Aşdotta melez bir halk oturacak, Filistlilerin gururunu kıracağım.Узурпаторско племе ще седне като цар на Азот; И Аз ще прекратя гордостта на филистимците.
Aşdotta melez bir halk oturacak, Filistlilerin gururunu kıracağım.Чужое племя будет жить в Азоте, и Я уничтожу высокомерие Филистимлян.
Aşdotta melez bir halk oturacak, Filistlilerin gururunu kıracağım.וישב ממזר באשדוד והכרתי גאון פלשתים׃
Aşdotta melez bir halk oturacak, Filistlilerin gururunu kıracağım.ويسكن في اشدود زنيم واقطع كبرياء الفلسطينيين.
Aşdotta melez bir halk oturacak, Filistlilerin gururunu kıracağım.私 生 子 〔 或 作 外 族 人 〕 必 住 在 亞 實 突 . 我 必 除 滅 非 利 士 人 的 驕 傲
Aşdotta melez bir halk oturacak, Filistlilerin gururunu kıracağım.私生子 〔 或 作 外族人 〕 必 住在 亞實突.我必除滅 非利士人 的 驕傲
Asil ruhum. Vücudun olarak seninle gurur duyuyorum.Jalo sieluni, astianasi olen ylpeä sinusta.
Asil ruhum. Vücudun olarak seninle gurur duyuyorum.Moja szlachetna duszo, jestem dumny, będąc twoim naczyniem.
Aslına bakarsan, senin geliş amacını bildiğimden gururum incinip gelmek istemediğimi söyledimHei, intrucat am stiut adevaratul motiv, mandria mea a fost ranita deci chiar am zis ca nu vroiam sa vin.
Aslına bakarsan, senin geliş amacını bildiğimden gururum incinip gelmek istemediğimi söyledimHej, odkąd znam prawdziwy powód, moja duma została zraniona więc mówiłam, że nie chcę przyjść.
Aslına bakarsan, senin geliş amacını bildiğimden gururum incinip gelmek istemediğimi söyledimMoj ponos je bil prizadet, ker sem vedela, zakaj si dejansko tam, zato sem dedku rekla, da nočem priti.
Aslına bakarsan, senin geliş amacını bildiğimden gururum incinip gelmek istemediğimi söyledimΈι, αφού γνώριζα το πραγματικό λόγο, η υπερηφάνεια μου πληγώθηκε και είπα ότι δεν ήθελα να έρθω.
Aslına bakarsan, senin geliş amacını bildiğimden gururum incinip gelmek istemediğimi söyledimИ так как я знала настоящую причину, моя гордость была уязвлена, и я вообще-то сказала, что не пойду.
Aslına bakarsan, senin geliş amacını bildiğimden gururum incinip gelmek istemediğimi söyledimיא, מאחר וידעתי מה הייתה הסיבה, הגאווה שלי נפגעה אז אמרתי שלא רציתי לבוא.
Aslına bakarsan, senin geliş amacını bildiğimden gururum incinip gelmek istemediğimi söyledimبما اني أعرف السبب الحقيقي, فلقد تم جرح كبريائي لذلك قلت بأني لن آتي
Aslına bakarsan, senin geliş amacını bildiğimden gururum incinip gelmek istemediğimi söyledimでも 朝になったら 可愛くして 来たくなったの
Ayrıca Boston'a yeniden yerleşmekten de gurur duyuyorum aslında büyüdüğüm yere.De asemenea mândru că m-am mutat aici în Boston, unde de fapt am crescut.
Ayrıca Boston'a yeniden yerleşmekten de gurur duyuyorum aslında büyüdüğüm yere.Ebenso stolz wieder hier nach Boston gezogen zu sein, wo ich eigentlich aufgewachsen bin.
Ayrıca Boston'a yeniden yerleşmekten de gurur duyuyorum aslında büyüdüğüm yere.E orgoglioso di vivere qui a Boston dove poi sono cresciuto.
Ayrıca Boston'a yeniden yerleşmekten de gurur duyuyorum aslında büyüdüğüm yere.Fier également d'avoir déménagé ici à Boston, où j'ai en fait grandi.
Ayrıca Boston'a yeniden yerleşmekten de gurur duyuyorum aslında büyüdüğüm yere.그리고 저는 제가 자라났던 곳인 보스턴에 다시 오게 된 것을 자랑스럽게 생각합니다.
Ayrıca Boston'a yeniden yerleşmekten de gurur duyuyorum aslında büyüdüğüm yere.Også stolt af at være flyttet her til Boston, hvor jeg faktisk voksede op.
Ayrıca Boston'a yeniden yerleşmekten de gurur duyuyorum aslında büyüdüğüm yere.Ook trots dat ik hier naar Boston ben verhuisd, waar ik zelfs ben opgegroeid.
Ayrıca Boston'a yeniden yerleşmekten de gurur duyuyorum aslında büyüdüğüm yere.Szintén büszke arra, hogy ide Bostonba költöztem, ide, ahol egyébként felnőttem.
Ayrıca Boston'a yeniden yerleşmekten de gurur duyuyorum aslında büyüdüğüm yere.También orgulloso de haber sido trasladado aquí a Boston donde crecí en realidad.
Ayrıca Boston'a yeniden yerleşmekten de gurur duyuyorum aslında büyüdüğüm yere.Επίσης περήφανος που έχω επανεγκατασταθεί εδώ στη Βοστώνη, όπου μάλιστα μεγάλωσα.
Ayrıca Boston'a yeniden yerleşmekten de gurur duyuyorum aslında büyüdüğüm yere.А также тем, что переехал сюда, в Бостон, где я вырос.
Ayrıca Boston'a yeniden yerleşmekten de gurur duyuyorum aslında büyüdüğüm yere.Също така съм горд, че са преместих тук, в Бостън, където всъщност израстнах.
Ayrıca Boston'a yeniden yerleşmekten de gurur duyuyorum aslında büyüdüğüm yere.אני גם גאה שהועברתי לכאן, לבוסטון, היכן שלמעשה גדלתי.
Ayrıca Boston'a yeniden yerleşmekten de gurur duyuyorum aslında büyüdüğüm yere.و فخور أيضاً بإنتقالي هنا إلى بوسطن حيث ترعرعت في الواقع
Ayrıca Boston'a yeniden yerleşmekten de gurur duyuyorum aslında büyüdüğüm yere.私の誇りです イェーイ ボストン!
Az önce bazıları ile tanıştım, ve Baş Komutan olarak, onlarla ne kadar gurur duyduğumu söyledim.Acabo de conocer a algunos de ellos, y les dije que como comandante en jefe, no podía estar más orgulloso.
Az önce bazıları ile tanıştım, ve Baş Komutan olarak, onlarla ne kadar gurur duyduğumu söyledim.Ich traf mich gerade mit einigen und sagte ihnen, dass als Commander-in-Chief, ich könnte nicht stolzer sein.
Az önce bazıları ile tanıştım, ve Baş Komutan olarak, onlarla ne kadar gurur duyduğumu söyledim.나는 그들 중 몇 명을 만나서 그들에게 최고 책임자로서, 나는 이 보다 더 자랑스러울 수는 없다고 했습니다.
Az önce bazıları ile tanıştım, ve Baş Komutan olarak, onlarla ne kadar gurur duyduğumu söyledim.彼らの顔に、我が国と国民の最良の性質が現れていました。
Baban çok gurur duymalı.Apád annyira büszke lenne rád.
Baban çok gurur duymalı. Bugün yüreğimi buldum.愛を見つけたのに-
Baban çok gurur duymalı.Dein Vater wäre so stolz auf dich.
Baban çok gurur duymalı.Din far ville være så stolt.
Baban çok gurur duymalı.Je vader zou zó trots zijn.
Baban çok gurur duymalı.Ojciec byłby z ciebie dumny.
Baban çok gurur duymalı.Seu pai estaria tão orgulhoso.
Baban çok gurur duymalı.Ton père serait si fier.
Baban çok gurur duymalı.Tuo padre sarebbe così orgoglioso.
Baban çok gurur duymalı.Tu padre estaría muy orgulloso.
Baban çok gurur duymalı.Tvoj otec by bol tak pyšný.
Baban çok gurur duymalı.Tvůj otec by byl tolik hrdý.
Baban çok gurur duymalı.Ο πατέρας σου θα ήταν τόσο περήφανος.
Baban çok gurur duymalı.Твой отец бы гордился тобой.
Bahse girerim yaşlı adam (babam) benimle gurur duyacakMa vieille maman serait si fière de moi
Bahse girerim yaşlı adam (babam) benimle gurur duyacakאני בטוח שהזקן שלי יהיה ממש גאה בי.
Başarmıştık ve gurur duyabilirdik.Dokázali jsme to a máme právo být pyšní.
Başarmıştık ve gurur duyabilirdik.저희가 해냈고 자랑스러워 할만한 일이었어요
Başarmıştık ve gurur duyabilirdik.Nous l'avons fait et nous avons en sommes fiers.
Başarmıştık ve gurur duyabilirdik.To osiągnięcie, z którego mamy prawo być dumni.
Başarmıştık ve gurur duyabilirdik.Wir taten es und haben das Recht, stolz zu sein.
Başhemşire bana dönüp gururla:A enfermeira-chefe disse-me, orgulhosa:
Başhemşire bana dönüp gururla:A főnővér büszkén mondta,
Başhemşire bana dönüp gururla:Asistenta-şefă mi-a spus atunci cu mândrie:
Başhemşire bana dönüp gururla:De hoofdverpleegster zei trots: