Bu büyük beyin yada her ne ise; kendimizle oldukça gurur duyuyoruz.Αυτός ο μεγάλος εγκέφαλος, ή κάτι τελοσπάντων, μας κάνει να είμαστε πολύ περήφανοι για τους εαυτούς μας.
Bu büyük beyin yada her ne ise; kendimizle oldukça gurur duyuyoruz.Большая кора головного мозга, вообще мы собой гордимся.
Bu büyük beyin yada her ne ise; kendimizle oldukça gurur duyuyoruz.Този голям мозък, от който така се гордеем.
Bu büyük beyin yada her ne ise; kendimizle oldukça gurur duyuyoruz.קליפת המוח, מה שלא תהיה, אנו מאד גאים בעצמנו.
Bu büyük beyin yada her ne ise; kendimizle oldukça gurur duyuyoruz.ان هذا الدماغ الكبير .. او نحوه .. هو ما يجعلنا فخورين بأنفسنا ..
Bu büyük beyin yada her ne ise; kendimizle oldukça gurur duyuyoruz.でも、固いものを作り上げたい時、
Bu çalışma içinde olduğum için gururluyum.Aku bekerja dengan bangga
Bu Doug için gerçekten hayal kırıklığı demekti, çünkü bunu görmeden önce yaptığı şeyle gurur duyuyordu.A tohle Douga vážně znepokojilo, protože předtím byl pyšný na to co udělal.
Bu Doug için gerçekten hayal kırıklığı demekti, çünkü bunu görmeden önce yaptığı şeyle gurur duyuyordu.Bởi ở ước đây ông đã tự hào về những điều ông làm
Bu Doug için gerçekten hayal kırıklığı demekti, çünkü bunu görmeden önce yaptığı şeyle gurur duyuyordu.Das war wirklich eine Enttäuschung für Doug, denn vor diesem Zeitpunkt war er stolz auf seine Arbeit gewesen.
Bu Doug için gerçekten hayal kırıklığı demekti, çünkü bunu görmeden önce yaptığı şeyle gurur duyuyordu.Det här var en besvikelse för Doug eftersom han innan detta hade varit stolt över det han åstadkommit.
Bu Doug için gerçekten hayal kırıklığı demekti, çünkü bunu görmeden önce yaptığı şeyle gurur duyuyordu.Dit was voor Doug een grote teleurstelling, want daarvoor was hij trots geweest op wat hij deed.
Bu Doug için gerçekten hayal kırıklığı demekti, çünkü bunu görmeden önce yaptığı şeyle gurur duyuyordu.Douga to veľmi sklamalo, pretože až dovtedy bol na svoju prácu hrdý.
Bu Doug için gerçekten hayal kırıklığı demekti, çünkü bunu görmeden önce yaptığı şeyle gurur duyuyordu.E per Doug fu una grande delusione, perché fino ad allora era stato orgoglioso del prprio lavoro.
Bu Doug için gerçekten hayal kırıklığı demekti, çünkü bunu görmeden önce yaptığı şeyle gurur duyuyordu.Era descurajator pentru Doug deoarece până atunci era mândru de ce făcuse.
Bu Doug için gerçekten hayal kırıklığı demekti, çünkü bunu görmeden önce yaptığı şeyle gurur duyuyordu.És ez nagy csalódást okozott Dougnak, mert addig büszke volt arra, amit készített.
Bu Doug için gerçekten hayal kırıklığı demekti, çünkü bunu görmeden önce yaptığı şeyle gurur duyuyordu.Esto fue una gran desilusión para Doug, porque hasta ese momento él estaba orgulloso de lo que hacía.
Bu Doug için gerçekten hayal kırıklığı demekti, çünkü bunu görmeden önce yaptığı şeyle gurur duyuyordu.Et c'était une vraie déception pour Doug, parce qu'avant cette époque, il était fier de ce qu'il faisait.
Bu Doug için gerçekten hayal kırıklığı demekti, çünkü bunu görmeden önce yaptığı şeyle gurur duyuyordu.Hal ini sangat mengecewakan bagi Doug, karena sebelumnya dia merasa bangga akan apa yang telah dia lakukan.
Bu Doug için gerçekten hayal kırıklığı demekti, çünkü bunu görmeden önce yaptığı şeyle gurur duyuyordu.Isso dececionou muito Doug, porque, até aí, tinha orgulho no que fazia.
Bu Doug için gerçekten hayal kırıklığı demekti, çünkü bunu görmeden önce yaptığı şeyle gurur duyuyordu.그 사건 이전에는 자신의 일에 대해 큰 만족감을 가졌기에 이걸 본 더그는 아주 실망스러웠죠.
Bu Doug için gerçekten hayal kırıklığı demekti, çünkü bunu görmeden önce yaptığı şeyle gurur duyuyordu.Для Дага это было большим разочарованием, так как до этого он очень гордился своей работой.
Bu Doug için gerçekten hayal kırıklığı demekti, çünkü bunu görmeden önce yaptığı şeyle gurur duyuyordu.Дъг беше наистина разочарован, защото беше горд от това, което правеше.
Bu Doug için gerçekten hayal kırıklığı demekti, çünkü bunu görmeden önce yaptığı şeyle gurur duyuyordu.Цей факт глибоко розчарував Даґа, адже до цього часу він пишався своєю роботою.
Bu Doug için gerçekten hayal kırıklığı demekti, çünkü bunu görmeden önce yaptığı şeyle gurur duyuyordu.וזה היה מאוד מאכזב לדאג, מפני שלפני הרגע הזה הוא היה גאה במה שהוא עשה.
Bu Doug için gerçekten hayal kırıklığı demekti, çünkü bunu görmeden önce yaptığı şeyle gurur duyuyordu.وقد كان هذا محبطاً للغاية بالنسبة لدوغ، لأنه قبل ذلك الوقت كان فخورا بانجازه.
Bu Doug için gerçekten hayal kırıklığı demekti, çünkü bunu görmeden önce yaptığı şeyle gurur duyuyordu.それはすごく がっかりすることだったのです 自分の機械は人の命を救っていると 思っていたわけですから
Bu Doug için gerçekten hayal kırıklığı demekti, çünkü bunu görmeden önce yaptığı şeyle gurur duyuyordu.咁樣真係令道格(Doug)失望 因為一路而嚟 佢都為佢所做啲嘢感到驕傲
Bu eserime bakıp da gururlanabiliyorum.Beh, guardarla mi rende molto orgoglioso.
Bu eserime bakıp da gururlanabiliyorum.Bien, puedo mirarla y estar muy orgulloso de esto.
Bu eserime bakıp da gururlanabiliyorum.Cóż, gdy patrzę na tę rzeźbę przepełnia mnie duma.
Bu eserime bakıp da gururlanabiliyorum.Et bien, je la regarde et je peux en être très fier.
Bu eserime bakıp da gururlanabiliyorum.Hier kan ik naar kijken en dan ben ik erg trots.
Bu eserime bakıp da gururlanabiliyorum.Keď hľadím na túto sochu, som veľmi hrdý.
Bu eserime bakıp da gururlanabiliyorum.제가 봐도 이 작품은 참 자랑스럽습니다.
Bu eserime bakıp da gururlanabiliyorum.Nun, ich kann auf dieses hier schauen und wirklich sehr stolz sein, denn die Statue hat immer irgendwie
Bu eserime bakıp da gururlanabiliyorum.Pot sa ma uit la acesta si pot sa fiu foarte mandru de ea.
Bu eserime bakıp da gururlanabiliyorum.Е, сега мога да гледам това и много да се гордея с него.
Bu eserime bakıp da gururlanabiliyorum.Ну, я могу смотреть на это и очень гордится результатом.
Bu eserime bakıp da gururlanabiliyorum.אני יכול להתבונן בו ולהיות מאוד גאה.
Bu eserime bakıp da gururlanabiliyorum.ويمكنني أن أنظر إلى هذا وأن أكون فخورا جدا
Bu eserime bakıp da gururlanabiliyorum.だって 自由の女神は
Bu evdeki en gurur duyduđum yer burasý.- Aqui é o sítio que mais me orgulha.
Bu fragmani sizlerle paylasmaktan gurur duyuyorum.Büszkén mutatom be Önöknek a film előzetesét.
Bu fragmani sizlerle paylasmaktan gurur duyuyorum.Ich bin sehr stolz Ihnen diesen Teaser zeigen zu können.
Bu fragmani sizlerle paylasmaktan gurur duyuyorum.Ik ben trots om jullie de teaser te tonen.
Bu fragmani sizlerle paylasmaktan gurur duyuyorum.저는 예고편을 보여드리게 되어 매우 자랑스럽습니다.
Bu fragmani sizlerle paylasmaktan gurur duyuyorum.Sinto-me orgulhoso de vos mostrar o "trailer".
Bu fragmani sizlerle paylasmaktan gurur duyuyorum.Som veľmi hrdý, že vám môžem predviesť túto ukážku.
Bu fragmani sizlerle paylasmaktan gurur duyuyorum.Sono molto orgoglioso di mostrarvi il teaser.
Bu fragmani sizlerle paylasmaktan gurur duyuyorum.Tôi rất tự hào để chiếu cho các bạn.
Bu fragmani sizlerle paylasmaktan gurur duyuyorum. Video:A podmanili jsme si celou planetu.
Bu fragmani sizlerle paylasmaktan gurur duyuyorum. Video:Nous sommes parvenus à nous adapter et nous avons conquis la planète entière.
Bu fragmani sizlerle paylasmaktan gurur duyuyorum. Video:Si noi, oamenii, suntem bipezi de doar 200 de mii de ani.
Bu fragmani sizlerle paylasmaktan gurur duyuyorum. Video:Y hemos conquistado el planeta entero.
Bu fragmani sizlerle paylasmaktan gurur duyuyorum.Z dumą przedstawiam wam zwiastun.
Bu fragmani sizlerle paylasmaktan gurur duyuyorum.Με υπερηφάνεια σας παρουσιάζω το τρέιλερ.
Bu fragmani sizlerle paylasmaktan gurur duyuyorum.Я с удовольствием покажу вам анонс.
Bu fragmani sizlerle paylasmaktan gurur duyuyorum.היא לשמור על מתנות הטבע שמעניק לנו כדור הארץ.
Bu fragmani sizlerle paylasmaktan gurur duyuyorum.أنا فخور جداً لأعرض عليكم المهمة العسيرة.