Ana içeriğe geç
Sözlük

gurur ile cümle

gurur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Dedi ki, "Dinle, seninle gerçekten gurur duyuyoruz oğlum, fakat bir lisans derecesi ile ne yapacaksın?A spus, "Fiule, suntem foarte mândri de tine, dar ce ai de gând să faci cu diploma de licență?
Dedi ki, "Dinle, seninle gerçekten gurur duyuyoruz oğlum, fakat bir lisans derecesi ile ne yapacaksın?Azt mondta: "Fiam, nagyon büszkék vagyunk rád, de mit fogsz kezdeni ezzel a diplomával?
Dedi ki, "Dinle, seninle gerçekten gurur duyuyoruz oğlum, fakat bir lisans derecesi ile ne yapacaksın?Disse: "Ascolta, siamo molto orgogliosi di te, ma cosa hai intenzione di fare con questa laurea?
Dedi ki, "Dinle, seninle gerçekten gurur duyuyoruz oğlum, fakat bir lisans derecesi ile ne yapacaksın?Ele disse: "Ouve, estamos mesmo orgulhosos de ti, filho, "mas o que é que vais fazer com um bacharelato?
Dedi ki, "Dinle, seninle gerçekten gurur duyuyoruz oğlum, fakat bir lisans derecesi ile ne yapacaksın?Han sade, "Hör på, vi är verkligen stolta över dig, men vad ska du göra med en kandidatexamen?
Dedi ki, "Dinle, seninle gerçekten gurur duyuyoruz oğlum, fakat bir lisans derecesi ile ne yapacaksın?Hij zei, "Hoor eens jongen, we zijn echt trots op je, maar wat moet je met een bachelor's graad?
Dedi ki, "Dinle, seninle gerçekten gurur duyuyoruz oğlum, fakat bir lisans derecesi ile ne yapacaksın?Il m'a dit : "Écoute, fiston, nous sommes très fiers de toi, mais qu'est-ce que tu vas faire avec un bac?
Dedi ki, "Dinle, seninle gerçekten gurur duyuyoruz oğlum, fakat bir lisans derecesi ile ne yapacaksın?아버지께서 하신 말씀은 "아들아, 네가 정말 자랑스럽다. 하지만 그 학위로 뭘 할거니?
Dedi ki, "Dinle, seninle gerçekten gurur duyuyoruz oğlum, fakat bir lisans derecesi ile ne yapacaksın?Ông nói : "Nghe này con trai, cha mẹ rất tự hào về con, nhưng con sẽ làm gì với tấm bằng cử nhân này?
Dedi ki, "Dinle, seninle gerçekten gurur duyuyoruz oğlum, fakat bir lisans derecesi ile ne yapacaksın?Povedal, "Počúvaj, naozaj sme na teba veľmi hrdý, syn môj, ale čo budeš robiť s bakalárskym titulom?
Dedi ki, "Dinle, seninle gerçekten gurur duyuyoruz oğlum, fakat bir lisans derecesi ile ne yapacaksın?Powiedział: "Słuchaj, jesteśmy z ciebie, synu, naprawdę dumni, ale co zamierzasz zrobić z tym licencjatem?
Dedi ki, "Dinle, seninle gerçekten gurur duyuyoruz oğlum, fakat bir lisans derecesi ile ne yapacaksın?Řekl mi: "Poslouchej, jsme na tebe vážně pyšní, synu, ale co budeš dělat s bakalářským titulem?
Dedi ki, "Dinle, seninle gerçekten gurur duyuyoruz oğlum, fakat bir lisans derecesi ile ne yapacaksın?Y dijo, "Oye, estamos realmente orgullosos de ti, hijo, pero ¿qué vas a hacer con un título de pregrado?
Dedi ki, "Dinle, seninle gerçekten gurur duyuyoruz oğlum, fakat bir lisans derecesi ile ne yapacaksın?"Ние наистина се гордеем с теб сине, но какво ще правиш с тази диплома?"
Dedi ki, "Dinle, seninle gerçekten gurur duyuyoruz oğlum, fakat bir lisans derecesi ile ne yapacaksın?Он сказал: "Слушай сынок, мы очень гордимся тобой, но что ты собираешься делать с этим дипломом?
Dedi ki, "Dinle, seninle gerçekten gurur duyuyoruz oğlum, fakat bir lisans derecesi ile ne yapacaksın?הוא אמר, "תשמע, אנחנו ממש גאים בך, בן אבל מה תעשה עם התואר הזה?
Dedi ki, "Dinle, seninle gerçekten gurur duyuyoruz oğlum, fakat bir lisans derecesi ile ne yapacaksın?ثم قال،" اسمع يا ولدي، نحن حقا فخورون بك ولكن ما الذي يمكن أن تفعله بشهادة البكالوريوس
Dedi ki, "Dinle, seninle gerçekten gurur duyuyoruz oğlum, fakat bir lisans derecesi ile ne yapacaksın?でもその学位で何をしようとしてるんだ? お前は車にも乗らないししゃべりもしない
Değerlendirmek için yaptığın işler, kardeşim. ve bunlar gurur ve övünme ile nasıl kaplanmış bakar mısınız?Evalueaza-ti nevoile, sora, si vezi cat sunt ele de impregnate cu mandrie si egoism.
Değerlendirmek için yaptığın işler, kardeşim. ve bunlar gurur ve övünme ile nasıl kaplanmış bakar mısınız?Mérd fel a tetteidet húgom, és nézd meg, hogy mennyire irányítja őket büszkeség és egoizmus.
Değerlendirmek için yaptığın işler, kardeşim. ve bunlar gurur ve övünme ile nasıl kaplanmış bakar mısınız?Oszacuj swoje uczynki, siostro, i zobacz, jak przesiąknięte są one dumą i egotyzmem.
Değerlendirmek için yaptığın işler, kardeşim. ve bunlar gurur ve övünme ile nasıl kaplanmış bakar mısınız?Valuta le tue azioni sorella e vedi come sono impregnate di orgoglio ed egoismo.
Değerlendirmek için yaptığın işler, kardeşim. ve bunlar gurur ve övünme ile nasıl kaplanmış bakar mısınız?Và xem xem chúng kiêu ngạo và ích kỷ như thế nào.
Değerlendirmek için yaptığın işler, kardeşim. ve bunlar gurur ve övünme ile nasıl kaplanmış bakar mısınız?Zvaž své skutky, sestro, a uvidíš, jak jsou obtěžkané pýchou a egoismem.
Değerlendirmek için yaptığın işler, kardeşim. ve bunlar gurur ve övünme ile nasıl kaplanmış bakar mısınız?Αξιολογήστε τις πράξεις σας, αδελφή, και δείτε πόσο γεμάτες είναι με υπερηφάνεια και εγωϊσμό.
Değerlendirmek için yaptığın işler, kardeşim. ve bunlar gurur ve övünme ile nasıl kaplanmış bakar mısınız?Оцените свои дела, сестра, и посмотрите, как они пропитаны гордостью и эгоизмом.
Değil mi? Oğlumuzla gurur duyuyorum.-Olen kovin ylpeä pojastamme.
Değil mi? Oğlumuzla gurur duyuyorum.Ναι, είμαι πολύ υπερήφανη για το γιο μας.
Dehşetli ve korkunçturlar, Gururlu ve başlarına buyrukturlar.Det folket är förskräckligt och fruktansvärt; rätt och myndighet tager det sig självt.
Dehşetli ve korkunçturlar, Gururlu ve başlarına buyrukturlar.Egli è feroce e terribile, da lui esce il suo diritto e la sua grandezza
Dehşetli ve korkunçturlar, Gururlu ve başlarına buyrukturlar.Ela é terrível e espantosa; dela mesma sai o seu juízo e a sua dignidade.
Dehşetli ve korkunçturlar, Gururlu ve başlarına buyrukturlar.El este grozav şi înfricoşat; numai din el însuş îi iese dreptul şi mărirea lui.
Dehşetli ve korkunçturlar, Gururlu ve başlarına buyrukturlar.Forfærdeligt, frygteligt er det, Ødelæggelse udgår derfra.
Dehşetli ve korkunçturlar, Gururlu ve başlarına buyrukturlar.Fryktelig og forferdelig er det; fra sig selv henter det sin rett og sin høihet.
Dehşetli ve korkunçturlar, Gururlu ve başlarına buyrukturlar.Hrozný je a strašný; od neho vyjde jeho súd a jeho vznešenosť.
Dehşetli ve korkunçturlar, Gururlu ve başlarına buyrukturlar.Il est terrible et formidable; De lui seul viennent son droit et sa grandeur.
Dehşetli ve korkunçturlar, Gururlu ve başlarına buyrukturlar.그들은 두렵고 무서우며 심판과 위령이 자기로 말미암으며
Dehşetli ve korkunçturlar, Gururlu ve başlarına buyrukturlar.Nó thật là đáng sợ và đáng ghê, oai nghi và sự phán xét của nó đều là từ nó mà đến.
Dehşetli ve korkunçturlar, Gururlu ve başlarına buyrukturlar.Nó thật_là đáng_sợ và đáng ghê , oai_nghi và sự phán_xét của nó đều là từ nó mà đến .
Dehşetli ve korkunçturlar, Gururlu ve başlarına buyrukturlar.Rettenetes és iszonyatos ez, maga szerzi törvényét és hatalmát.
Dehşetli ve korkunçturlar, Gururlu ve başlarına buyrukturlar.Se on hirmuinen ja peljättävä, siitä itsestään tulee sen oikeus ja sen korkeus.
Dehşetli ve korkunçturlar, Gururlu ve başlarına buyrukturlar.Será temible y terrible. De sí mismo derivará su derecho y su dignidad
Dehşetli ve korkunçturlar, Gururlu ve başlarına buyrukturlar.Strašlivý a hrozný, od něhož soud jeho i vyvýšenost jeho vyjde.
Dehşetli ve korkunçturlar, Gururlu ve başlarına buyrukturlar.Strašno je in grozovito; sodba in mogočnost njegova izvirata od njega samega.
Dehşetli ve korkunçturlar, Gururlu ve başlarına buyrukturlar.Straszny jest i ogromny; od niego samego wynijdzie sąd jego, i wywyższenie jego.
Dehşetli ve korkunçturlar, Gururlu ve başlarına buyrukturlar.und wird grausam und schrecklich sein; das da gebeut und zwingt, wie es will.
Dehşetli ve korkunçturlar, Gururlu ve başlarına buyrukturlar.Zij staan bekend als een afschrikwekkend, angstaanjagend volk. Eigenmachtig bepalen zij hun recht en hun roem.
Dehşetli ve korkunçturlar, Gururlu ve başlarına buyrukturlar.Ειναι φοβεροι και τρομεροι η κρισις αυτων και η εξουσια αυτων θελει προερχεσθαι εξ αυτων.
Dehşetli ve korkunçturlar, Gururlu ve başlarına buyrukturlar.Страшен и грозен он; от него самого происходит суд его и власть его.
Dehşetli ve korkunçturlar, Gururlu ve başlarına buyrukturlar.Страшни и ужасни са те; Съдът им и властта им произлизат от сами тях.
Dehşetli ve korkunçturlar, Gururlu ve başlarına buyrukturlar.אים ונורא הוא ממנו משפטו ושאתו יצא׃
Dehşetli ve korkunçturlar, Gururlu ve başlarına buyrukturlar.هي هائلة ومخوفة. من قبل نفسها يخرج حكمها وجلالها.
Dehşetli ve korkunçturlar, Gururlu ve başlarına buyrukturlar.他 威 武 可 畏 . 判 斷 和 勢 力 、 都 任 意 發 出
Dehşetli ve korkunçturlar, Gururlu ve başlarına buyrukturlar.他 威武 可畏 . 判斷 和 勢力 、 都 任意 發出
Demokrasinizin kokusunu duymak için gururla hayır dedim.Dat trotse 'nee' van mij was dus om iets van uw democratie te proeven.
Demokrasinizin kokusunu duymak için gururla hayır dedim.Eu digo “não” com orgulho, porque eu queria poderia inalar um pouco da sua democracia.
Demokrasinizin kokusunu duymak için gururla hayır dedim.Ho detto "No" con superbia perchè volevo respirare un po' della vostra democrazia.
Demokrasinizin kokusunu duymak için gururla hayır dedim.J'ai dit "Non" avec orgueil parce que je voulais respirer un peu de votre démocratie.
Demokrasinizin kokusunu duymak için gururla hayır dedim.Le dije: "No" con orgullo porque quería inhalar un poco de su democracia.
Demokrasinizin kokusunu duymak için gururla hayır dedim.Είπα "Όχι" με υπερηφάνεια, γιατί ήθελα να εισπνεύσω λίγη από τη δημοκρατία σας.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod