Bobbie, o onunla gurur, ve onu elişi rahatsız istemiyor.Bobbie, ona je na neho hrdý a nechce, aby jej dielo rušený.
Bobbie, o onunla gurur, ve onu elişi rahatsız istemiyor.Bobbie, ona je na něj hrdý a nechce, aby její dílo rušen.
Bobbie, o onunla gurur, ve onu elişi rahatsız istemiyor.Bobbie, ona je ponosna na njega, in ne želi, ji ročnega dela moti.
Bobbie, o onunla gurur, ve onu elişi rahatsız istemiyor.Bobbie, ze is trots op hem, en wil niet dat haar handwerk gestoord.
Bobbie, o onunla gurur, ve onu elişi rahatsız istemiyor.Bobbie, że jest z niego dumny, i nie chce jej dzieło przeszkadzał.
Bobbie, o onunla gurur, ve onu elişi rahatsız istemiyor.Bobbie, αυτή είναι περήφανοι γι 'αυτόν, και δεν θέλει εργόχειρο της διαταραχθεί.
Bobbie, o onunla gurur, ve onu elişi rahatsız istemiyor.바비, 그녀는 그를 자랑스러워하고, 그녀가 그린이 방해하지 않습니다.
Bobbie, o onunla gurur, ve onu elişi rahatsız istemiyor.Бобби, она гордится им, и не хочет ее рук нарушается.
Bobbie, o onunla gurur, ve onu elişi rahatsız istemiyor.Боббі, вона пишається ним, і не хоче її рук порушується.
Bobbie, o onunla gurur, ve onu elişi rahatsız istemiyor.Боби, тя е горд с него, и не иска си ръкоделие нарушен.
Bobbie, o onunla gurur, ve onu elişi rahatsız istemiyor.بوبي ، وانها فخورة به ، والعمل اليدوي لا تريد لها الإزعاج.
Bobbie, o onunla gurur, ve onu elişi rahatsız istemiyor.彼女は彼の外部の干渉に対して、彼を保護するために自然な鎧のようなものを与える。
Bolivya Anayasası haklı bir gururla 36 yerel dili devletin resmi dilleri olarak kabul etmektedir .In Bolivia, la Costituzione riconosce ufficialmente come lingue di Stato ben 36 idiomi nativi.
Bolivya Anayasası haklı bir gururla 36 yerel dili devletin resmi dilleri olarak kabul etmektedir .La Constitución Boliviana reconoce 36 lenguajes indígenas como lenguas oficiales del Estado.
Bolivya Anayasası haklı bir gururla 36 yerel dili devletin resmi dilleri olarak kabul etmektedir .La Constitution bolivienne reconnaît fièrement 36 langues locales comme langues officielles.
Bolivya Anayasası haklı bir gururla 36 yerel dili devletin resmi dilleri olarak kabul etmektedir .Το Σύνταγμα της Βολιβίας περήφανα αναγνωρίζει 36 ιθαγενείς γλώσσες ως επίσημες γλώσσες του Κράτους .
Boston'a taşındığımda, Dünya Heykel Yarışçıları Derneği denen bir guruba katıldım.Als ich nach Boston gezogen bin, bin ich einer Gruppe namens "Welt-Skulptur-Renn-Gemeinschaft" beigetreten.
Boston'a taşındığımda, Dünya Heykel Yarışçıları Derneği denen bir guruba katıldım.Când m-am mutat în Boston, am devenit membru al grupului "World Sculpture Racing Society".
Boston'a taşındığımda, Dünya Heykel Yarışçıları Derneği denen bir guruba katıldım.Cuando me mudé a Boston me uní a un grupo llamado la Sociedad Mundial de Escultura de Carreras.
Boston'a taşındığımda, Dünya Heykel Yarışçıları Derneği denen bir guruba katıldım. (Gülüşmeler)Quand j'ai déménagé à Boston, j'ai rejoint un groupe appelé le "World Sculpture Racing Society" (Rires)
Boston'a taşındığımda, Dünya Heykel Yarışçıları Derneği denen bir guruba katıldım.Quando me mudei para Boston, aderi a um grupo chamado Sociedade Mundial de Corridas com Esculturas.
Boston'a taşındığımda, Dünya Heykel Yarışçıları Derneği denen bir guruba katıldım.Toen ik naar Boston verhuisde, sloot ik me aan bij een groep die de World Sculpture Racing Society heet.
Boston'a taşındığımda, Dünya Heykel Yarışçıları Derneği denen bir guruba katıldım.Όταν μετακόμισα στην Βοστώνη, έγινα μέλος μιας ομάδας που λεγόταν Παγκόσμια Κοινότητα Γλυτπικής Κούρσας.
Böyle demeniz gururumu okşadı, ama elimden gelen ancak bu kadar.Cieszę się, że panu smakowało, ale to, co podaję, nie wystarcza.
Böyle demeniz gururumu okşadı, ama elimden gelen ancak bu kadar.Det smickrar mig att du tycker det- -men mer kan jag inte åstadkomma.
Böyle demeniz gururumu okşadı, ama elimden gelen ancak bu kadar.Det smigrer mig, at du synes det, - - men det her er det eneste, jeg kan gøre.
Böyle demeniz gururumu okşadı, ama elimden gelen ancak bu kadar.É um elogio ouvi-lo dizer isso, mas não posso fazer nada mais do que isto.
Böyle demeniz gururumu okşadı, ama elimden gelen ancak bu kadar.Me halaga que me diga esto, pero es lo único que sé hacer.
Böyle demeniz gururumu okşadı, ama elimden gelen ancak bu kadar.Mi lusinga che lei dica questo. È l'unica cosa che posso fare ormai.
Böyle demeniz gururumu okşadı, ama elimden gelen ancak bu kadar.Olen imarreltu, mutta tämän enempää en osaa.
Böyle demeniz gururumu okşadı, ama elimden gelen ancak bu kadar.Με κολακεύετε, αλλά αυτό είναι όλο που μπορώ να κάνω.
Böyle demeniz gururumu okşadı, ama elimden gelen ancak bu kadar.Мне приятно, что ты это говоришь, но это всё, что я могу сделать.
Böyle milli gurur elde ederler, ama bombayı üretmezler.Asta le-ar aduce mândrie naţională, dar nu s-ar apuca să construiască o armă.
Böyle milli gurur elde ederler, ama bombayı üretmezler.Będą mieli z czego być dumni, ale broni z tego nie zbudują.
Böyle milli gurur elde ederler, ama bombayı üretmezler.Cela suffirait à la fierté nationale, mais ils n'iraient pas plus loin, et ne construiraient pas de bombe.
Böyle milli gurur elde ederler, ama bombayı üretmezler.Das würde einigen Nationalstolz einbringen, aber nicht den Bau einer Bombe.
Böyle milli gurur elde ederler, ama bombayı üretmezler.Dosáhli by jistého stupně národní hrdosti, ale na bombu by to nestačilo.
Böyle milli gurur elde ederler, ama bombayı üretmezler.이를 통해 어느 정도의 국가적 자조심을 달성할 것이나 무기 제작으로까지는 진행되지 않겠죠.
Böyle milli gurur elde ederler, ama bombayı üretmezler.Làm vậy có thể giành được lòng tự tôn dân tộc, nhưng không thể tiến tới chế tạo vũ khí.
Böyle milli gurur elde ederler, ama bombayı üretmezler.Questo riempirebbe il paese di un certo orgoglio nazionale, senza procedere con la costruzione della bomba
Böyle milli gurur elde ederler, ama bombayı üretmezler.Они добились бы некой национальной гордости, но не стали бы создавать оружие.
Böyle milli gurur elde ederler, ama bombayı üretmezler.Това би донесло известна национална гордост, но не биха продължили с изграждане на оръжие.
Böyle milli gurur elde ederler, ama bombayı üretmezler.זה יביא להם גאווה לאומית, אבל הם לא יתקדמו לבניית נשק.
Böyle milli gurur elde ederler, ama bombayı üretmezler.بهدف تحقيق بعض الكرامة الوطنية , لكن ليست في الطريق لبناء سلاح .
Böyle milli gurur elde ederler, ama bombayı üretmezler.兵器製造には至りません 100 は民用の原子力発電所の建設です
Bu büyük beyin yada her ne ise; kendimizle oldukça gurur duyuyoruz.Cái vỏ lớn này, hay bất kỳ thứ gì, chúng ta khá tự hào về chính mình
Bu büyük beyin yada her ne ise; kendimizle oldukça gurur duyuyoruz.Ce grand cortex, ou autre, nous sommes plutôt fiers de nous.
Bu büyük beyin yada her ne ise; kendimizle oldukça gurur duyuyoruz.Die grote cortex, of zoiets, we zijn nogal trots op onszelf.
Bu büyük beyin yada her ne ise; kendimizle oldukça gurur duyuyoruz.Ez a nagy agykéreg, vagy mi; elég büszkék vagyunk magunkra.
Bu büyük beyin yada her ne ise; kendimizle oldukça gurur duyuyoruz.이 커다란 두뇌 같은 것으로, 우리는 스스로를 자랑스럽게 생각합니다.
Bu büyük beyin yada her ne ise; kendimizle oldukça gurur duyuyoruz.Lapisan korteks besar, atau apapun, kita cukup bangga akan diri kita sendiri.
Bu büyük beyin yada her ne ise; kendimizle oldukça gurur duyuyoruz.Nuestra gran corteza cerebral nos hace sentirnos orgullosos.
Bu büyük beyin yada her ne ise; kendimizle oldukça gurur duyuyoruz.O nosso grande córtex faz-nos sentir muito orgulhosos.
Bu büyük beyin yada her ne ise; kendimizle oldukça gurur duyuyoruz.Questa grande corteccia, insomma, siamo abbastanza fieri di noi stessi.
Bu büyük beyin yada her ne ise; kendimizle oldukça gurur duyuyoruz.Suntem foarte mândri de acest cortex mare.
Bu büyük beyin yada her ne ise; kendimizle oldukça gurur duyuyoruz.To czyni nas bardzo dumnymi z siebie.
Bu büyük beyin yada her ne ise; kendimizle oldukça gurur duyuyoruz.Αυτός ο μεγάλος εγκέφαλος, ή κάτι τελοσπάντων, μας κάνει να είμαστε πολύ περήφανοι για τους εαυτούς μας.
Bu büyük beyin yada her ne ise; kendimizle oldukça gurur duyuyoruz.Большая кора головного мозга, вообще мы собой гордимся.
Bu büyük beyin yada her ne ise; kendimizle oldukça gurur duyuyoruz.Този голям мозък, от който така се гордеем.
Bu büyük beyin yada her ne ise; kendimizle oldukça gurur duyuyoruz.קליפת המוח, מה שלא תהיה, אנו מאד גאים בעצמנו.