Ana içeriğe geç
Sözlük

gururla ile cümle

gururla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Beni neyin korkuttuğunu, heyecanlandırdığını, telaşlandırdığını, gururlandırdığını ya da üzdüğünü biliyorlar.Sanno ciò che mi fa paura, eccita, terrorizza, inorgoglisce o rattrista.
Beni neyin korkuttuğunu, heyecanlandırdığını, telaşlandırdığını, gururlandırdığını ya da üzdüğünü biliyorlar.Sie wissen, was in mir Angst, Aufregung, Panik, Stolz oder Trauer hervorruft.
Beni neyin korkuttuğunu, heyecanlandırdığını, telaşlandırdığını, gururlandırdığını ya da üzdüğünü biliyorlar.Ştiu ce mă sperie, ce mă provoacă, ce mă panichează, ce mă face mândru sau trist.
Beni neyin korkuttuğunu, heyecanlandırdığını, telaşlandırdığını, gururlandırdığını ya da üzdüğünü biliyorlar.Tudják, mitől félek, mitől kap el a pánik, mitől leszek izgatott, büszke, vagy szomorú.
Beni neyin korkuttuğunu, heyecanlandırdığını, telaşlandırdığını, gururlandırdığını ya da üzdüğünü biliyorlar.Vědí, jak ve mně vyvolat strach, vzrušení, paniku, hrdost nebo smutek.
Beni neyin korkuttuğunu, heyecanlandırdığını, telaşlandırdığını, gururlandırdığını ya da üzdüğünü biliyorlar.Wiedzą co mnie przeraża, podnieca, czyni spanikowanym, dumnym lub smutnym.
Beni neyin korkuttuğunu, heyecanlandırdığını, telaşlandırdığını, gururlandırdığını ya da üzdüğünü biliyorlar.Ze weten wat me bang maakt, opgewonden, in paniek, trots of bedroefd.
Beni neyin korkuttuğunu, heyecanlandırdığını, telaşlandırdığını, gururlandırdığını ya da üzdüğünü biliyorlar.Ξέρουν τι με φοβίζει, με ενθουσιάζει, με πανικοβάλει, με κάνει περήφανο ή λυπημένο.
Beni neyin korkuttuğunu, heyecanlandırdığını, telaşlandırdığını, gururlandırdığını ya da üzdüğünü biliyorlar.Вони вміють лякати, хвилювати, викликати паніку, гордість, смуток.
Beni neyin korkuttuğunu, heyecanlandırdığını, telaşlandırdığını, gururlandırdığını ya da üzdüğünü biliyorlar.Знаят кое ме плаши, вълнува, паникьосва, прави ме горд или ме натъжава.
Beni neyin korkuttuğunu, heyecanlandırdığını, telaşlandırdığını, gururlandırdığını ya da üzdüğünü biliyorlar.Они знают что заставляет меня боятся, паниковать, радоваться или грустить.
Beni neyin korkuttuğunu, heyecanlandırdığını, telaşlandırdığını, gururlandırdığını ya da üzdüğünü biliyorlar.הם יודעים מה מפחיד אותי, מה מרגש אותי, מה מכניס אותי לפאניקה, ומה הופך אותי לגאה או לעצוב.
Beni neyin korkuttuğunu, heyecanlandırdığını, telaşlandırdığını, gururlandırdığını ya da üzdüğünü biliyorlar.يعرفون ما يجعلني خائفا، مثارا، مذعورا، فخورا أو حزينا
Beni neyin korkuttuğunu, heyecanlandırdığını, telaşlandırdığını, gururlandırdığını ya da üzdüğünü biliyorlar.感情をあおることで創造の世界に奥行きを与える
Bolivya Anayasası haklı bir gururla 36 yerel dili devletin resmi dilleri olarak kabul etmektedir .In Bolivia, la Costituzione riconosce ufficialmente come lingue di Stato ben 36 idiomi nativi.
Bolivya Anayasası haklı bir gururla 36 yerel dili devletin resmi dilleri olarak kabul etmektedir .La Constitución Boliviana reconoce 36 lenguajes indígenas como lenguas oficiales del Estado.
Bolivya Anayasası haklı bir gururla 36 yerel dili devletin resmi dilleri olarak kabul etmektedir .La Constitution bolivienne reconnaît fièrement 36 langues locales comme langues officielles.
Bolivya Anayasası haklı bir gururla 36 yerel dili devletin resmi dilleri olarak kabul etmektedir .Το Σύνταγμα της Βολιβίας περήφανα αναγνωρίζει 36 ιθαγενείς γλώσσες ως επίσημες γλώσσες του Κράτους .
Bu eserime bakıp da gururlanabiliyorum.Beh, guardarla mi rende molto orgoglioso.
Bu eserime bakıp da gururlanabiliyorum.Bien, puedo mirarla y estar muy orgulloso de esto.
Bu eserime bakıp da gururlanabiliyorum.Cóż, gdy patrzę na tę rzeźbę przepełnia mnie duma.
Bu eserime bakıp da gururlanabiliyorum.Et bien, je la regarde et je peux en être très fier.
Bu eserime bakıp da gururlanabiliyorum.Hier kan ik naar kijken en dan ben ik erg trots.
Bu eserime bakıp da gururlanabiliyorum.Keď hľadím na túto sochu, som veľmi hrdý.
Bu eserime bakıp da gururlanabiliyorum.제가 봐도 이 작품은 참 자랑스럽습니다.
Bu eserime bakıp da gururlanabiliyorum.Nun, ich kann auf dieses hier schauen und wirklich sehr stolz sein, denn die Statue hat immer irgendwie
Bu eserime bakıp da gururlanabiliyorum.Pot sa ma uit la acesta si pot sa fiu foarte mandru de ea.
Bu eserime bakıp da gururlanabiliyorum.Е, сега мога да гледам това и много да се гордея с него.
Bu eserime bakıp da gururlanabiliyorum.Ну, я могу смотреть на это и очень гордится результатом.
Bu eserime bakıp da gururlanabiliyorum.אני יכול להתבונן בו ולהיות מאוד גאה.
Bu eserime bakıp da gururlanabiliyorum.ويمكنني أن أنظر إلى هذا وأن أكون فخورا جدا
Bu eserime bakıp da gururlanabiliyorum.だって 自由の女神は
Bunun gururla bir alakası yok.Ce n'est pas parce que je n'ai pas de fierté.
Bunun gururla bir alakası yok.Det är inte för att jag inte har någon stolthet.
Bunun gururla bir alakası yok.Đó không phải vì tôi không có lòng tự trọng..
Bunun gururla bir alakası yok.Ei se ollut ylpeyden puutetta.
Bunun gururla bir alakası yok.Ich habs nicht getan, weil ich keinen Stolz habe.
Bunun gururla bir alakası yok.Ini bukan karena saya tidak punya harga diri.
Bunun gururla bir alakası yok.Nem azért tettem, mert nincs bennem büszkeség...
Bunun gururla bir alakası yok.Není to proto, že bych neměla žádnou hrdost.
Bunun gururla bir alakası yok.Nie je to preto, že by som nemala žiadnu hrdosť.
Bunun gururla bir alakası yok.Non è perché non ho dell'orgoglio.
Bunun gururla bir alakası yok.Nu e pentru ca nu am mandrie.
Bunun gururla bir alakası yok.To ni zato, ker nimam ponosa.
Bunun gururla bir alakası yok.Δεν είναι επειδή δεν έχω περηφάνεια.
Bunun gururla bir alakası yok.Это не потому, что у меня нет гордости.
Bunun gururla bir alakası yok.זה לא שאין לי גאווה
Bunun gururla bir alakası yok.إنه ليس لاني لا املك اي كبرياء.
Büyük bir gururla söyleyebilirim ki altı ay önce저는 오늘 그녀가 6개월 전에 나로크 지역의
Büyük bir gururla söyleyebilirim ki altı ay önce Narok belediye başkan yardımcısı seçildi.Büszkén jelenthetem Önöknek, hogy 6 hónappal ezelőtt, megválasztották őt Narok alpolgármesterének!
Büyük bir gururla söyleyebilirim ki altı ay önce Narok belediye başkan yardımcısı seçildi.Je suis fière de vous dire qu'il y a six mois, elle a été élue maire adjoint de Narok.
Büyük bir gururla söyleyebilirim ki altı ay önce Narok belediye başkan yardımcısı seçildi.Orgulho-me de dizer-vos que há seis meses, ela foi eleita vice-prefeita de Narok.
Büyük bir gururla söyleyebilirim ki altı ay önce Narok belediye başkan yardımcısı seçildi.Orgullosamente, les anuncio, que hace seis meses, fue elegida Vicealcaldesa de Narok.
Büyük bir gururla söyleyebilirim ki altı ay önce Narok belediye başkan yardımcısı seçildi.Saya bangga untuk memberi tahu bahwa enam bulan lalu, dia terpilih menjadi wakil walikota Narok.
Büyük bir gururla söyleyebilirim ki altı ay önce Narok belediye başkan yardımcısı seçildi.Sunt mândră să vă spun că acum şase luni, ea a fost aleasă viceprimar al localităţii Narok.
Büyük bir gururla söyleyebilirim ki altı ay önce Narok belediye başkan yardımcısı seçildi.Tôi tự hào nói với các bạn là 6 tháng trước, cô ấy được chọn làm phó thị trưởng của Narok.
Büyük bir gururla söyleyebilirim ki altı ay önce Narok belediye başkan yardımcısı seçildi.Z dumą donoszę, że 6 miesięcy temu została wybrana na burmistrza Naroku.
Büyük bir gururla söyleyebilirim ki altı ay önce Narok belediye başkan yardımcısı seçildi.Είμαι περήφανη να σας ανακοινώσω ότι πριν από έξι μήνες, εξελέγη αντιδήμαρχος του Ναρόκ.
Büyük bir gururla söyleyebilirim ki altı ay önce Narok belediye başkan yardımcısı seçildi.Горда съм да ви кажа, че преди шест месеца, тя беше избрана за заместник-кмет на Нарок (Кения).
Büyük bir gururla söyleyebilirim ki altı ay önce Narok belediye başkan yardımcısı seçildi.Я с гордостью говорю вам, что шесть месяцев назад, она была избрана заместителем мэра города Нарок.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod