hâlâ ile cümle

hâlâ kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bunun nasıl çalıştığını hâlâ anlamıyorum.I still don't understand how it works.
Bunun nasıl olduğunu hâlâ anlamıyorum.I still don't understand how this happened.
Hâlâ biraz suçlu hissediyorum.I still feel a little guilty.
Hâlâ haftada bir kez oraya giderim.I still go there once a week.
Hâlâ birkaç galonum var.I still have a few gallons left.
Hâlâ okuyacak bir sürü sayfam var.I still have a lot of pages to read.
Hâlâ çok sayıda sorum var.I still have a lot of questions.
Hâlâ yaklaşık üç dakikam var.I still have about three minutes.
Katırın beni tekmelediği yerde hâlâ çürüklerim var.I still have bruises where the mule kicked me.
Boston'da hâlâ arkadaşlarım var.I still have friends in Boston.
Benimkine hâlâ sahibim.I still have mine.
Benimki hâlâ duruyor.I still have mine.
Hâlâ itibarım var.I still have my dignity.
Hâlâ şüphelerim var.I still have my doubts.
Tom hakkında hâlâ sorularım var.I still have questions about Tom.
Hâlâ yapılması gereken biraz işim var.I still have some work that has to be done.
Eve gitmeden önce hâlâ yapılması gereken biraz işim var.I still have some work that needs to be done before I can go home.
On üç yaşındayken giydiğim şapkaya hâlâ sahibim.I still have the hat I used to wear when I was thirteen.
Tom'un ev anahtarına hâlâ sahibim.I still have the key to Tom's house.
Yıllar önce bana verdiğin saate hâlâ sahibim.I still have the watch you gave me years ago.
Hâlâ onlara sahibim.I still have them.
Hâlâ Tom'un garajında depolanmış şeylerim var.I still have things stored in Tom's garage.
Uçağım hareket etmeden önce hâlâ üç saatim var.I still have three hours before my plane leaves.
Hâlâ zamanım var.I still have time.
Hâlâ Tom hakkında öğrenmek zorundayım.I still have to find out about Tom.
Hâlâ benimle gidecek birini bulmak zorundayım.I still have to find someone to go with me.
Hâlâ bana yardım edecek birini bulmak zorundayım.I still have to find someone to help me.
Hâlâ çamaşır makinesini onarmak zorundayım.I still have to fix the washing machine.
Hâlâ anahtarına sahibim.I still have your key.
Hâlâ bitirmedim.I still haven't finished.
Kontak lenslerimi hâlâ bulmadım.I still haven't found my contact lens.
Anahtarlarımı hâlâ bulmadım.I still haven't found my keys.
Hâlâ Tom'u bulmadım.I still haven't found Tom.
Hâlâ Tom'a söylemedim.I still haven't told Tom.
Bazen onu yapmak hâlâ hoşuma gidiyor.I still like to do that sometimes.
Hâlâ Mary'yi seviyorum.I still love Mary.
Hâlâ Tom'u özlüyorum.I still miss Tom.
Hâlâ çok fazla pratiğe ihtiyacım var.I still need a lot of practice.
Hâlâ burada biraz yardıma ihtiyacım var.I still need some help here.
Hâlâ zamana ihtiyacım var.I still need time.
Dün niçin burada olmadığını hâlâ bilmeliyim.I still need to know why you weren't here yesterday.
Hâlâ pasaportunu görmeliyim.I still need to see your passport.
Hâlâ yardımına ihtiyacım var.I still need your help.
O şarkıyı nasıl çalacağımı hâlâ hatırlarım.I still remember how to play that song.
Hâlâ Tom'a saygı gösteririm.I still respect Tom.
Onun iyi bir fikir olduğunu hâlâ söylerim.I still say it was a good idea.
Onun iyi bir fikir olmadığını hâlâ söylerim.I still say it wasn't a good idea.
Gitmemiz gerektiğini hâlâ söylerim.I still say we should've gone.
Tom'a yardım etmemiz gerektiğini hâlâ söylerim.I still say we should've helped Tom.
Ben hâlâ Tom'un hatalı olduğunu düşünüyorum.I still think Tom is wrong.
Ben hâlâ Tom'un haksız olduğunu düşünüyorum.I still think Tom is wrong.
Sanırım Tom hâlâ canlı.I think Tom is still alive.
Sanırım Tom hâlâ Mary'ye âşık.I think Tom is still in love with Mary.
Tom ve Mary hala bekliyorlar.Tom and Mary are still waiting.
John okula gittiğinde Tom ve Mary hâlâ uyuyordu.Tom and Mary were still sleeping when John left for school.
Hala Esperanto dilinden hoşlanmıyor musunuz?Do you still hate Esperanto?
Tom ve Mary hala birlikteler.Tom and Mary are still together.
Neredeyse kırk yaşındayım ve hâlâ bekârım.I am almost 40 years old and I am still single.
Tom hâlâ bekar olmayı diledi.Tom wished he were still single.
O hala mutfakta.She is still in the kitchen.
İlgili Sayfalar