Bunu ilk duyduğumda, kendimle gerçekten gurur duydum.Когато за първи път чух това, бях много горд от себе си.
Bunu ilk duyduğumda, kendimle gerçekten gurur duydum.Когда я первый раз это услышал, я был очень горд собой.
Bunu ilk duyduğumda, kendimle gerçekten gurur duydum.Коли я вперше почув це, я дуже пишався собою.
Bunu ilk duyduğumda, kendimle gerçekten gurur duydum.מסתבר שכ200 מליון קפאצ'ות
Bunu ilk duyduğumda, kendimle gerçekten gurur duydum.وعندما عرفت ذلك لأول مرة، شعرت بالفخر بنفسي إلى حد ما.
Bunu ilk duyduğumda, kendimle gerçekten gurur duydum.影響の大きさに 随分誇らしく思えたのですが
Bunu ilk duyduğumda, kendimle gerçekten gurur duydum.我第一次聽到嘅時候都幾自豪
Bunun bir parçası olmaktan gerçekten gurur duyuyorum.Bardzo się cieszę, że bierzemy w tym udział.
Bunun bir parçası olmaktan gerçekten gurur duyuyorum.Das ist etwas, worüber ich mich sehr freue, daran Teil zu haben.
Bunun bir parçası olmaktan gerçekten gurur duyuyorum.Ed e' qualcosa di cui sono molto entusiasta di fare parte.
Bunun bir parçası olmaktan gerçekten gurur duyuyorum.Es algo de lo que me emociona formar parte.
Bunun bir parçası olmaktan gerçekten gurur duyuyorum.Ik ben heel blij om er deel van uit te maken.
Bunun bir parçası olmaktan gerçekten gurur duyuyorum.그리고 저는 이거에 매우 신이 나 있습니다.
Bunun bir parçası olmaktan gerçekten gurur duyuyorum.Saya sangat senang menjadi bagian dari program ini.
Bunun bir parçası olmaktan gerçekten gurur duyuyorum.Sunt foarte emoționat să particip la asta.
Bunun bir parçası olmaktan gerçekten gurur duyuyorum.Và bản thân tôi thấy rất hào hứng khi được góp một phần trong chương trình đó.
Bunun bir parçası olmaktan gerçekten gurur duyuyorum.Това е нещо, в което съм много щастлив да участвам.
Bunun bir parçası olmaktan gerçekten gurur duyuyorum.Я очень счастлив быть частью всего этого.
Bunun bir parçası olmaktan gerçekten gurur duyuyorum.וזה משהו שאני מאד אוהב להיות חלק ממנו.
Bunun bir parçası olmaktan gerçekten gurur duyuyorum.وهذا شئ أنا سعيد جداً كوني جزء منه.
Bunun bir parçası olmaktan gerçekten gurur duyuyorum.ここに来られた たくさんの組織-
Bunun gururla bir alakası yok.Ce n'est pas parce que je n'ai pas de fierté.
Bunun gururla bir alakası yok.Det är inte för att jag inte har någon stolthet.
Bunun gururla bir alakası yok.Đó không phải vì tôi không có lòng tự trọng..
Bunun gururla bir alakası yok.Ei se ollut ylpeyden puutetta.
Bunun gururla bir alakası yok.Ich habs nicht getan, weil ich keinen Stolz habe.
Bunun gururla bir alakası yok.Ini bukan karena saya tidak punya harga diri.
Bunun gururla bir alakası yok.Nem azért tettem, mert nincs bennem büszkeség...
Bunun gururla bir alakası yok.Není to proto, že bych neměla žádnou hrdost.
Bunun gururla bir alakası yok.Nie je to preto, že by som nemala žiadnu hrdosť.
Bunun gururla bir alakası yok.Non è perché non ho dell'orgoglio.
Bunun gururla bir alakası yok.Nu e pentru ca nu am mandrie.
Bunun gururla bir alakası yok.To ni zato, ker nimam ponosa.
Bunun gururla bir alakası yok.Δεν είναι επειδή δεν έχω περηφάνεια.
Bunun gururla bir alakası yok.Это не потому, что у меня нет гордости.
Bunun gururla bir alakası yok.זה לא שאין לי גאווה
Bunun gururla bir alakası yok.إنه ليس لاني لا املك اي كبرياء.
Bunun için çok mutlu ve gururluyum çünkü, erişilebilecek mükemmel bir pozisyon.A som za túto úlohu veľmi vďačný, pretože byť v takej pozícii je fascinujúce.
Bunun için çok mutlu ve gururluyum çünkü, erişilebilecek mükemmel bir pozisyon.Estoy muy orgulloso y feliz de representar ese papel porque es una posición fascinante en la que estar.
Bunun için çok mutlu ve gururluyum çünkü, erişilebilecek mükemmel bir pozisyon.Et je suis très fier et heureux d'avoir ce rôle parce que c'est une position fascinante.
Bunun için çok mutlu ve gururluyum çünkü, erişilebilecek mükemmel bir pozisyon.Jestem bardzo szczęśliwy i dumny z tej roli ponieważ to fascynująca sytuacja.
Bunun için çok mutlu ve gururluyum çünkü, erişilebilecek mükemmel bir pozisyon.이런 책임을 맡게 되어 매우 영광스럽고 기쁩니다 상공회의소장은 멋진 직책입니다
Bunun için çok mutlu ve gururluyum çünkü, erişilebilecek mükemmel bir pozisyon.Sono molto orgoglioso e felice di assumere questo ruolo, perché è un incarico interessante da ricoprire.
Bunun için çok mutlu ve gururluyum çünkü, erişilebilecek mükemmel bir pozisyon.Sunt foarte mândru și fericit de această poziție pentru că este fascinantă.
Bunun için çok mutlu ve gururluyum çünkü, erişilebilecek mükemmel bir pozisyon.Und ich bin sehr stolz und glücklich über diese Rolle, denn es ist eine faszinierende Position.
Bunun için çok mutlu ve gururluyum çünkü, erişilebilecek mükemmel bir pozisyon.Είμαι πολύ περήφανος και χαρούμενος γι' αυτή τη θέση επειδή είναι εξαιρετικά ενδιαφέρουσα.
Bunun için çok mutlu ve gururluyum çünkü, erişilebilecek mükemmel bir pozisyon.Много съм горд и щастлив, че съм в тази роля, невероятно е да заемаш този пост.
Bunun için çok mutlu ve gururluyum çünkü, erişilebilecek mükemmel bir pozisyon.Я очень счастлив и горд быть в этой роли, потому что это замечательная должность.
Bunun için çok mutlu ve gururluyum çünkü, erişilebilecek mükemmel bir pozisyon.ואני שמח וגאה לשמש בתפקיד זה זוהי עמדה מרתקת להימצא בה
Bunun için çok mutlu ve gururluyum çünkü, erişilebilecek mükemmel bir pozisyon.وأنا فخور وسعيد جداً ﻷكون في هذا الدور ﻷنه وضع قمة في الروعة لتكون هناك.
Bunun için çok mutlu ve gururluyum çünkü, erişilebilecek mükemmel bir pozisyon.素晴らしい役目だと思っています この話を聞いて、ますます方向性と速度が増し
Bununla çok gurur duyuyordum. Çünkü henüz 18 yaşındaydım ve Şanzelize'nin en tepesindeydim.Estaba muy orgulloso de esa porque tenía 18 años y estaba allí en lo alto de los Campos Elíseos.
Bununla çok gurur duyuyordum. Çünkü henüz 18 yaşındaydım ve Şanzelize'nin en tepesindeydim.Этой я очень гордился, ведь мне было всего 18, а я уже был на Елисейских полях.
Bununla çok gurur duyuyordum.Daar was ik erg trots op.
Bununla çok gurur duyuyordum.De asta am fost tare mândru.
Bununla çok gurur duyuyordum.Erre nagyon büszke voltam.
Bununla çok gurur duyuyordum.Estava bastante orgulhoso desse.
Bununla çok gurur duyuyordum.J'étais assez fier de celle-là.
Bununla çok gurur duyuyordum.저는 이것에 꽤 자부심을 느끼는데요.
Bununla çok gurur duyuyordum.Na tento jsem celkem pyšný.