pszichéjét elemezni lehet a firkálgatásaik alapján.
1930'lu yıllarda, Freud bize, karalamalarına bakarak bir insanın ruh halini analiz edebileceğimizi söyledi.1930 년대에, 프로이드는 낙서를 통해서 사람들의 심리를 분석할 수 있다고 주장했습니다.
1930'lu yıllarda, Freud bize, karalamalarına bakarak bir insanın ruh halini analiz edebileceğimizi söyledi.En la década de 1930, Freud nos dijo que se podía analizar la psique de la gente a partir de sus garabatos.
1930'lu yıllarda, Freud bize, karalamalarına bakarak bir insanın ruh halini analiz edebileceğimizi söyledi.I 1930'erne fortalte Freud os allesammen, at man kunne analysere folks psyker ud fra deres kruseduller.
1930'lu yıllarda, Freud bize, karalamalarına bakarak bir insanın ruh halini analiz edebileceğimizi söyledi.În anii 1930, Freud ne-a spus tuturor că poţi analiza psihicul oamenilor în funcţie de mâzgălelile lor.
1930'lu yıllarda, Freud bize, karalamalarına bakarak bir insanın ruh halini analiz edebileceğimizi söyledi.In de jaren '30 vertelde Freud ons dat je de psyche van mensen kon analyseren aan de hand van hun doedels.
1930'lu yıllarda, Freud bize, karalamalarına bakarak bir insanın ruh halini analiz edebileceğimizi söyledi.Negli anni '30, Freud ci ha detto che si poteva analizzare la psiche basandosi sugli scarabocchi.
1930'lu yıllarda, Freud bize, karalamalarına bakarak bir insanın ruh halini analiz edebileceğimizi söyledi.Nos anos 1930, Freud disse-nos que poderíamos analisar as mentes das pessoas com bases nos seus rabiscos.
1930'lu yıllarda, Freud bize, karalamalarına bakarak bir insanın ruh halini analiz edebileceğimizi söyledi.På 1930 talet, talade Freud om för oss alla att du kunde analysera folks psyke baserat på deras klotter.
1930'lu yıllarda, Freud bize, karalamalarına bakarak bir insanın ruh halini analiz edebileceğimizi söyledi.V 30. rokoch 19. storočia nám Freud povedal, že ľudskú psychiku môžete analyzovať na základe čmáraníc.
1930'lu yıllarda, Freud bize, karalamalarına bakarak bir insanın ruh halini analiz edebileceğimizi söyledi.Ve 30. letech 20. století nám všem Freud sdělil, že lidskou duši lze analyzovat na základě osobních kreseb.
1930'lu yıllarda, Freud bize, karalamalarına bakarak bir insanın ruh halini analiz edebileceğimizi söyledi.В 1930г, Фрейд сказал нам, что психику человека можно проанализировать по его машинальным рисункам.
1930'lu yıllarda, Freud bize, karalamalarına bakarak bir insanın ruh halini analiz edebileceğimizi söyledi.У 1930-их, Фройд розповів нам всім що ви могли б аналізувати психіку людей відштовхуючись від їх каракулів.
1930'lu yıllarda, Freud bize, karalamalarına bakarak bir insanın ruh halini analiz edebileceğimizi söyledi.בשנות ה30 פרויד אמר לכולנו שאפשר לנתח את את נפשם של אנשים בהתבסס על שירבוטיהם.
1930'lu yıllarda, Freud bize, karalamalarına bakarak bir insanın ruh halini analiz edebileceğimizi söyledi.ففي عام 1930 قال لنا فرويد يمكن أن تقوم بتحليل نفسيات الناس استنادا إلى رسوماتهم العبثية " الخربشة ".
1930'lu yıllarda, Freud bize, karalamalarına bakarak bir insanın ruh halini analiz edebileceğimizi söyledi.落書き内容から 精神分析が可能だと 主張したのです これは正確ではありません
Adamı kızdırma! kızgın halini görmek istemezsin!Ne le fous pas en rogne! Tu ne voudrais pas qu'il soit en colère!
Adamı kızdırma! kızgın halini görmek istemezsin!Non farlo arrabbiare! Non ti piacera' vederlo' arrabbiato!
İlgili Sayfalar