hâlâ ile cümle

hâlâ kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Onların hala orada yaşayıp yaşamadıklarını bilmiyorum.I don't know if they still live there.
O hala burada mı?Is she still here?
Hâlâ burada mısın?Are you still here?
Sana fazladan bir saat verdim ve sen hala işi bitirmedin.I gave you an extra hour and you still didn't finish the job.
Tom'un hâlâ gelmeyi planladığından emin olmak zorundaydım.I had to make sure Tom was still planning to come.
İki kez iki hap almama rağmen, baş ağrım hâlâ geçmedi.Although I had taken two pills two times, my headache did not go away.
Hâlâ yapacak evrak işim var.I've still got paperwork to do.
Hâlâ biraz zamanım var.I've still got some time.
Hâlâ yapacak işim var.I've still got work to do.
Hâlâ bir cevabım yok.I still don't have an answer.
Ben hala kuralları bilmiyorum.I still don't know the rules.
Seni aradığımı hâlâ hatırlamıyorum.I still don't remember calling you.
Ben hâlâ sebebini hatırlamıyorum.I still don't remember why.
Hâlâ bunun adil olduğunu sanmıyorum.I still don't think it's fair.
Korkarım hala anlamıyorum.I'm afraid I still don't understand.
Benim sandığımda bir halatım var.I've got a rope in my trunk.
Boğulma hakkında hâlâ aynı rüyayı görüyorum.I'm still having the same dream about drowning.
Biliyorum hâlâ hayattalar.I know they're still alive.
Tom'un hâlâ hayatta olduğunu biliyorum.I know Tom is still alive.
Aradığın şeyin hâlâ orada olduğunu biliyorum.I know what you're looking for is still in there.
Bana hâlâ kızgın olduğunu biliyorum.I know you're still angry with me.
Hâlâ kızgın olduğunu biliyorum.I know you're still mad.
Tom'un hâlâ hayatta olduğunu bilmem gerekiyor.I need to know that Tom is still alive.
Gerçekten hâlâ arkadaş olabileceğimizi umuyorum.I really do hope we can still be friends.
Bunu yaptırmak için hala yeterli zamanım var gibi görünüyor, sanırım.I still have just enough time to get this done, I think.
Hâlâ seninle konuşmaya ihtiyacım var.I still need to talk to you.
İş zordu ama Tom hâlâ onu yapmak istiyordu.The job was difficult, but Tom still wanted to do it.
Tom ve Mary hâlâ evli.Tom and Mary are still married.
Tom hâlâ beni korkutur.Tom still scares me.
Hâlâ çılgınsın, değil mi?You're still mad, aren't you?
Hâlâ bekarsın, değil mi?You're still single, aren't you?
Işığının açık olduğunu gördüm ve hâlâ uyanık olduğunu biliyordum.I saw your light was on and knew you were still awake.
Bazen hâlâ evli olmamızı diliyorum.I sometimes wish we were still married.
Beni aldattığına hâlâ inanıyorum.I still believe you cheated me.
Bunu yaptığıma hâlâ inanamıyorum.I still can't believe I did it.
Onu yaptığıma hâlâ inanamıyorum.I still can't believe I did that.
Onun olduğuna hâlâ inanamıyorum.I still can't believe it happened.
Onun gerçekten olduğuna hâlâ inanamıyorum.I still can't believe it really happened.
Hâlâ ona inanamıyorum.I still can't believe it.
Bunun hepsinin olduğuna hâlâ inanamıyorum.I still can't believe this is all happening.
Tom'un Mary'den nefret ettiğine hâlâ inanamıyorum.I still can't believe Tom hates Mary.
Senin ve Tom'un evlendiğine hâlâ inanamıyorum.I still can't believe you and Tom got married.
Bir şey söylemediğine hâlâ inanamıyorum.I still can't believe you didn't say anything.
Senin nişanlı olduğuna hâlâ inanamıyorum.I still can't believe you're engaged.
Evli olduğuna hâlâ inanamıyorum.I still can't believe you're married.
Onun nasıl olduğunu hâlâ anlayamıyorum.I still can't figure out how it happened.
Tom'u hâlâ bulamıyorum.I still can't get a hold of Tom.
Tom'la hâlâ bağlantı kuramıyorum.I still can't get a hold of Tom.
Sebebini merak etmemek hâlâ elimde değil.I still can't help wondering why.
Hâlâ Tom'a ulaşamıyorum.I still can't reach Tom.
Sana sebebini hâlâ söyleyemem.I still can't tell you why.
Onun nasıl olduğunu hâlâ bilmiyorum.I still don't know how that happened.
Sana nasıl teşekkür edeceğimi hâlâ bilmiyorum.I still don't know how to thank you.
Tom'a ne olduğunu hâlâ bilmiyorum.I still don't know what happened to Tom.
Tom'un ne demek istediğini hâlâ bilmiyorum.I still don't know what Tom meant.
Tom'un nerede olduğunu hâlâ bilmiyorum.I still don't know where Tom is.
Onu niçin yaptığını hâlâ bilmiyorum.I still don't know why you did that.
Onun nasıl çalışacağını hâlâ anlamıyorum.I still don't see how it's going to work.
Nasıl yardım edebileceğini hâlâ anlamıyorum.I still don't see how you can help.
Hâlâ hatalı olduğumu sanmıyorum.I still don't think I'm wrong.
İlgili Sayfalar