Ana içeriğe geç
Sözlük

hâlin ile cümle

hâlin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Trans halinde dolaşıyor.He is wandering around in a trance.
O, her gün bahçede iki saat çalışmayı bir kural haline getiriyor.He makes it a rule to work in the garden for two hours every day.
Kendilerini bir daire halinde biçimlendirdiler.They formed themselves into a circle.
Onlar, babamın halini hatırını sordular.They asked after my father.
Onlar koro halinde şarkı söylediler.They sang in chorus.
Başarısı onu kıskançlık hedefi haline getirdi.Her success made her the target of jealousy.
O her sabah altıda kalkmayı kural haline getirmektedir.She makes it a rule to get up at six every morning.
O, annemin halini hatırını sordu.She asked after my mother.
O, hastalığından sonra, eski halinin sadece bir gölgesidir.After her sickness, she's only a shadow of her former self.
O, arkadaşının halini hatırını sordu.She asked after her friend.
Onlar ülkeyle savaş hâlindeler.They are at war with the country.
Babam her sabah yürümeyi bir kural haline getirdiMy father makes it a rule to take a walk every morning.
Bronz heykel, parçalar halinde kırıldı.The bronze statue was broken into pieces.
Annem her zaman hareket halindedir.My mother is always on the go.
Her sabah koşuya gitmeyi kural haline getiririm.I make it a rule to go jogging every morning.
Her gün üç saat İngilizce çalışmayı kural haline getiriyorum.I make it a rule to study English for 3 hours every day.
Dörde bölünmüş Çin lahanasını biraz geniş şeritler halinde kesin.Cut the quartered pak-choi into, slightly wide, strips.
Kötü ruh halini atlatması için ona yardım etti.She helped him get over his bad mood.
Tren hareket halindeyken açma.Do not open while the train is in motion.
Onun kızı güzel bir kadın haline geldi.Her daughter has become a beautiful woman.
O bugün iyi bir ruh halinde.He's in a good mood today.
Hükümetlerimiz insan nüfusu içinde yaşayan uzaylılar haline geldi.Our governments have become space aliens living among a human population.
O adam panik halinde.That man is in a panic.
Küçük gruplar halinde ödev üzerinde çalışın.Work on the assignment in small groups.
O ona binmeye çalışırken otobüs zaten hareket halindeydi.The bus was already in motion when he tried to board it.
Gezegenimiz, Dünya, her zaman hareket halindedir.Our planet, Earth, is always in motion.
Bir elma tohumu ekerseniz, ağaç haline gelebilir.If you plant an apple seed, it might grow into a tree.
İrtibat halinde olacağız.We'll be in touch.
Çevrede alışveriş onun için bir yük haline gelmiştir.Shopping around has become a burden to him.
İstek başkanlık kampanyasında sıcak bir siyasi sorun haline geldi.The request became a hot political issue in the presidential campaign.
Ulus barış halindeydi.The nation was at peace.
Film sanayi büyük bir iş haline geldi.The movie industry became a big business.
Onun ölümünün 24 saati içinde onu yakarak kül haline getirdi.She cremated him within 24 hours of his death.
O, onunla temas halinde kalır.She stays in touch with him.
Bugün ruh halin iyi. Güzel bir şeyler mi oldu?You're in a good mood today. Did something nice happen?
O, derin bir nefes alıp hâlini anlatmaya başladı.She breathed in deeply and started to tell about her situation.
Kırmızı şarap lekelerini halınızdan nasıl çıkarırsınız?How do you remove red wine stains from your carpet?
Transit halindeyken radyo dinlerim.I listen to the radio while in transit.
O, ırkçı gruplarla temas halinde olduğunu mahkemede itiraf etti.He confessed in court that he was in touch with racist groups.
Tom her sabah meditasyon yapmayı kural haline getirdi.Tom makes it a rule to meditate every morning.
Tom bugün her zamanki halinde.Tom is his usual self today.
Ben büyük gruplar halinde seyahat etmeyi sevmiyorum.I don't like to travel in large groups.
Seni suçlamayı takıntı haline getirmiyorum.I'm not obsessed with blaming you.
Ben irtibat halinde olacağım.I'll be in touch.
Onunla temas halindeyim.I'm in touch with him.
Kedi halının üstünde.The cat is on the rug.
Çiftler halinde çalışmak, bu sorunları çözmenin en kolay yoludur.Work in pairs is the easier way to solve these problems.
Bu madde, gaz halindedir.This substance is in gaseous state.
Martılar koloniler halinde yuva yaparlar.Seagulls nest in colonies.
Yangın halinde, merdivenleri kullan.In case of a fire, use the stairs.
Kurtlar sürüler halinde dolaşırlar.Wolves travel in packs.
İyi olması için pâte brisée ince ve dilimler hâlinde olmalıdır.To be good, pâte brisée should be light and flaky.
Bu kediler hep halının üzerinde uyur.Those cats always sleep on the carpet.
Halını o kişiye ver.Give your carpet to that person.
Sen ruh halini bozuyorsun.You're spoiling the mood.
Tom son iki aydır sürekli seyahat halinde.Tom has been living out of a suitcase for the past two months.
Paul randevulara geç kalmamayı kural haline getiriyor.Paul makes it a rule not to be late for appointments.
Seni tek parça halinde geri istiyorum.I want you back in one piece.
Ben bunu tek parça halinde evde yapmak istiyorum.I just want to make it home in one piece.
Plastik torba bir numaralı halk düşmanı haline gelmiştir.The plastic bag has become public enemy number one.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod