hâlini ile cümle
hâlini kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
"Stockton to Malone" ("Stockton`dan Malone`a pas") tümcesi bir deyim halini aldı.Większość z asyst Stocktona było rezultatem podań do Malone’a.
Daha sonra düzenli bir şehir halini aldı.Od tego czasu nastąpił dalszy, systematyczny regres miasta.
Basit örmeklerin anlaşılması teorinin modern halinin kullanılmasıyla epey basitleşmiştir.Bardzo prosta konstrukcja świątyni sprawia, że wygląda ona nowocześnie.
İsim daha sonra Titlis halini aldı.Potem tytuł przejęła Grupa ITI.
Tek kişilik proje 2004 yılında bir grup halini alıp sahnelerde boy göstermeye başladı.Po skomponowaniu kilku utworów, zespół w 2003 roku zaczął prezentować swoje dokonania na scenie.
Daha sonra başka ailelerin de gelip yerleşmeleri ile köy halini almıştır.Ligęzowie (pochodzący z Bobrka) nadali swemu miastu nowe przywileje.
2011 yılında takımın adı yeniden değiştirilerek şimdiki halini almıştır.W roku 2000 zmieniono nazwę zespołu na obecną.
Bu parçacıklar bir bütün halini alır.Otwiera on cały kawałek.
Zîrâ, kendisine mahsus bir dili bulunmadığı için veca1 halini anlatmak oldukça güçtür.Han var då så utmattad att han knappt kunde framföra sitt budskap.
Efendisi, Rabia'nın halini görüp onu serbest bıraktı.Men när hennes herre lade märke till Rabias djupa fromhet återgav han henne friheten.
Roma'ya döndüğünde Pantheon tekrar inşaasının bitmiş halini kendi gözleriyle görebilirdi.När han var tillbaka i Rom kunde hans själv se det fullbordade arbetet med att ombygga Pantheon.
Sonic, Shadow ve Silver süper formlarına dönüşüp Mephiles the Dark'ın iblisle birleşmiş halini yenerler.Sonic, Shadow och Silver utvecklas till sina superformer och förintar Solaris.
Sağlak deneklerin dizinin çıkan halini sağdan, inen halini soldan duyduğu gözlemlenmiştir.Den står placerad i koret på höger sida (sett från kyrkbänkarna).
Nakış işleme mesleği tüm dünyada başlı başına bir endüstri halini almıştır.Hans strategier för företagsledning har rönt stort intresse runt om i världen.
Tramvay hattı, 1939 yılında açılan kuzebatı Sinsen hattıyla en geniş halini aldı.Det öppnades ständigt nya linjer och när spårvagnslinjen till Sinsen öppnades 1939 var linjenätet som störst.
1346'da kent hâlini aldı.Såldes till Tyska orden 1346.
Cumhuriyet ve demokrasi günümüzdeki halini aldı.Han propagerade för demokrati och republik.
Bununla birlikte, Türkçe çoğunluk dili hâlini almıştır.Numera är dock turkiska i majoritet.
Halının en geniş suyunda yayalar ve atlılar birbirlerini aynı yöne doğru takip ederler.De äldre bildstenarna är prydda med solhjul och hästar i livfull rörelse mot varandra.
Klasik dönemde ise "orkestra için sonat" halini aldı.Till och med under repetitionerna höll han fortfarande på att slutföra orkestreringen.
En sonunda Dazyurt halini almıştır.Till slut torkas sockret.
Daha sonra bu isim kısaltılarak Florence and the Machine halini aldı.Так у проекту виникла назва: Florence and the Machine.
Şarkının son halini alması 2 ay sürdü.У них пішло ще дві години на те, щоб закінчити написання пісні.
Bu artık siyasi bir dava halini almıştır.Було прийнято політичну заяву.
İsim daha sonra Titlis halini aldı.Невдовзі він прийняв титул шаха.
Gus’un genç halini oynar.Отвоцьк Велькі Отвоцьк Малий GUS.
Bu ölüme yakın deneyim onun ruh halini değiştirdi.Майже смертельна автокатастрофа докорінно змінила рух його життя.
Daha sonra Banaz Çayı'nın getirdiği alüvyonlarla dolanarak bugünkü halini almıştır.Для цього Пила залишив їм гостро заточені інструменти.
Sağdaki şekil bu açılımın özel bir halini gösteriyor.Позиція зліва є яскравим прикладом цього.
Çekilme tam bir bozgun halini aldı.Її охоплює цілковитий розпач.
Zaman içinde gelişerek günümüzdeki halini almıştır.A postupně se vyvinul v to co je dnes.
Ayet numarası olan 15:1, Firefox 1.0 kodlarının son halini aldığı 15 Ocak 2013’e bir göndermedir.Číslo verše 15:1 na konci znamená datum zmrazení kódu Firefoxu OS 1.0 (15. ledna 2013).
İsim daha sonra Titlis halini aldı.Utkání pak dovedla k titulu.
Başlangıçta 25 ulusal federasyondan oluşan UEFA, genişlemelerle birlikte şimdiki 54 üyeli hâlini almıştır.Původně měla UEFA 25 členských národních asociací.
Başlangıçta kalın olan abakus, sütunların incelmesiyle yassı bir levha halini almıştır.Drahoš prohrál hned na začátku, míní expert.
Bu parçacıklar bir bütün halini alır.Družice musí vydržet cokoli.
25 Mart 1941 tarihinde Türkiye ile Sovyet Rusya arasında saldırmazlık halini duyuran bildiri yayımlandı.14. března 1995 začala spolupráce na Miru mezi Ruskem a Spojenými státy americkými.
En sonunda Dazyurt halini almıştır.Ne, Černého nakonec ulovila Dukla.
Bu eserlerin amacı, kişinin görünüşünü, kişiliğini ve ruh hâlini yansıtmaktır.Člověk a vesmír odráží jeho osobnost, charakter a účel.
Devletin il sayısı, Aralık 1999'da Düzce'nin il olması ile günümüzdeki hâlini aldı.Díky několika vládním projektům se však Malmö do roku 1995 modernizovalo do dnešní podoby.
Bunların yedisi de sonradan yıldız halini aldı.Na zádech nosil sedmičku, kterou po něm nosí další hvězdy.
Roma'ya döndüğünde Pantheon tekrar inşaasının bitmiş halini kendi gözleriyle görebilirdi.Po návratu do Říma byl přítomen završení přestavby Pantheonu.
Diakinez:Kromozomlar son halini alır.Telomery jsou koncové části chromozomů.
Kelime zamanla UTİK, daha sonra ÜTÜK halini almıştır.Da, noi l-am întâlnit în timp, el a trecut peste limită.
Oyun bir savaş veya kavga halinin temsilidir.Veți vota să fie război sau nu?
13 haftalık yenidoğan 50 gram ağırlığına ulaşır ve kafası doğumdaki hâlinin iki katına ulaşır.La 13 săptămâni, puiul cântărește circa 50 de grame, iar capul și-a dublat dimensiunile.
Preklamsi bazen hayati tehlike yaratan eklampsi halini alabilir.Preeclampsia poate uneori să evolueze într-o stare care pune viața în pericol, denumită eclampsie.
Bu bölüm bir klasik halini aldı.Această din urmă împărțire a devenit clasică.
Bu sözcüğün yazılışındaki telaffuz zamanla dönüşerek Şarkışla halini almış ve bu şekilde tescil edilmiştir.Cu timpul, pronunțarea cuvântului a devenit , la care s-a adaptat scrierea sa.
Bu ek, sözcüklerin genitif hâlini oluşturmakta kullanılır.Lumea noastră se instituie în procesul creării cuvintelor.
2007 yılında kupanın ismi değiştirilerek şimdiki halini almıştır.Începând cu anul 2007, revista și-a schimbat denumirea în Clipa.
Tuz, sulu halini tolere edebilir.Cometa însăși putea conține sulf.
Bir referandum yapılması halini ele alalım.Trebuie să se ajungă la referendum.
Pek çok değişiklik yaparak yapının bugünkü hâlini almasını sağladı.O serie de renovări și modificări au adus-o în forma în care construcția se află azi.
Ayet numarası olan 15:1, Firefox 1.0 kodlarının son halini aldığı 15 Ocak 2013’e bir göndermedir.Numărul versetul 15:1 se referă la înghețarea codului pentru Firefox OS 1.0 (15 ianuarie 2013).
Burada Zeus tekrar eski halini alır ve kendisini tanıtır.Zeus folosește iar un cântar pentru a vedea cine va supraviețui.
Elbisesini kaldırdıktan sonra onun kendisinin küçük bir halinin olduğunu görüyor.Când s-a ridicat de la pământ, s-a văzut că avea forma unui omuleț.
İsim daha sonra Titlis halini aldı.Batista și-a reținut cu succes titlul.
2011 yılında takımın adı yeniden değiştirilerek şimdiki halini almıştır.2014 óta viseli a csapat újra az eredeti nevét.
Taşımacılığın ve iletişimin de gelişmesi ile birlikte ticaret bugünkü halini almıştır.A kialakításuknál figyelembe vették a közlekedési viszonyokat.
İlgili Sayfalar