Ana içeriğe geç
Sözlük

hâki ile cümle

hâki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Çünkü hâkimiyet, güç ve yücelik Sonsuzlara kadar Senindir!Erős akarat, hatalmas dicsőség a tiéd, örök időkre.
Hâkimiyet haklarının Japon halkına ait olduğunu ilan etti.Az alkotmány szuverenitással illeti meg a japán embereket.
Bütün ülkelerde açık serbest piyasa ekonomisi hâkimdir.A gyűlésre hivatalos volt a kereskedőállam minden szabad polgára.
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu bu değişikliğin anayasaya aykırı olduğunu açıkladı.A főpapok, főurak és a magas beosztású tisztviselők nem fogadták el az új adóreform tervét.
Hâkim olarak görev yaptı.Bírói tisztet viselt.
1117'de ise her iki bölgede de hâkimiyet, atabeylerin eline geçmişti.1917-ben a két legmagasabb osztályát tisztek számára is elnyerhetővé tették.
Bunun için yeni kurulan bir devletteki ilk kağanı tayin etme hakkının halkta olduğu görüşü hâkimdir.Ennek viszont egy feltétele volt, hogy Erdély mihamarabb kapjon új fejedelmet.
Feodalizm bölgeye bu süreç sonrasında yavaş yavaş hâkim olmaya başlamıştır.Az ezredforduló után a terület lassan elnéptelenedett.
21 Temmuz 2005'te, Denia şehrinden bir hâkim, lezbiyen bir çifte evlilik cüzdanı vermeyi reddetti.21. heinäkuuta 2005 tuomari Dénian kaupunissa kieltäytyi antamasta avioliittolupaa lesboparille.
1956’da tenzilen Akşehir Sulh Ceza Hâkimliğine nakledildi.(1956) Turun tuomiokapituli uskonpuhdistuksen murroksessa.
Hâkimse, bunu hükümetin "propaganda mekanizmasına" bağladığını dile getirdi.Hänen mukaansa toimi oli hallituksen "propagandakoneen" syytä.
O dönemde 5 büyük güç Avrupa’nın hâkimiyeti için kıyasıya savaş veriyordu.Viidennellätoista vuosisadalla Euroopan mahtikansat mittelivät voimiaan merivaltoina.
MÖ 7.yy.da başkentleri Sardes olan Lidyalılar yöreye hâkim olmuşlardır.Citadels), ja Kaupunki 17:sta sijaitsevasta Linnoituksesta tri. Breen hallitsee Maata.
Hâkim olarak görev yaptı.Hän toimi soudussa perämiehenä.
Hâkim olduğu bölge Los Colinas'tan East Beach'e kadardır.Long Beach sijaitsee Kalifornian osavaltiossa Los Angelesin piirikunnassa San Bedron lahdella.
Avukat Hâkim ^ Yurtcan, E. (2008).Huovinen, E. (2010).
Bu unsur, tabii hâkim ilkesinde bulunması gereken mutlak zorunluluktur.Erityisesti on otettava huomioon, onko salaisuus ehdoton.
İlâhi davranışın doğanın tamamına hâkim olduğuna inanılırdı.Η θεϊκή συμπεριφορά πιστευόταν ότι κυβερνούσε όλη τη φύση.
24 Anayasası, millî hâkimiyet (md.Η ιστορία της A 42 (γερμ.)
Asliye hukuk mahkemeleri de tek hâkimlidir.Ακόμη υπάρχουν τα δικαστήρια εξειδικευμένης δικαιοδοσίας.
Bu durumda sulh ceza hâkimlikleri numalandırılır.Στην περίπτωση αυτή υποβάλλεται ποινή χρονικής χρέωσης.
Hâkimse, bunu hükümetin "propaganda mekanizmasına" bağladığını dile getirdi.Ο άνθρωπος καταλήγει να τα βάζει με τον ίδιο τον «μηχανισμό» της κυβέρνησης...
Böylece Sofya duruma tamamen hâkim olmuştur.Hele Bithynien var således under hans kontrol.
Urfa, 1094 yılında Büyük Selçuklu hâkimiyetine girmiştir.Den nye basilika blev indviet i 1094.
Tataristan'da kara iklimi hâkimdir.A Climate Culprit In Darfur.
Duruma hâkim olmak için ise kolluk kuvvetleri çağrılır.For at blive livvagt kræves det at man tager en livvagtsuddannelse.
Büyük Ustât: Birliğin mutlak hâkimidir.Arrangør er Foreningen Fantastik.
Ulusal Egemenlik ya da millî hâkimiyet, devletin gücü olan egemenliğin doğrudan doğruya ulusa ait olmasıdır.Suverænitet eller højhedsret er en stats selvbestemmelsesret.
Hâkimiyet-i Milliye.En målrettet milliardær.
Çünkü hâkimiyet, güç ve yücelik Sonsuzlara kadar Senindir!Thi dit er riget og magten og æren i evighed!
Daha sonra Slavlar bölgede hâkimiyet kurmuştur.Senere bosatte slavere seg i området.
Bu durumda sulh ceza hâkimlikleri numalandırılır.Utbytte av straffbar handling skal inndras.
Nitekim bu yılın yaz aylarında Şah, Diyarbekir hâkimi Alauddevle‟ye karşı bir sefer gerçekleştirmişti.Slik som året før ble det nok en gang gjennomført en sommerturné med Hovet.
Hâkimiyet-i Milliye.Relativitet for millioner.
Feodalizm bölgeye bu süreç sonrasında yavaş yavaş hâkim olmaya başlamıştır.Islam fikk fotfeste i denne regionen relativt sakte.
Büyük Ustât: Birliğin mutlak hâkimidir.Men viktigst: Den er fordømt godt laget!
1117'de ise her iki bölgede de hâkimiyet, atabeylerin eline geçmişti.1717 gikk med til å forsterke styrkene på begge sider.
Hak ve adaleti hâkim kıldı.Disahihkan Al Hakim dan disepakati Adz-Dzahabi.
Hâkim Lois'e katıır ve Lois'i de kocası ile birlikte hapishaneye gönderir.Hakim setuju dan memutuskan untuk mengirim Lois ke penjara bersama dengan Peter.
Çünkü hâkimiyet, güç ve yücelik Sonsuzlara kadar Senindir!(Karena Engkaulah yang empunya Kerajaan dan kuasa dan kemuliaan sampai selama-lamanya.
Hâkim hem Allah hem de insandır.Hal yang mampu menjembatani Allah dan manusia itu adalah anugerah.
Soğuk Savaş döneminde Balkanlar’daki ülkeler, Sovyetler destekli komünist yönetimlerin hâkimiyetinde olmuştur.Selama Perang Dingin, kebanyakan negara di Balkan dikuasai pemerintahan komunis yang didukung Uni Soviet.
Zan olunduğuna göre hâkim, yalnız İmam-ı Buhârî'dir.Jika dibuat kesimpulan, maka kesimpulannya hanya bersifat kemungkinan (bukan kepastian).
Hâkim’in buyruk ve eylemlerine boyun eğmek.Melakukan pengawasan atas pelaksanaan tugas dan tingkah laku hakim dan pegawai lainnya.
Birleşik Krallık'ta din, 1400 yıldan uzun bir süredir çeşitli Hristiyanlık ekollerine hâkim olmuştur.Agama Kristen telah mendominasi kehidupan keagamaan di Britania Raya selama lebih dari 1.400 tahun.
Hâkim hem Allah hem de insandır.Tân giám mục chọn cho mình châm ngôn:For the service of God and people.
Çünkü cömert hâkimiyetin, göğün ona hüküm yetkisi verdiğine işârettir.Nhưng theo tông chỉ của Nho giáo thì thiên hạ là của trời, Nghiêu chỉ nhường quyền cai trị thiên hạ cho Thuấn.
Hâkimiyet-i Milliye.Triệu Nhĩ Tốn.
Yahudi avukatlar ve hâkimler, ofislerinden ve mahkemelerden dışarı atılarak dövüldü.Tại Dresden, các luật sư và thẩm phán người Do Thái bị lôi ra khỏi văn phòng và tòa án, rồi bị hành hung.
Ve yeryüzüne hâkim kıldı.地上人(ちじょうびと) 地上界の人間。
Hak ve adaleti hâkim kıldı.自他共に認める正直者かつ律義者。
Çünkü hâkimiyet, güç ve yücelik Sonsuzlara kadar Senindir!国と力と栄光は、永遠にあなたのものです。
Yine de her zaman barış hâkim değildi.しかし、彼らは常に平和的なわけではない。
Oluşan iktidar boşluğunda hükümdarlar, birbirleri üzerindeki hâkimiyeti elde etmek için çarpışıp duruyorlardı.それは王の対抗者の一人をそしる争いに巻き困ることを恐れてのことであった。
Hâkim’in iradesine teslim olmak.艦長の判断により投降している。
Tanu-Hristofilu 2009 yılından bu yana, Yunanistan'daki Hâkimler Ulusal Okulu'nda medeni hukuk dersleri verdi.2009年以降、ヴァシリキ・タヌはギリシャ国立裁判官学校で民法を教える。
Macaristan'daki Osmanlı hâkimiyeti sona erdi.オクタゴンでの自分の物語は終わった。
El Hâkim’in ölümünden sonra Hamza da inzivaya çekilir.死後に太子太傅を与えられる。
Prafullachandra Natwarlal Bhagwati (21 Aralık 1921 - 15 Haziran 2017), Hint hukukçu ve hâkimdir.プラフッラチャンドラ・ナトワーラル・バグワティ(Prafullachandra Natwarlal Bhagwati, 1921年12月21日 - 2017年6月15日)は、インドの裁判官。
Antoninus Pius'un dönemine tamamen barış hâkimdi.アントニヌス・ピウス帝の頃と推測される。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod