Fark ettik ki büyük parçalar halinde sentetik DNA üretmek inanılmaz zordu.We found that synthesizing accurate DNA in large pieces was extremely difficult.
Ve bu eşitlik halinde yazılıyor.It translates into that equation.
Üzerine çok fazla güç uygulandığından, volkanik güçler sürekli hareket halindedir.It has constant volcanoes because there's so many forces acting on it.
Bir sebebi kültürümüzün gençliği bir takıntı haline getirmiş olması.Well, for one thing, we're a youth-obsessed culture.
Vanity Fair dergisinin editörü olmuş, döneminin fenomen haline gelmiş kadınlarından.She was editor of Vanity Fair, one of the great phenomenal women of her day.
Pek çok doktor, doğruyu değil bizi iyi hissettiren şeyleri bulmak için rekabet halinde.And a lot of the competing doctors are after what feels good and not what's true.
İlk başta incelediğimiz, Güneş benzeri yıldızlar... ...çökerek beyaz cüceler haline geliyorlardı.So we imagine in the first sun-like stars things would collapse into white dwarfs.
Ya da, yıldızın esas halinin kütlesi diyebiliriz.Or we could say, of the original star.
Bu 5 kişi, kaç farklı 3 kişilik gruplar hâlinde oturabilir?How many different groups of 3 can be seated?
Hareket halindeki objeler harekete devam eder ve hareketsiz olan objeler de hareketsiz kalır.Objects in motion tend to stay in motion and objects at rest tend to stay at rest.
Onun gülümseyen haline derhal geri döndüreceğim.I'll make her return to a smiling face at once...
Ancak, aynı şimdi olduğumuz şekilde takım halinde kalacağız.However, we'll stay teamed the same way we are now.
Gezmeyi çok seviyorum, ve Berlin benim favori şehirlerimden birisi haline gelmiştir.I love to travel, and Berlin has become one of my favorite cities.
Sanırım hepimiz günlük yaşantımızdaki maddenin üç halini de epeyce iyi biliyoruz. .I think we're all reasonably familiar with the three states of matter in our everyday world.
Çok yüksek derecelerde maddenin dördüncü halini de elde edebiliriz .At very high temperatures you get a fourth.
Ve sonra maddeyi ısıttığınız zaman maddenin sıvı halini elde edersiniz.And then as you warm up, you go into a liquid state.
Ve daha da ısıttığınız da madde gaz haline geçmeye başlar.And as your warm up even more you go into a gaseous state.
Maddenin sıvı hali kesinlikle maddenin gaz halinden daha az yoğundur.The liquid form is definitely more dense than the gas form.
Maddenin gaz halinde,moleküller etrafta sıçrar ve zıplarlar ama birbirlerine dokunmazlar.In the gas form, the molecules are going to jump around, not touch each other.
Bu katı safhasında yani maddenin katı halinde.This is in the solid phase, or the solid state of matter.
O zaman belirli bir miktarda ısı eklediğimizde sadece katı halinde kalmaya devam etti. .So we added a certain amount of heat and it just stayed a solid.
Komünizmin modern halinin fikir babalarının Karl Marx ve Vladimir Lenin olduğu söylenebilir. .The modern versions of Communism are really kind of the brainchild of Karl Marx and Vladimir Lenin.
Nijerya ve Kenya'da faaliyet halinde klinikler var.And currently, as of this year, there are clinics rolling out in Nigeria and Kenya.
Ve bir yığın halinde olan 45 spagetti sosunu aldı ve yola çıktı.And then he took this whole raft of 45 spaghetti sauces, and he went on the road.
Bu yüzden gözlemci kitabın çevrilmiş halini görür.This is our mirror
AIDS kronik bir hastalık haline gelmişti.AlDS had become a chronic disease.
Kürülerden bir dizi görsel hazırladım ve bunları portfolyo haline getirdim.So I made series of images, cuttings, and I assembled them in portfolios.
Bir satırın yerine o satırın bir sayı ile çarpılmış halini yazabilirim.I can replace any row with that row multiplied by some number.
Bu aslında sol taraftaki matrisi birim matris haline getirelim demenin süslü şeklidir.Which is really just a fancy way of saying, let's turn it into the identity matrix.
Maddenin, "tam akışkan" olarak adlandırılan yeni bir haline girer.It enters a new state of matter called a superfluid.
Ormanın içinde yürüyüşe çıktığınızda ağaçların sıralar halinde dizildiği tek yerdir.It's the only place you ever go for a walk in the woods and all the trees are lined up in rows.
Çekirdek halinde hammadde olarak ele alındığında kahve ne kadar eder biliyor musunuz?You know how much coffee is worth, when treated as a commodity as a bean?
Sonuç olarak, özgünlük yeni tüketici hassaslığı haline geliyor.So, authenticity is becoming the new consumer sensibility.
Onları deneyimlerle tanırız ve semboller haline kuramsallaştırırız.We recognize them by the experiences and we abstract them into symbols.
Kendiliğinden olan doğal uyarıcı "koşullu uyarıcı" haline gelir.The arbitrary neutral stimulus becomes a conditioned stimulus.
Bu yüzden kağıda uygulanmış halini göstermek için bir video hazırladık.So, we've prepared a video to show it applied to paper.
Ne yazık ki, sürü halinde dolaşmadıkları halde, Molaların bir çoğu ağlarda yakalanıyor.But unfortunately Molas, even though they don't school, they still get caught in nets as by-catch.
Monterey Dünya'da Molaların büyük gruplar halinde geldiği az yerlerden biridir.Monterey is one of the few places in the world where Molas come in large numbers.
Evet, onlarla iletişim halinde kalacağım.Biz çok şanslıyız,Yes, I'll, you know, be in touch.
Ve biliyorsunuz ki dünyayı tamamen değişik bir yer haline getiriyorlar.And you know they're going to make a hell of a difference to the world.
Demeliyim ki, ondan önce, kendimin şarkıyı yöneten halini bir şef parçası olarak koydum.Now I should say, before that, what I did is I posted a conductor track of myself conducting.
Bu da, eğitim sisteminin bir işçi eğitme sistemi haline getiriyor.That makes the educational system, a system of training workers.
Bu Odysseus'un şarkıyı dinlediği haline benzer.This is like Odysseus when he's hearing the song.
Diğer durumlar kişinin gelecekteki halini gösteriyor.Other conditions show people the future self.
Testini Samanyolu haline getirmene ne gerek vardı?Do you think exam questions are made to get it wrong?
Gördüğünüz gibi, en kötü halinde.As you can see, it is at best poor.
Ve bu da şişeyi bir oyun haline getiriyor.And this allows the bottle to turn into a game.
Eğer toplum akıl üzerine kurulu olsaydı ve eğitime odaklansaydı bu objeler silah haline gelmezdi.[Weapons, Wars and Law people ]
İnsan silahı icat ettiğinden beri ülkeler savaş halinde.Ask yourself what is the purpose of war and why do we struggle to prevent them?
Önceki ve sonraki haline baktığında onu tanıyamıyorsun.He was sentenced to life without a possibility of parole.
Bu şekilde sıkışıyorlar neredeyse çok küçük akciğerler haline geliyorlar.That's how it gets jammed into what look like relatively small lungs.
Ama uzun cebirsel bölme kullanarak bunun sadeleşmiş halini bulabilirizYou multiply 3x times this, you get 3x to the third.
Ve biliyorum, aslında özgün halinden çok da farklı gözükmüyor.And I know, it doesn't really look much different from the original.
Artık bu şahsi bir mesele haline geldi.Now, it's personal.
Gruplar halinde katılın ve istediklerinizi dünyanın gözleri önüne serin.Join by groups and reveal things to the world.
Kurumların bir platform haline gelmesinin de güzel bir örneği.But it's also a great example of government as a platform.
Sonraysa, sonsuza kadar, dünyanın sorunu haline gelecek...[kahkaha atar]And, at some point, it will be the world's problem...forever. [laughs]
Eğer bulabilirseniz bu elementleri, muhtemelen birşeylerle etkileşim halinde olacaktırlar. -They're very likely, if you find this, it's probably already reacted with something.
Birbirleriyle etkileşim halindedirler.And they're attracted to each other.
Doğal dalga kırıcılar haline gelirler.They really become nature's wave attenuators.