Ana içeriğe geç
Sözlük

hâki ile cümle

hâki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Hâkim olduğu bölge Los Colinas'tan East Beach'e kadardır.Le port de Los Angeles est adjacent à celui de Long Beach.
Jim öfkesine hâkim olabildi.Jim fue capaz de contener su enojo.
Hâkim istemeden güldü.El juez se rió sin querer.
Kadının üstte olduğu seks pozisyonu erkekler üzerinde kadınların hâkimiyetini gösterir.La postura de la mujer encima sugiere una dominancia de la mujer sobre el hombre.
Dole göreve 1900'de başlamıştır fakat 1903'te A.B.D Bölge Mahkemesi hâkimi olmak için istifa etmiştir.Dole asumió el cargo en 1900, pero dimitió en 1903 para aceptar el cargo de juez de la corte del distrito.
Sulh ceza hâkimliği bulundukları il veya ilçenin adı ile anılır.Demandas que implícita o explícitamente amenazan a los escuchas con culpa o castigo si no las cumplen.
Ardından Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından tedbiren görevden uzaklaştırıldı.Luego, las autoridades y sus asesores abandonan el auditorio.
Böylece, bütün Komor Adaları Fransız hâkimiyetine geçmiş oldu.Pronto, el resto de las Islas Marquesas cayó bajo dominio francés.
Ancak; Çin'de yoğun bir sansür hâkimdir.Él es un anfitrión bien conocido en China.
Avukat Hâkim ^ Yurtcan, E. (2008).Chediack, S. E. (2008).
Urfa, 1094 yılında Büyük Selçuklu hâkimiyetine girmiştir.El Cid conquista Valencia en el año 1094.
Omonia, 1970'li yıllarda ligin hâkimiydi.Lamizana se mantuvo en el poder durante los años 1970.
Konsül ve censura olarak sürekli hâkimiyetinin daha evvelden bir örneği yoktu.Ni como árbitro ni mediador era requerida ya su presencia .
Hâkimiyet-i Milliye.Amor a millón.
"9 hâkim tazminat ödeyecek".«Nueve jugadores saldrán de Equidad».
Hâkim olarak görev yaptı.Se desempeñó como juez militar.
Hâkim hem Allah hem de insandır.Allah (Dio) e l'uomo.
Ve yeryüzüne hâkim kıldı.La terra (土) è associata con la forza (Cinese: 强; Pinyin: qiáng).
Hak ve adaleti hâkim kıldı.Signore, giudica con giustizia!».
Böylece hâkimiyetin yarısı Medici’lerin eline geçti.Vi esercitò quindi la dittatura per conto dei Medici.
Yine de her zaman barış hâkim değildi.Ciononostante non vi fu pace.
Boğdan Prensliği, Osmanlı hâkimiyetini tanıdı.Lei assetata di potere accetta entusiasta.
Hâkim mahkemeye çıkarılan Nica'nın akıl hastanesine sevk edilmesine karar verir.Amy riuscirà a far sì che Carl venga processato dal tribunale dei minori.
Bu durumda sulh ceza hâkimlikleri numalandırılır.L'ignoranza stessa verrà punita.
Cosimo, Floransa Cumhuriyeti’ne hâkim oldu.URL consultato il Provincia di Firenze.
Filippo Maria Visconti, Lombardiya’nın büyük bir kısmına 1421 yılında hâkim oldu.Lodisio ne fu investito da Filippo Maria Visconti nel 1431.
Eğer siz Ehli beyt'i peygambere eza kıldınızsa da Allah kıyamette bizimle sizin aranızda hâkim ve kafidir.Посланник Аллаха — противник тебе, а его Светлость Джабраил — наша помощь и поддержка против тебя.
Ve yeryüzüne hâkim kıldı.Им стали нарезать землю вдали от селения.
Hak ve adaleti hâkim kıldı.Их подвергают суду и вкалывают им сыворотку правды.
Hâkimler de, doğrudan halk tarafından seçilir veya seçilmiş yetkililer tarafından tayin edilir.Там пусть народу предлагают решения, которые он может принять или отклонить.
Zan olunduğuna göre hâkim, yalnız İmam-ı Buhârî'dir.Если суждение I ложное, то соответствующее суждение O является непременно истинным.
Hâkim hem Allah hem de insandır.Субъект в религии — Бог, либо человек (душа человека).
Yine de her zaman barış hâkim değildi.Но он не всегда был религиозен.
Ancak çok geçmeden Tiberius'un salatanatına paranoya ve iftira hâkim oldu.Однако, правление Тиберия вскоре стало характеризоваться паранойей и клеветой.
13 Ocak’ta ise Berlin’e karşıdevrim hâkim oluyordu.Приказываю сегодня ночью ворваться в Берлин первыми.
Bu durum, özellikle en popüler olduğu doğu eyaletlerinde özellikle hâkimdi.Там она и пользуется наибольшей популярностью, особенно в юго-восточной её части.
İmparatorluğun hâkimiyeti İtalya ve Galya'nın bir bölümü ile sınırlıydı.Императорская власть распространялась только на Италию и небольшую часть Южной Галлии.
395 yılında bölge Bizans İmparatorluğu hâkimiyetine geçti.В 395 году Палестина перешла под власть Византийской империи.
Kendisinin hâlâ Portacomaro'nun lehçesine hâkim olduğu söylenmektedir.Он также говорит, что знает, где находится деталь для Гортис.
Apa Kağan ise, ülkenin kuzeyindeki topraklara hâkim olmuştu.Земли, которые он унаследовал, располагались на севере страны.
Ve yeryüzüne hâkim kıldı.و تم وهب الأرض للقوّات المشاركة في الغزو كمكافأة لهم.
Hak ve adaleti hâkim kıldı.إحقاق الحق وإزهاق الباطل لنور الله التستري.
1090 ve sonrasında ise Rodos ve Samos (günümüzde Sisam) adalarında hâkimiyet kurdu.وبعد عام 1090 فرض سيطرته على جزر رودوس وساموس (سيسام وساموس حالياً).
Bölgenin büyük bir kısmında hâkim olan Hunlar, Slavlardan daha önemlidir.وكان الهون الذين يسيطرون على جزء كبير من المنطقة أهم من قبائل السلاف.
MÖ 7. yüzyılda Anadolu'ya hâkim oldular ve 140 yıl hüküm sürdüler.وفي القرن السابع قبل الميلاد أصبحوا حكام الأناضول، واستمر حكمهم 140 سنة.
Hâkimiyeti vermek ama saldıran ile işbirliği yapmamak...Baş eğmektense ölümü tercih etmek.وقال انه يفضل الموت بدلا من الاعمل الشاقة.
Gazneli Mahmut, 999 yılında Garcistan hâkimine elçi göndererek kendine itaat etmesini istedi.قام محمود الغزنوي بإرسال سفير إلى حاكم كارجيستان في عام 999، وطلب منه أن ينضم إلى الدولة الغزنوية.
Hâkimse, bunu hükümetin "propaganda mekanizmasına" bağladığını dile getirdi.أما القاضية فأعربت عن أن ذلك يرتبط بما أسمته "ألية الدعاية الحكومية".
Birleşik Krallık'ta din, 1400 yıldan uzun bir süredir çeşitli Hristiyanlık ekollerine hâkim olmuştur.هيمنت المسيحية على الحياة الدينية في ما يعرف الآن بالمملكة المتحدة لأكثر من 1,400 سنة.
Soğuk Savaş döneminde Balkanlar’daki ülkeler, Sovyetler destekli komünist yönetimlerin hâkimiyetinde olmuştur.خلال الحرب الباردة حكمت معظم دول البلقان من قبل الحكومات الشيوعية التي كان يدعمها الاتحاد السوفييتى.
Askerî Yargıtay üyeleri, birinci sınıf askerî hâkimler arasından seçilirdi.تجري عملية ترقية قضاة محاكم الدرجة الثانية من بين قضاة المحاكم الابتدائية.
Hâkim’in buyruk ve eylemlerine boyun eğmek.الصوم آدابه وأحكامه.
Oğullarından Tutuşoğlu Rıdvan Halep'te, ve Tutuşoğlu Dukak Dımaşk'da hâkimiyetlerini ilân ettiler.وعاثت في أرجلهم أيدي الضرب المبرح، ففزعوا إلى قنصلهم بحرارة ما نالهم.
5. yüzyılda ortaya çıkan Avarlar da bir süre Hazarları hâkimiyetleri altına almışlardır.وقد وقع الأفار الذين ظهروا في القرن الخامس تحت حكم الخزر لفترة من الزمان.
Yerel sulh hâkimleri soruşturma için John Stearne ve Hopkins'i atadı.Magistrados locais nomearam John Stearne e Hopkins para investigar.
İlâhi davranışın doğanın tamamına hâkim olduğuna inanılırdı.Acreditava-se que o comportamento divino governava toda a natureza.
Çünkü hâkimiyet, güç ve yücelik Sonsuzlara kadar Senindir!Porque teu é o Reino, o poder e a glória para sempre.
‘Bedenimiz Bizimdir!’ görüşü hâkimdir.("Nós somos o povo!"), "Armata e cu noi!"
Bu durumda sulh ceza hâkimlikleri numalandırılır.Nessa caso, a desapropriação é sancionatória.
Ve yeryüzüne hâkim kıldı.Er valt dan een gedeelte (eventueel in stukken) op Aarde.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod