Mutlak hâkim ve hak olan Allah, çok yücedir. O'ndan başka ilâh yoktur.So Most Supreme is Allah, the True King; there is no God except Him; Lord of the Throne of Honour.
Yoksa Rabbinin hazineleri onların yanında mıdır? Yahut hâkim (her şeyin yöneticisi) kendileri midir?Or do they have the treasures of your Lord, or are they the authority?
Sen hâkimlerin, hükmü en güzel verenisin."Thou art the justest of those that judge.'
O, kullarının üstünde tam hâkimdir.He is Omnipotent over His servants, and He is the All-wise, the All-aware.
Senin vaadin elbette haktır ve Sen hâkimlerin hâkimisin!”Thou art the justest of those that judge.'
O, tam adaletle hükmeden ve her şeyi bilen bir hâkimdir.” [30,14-16]He is the Deliverer, the All-knowing.'
Göklerin ve yerin hâkimiyeti Allah'ındır. Dirilten ve öldüren O’dur.Verily Allah! His is the dominion of the heavens and the earth.
O, hâkimlerin en hayırlısıdır.And He is the Best of judges.
Tek hâkimdir.(He is above such things).
Göklerin ve yerin hâkimiyeti O'nundur.His is the kingdom of the heavens and the earth.
Göklerde ve yerde büyüklük ve hâkimiyet O'nundur.To Him belongs all supremacy in the heavens and the earth.
Çünkü göklerin ve yerin mülk ve hâkimiyeti de O’nundur.To Him belongs the kingdom of the heavens and the earth.
Sana vahyedilene uy ve Allah hüküm verinceye kadar sabret. O, hâkimlerin en hayırlısıdır.Follow what is revealed to you, and be patient till Allah shall judge, and He is the Best of judges.
Hâkimiyet O’nundur. Bütün hamdler ve övgüler O’na mahsustur.His is the Kingdom, and His the Praise.
O bundan münezzehtir, yücedir. Tek hâkimdir.Exalted is He; He is Allah, the One, the Prevailing.
Senin vaadin elbette haktır. Sen hâkimlerin, hükmü en güzel verenisin."Your promise is always true and you are the best Judge".
O asla evlat edinmedi, hâkimiyette hiç bir ortağı olmadı.He has not begotten any sons, nor does He have any partner in His kingdom.
Makedonya'nın ekonomik umutlarıyla ilgili iyimserlik hâkimOptimism about Macedonia's economic prospects
10 yaşına gelmeden, ana dili Almanca dışında Lehçe Fransızca ve İngilizce'ye hâkim olmuştu.Before turning 10, she already knew Polish, French, and English apart from her native German.[1]
Adalet Yüksek Mahkemesi, 1875 yılında 1873 Yüksek Mahkeme Hâkimliği Kanununa dayanarak kurulmuştur.The High Court of Justice was established in 1875 by the Supreme Court of Judicature Act 1873.
Elias, 1995 yılında Yüksek Mahkeme hâkimi oldu ve zaman zaman Temyiz Mahkemesine oturdu.[1]Elias became a judge of the High Court in 1995, and occasionally sat on the Court of Appeal.[5]
Bu yasama organında Birleşik Krallık ile entegrasyon konusu hâkim oldu.This legislature was dominated by the issue of integration with the United Kingdom.
Şifalı bitkiler, meşe ağaçları vb. bölgenin florasına hâkimdir.Medicinal herbs, oak trees etc. dominate the flora of the area.
İlk görev süresi, Gürcistan'ın Pers hâkimiyetine karşı savaştı.His first tenure was marked by war against the Persian domination of Georgia.
2003 Gül Devrimi'nden sonra, Ulusal Hareket - Demokratlar parti sistemine hâkim oldu.After the Rose Revolution of 2003, the National Movement – Democrats dominated the party system.
Hâkimler, sırayla savcılıklara teklif veren yöneticilere bağımlıdır.Judges are dependent on administrators, bidding prosecutorial offices in turn.
Yıl Tarih Olay 1918 Osmanlı İmparatorluğu'nun Suriye üzerindeki hâkimiyeti sona erdi.Year Date Event 1918 The Ottoman Empire's rule over Syria came to an end.
Jim öfkesine hâkim olabildi.Jim konnte seine Wut unterdrücken.
Ve yeryüzüne hâkim kıldı.Erde bringt Erze (Metall) hervor.
3 bin 854 öğretmen, üniversitede görevli 120 öğretim üyesi ve 47 hâkimin işine son verildi.3.854 Lehrer, 120 Universitätsdozenten und 47 Richter wurden entlassen.
Hak ve adaleti hâkim kıldı.Er wird aber entlarvt und der gerechten Strafe zugeführt.
Osiris öldürüldükten sonra tekrar dirilerek Duat'ın hâkimi olmuştur.Diejenigen, von denen Davis überzeugt ist, rückfällig zu werden, ermordet er.
Böylece hâkimiyetin yarısı Medici’lerin eline geçti.Hier wird Kofi in die Hände der Ärzte übergeben.
Böylece Sırbistan’da 350 yıl sürecek Osmanlı hâkimiyeti başlamış oldu.Damit endeten fast 350 Jahre türkischer Herrschaft in Belgrad.
Daha sonra Slavlar bölgede hâkimiyet kurmuştur.Später siedelten Slawen in dem Gebiet.
Hâkim olarak görev yaptı.Er arbeitete als Richter.
1943 – 1945 yıllarında Erzurum 9. kolorduda askeri adli hâkim olarak askerlik vazifesini yaptı.1943/44 musste Hansch als Soldat im Strafbataillon 999 Kriegsdienst leisten.
Hâkim hem Allah hem de insandır.In: Für Gott und die Menschen.
1976 Yılında hâkim adayı olarak İstanbul Adliyesi'nde kamu görevine başladı.1976 trat er als Richteranwärter in den Behördendienst in Istanbul ein.
(Özgün hali) Hâkimiyet bilâ kaydü şart milletindir.Sie haben die Gabe der Eingebung (ilhām).
Hâkimiyet-i Milliye.Die Millionen-Frage.
Daha sonra kendisini suçsuz bulan mahkeme heyetindeki hâkim üyeler ordudan ihraç edildi.Er fragte dabei, ob die Schuldigen in der Armee zur Rechenschaft gezogen würden.
1915'te askeri mahkeme hâkimi oldu.1915 wurde er Richter eines Militärgerichts.
Kendine hâkim olabilme, duygularını durağan hale getirebilme ve emin olmayla gerçekleşir.Entferne alles aus deinem Leben, was dich unsicher macht oder zweifelhaft erscheint.
Sonraki yedi yıl boyunca imparatorluğa barış hâkim oldu.Am kaiserlichen Hof wurde seit Jahrhunderten das Schachspiel gepflegt.
Sulh ceza hâkimliği bulundukları il veya ilçenin adı ile anılır.Andere gelangten durch Täuschung oder Bestechung in den Besitz einer Opferbescheinigung (libelli).
Omonia, 1970'li yıllarda ligin hâkimiydi.Manone spielte noch bis weit in die 1970er Jahre.
İskender, Alinda Kraliçesi Ada’yı bütün Karia bölgesinin hâkimi yapmıştır.Der siegreiche Alexander setzte die ältere Ada als regierende Fürstin in Karien ein.
Ancak; Çin'de yoğun bir sansür hâkimdir.Sie ist ein Endemit Chinas.
18 Ağustos 1340 (1924) tarihinde Kocaeli Asliye Mahkemesinde hâkimlik görevine başlamıştır.Am 18. August 1924 wurde er Richter am Amtsgericht in Kocaeli.
Duygularınızın size hâkim olmasına izin vermeyin. Sakin olun!Ne vous laissez pas dominer par vos émotions. Restez calme !
Ve yeryüzüne hâkim kıldı.C'est lui qui acquis la terre de Sourdéac.
Oluşan iktidar boşluğunda hükümdarlar, birbirleri üzerindeki hâkimiyeti elde etmek için çarpışıp duruyorlardı.Bien qu’elles aient été infidèles, elles furent dévouées l’une à l’autre pour le restant de leurs jours.
Frontal duruş hâkimdir.La parade est frontale.
Avukat Hâkim ^ Yurtcan, E. (2008).Wasmer, E. (2008).
Hâkimiyet-i Milliye (4406).Prnjavor (4 464 hab.)
Hâkim mahkemeye çıkarılan Nica'nın akıl hastanesine sevk edilmesine karar verir.Elle y sera nommée juge des enfants à la sortie de l'ENM.
'Ben hâkimim, üzerimde üniformam var.Ils sont dotés de la tenue d'uniforme.
"9 hâkim tazminat ödeyecek".Allez-y, vous paierez six pence ».
Ardından gök tanrısı Anu göğün, yer tanrısı Enlil de yerin hâkimi oldular.Le ciel, c'est le ciel du Seigneur ; aux hommes, il a donné la terre.